Basortum.Net'e gitmek için tıklayın. ----www.Basortum.Net----


Mart 2002

 
E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursaniz, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya email adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja oldugu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamassanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

Arkadaşınıza Tavsiye Edin

Sizin Adınız

Arkadaşınızın e-mail adresi

Mesajınız

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

BAŞYAZI;

EY YOLCU!

ZEKİ SOYAK

EY YOLCU!

Nereye böyle? Çok telaşlısın. Çok meşgulsün. Etrafından habersizsin.

Önüne bak; uçurum.

Yoksa kör müsün?

Kulakları çınlatan haykırışlar var. Oralı olmuyorsun.

Yoksa sağır mısın?

Bir gözeten var. Nazarlar üzerinde.

Sen ise, ıssız bir çölde güneş çarpmış gibisin.

Hissetmiyor, etkilenmiyor, aldırmıyorsun.

Duracak yerde durmuyor; »»Devamı için...

ilkadım'dan

KAPAK DOSYASI;

İSTİKLAL MARŞINI YAZDIRAN GÜÇ

İSTİKLAL MARŞI HAKKINDA İTİRAZLAR

AHMET BELADA

Taceddin Dergahı ve İstiklâl Marşının Yazılışı(*)

Dergah deyince dervişler, âyinler hatıra gelmesin. Eşraftan birinin adeta selamlık dairesi. Ufak bir köşk gibi muntazam yapılmış. İçi, dışı boyalı. Döşenip dayanmış, güzel ve geniş bir bahçesi var. Türlü türlü meyveler. Önünde bir şadırvan, şarıl şarıl sular akıyor.

Üstad, İstiklâl Marşı dahil Ankara’daki bütün şiirlerini burada yazmıştır. Yüzlerce asır Türk Milleti ile beraber yaşayacak olan bu marşı ne vakit okusam, Taceddin Dergahı’nda üstadın bu şiiri yazarken düşündüğü zamanları hatırlarım.

»»Devamı için...

İSTİKLAL ABİDESİ VE HİKAYESİ

AHMET ZİYA YILDIZ

On asra yakın bir süre boyunca İslam’ın merkezîliğini üstlenmiş Anadolu, tarihini parlak zaferler ve fetihlerle süslemiştir. İnsanlara saadet götüren büyük medeniyetler burada inşa edilmiştir. 1920’li yıllar Anadolu için özel bir öneme sahiptir. Zira büyük medeniyet Osmanlı’nın inkırazı gerçekleşmiş, tek dişi kalmış canavar bütün gücüyle bu mübarek toprakları istilâ hevesine kapılmıştır. Diğer birçok İslam ülkesi de aynı müstevli gücün cenderesi altında mücadele vermektedir. Anadolu istiklâl mücadelesini kendi evlatları verecektir. Başka çıkış yolu yoktur...»»Devamı için...

MİLLİ MARŞIN BESTE HİKAYESİ

SEMİH DEDE

Milli marşlarımız ve ilgili hatıralar: Cumhuriyet devrine kadar bir "Milli Marş" yaptırılması düşünülmemiştir. Bunun yerine padişahların şahıslarına yaptırdıkları özel marşlar kullanılmıştır. Bu marşlar halk kitlesine mâl edilmediği için bilhassa dış memleketlerde çok defa güç durumlarda kalınmış, sıra bize geldiği zaman topluluğumuz şaşkına uğramış, bazen "Bizim milli marşımız yok." diyebilenlerimiz de olmuştur. Hatta bir futbol ekibimiz yine böyle sıkışık bir durumda kalarak "Milli marş" yerine "Hamsi koydum tavaya" türküsünü bile okumuştur...»»Devamı için...

 RAHAT. HAZROL!

ERKAN ÖZDEMİR

İnsan için en büyük zûl, kula kulluktur. İnsan ne zaman bundan kurtulur, özgürlüğü teneffüs eder, yalnız Allah (c.c.)’a kulluk ederse, o zaman  mutludur, huzurludur. Özü gürledikçe vardır insan. İnsanın özgürlüğü fıtrata uygunlukla mümkündür. Milletler için de durum aynıdır. Özgür insanların oluşturduğu milletin de özgür olması gerekir. Millet bazında bakıldığında, özgürlük kavramını en güzel ifadesiyle "İstiklâl" kelimesinde buluruz....»»Devamı için...

BİR ÖLÜM HİKAYESİ 

M. FEHMİ REYHAN

"Altı ay evvel İstanbul rıhtımına yanaşan vapurun merdivenlerinden süzülen bir gölgeyi birdenbire tanıyamamış, dikkatle yüzüne bakınca, büyük bir faciayla karşılaştım. Midhat Cemal ‘eyvah’ dedi. Bu eyvah içime işledi." Bu görüntü M. Akif’e aitti. "Üstad hakikaten erimişti. Ama memleket havasının onu düzelteceğine inanıyordu. Ölümünden üç gün evvel, yakın bir akrabayı ziyarete getireceğimi söyleyince:...»»Devamı için...

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE

MEHMET AKİF ERSOY

Şüheda gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...

O, rükû olmasa, dünyada eğilmez başlar.

Yaralanmış temiz alnından, uzanmış yatıyor,

Bir hilal uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!...»»Devamı için...

