|
BAŞYAZI;
|
|
EY
YOLCU!
|
ZEKİ SOYAK
|
|
EY YOLCU!
Nereye böyle? Çok telaşlısın. Çok
meşgulsün. Etrafından habersizsin.
Önüne bak; uçurum.
Yoksa kör müsün?
Kulakları çınlatan haykırışlar var.
Oralı olmuyorsun.
Yoksa sağır mısın?
Bir gözeten var. Nazarlar üzerinde.
Sen ise, ıssız bir çölde güneş çarpmış
gibisin.
Hissetmiyor, etkilenmiyor, aldırmıyorsun.
Duracak yerde durmuyor;
»»Devamı
için...
|
|

|
|
ilkadım'dan |
|
KAPAK
DOSYASI;
İSTİKLAL
MARŞINI YAZDIRAN GÜÇ
|
|
İSTİKLAL
MARŞI HAKKINDA İTİRAZLAR
|
AHMET BELADA
|
|
Taceddin
Dergahı ve İstiklâl Marşının Yazılışı(*)
Dergah
deyince dervişler, âyinler hatıra gelmesin. Eşraftan birinin
adeta selamlık dairesi. Ufak bir köşk gibi muntazam yapılmış.
İçi, dışı boyalı. Döşenip dayanmış, güzel ve geniş bir
bahçesi var. Türlü türlü meyveler. Önünde bir şadırvan,
şarıl şarıl sular akıyor.
Üstad,
İstiklâl Marşı dahil Ankara’daki bütün şiirlerini burada
yazmıştır. Yüzlerce asır Türk Milleti ile beraber yaşayacak
olan bu marşı ne vakit okusam, Taceddin Dergahı’nda üstadın
bu şiiri yazarken düşündüğü zamanları hatırlarım.
»»Devamı
için...
|
|
|
İSTİKLAL
ABİDESİ VE HİKAYESİ
|
AHMET ZİYA YILDIZ
|
|
On asra yakın bir süre boyunca İslam’ın merkezîliğini
üstlenmiş Anadolu, tarihini parlak zaferler ve fetihlerle süslemiştir.
İnsanlara saadet götüren büyük medeniyetler burada inşa
edilmiştir. 1920’li yıllar Anadolu için özel bir öneme
sahiptir. Zira büyük medeniyet Osmanlı’nın inkırazı gerçekleşmiş,
tek dişi kalmış canavar bütün gücüyle bu mübarek toprakları
istilâ hevesine kapılmıştır. Diğer birçok İslam ülkesi de
aynı müstevli gücün cenderesi altında mücadele vermektedir.
Anadolu istiklâl mücadelesini kendi evlatları verecektir. Başka
çıkış yolu yoktur...»»Devamı
için...
|
|
|
MİLLİ
MARŞIN BESTE HİKAYESİ
|
SEMİH
DEDE
|
|
Milli
marşlarımız ve ilgili hatıralar: Cumhuriyet
devrine kadar bir "Milli Marş" yaptırılması düşünülmemiştir.
Bunun yerine padişahların şahıslarına yaptırdıkları özel
marşlar kullanılmıştır. Bu marşlar halk kitlesine mâl
edilmediği için bilhassa dış memleketlerde çok defa güç
durumlarda kalınmış, sıra bize geldiği zaman topluluğumuz şaşkına
uğramış, bazen "Bizim milli marşımız yok."
diyebilenlerimiz de olmuştur. Hatta bir futbol ekibimiz yine böyle
sıkışık bir durumda kalarak "Milli marş" yerine
"Hamsi koydum tavaya" türküsünü bile okumuştur...»»Devamı
için...
|
|
| RAHAT.
HAZROL! |
ERKAN ÖZDEMİR
|
|
İnsan
için en büyük zûl, kula kulluktur. İnsan ne zaman bundan
kurtulur, özgürlüğü teneffüs eder, yalnız Allah (c.c.)’a
kulluk ederse, o zaman mutludur, huzurludur. Özü gürledikçe
vardır insan. İnsanın özgürlüğü fıtrata uygunlukla mümkündür.
Milletler için de durum aynıdır. Özgür insanların oluşturduğu
milletin de özgür olması gerekir. Millet bazında bakıldığında,
özgürlük kavramını en güzel ifadesiyle "İstiklâl"
kelimesinde buluruz....»»Devamı
için...
|
|
|
BİR
ÖLÜM HİKAYESİ
|
M. FEHMİ REYHAN
|
|
"Altı
ay evvel İstanbul rıhtımına yanaşan vapurun merdivenlerinden
süzülen bir gölgeyi birdenbire tanıyamamış, dikkatle yüzüne
bakınca, büyük bir faciayla karşılaştım. Midhat Cemal
‘eyvah’ dedi. Bu eyvah içime işledi." Bu görüntü M.
Akif’e aitti. "Üstad hakikaten erimişti. Ama memleket
havasının onu düzelteceğine inanıyordu. Ölümünden üç gün
evvel, yakın bir akrabayı ziyarete getireceğimi söyleyince:...»»Devamı
için...
|
|
|
ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE
|
MEHMET AKİF ERSOY
|
|
Şüheda gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...
O, rükû olmasa, dünyada eğilmez başlar.
