|
BAŞYAZI;
|
|
BÜTÜN
FAZİLETLER SENDEDİR
|
ZEKİ SOYAK;
|
|
ARAPÇA
OKUMAK İÇİN...
|
|
Kalben
ve zihnen kargaşa yaşayan fert ve toplumların çeşit çeşit
kargaşalar içinde çalkalanması çok tabii bir sonuçtur.
Çeşitli
inanç, fikir ve düşünceler arasında git-gel yapan, kendi
inancı, medeniyeti, tarihi hakkında tereddütler yaşayan ve
hatta yer yer bu değerlere karşı savaş halinde olan bir
toplumun istikrar bulması mümkün değildir.
Nasıl
kargaşa yaşanılmasın, nasıl huzursuz, kararsız, güvensiz
bir toplum haline gelinmesin ki, bütün kötülükler, çeşit çeşit
ahlaksızlıklar rağbet görüyor, teşvik ediliyor, çağdaşlık
kabul ediliyor. Tüm faziletler, gerçek değerler, kınanıyor,
toplumdan sökülüp atılmak isteniyor. Bir kısım şer odakları,
mevcut ortamdan da istifade ederek hayasızca saldırıyor,
iftiralar yağdırıyor...»»Devamı
için...
|
|

|
|
ilkadım'dan |
|
KAPAK
DOSYASI;
BEKTAŞİLİK
ve EHLİ BEYT
|
|
EDEP
YA HU
|
M. FEHMİ
REYHAN
|
|
İslam
tarihinde, mezhep ve tarikat edebiyatında, Arapça kurallarına göre
Hz. Ali’yi sevmek ve saymak “Aleviyet”, “Alevîlik”
kelimeleri ile ifade edilmiştir. Hz. Ali’yi sevene “Alevî”
denilmiştir. Bu sevgi bazen Hz. Ali’yi tanrılaştırmıştır.
Bu sevgi, “Ehl-i Beyt” sevgi ve saygısı ile beraber yürümüştür.
Ehl-i Beyt’i sevenlere “Tevellâ”, sevmeyip, nefret edip,
onları lânetlemeye “Teberrâ” denilen Alevîlik’ten Perişan
baba: ...»»Devamı
için...
|
|
|
EHL-İ
BEYT
|
SELİM
ARMAĞAN
|
|
“Ey
Ehl-i Beyt! Allah sizden, sadece günahı gidermek ve sizi
tertemiz yapmak istiyor.” (Ahzab/33)
Efendimiz
(s.a.v.), Mekke sokaklarında Abdullah’ın yetimi olarak
gezerken, Rabbinin kendisine vereceği nimetlerden habersizdi.
Mahzundu. Hayatın bütün yükleri omuzlarına binmiş ve halkının
yaşantısından da ızdırap duyan kendi şehrinde muhacir
gibiydi. Peygamberlik günleri de çileli geçiyordu. Mekkeli azgınlar,
onun risaletini hazmedemiyorlardı. En ufak bir şeyde fırtınalar
kopartıyorlardı....»»Devamı
için...
|
|
|
TARİHE
YÖN VERENLER;
|
|
HACI
BEKTAŞ VELİ
|
AHMET BELADA
|
|
Asıl
adı Bektaş olup, muhtemelen ölümünden sonra Hacı Bektaş-ı
Velî diye şöhret bulmuştur. Anadolu Selçukluları döneminde
meşhur Babaî hareketine katılan, Yeniçeri Ocağı’nın
kuruluşunu sağlayan(1) ve kendi adına Bektaşîlik tarikatının
tesisini sağlayan Hacı Bektaş-ı Velî’nin devrinin kaynaklarında
hiç iz bırakmadığına bakılacak olursa, yaygın bir şöhrete
sahip olmadığı anlaşılıyor.