ÇANAKKALE MANZARALARI

SALİM ÇELİK

İngiliz Harbiye Nazırı olan ve müttefiklerin ve İngilizlerin Çanakkale’ye saldırma kararı almasını, "Merak etmeyin! Ben üzerimdeki şu bahriye kıyafetiyle Türklerin payitahtına oturacağım." şeklinde ifadelerle teşvik ve ikna eden Churcill, muharebe sonrasında "Anlamıyor musunuz, biz Çanakkale’de Türklerle değil Allah ile harbettik! Tabii ki yenildik." diyordu...»»Devamı için...

FIKIH;

 KADIN HAKLARI  

ABDULLAH GÜZEL

İslam’ın kadına bakış açısı, kadına verdiği değer nedir? Abdestsiz yapılamayan işler, kadınların muayyen durumlarında haram olan şeyler nelerdir? (Derya Celeboğlu) 

Abdestsiz yapılamayan şeyler şunlardır:

1- Namaz kılmak.

2- Kabeyi tavaf etmek. (Kabeyi Abdestli olarak tavaf etmek vaciptir.)

3- Kur’an’a el sürmek....»»Devamı için...

KADIN-AİLE;

ÇOCUĞUNUZU YANLIŞ EĞİTİYORSUNUZ

NURBANU ÖZYÖN

Aileler çocuklarını yetiştirmek için ellerinden geleni yaptıklarını, ancak harcadıkları enerji ve emeğin karşılığını alamadıklarını düşünürler. Oysa ki çocuktaki her hatanın, her kötü hareketin, her şımarıklığın sebebini anne ve baba kendilerinde aramalıdır. Çünkü çocuğun hata yapmasının en büyük ve önemli sebebi anne ve babasının yanlış terbiyesidir. Bu, ne kadar acı olsa da doğru bir tespittir....»»Devamı için...

ARAŞTIRMA;

İSLAM TERMİNOLOJİSİNDE DUA KAVRAMI

MEHMET DERE

"Kullarım sana beni sorduklarında, ben muhakkak ki onlara çok yakınım. Bana dua ettiklerinde dualarına icabet ederim. O halde onlar da benim çağrıma uysunlar, bana iman etsinler." (Bakara, 2/186). Arapça bir kelime olan dua, davet/da’vâ gibi kelimelerin mastarı olup, sözlüklerde çağırmak, seslenmek, istemek, yardım talep etmek; öncelik tanımak, söz vermek, özel birisini yemeğe davet etmek, isim vermek, yalvarmak; küçükten büyüğe, aşağıdan yukarıya vâki olan talep ve niyaz; sığınmak, ilgi kurmak; dilekte bulunmak, nida gibi manalara gelir...»»Devamı için...

DENEME;

DÜN, BUGÜN VE YARINLAR

AYŞE SOLAK

Mazi, geçmiş zaman ülkesi, geri dönülmeyen yollar diyarı, ya doyasıya yaşanan ya da acılarla dolan bir hayat dilimi... Sevgiler, pişmanlıklar, hayaller, ümitler, özlemler, çocuksu, saf ve temiz duygular, bir gün dünde kalacak yarınlar...

Dün, bizim yarınlarımız vardı, bugün dünde kalan. Bugün yarınlarımız var, yarın dünde kalma ihtimali olan...»»Devamı için...

ÖLÇÜLER VE DENGELER;

BELA VE MUSİBETLERE SABIR

ZEKİ SOYAK

Rabb’dan geldik, Rabb’a gidiyoruz.

Allah Teala’nın taktir  ettiği bir zamanda, ruhlar aleminden ana rahmine intikal eden GARİB BİR YOLCUYUZ. Bu yolcuğun ilk durağı dünyadır. İkinci durağı ölümle başlayan BERZAH ALEMİ, kabir hayatıdır. Son durağımız ise ebediyen kalacağımız ahiret alemidir....»»Devamı için...

KÜLTÜRÜMÜZÜN TEMELLERİ;

PEYGAMNBER DÜSTURUNA SAHİP ÇIKMAK 

FİKRET ŞANLI

Aile efradından biri evin bir odasında iken o odaya girerken izin istemelidir. Hatta İslam büyükleri misafirlerini bir odada ağırladıktan sonra tekrar o odaya girişlerinde kapıyı çalarak veya geldiklerini belli ederek girmişlerdir.

Bir adam, Rasulullah (s.a.v.)’a sordu:  “Annemin yanına girmek için izin almam gerekir mi?”..»»Devamı için...

Haber Yorum; 

HABER YORUM

AHMET TAHA

»»IKO ve AB İstanbul’da buluştu

»»Akbulut da ANAP’ı terk etti

»»Dinç Bilgin ve Cavit Çağlar artık serbest

»»Ecevit’ten son gaflar

»»Tütünde kara oyun

»»Koray Aydın aklandı

»»ŞUBAT AYINDA VEFAT EDEN ŞAHSİYETLER

»»Tayyip’ten ABD turu

»»Resul Akay, MHP’nin hışmına uğradı

»»Afyon da depremle sallandı

»»Ayrıntılar için...

MİXER;

FIKRALAR

TUNCAY BARAN

 

Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.