Yaralanmış temiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilal uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!...»»Devamı
için...
|
|
|
ÇANAKKALE
MANZARALARI
|
SALİM ÇELİK
|
|
İngiliz
Harbiye Nazırı olan ve müttefiklerin ve İngilizlerin Çanakkale’ye
saldırma kararı almasını, "Merak etmeyin! Ben üzerimdeki
şu bahriye kıyafetiyle Türklerin payitahtına oturacağım."
şeklinde ifadelerle teşvik ve ikna eden Churcill, muharebe
sonrasında "Anlamıyor musunuz, biz Çanakkale’de Türklerle
değil Allah ile harbettik! Tabii ki yenildik." diyordu...»»Devamı
için... |
|
|
FIKIH;
|
|
KADIN
HAKLARI
|
ABDULLAH
GÜZEL
|
|
İslam’ın
kadına bakış açısı, kadına verdiği değer nedir? Abdestsiz
yapılamayan işler, kadınların muayyen durumlarında haram olan
şeyler nelerdir? (Derya Celeboğlu)
Abdestsiz
yapılamayan şeyler şunlardır:
1-
Namaz kılmak.
2-
Kabeyi tavaf etmek. (Kabeyi Abdestli olarak tavaf etmek vaciptir.)
3-
Kur’an’a el sürmek....»»Devamı
için...
|
|
|
KADIN-AİLE;
|
|
ÇOCUĞUNUZU
YANLIŞ EĞİTİYORSUNUZ
|
NURBANU ÖZYÖN
|
|
Aileler
çocuklarını yetiştirmek için ellerinden geleni yaptıklarını,
ancak harcadıkları enerji ve emeğin karşılığını alamadıklarını
düşünürler. Oysa ki çocuktaki her hatanın, her kötü
hareketin, her şımarıklığın sebebini anne ve baba
kendilerinde aramalıdır. Çünkü çocuğun hata yapmasının en
büyük ve önemli sebebi anne ve babasının yanlış
terbiyesidir. Bu, ne kadar acı olsa da doğru bir tespittir....»»Devamı
için...
|
|
|
ARAŞTIRMA;
|
|
İSLAM
TERMİNOLOJİSİNDE DUA KAVRAMI
|
MEHMET DERE
|
|
"Kullarım
sana beni sorduklarında, ben muhakkak ki onlara çok yakınım.
Bana dua ettiklerinde dualarına icabet ederim. O halde onlar da
benim çağrıma uysunlar, bana iman etsinler." (Bakara,
2/186). Arapça
bir kelime olan dua, davet/da’vâ gibi kelimelerin mastarı
olup, sözlüklerde çağırmak, seslenmek, istemek, yardım talep
etmek; öncelik tanımak, söz vermek, özel birisini yemeğe
davet etmek, isim vermek, yalvarmak; küçükten büyüğe, aşağıdan
yukarıya vâki olan talep ve niyaz; sığınmak, ilgi kurmak;
dilekte bulunmak, nida gibi manalara gelir...»»Devamı
için...
|
|
|
DENEME;
|
|
DÜN,
BUGÜN VE YARINLAR
|
AYŞE SOLAK
|
|
Mazi,
geçmiş zaman ülkesi, geri dönülmeyen yollar diyarı, ya doyasıya
yaşanan ya da acılarla dolan bir hayat dilimi... Sevgiler, pişmanlıklar,
hayaller, ümitler, özlemler, çocuksu, saf ve temiz duygular,
bir gün dünde kalacak yarınlar...
Dün,
bizim yarınlarımız vardı, bugün dünde kalan. Bugün yarınlarımız
var, yarın dünde kalma ihtimali olan...»»Devamı
için...
|
|
|
ÖLÇÜLER VE DENGELER;
|
|
BELA
VE MUSİBETLERE SABIR
|
ZEKİ
SOYAK |
|
Rabb’dan
geldik, Rabb’a gidiyoruz.
Allah
Teala’nın taktir ettiği bir zamanda, ruhlar aleminden
ana rahmine intikal eden GARİB BİR YOLCUYUZ. Bu yolcuğun ilk
durağı dünyadır. İkinci durağı ölümle başlayan BERZAH
ALEMİ, kabir hayatıdır. Son durağımız ise ebediyen kalacağımız
ahiret alemidir....»»Devamı
için...
|
|
| KÜLTÜRÜMÜZÜN
TEMELLERİ; |
|
PEYGAMNBER
DÜSTURUNA SAHİP ÇIKMAK
|
FİKRET ŞANLI
|
|
Aile
efradından biri evin bir odasında iken o odaya girerken izin
istemelidir. Hatta İslam büyükleri misafirlerini bir odada ağırladıktan
sonra tekrar o odaya girişlerinde kapıyı çalarak veya
geldiklerini belli ederek girmişlerdir.
Bir
adam, Rasulullah (s.a.v.)’a sordu: “Annemin yanına
girmek için izin almam gerekir mi?”..»»Devamı
için...
|
|
|
Haber
Yorum;
|
|
HABER
YORUM
|
AHMET TAHA
|
|
»»IKO
ve AB İstanbul’da buluştu
»»Akbulut
da ANAP’ı terk etti
»»Dinç
Bilgin ve Cavit Çağlar artık serbest
»»Ecevit’ten
son gaflar
»»Tütünde
kara oyun
»»Koray
Aydın aklandı
»»ŞUBAT
AYINDA VEFAT EDEN ŞAHSİYETLER
»»Tayyip’ten
ABD turu
»»Resul
Akay, MHP’nin hışmına uğradı
»»Afyon
da depremle sallandı
»»Ayrıntılar
için...
|
|
|
|
|