...»»Devamı
için...
|
|
|
İLİMDEN
İRFANA;
|
|
RIZIK
|
YUNUS HÜDAYİ
|
|
RIZKIN
ANLAMI
Rızık
esasen hazz-u nasib manasına Cenab-ı Hakk’ın zihayata sevk ve
intifa (istifade) nasib ettiği şeydir. Binaenaleyh yenilen, içilen
ve sair surette istifade ediilen mallara denildiği gibi; evlada,
zevceye, gayret ve çalışmaya, amele, ilm-i ma’rifete dahi şamil
olur. Fakat istifade edilmiş olmak şarttır. Dinî ve dünyevî
bilfiil istifade edilmeyen şeyler rızık değildir.(1)...»»Devamı
için...
|
|
|
AÇIK
KAPI;
|
|
AÇIK
KAPI’NIN MİSAFİRLERİ ÇOĞALIYOR
|
ERKAN
ÖZDEMİR
|
|
Değerli
okuyucularımız! Göndermiş olduğunuz yazılardan ve şiirlerden
yerimizin genişliği
ölçüsünde
yayınlama gayreti
içerisinde
olduk. Açık Kapı’nın
misafirlerine teşekkür ediyor,
ilginizi
ve çalışmalarınızı
sürdürmenizi
temenni ediyoruz...»»Devamı
için...
|
|
|
GENÇLİK;
|
|
Ali
ile Fatıma (r.a.)
|
BAKİ ÖNCEL
|
|
Peygamber
(a.s.) Efendimizin asil soyu Ehl-i Beyt; soyunu devam ettirdikleri
Rasûl’ün (a.s.) ahlakı ile ahlaklanıp üstün bir ahlakı ve
örnek yaşantılarıyla, kerem sahibi, ihsan sahibi olmalarıyla
ün yapmış, ibadette devamlılıkları, cefalara, ezalara göğüs
germeleri, çileleri bile düşüneni olgunlaştıracak
derecededir.
Ehl-i
Beyt’i sevmek, Rasûl’ü sevmektir. Rasûl’ü sevmek
ibadettir...Devamı
için...
|
|
|
DÜŞÜNCE;
|
|
KULAĞIMIZA
AĞIR BASAN KÜPELER
|
İDRİS
ARPAT
|
|
KULAĞIMIZA
AĞIR BASAN KÜPELER
1-
“Veresiye” dediler alasım geldi, istemeye geldiler ölesim
geldi.
2-
Öldükten sonra yaşamak isterseniz, ölmez bir eser bırakınız.
3-
Din, gayret dinidir, müslüman tembel olmaz.
4-
Kimsenin sırrını kimseye söylememeyi aynalardan öğrendim...»»Devamı
için...
|
|
|
HÜR
FİKİR;
|
|
ANDOLSUN,
İNCİRE VE ZEYTİNE(*)
|
A.
HAMİD ÖZYAYLA
|
|
Arapça’da
nebat-ât, bitki-ler anlamında bir kelimedir. İnsan da bir yönüyle
nebati bir varlıktır. Zira; hastalığı sebebiyle komaya girmiş
bir insana “artık bitkisel hayat yaşıyor” denilmesi bunu
tescil etmektedir.
Bitkiler,
solunum yapan toprağa bağlı sabit bir hayvandır. Her bitkinin
kendine mahsus bir özelliği vardır. Kainatın, her an olan açık
eczanesine yerleştirilmiş, her bitki mutlaka bir derde devadır.
Önemli olan bunu hekimlerin piri Lokman Hekim gibi keşfedebilmektir...»»Devamı
için...
|
|
|
FIKIH;
|
|
KURAN
EĞİTİMİ
|
ABDULLAH
GÜZEL
|
|
“Bu
öyle kitapdır ki, kendisinde (Allah katından gönderilmiş olduğunda)
hiç şüphe yoktur. O takva sahipleri için doğru yolun ta
kendisidir.” (Bakara/2) diyerek zatı uluhiyyetine isnat
edilmesinde şek ve şüphe bulunmayan bir kitap olarak takdim
buyuruyor.
O,
hak ile batılı ayırt eden bir söz, Allah’ın sımsıkı sarılması
lazım gelen sağlam ipidir...»»Devamı
için...
|
|
|
KADIN-AİLE;
|
|
TV
VE AİLE
TV
SALGINI YAYILIYOR
|
NURBANU ÖZYÖN
|
|
Başta
televizyon olmak üzere kitle iletişim araçları giderek yaygınlaşmakta,
yaygınlaştıktça da buna bağlı problemler ortaya çıkmaktadır.
