|
BAŞYAZI;
|
|
BAŞARILI
OLMANIN YOLU
|
ZEKİ SOYAK;
|
|
Allah
Teala,
insanın başarılı olabilmesi için ona her türlü imkanı bahşetmiş,
her türlü ortamı hazırlamıştır. Yeter ki insan kendini tanısın.
Yani;
Kabiliyetlerini,
İlgi duyduğu
alanları,
Sahip olduğu
imkanları,
İçinde
bulunduğu ortamı vb. çok iyi bir şekilde tespit etsin ve o doğrultuda
iş tutsun. Başarının ilk basamağı budur...»»Devamı
için...
|
|

|
|
ilkadım'dan |
|
KAPAK
DOSYASI;
KÜRESELLEŞME
|
|
Küreselleşme
veya ilk gelen otobüse binmek
|
AKİF DURSUN;
|
|
“Gün geçtikçe
küreselleşen dünyamızda…”, “Küresel değerlerin yayıldığı
bir dönemde…”, “Globalleşme, tüm dünyada etkisini gösterirken…”
diye başlayıp uzayıp giden cümlelere hepimiz aşinayız.
Artık küreselleşme,
globalleşme (her ne demeklerse!) olmuş bitmiştir(!). bu sebeple
İslamcısından, İslamsızına kadar her grup bu durumdan azamî
kâr elde etmenin peşindedir...»»Devamı
için...
|
|
|
KÜRESELLEŞME
|
ÖMER F. GÖÇMEN; |
|
Küreselleşme,
sihirli bir kelime gibi piyasaya sürülse de başat unsuru
ekonomi olan bir fikri anlatmaktadır.
Kabaca,
muazzam sermayeye sahip ulusaşırı şirketlerin önünde
herhangi bir engel (gümrük, devlet, işçi hakları vb.)
kalmadan tüm dünyaya etkilerini yayması olarak tanımlayabiliriz...»»Devamı
için...
|
|
| GENÇLİK; |
|
Genç eğitiminde
aile yalnız bırakılmamalı
|
ABDÜLBAKİ ÖNCEL;
|
|
İnsan fıtratına
Rabbimizin koymuş olduğu duyguların, eğilimlerin, yönelişlerin
eğitime ve çocukta gençte ailedeki yerini almasında önemli
yeri vardır.
Babalar ve
anaların, daima fedâkarlıklar eşliğinde gösterdikleri evlat
sevgisi fıtratlarında vardır...»»Devamı
için...
|
|
|
TEKNO
BİLİM;
|
|
İLETİM
HATTI
|
M. AKİF
DENİZ; |
|
İlim ve
teknolojinin ilerlediği günümüz dünyasında elde edilen maddi
imkanlar insanı mutlu etmemektedir. Ruhi bunalım ve stres günümüzün
en canlı vakıası olmaktadır. İnsanoğlunun bunalım ve
problemlerini çözmeye dünyevi imkanlar kafi gelmemektedir. Sınırlı
imkanlarla sınırsız arzuları tatmin etmek mümkün değildir.
İnsan kendisini, kendi omuzlarında taşıyamamaktadır...»»Devamı
için...
|
|
| DÜŞÜNCE; |
|
ÖTEDEN BERİDEN
|
İDRİS ARPAT;
|
|
Müslümanın
günlük hayatı sabah namazıyla başlamalıdır. Yirmidört
saat, namaz vakitlerine göre planlanmalıdır. Bu, Allah
Teala’nın rıza ve rahmetine vesile olacağı gibi ruhsal bir
rahatlama da getirecektir. Erken kalkmak niyetinde olan erken
yatacaktır. Bu da, aile saadetini olumlu yönde etkileyecektir.
Namazın hikmetlerinden biri de budur...»»Devamı
için...
|
|
|
Ümmetin
olduğumuz devlet yeter
|
SÜMEYYE ÇİFTÇİ;
|
|
“Rahvan bir
at üzerinde bir kavağın gölgesinden geçecek kadar”lık bir
ömrün içinde tekrarı olmayan bir an. “Ölmeden evvel ölünüz”
sırrının hakikatine vesile olan bir vakit… her akşam içine
yuvarlandığımız ışıltılı kuyumuz televizyon ve her sabah
gönlümüzü kaptırdığımız kara gözlü manşetlerin
esaretinden kurtarılmış bir zaman..»»Devamı
için...
|
|
|
MUHABBET TEFEKKÜRLERİ;
|
|
SU
|
ADEM ÇATAK;
|
|
Ey “tüm
canlıları sudan yarattık” fermanının sahibi olan Allah’ım!
“Gökten
indirdiğimiz su ile sizi suladık.” buyuran Rabbim!
