|
BAŞYAZI;
|
|
Nefsimize
fırsat
vermeyelim
|
ZEKİ
SOYAK;
|
|
İnsanlar
madenler gibidir. Çeşit çeşit karakterleri, çeşit çeşit
huyları vardır. Bunların bir kısmı yaratılışlarında
mevcuttur. Bir kısmı ise zamanla aile, çevre ve eğitim yoluyla
elde edilmektedir.
Rasulullah
sallallallahu aleyhi ve sellem; her çocuğun İslam fıtratı üzere
doğdunu, sonradan anne ve babasının onu Yahudi, Hristiyan ve
Mecusi yaptığını bildirerek çevre ve eğitimin insan üzerindeki
etkisine dikkat çekmektedir.
İnsan
hem etkiler, hem etkilenir...»»Devamı
için...
|
|

|
|
ilkadım'dan |
|
İLKADIM
DERGİSİNDEN BÜYÜK ARMAĞAN. ABONE OLAN HER OKURA EĞİTİMCİ YAZAR
ZEKİ SOYAK HOCA’NIN İSLAM AHKAMI İSİMLİ KİTABI HEDİYE
|
|
KAPAK
DOSYASI;
549
YILLIK BİR AŞK 67 YILLIK BİR HASRET
|
|
TARİHE
YÖN VERENLER
|
AHMET BELADA
|
|
Bismihî
Tealâ Değerli okuyucular! Bundan böyle bu sütunlarda sizlere,
tarihe yön veren, topluma ışık tutan zâtları tanıtmaya çalışacağım.
“Büyüklerin
tarih-i hayatları okunurken, ulvî menkıbeler söylenip, aziz
hatıraları anılırken, insan, başka bir aleme girdiğini
hissediyor. Gönlünü, tertemiz sevgi hislerinin ulvî ateşi yakıyor
ve ilahî feyiz sarıyor...”»»Devamı
için...
|
|
|
549
yıl sonra
Fetih şuuru
|
ENVER
HALİS
|
|
Bilindiği
gibi İstanbul’un fethi, Türk-İslam tarihi açısından olduğu
kadar, dünya tarihi açısından da pek önemli bir hadisedir.
Malazgirt Zaferi (1071) ile başlayan Anadolu’nun fethi, İstanbul’un
alınmasıyla hem tamamlanmış, hem de Fatih, Osmanlı
Devleti’nin Anadolu siyasî birliğinin temin edilmesinde çok
etkili olmuştur. Bu iki büyük fetih, sadece Türkler için değil,
medeniyet ve insanlık tarihleri bakımından da müstesna
devirlerin birer başlangıcı mahiyetinde olup iftihar edilecek
olaylardır...»»Devamı
için...
|
|
|
Yüreğim
ardından düştü yollara
|
M. FEHMİ
REYHAN
|
|
Ben
seni bir kere gördüm. Yüreğime kadifeden bir tohum ekildi. Ne
olur bir baksan diye bekledim. Beni utandırmamak için mi tanımazlıktan
geldin? Başım eğikti o gün, gönlüm mahzundu o gün. Ellerim
yumruk, dudağım kilitliydi o gün. Senin kalbinden sürgün oluşumun
yıldönümüydü o gün. Dokunsalar ağlayacak gibiydin. Dokunmadım
yine de ağladın o gün. Bütün enstrümanları susturdum ve
koro halinde çalan kornaları...
..»»Devamı
için...
|
|
|
AÇIK
KAPI;
|
|
KAPIMIZ
HERKESE AÇIK
|
ERKAN
ÖZDEMİR
|
|
Dergimizin
yeni sayılarında kültür, sanat, şiir ve edebiyat gibi geniş
bir yelpazeden oluşan köşemizde sizlerden gelen değerli çalışmaları
yayınlamaktan mutluluk duyacağız. Bu sayımızda çalışmalarını
bizlere ulaştıran kıymetli okuyucularımıza teşekkür
ediyoruz.
..»»Devamı
için...
|
|
|
GÖNÜL
İKLİMİ;
|
|
GÖNÜL
İKLİMİ
|
YUNUS
HÜDAYİ |
|
Dergimizin
yeni yayın döneminde, yeni araştırma konularıyla hizmet
vermeye çalışmanın heyecanını yaşıyoruz. Temel İslamî
ilimlerle ilgili bu bölümümüzde akide, fıkıh ve tasavvufla
yoğrulmuş ve birçok meraklı sorulara muhatap konuların yanısıra,
örnek şahsiyetlerden ibretli kıssalar ve hikmetli vecizeleri
araştırıp yorumlamaya çalışacağız....
Devamı
için... |
|
|
DÜŞÜNCE;
|
|
Kıymetli zamanlar, kıymetli
meşguliyetler ister
|
İDRİS ARPAT
|
|
İnsan
sıradan bir varlık değil, zamanları da sıradan varlıkların
zamanları gibi değil. İnsan, yeryüzünde Allah’ın (c.c.)
halifesi (vekili), sonsuzlukların şanlı yolcusu, dünya
misafirhanesinin aziz misafiri...»»Devamı
için...
|
|
|
HÜR
FİKİR;
|
|
Arafat
Dağı bizim dağımızdır
|
A.