Televizyon ile birlikte ailenin problemleri de değişmekte; aile,
kendisinin gerçek dertleriyle değil de, bu aletin empoze ettikleriyle
ilgilenmektedir.
Televizyonun
esas etkisi çocuklar üzerindedir. Son zamanlarda şiddet ile
televizyonun etkisi üzerinde alarm ikazları yapılmaktadır. Bugün TV
kanalları şiddeti yoğun olarak kullanmaktadır. Giderek artan şiddet
ve porno sahneleri gelişme çağındaki çocuklarla gençleri olumsuz
etkilemekte, saldırganlığa yöneltmektedir.
....»»Devamı
için...
|
|
|
YAYIN
EKSENİ;
|
|
TABANA KUVVET - GEZİ YAZILARI
|
AHMET
HUNLUOĞLU
|
|
Fehmi
Koru, Timaş Yayınları,
298 Sayfa, 2000:
Gazeteciliğin
zevkli, zevkli olduğu kadar da sıkıntılı bir meslek olduğunu
hemen her gazeteci söyler. Okuyucu olarak bizler de gazetecilerin
bulunduğu ve yaptığı işleri gördüğümüzde çoğu zaman
imrendiğimiz ve hatta keşke ben de orada olsam ve onu ben yapsam
dediğimiz hep olmuştur...»»Devamı
için...
|
|
|
TEKNO
BİLİM;
|
|
GELECEĞİN
ORDULARI
|
M.
AKİF DENİZ
|
|
Toplumların “bilgi toplumu” olma
yolundaki süreçlerinin bugün ulaştığı nokta, geleceğin
savaş alanında çarpışanların silahlar yerine bilgi olacağının
sinyallerini veriyor. Ancak silah teknolojisi alanındaki çalışmalardan
vazgeçilmiş değil. ...»»Devamı
için...
|
|
|
ÖLÇÜLER VE DENGELER;
|
|
KABRİ
ANAR MISIN ACEP?
|
ZEKİ
SOYAK |
|
İnsan
acelecidir. Arzu ettiği şeyi hemen elde etmek ister. Bu sebeple
de sık sık hata eder. Çoğu kez yaptığı hataların farkında
olmaz. Ya da hatalarını hata olarak kabul etmez. Yaptığı yanlışların
doğruluğuna inanır. Hatta vazgeçilmesi mümkün olmayan değerler
olarak kabul eder.
Bazı
insanlar en kısa zamanda elde edebileceği, en kısa zamanda
netice alabileceği işleri tercih ederler. Az bir uğraş, az bir
emek, az bir masraf karşılığında çok büyük imkanlara kavuşmayı
arzu ederler...»»Devamı
için...
|
|
| KÜLTÜRÜMÜZÜN
TEMELLERİ; |
|
ASRIN
HASTALIĞI: PANİK ATAK
|
FİKRET ŞANLI
|
|
Stres,
aşırı üzüntü, keder gibi vakıaların neticesinde oluşan
psikiyatrik bozukluk. Aslında neden kaynaklandığı konusunda
net bir bilgi yok. Beklenmedik bir anda ortaya çıkan, yoğun
kaygı, bunaltı. Bu tanı % 75 ila 80 oranında kadınlarda oluşuyor.
Kalp hastalığı belirtisi veriyor ve bu hastaların çoğunluğu
psikiyatri dışı hekimlere başvuruyor.
Panik
atağın kişisel belirtileri:
•
Çarpıntı, kalp atışlarını duyumsama...»»Devamı
için...
|
|
|
Haber
Yorum;
|
|
HABER
YORUM
|
AHMET TAHA
|
|
»»SEÇİME KERHEN EVET
»»TÜRKİYE
DSP’YE, DSP RAHŞAN HANIMA EMANET
»»YENİ
OLUŞUMCU SOLCULAR
»»TÜSİAD,
BALANS AYARCILARIN AKIL HOCASI MI?
»»SAĞ
VE SOL D’LERE EMANET
»»ABD,
AFGANİSTAN’DAN SONRA IRAK HALKINI DA KATLEDECEK
...»»Ayrıntılar
için...
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|