Hamd Sana ki
Sen’den başka ilah yok. Şükür sana ki Rezzak-ı alem
Sen’sin. Salat ve selam adı rahmet, sıfatı nebî olan gönlümüzün
sâkisine...»»Devamı
için...
|
|
|
RÖPORTAJ;
|
|
Hicvi
yeniden canlandıran şair
|
ABDURRAHİM KARAKOÇ;
|
|
RÖPORTAJI
YAPANLAR: SERHAT OĞUZ A. ZİYA YILDIZ
“İSLAMCI
BİR ŞAİR DEĞİLİM. İSLAMİYET BENİ BEN YAPAN YEGANE
UNSURDUR.”
“Ben çok
okuyan bir insanım. Karl Marks’ın Daskapital’ini gençliğimde
bitirdim.”
…»»Devamı
için...
|
|
|
TARİHE
YÖN VERENLER;
|
|
Ahmed
Davudoğlu
|
AHMET AĞMANVERMEZ;
|
|
1912 yılında
Bulgaristan’ın Deliorman Bölgesindeki Şumnu vilâyetine bağlı
“Kalaycı” köyünde doğdu. Fakir bir çiftçi olan babası,
köyde Dâvûd Hasan ismiyle anılırdı. Babası, din âlimlerini
sever, onlara son derece hürmet ve itaat gösterirdi. Dedesi Dâvud
Ağa meşhur bir pehlivandı...»»Devamı
için...
|
|
|
FIKIH;
|
|
ÜZERİMİZE
FARZ OLAN İLİMLER
|
CEMİL USTA;
|
|
SORU: İnsanlığın
muhtaç olduğu ilimler ve üzerimize farz olan ilimler nelerdir?
(Osman Bağcı/Konya)
Fıkhın
istimdadı yani kaynağı kitab sünnet, icma-i ümmet ve kıyastır.
Gayesi iki cihanda saadete ermektir.
Allah Teala fıkha
hayır adını vererek methetmiştir “Her kime hikmet verildi
ise pek çok hayır verilmiş demektir.” (Bakara, 269)
:...»»Devamı
için...
|
|
| HABER-YORUM; |
|
HABER
YORUM |
EMİN ALPER /
SÜLEYMAN KONAK |
|
»»ŞEHADETE
ERMEK
»»Abdullah Gürbüz
Hocaefendi Hakk’a yürüdü
»»BOP YA DA BİP
»»IRAK’TA
“İNSAN SEVGİSİ”:MİSYONERLİK
»»TÜRKİYE’DE
“İBADET ÖZGÜRLÜĞÜ”MİSYONERLİK
...»»Ayrıntılar
için... |
|
|
BULGARİSTAN MEKTUBU;
|
|
Rahman’ın
şefkat eli
|
BASRİ ZİLABİD;
|
|
Akşamla yatsı
arasıydı. Memleketimin ve hayatın gerçeklerinden bir kesitin
daha önüme çıkacağını nereden bilebilirdim. Yol arayan
insanların olduğunu biliyordum; dedelerimin teriyle ıslanmış
bu toprakların köyünde, kasabasında iman pazarı yaşandığını
da biliyordum. Biliyordum, insanların nasıl elleriyle imanlarını
verip karşılığında bir tas hristiyan corbası aldıklarını....»»Devamı
için...
|
|
|
HÜR FİKİR;
|
|
Mahallen
merfû olduk!
|
A. HAMİD ÖZYAYLA;
|
|
Memleket ve şehir
anlamındaki Arapça beled kelimesi belde ve cemi sigasıyla bilad
şeklinde Kur’an-ı Mubin’de 19 ayrı yerde zikredilmiştir.
Bu ifadelerden beled-i meyyit/ölü şehir, beled-i tayyip/güzel,
temiz ve hoş şehir, beled-i emin/güvenli şehir-Mekke demektir...»»Devamı
için...
|
|
|
ÖLÇÜLER VE DENGELER;
|
|
KENDİMİZİ
TASHİH ETMEK / 11
Fazilet
toplumu-2
|
ZEKİ SOYAK; |
|
Geçmişte bir
kısım toplumlar hakkı inkâr edip, batıla dalıp gittiler. İnananlara
nice tasallutlarda nice zulümlerde bulundular. Aslında onlar
kendilerine zulüm ettiler, kendilerine zarar verdiler.
Zamanımızın
münkirleri keşke bu gerçeği anlayabilseler, idrak edebilseler,
geçmiş kavimlerin başına gelenlerden ibret alıp batıldan
hakka dönebilseler...»»Devamı
için...
|
|
|
|
|
|
|
|