HAMİD ÖZYAYLA
|
|
CİN
kelimesi Arapçadır. Sözlükte “Bir şeyi duyulardan örtmek
ve gizlemek” anlamını ifade eder. Yaratık olarak CİN,
duyularla idrak edilemeyen ve insanlar gibi ilahi emirlere uymakla
yükümlü tutulan ruhani bir varlık türüdür. Cinlerin atasına
Cân/İblis, topluluğuna da Ecinne veya CİNNET denir. Hareke
farkı ile aynı kökten gelen Cünnet; kalkan veya siper, Cennet
ise zeminin gölgesiyle örtmüş bağ-bahçeye denir...»»Devamı
için...
|
|
|
FIKIH;
|
|
İntihar
|
ABDULLAH
GÜZEL
|
|
SORU:
Son zamanlarda intiharların sayısı artmaktadır. İslam’a göre
bunun hükmü nedir? İnsanların bu noktaya gelmesinin sebepleri
nelerdir?
(Hüseyin
Yılmaz)
CEVAP:
Yaratılanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşama
hakkı da Allah tarafından tanınan en temel haktır...»»Devamı
için...
|
|
|
KADIN-AİLE;
|
|
ANNE
BABA DAVRANIŞLARI
|
NURBANU ÖZYÖN
|
|
Çocuğun
kendi kendini yöneten, yüksek benlik duygusuna sahip, doyumlu
bir birey olarak gelişmesi, büyük ölçüde ona sağlanan fırsatlara
ve annee babanın yaklaşımına bağlıdır.
Anne
baba yaklaşımlarını, “denetleyici”, “destekleyici” ve
“pasif” olmak üzere üç grupta incelemek mümkündür...»»Devamı
için...
|
|
|
YAYIN
EKSENİ;
|
|
TÜRK
AYNŞTAYNI Oktay Sinanoğlu kitabı
|
AHMET
HUNLUOĞLU
|
|
Bir
biyografi olmasına rağmen, edebiyattan, tarihten, sanattan ve özellikle
bilimsel çalışmadan bahseden son derece önemli bir eser..»»Devamı
için...
|
|
|
TEKNO
BİLİM;
|
|
İlim
kimin hakkı?
|
M.
AKİF DENİZ
|
|
İnsanoğlu
yaratıldığı günden bu güne kadar kendini, çevresini tanımaya
ve kendisi ile çevresi arasında ilişki kurmaya çalışmıştır.
Bu araştırma merakı bugün pozitif (müsbet) bilimler ve bunların
uygulanması olan teknolojik gelişimlerin doğmasına vesile olmuştur.
Ateşin kontrol edilerek insanın pratik hayatına aktarılmasıyla başlayan süreç, bugün
bilgisayar destekli uzay savunma teknolojisine kadar varmıştır....»»Devamı
için...
|
|
|
ÖLÇÜLER VE DENGELER;
|
|
TİCARET
|
ZEKİ
SOYAK |
|
Fert
ve toplum hayatında, ticaretin, iktisadî hayatın büyük bir
yeri ve etkisi vardır. O bakımdan iktisadî esaslar, hükümler
çok sağlam temeller üzerine binâ edilmelidir. Günübirlik
kararlar, günü kurtarmaya mâtuf icraatlar iktisadî hayatı felç
eder. Dolayısıyla toplumun huzurunu bozar. İnsanî ilişkileri,
karşılıklı sevgiyi, saygıyı ve itimadı sarsar. İleriye dönük
planlanmış çalışmaları durdurur. Atılımları önler.
..»»Devamı
için...
|
|
| KÜLTÜRÜMÜZÜN
TEMELLERİ; |
|
Miftah
|
FİKRET ŞANLI
|
|
İnsanoğlu
bazen hakikatleri kaldıramaz. Hakikatler kolay anlaşılsın diye
muhatabın seviyesine indirgenir.
Çocuklara
alfabeyi (B) gözlük gibidir, (T) çekiç gibidir diye
hakikatleri anlayana kadar teşbihle öğrettiğimiz gibi....»»Devamı
için...
|
|
|
Haber
Yorum;
|
|
HABER
YORUM
|
AHMET TAHA
|
|
»»Din
değil, Müslümanlar elden gidiyor
»»Herşey
misyonerler için
»»Osmanlı’da
misyonerlik
»»Misyonerler
yanıbaşımızda
»»Önce
tapusunu sonra dinini
»»Kurt,
bulanık havayı sever
»»Taşlar
bağlı, köpekler serbest
»»Sonuç
olarak ne yapmalıyız?
»»İçimizdeki
sapıklara dikkat... »»Ayrıntılar
için...
|
|
ŞİİR; |
|
İSTANBUL
|
A.
İhsan Kamberoğlu
|
|
Yıl
1453, 29 Mayıs sabahıydı
Rabbim,
o ne ihtişam ve ulvi manzaraydı.
Surlar
hep gediklenmiş bayraklar dikilmişti,
Bizans’ın
her burcuna sancaklar dikilmişti..»»Devamı
için...
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|