|
Başyazı;
|
|
İçimizdeki
yabancı
|
ZEKİ SOYAK
|
|
Hayvanlar
koklaşarak, insanlar konuşarak tanışırlar, anlaşırlar. Kişiler
önce sağlıklı bir şekilde düşünmeli, sonra da üslubuna
uygun bir şekilde konuşmalı, yazmalı ve yapacaklarını ona göre
yapmalıdır. Bu tarzda yapılan konuşmalar, münazaralar,
hizmetler fayda sağlayabilir. Aksi takdirde bir çok fitnelere
sebep olunabilir.
Konuşmadan,
yazmadan, bir işe başlamadan önce, neyi konuşmalı, neyi
yazmalı, toplumun ihtiyacı olan şeyler nelerdir diye düşünmeliyiz.
Yazacağımız, konuşacağımız, yapacağımız konuyu tesbit
ettikten sonra da en doğruyu, en güzeli yazmak, konuşmak ve
yapmak için önce kalbimize danışmalıyız...
»»Devamı
için...
|
|

|
|
»»
ilkadım'dan |
|
Kapak Dosyası;
BEŞERİ MÜNASEBETLER
|
|
Tavşana kaç..
Tazıya tut.. Bir Demokrasi oyunu
|
A.
Hamid Özyayla
|
|
Bir hizmet akdine dayanarak, meşru bir işte, ücret
karşılığı çalışan kimsere ecir/ücretli denir. Bu tarif
hem memuru, hem de işçiyi içine almaktadır. İş anlamına
gelen amel kelimesi Kur’an’da türevleriyle birlikte 360
ayette geçmektedir. Mesela: “İnsan için ancak çalıştığının
karşılığı vardır. (en-Necm 23/39) İnanıp iyi işler
yapanlara, Allah, ücretlerini tam olarak verecektir. (Al-i İmran
3/57). Bir hukuk terimi olarak işçi; başkasına ait bir işi
veya hizmeti bir ücret karşılığında yapmayı üstlenen
kimsedir. Bu, işçinin emeğini kiralaması demektir. Bu akde
dayalı olarak ücret karşılığında başkasını çalıştıran
kişiye de işveren denir. İşveren gerçek kişi olabileceği
gibi, devlet, vakıf, şirket gibi tüzel kişilerde olabilir...»»Devamı
için...
|
|
|
Öğretmen
ve öğrenci arasındaki bağ
|
Ayşe
Solak
|
|
Okul, aileden sonra çocuğun eğitim ve öğretimi ile
birinci derecede meşgul olan bir kurumdur. Hatta çocuğun eğitiminde
aileden daha da etkili bir kurumdur. Bu itibarla öğretmenler,
ailenin sorumlu şahıslarından eğitim ve öğretim görevini
devralmış vekil insanlardır. Aynı zamanda öğretmenler
peygamberî bir mesleğin yegane temsilcileridir. Onun içindir ki
nasıl ebeveyn-evlat ilişkileri önemli ise, öğretmen-öğrenci
ilişkileri de o derece önemli bir konudur...
»»Devamı
için...
|
|
|
Dostuma
|
Fatih
Turan
|
|
Gidiyoruz,
gidiyoruz, gidiyoruz...Sonra dönüp arkamıza bakıyoruz ki bir
çuvaldız yol gitmişiz. Bir masal dünyası içinde yaşıyoruz
da onun için mi? Yoksa kaskatı gerçeklerle dolu bir dünyada,
çirkinliklerin, güvensizliklerin olduğu bir dünyada yaşıyoruz
onun için mi kendimizi hayal dünyasında teselli ediyoruz. Eski
günleri yad ederek. Bizim aramızda doyulmaz, tadılmaz bir sevgi
vardı. Gönül gönül dirilirdik, tamamlanırdık. Sevgiyle
bilenir, saygıyla öperdik alınlarımızdan. O alınlar ki ay
kadar güzel, kar kadar temizdi, severdik, sevilirdik....
»»Devamı
için...
|
|
|
İslami literatürde evlilik ve
aile kavramları
|
Mehmet Deri
|
|
“Sizlere içinizden huzura kavuşacağınız eşler
yaratıp aranızda muhabbet ve rahmet varetmesi O’nun varlığının
işaret(belge)lerindendir. Bunda düşünen akıl sahipleri çin
nice ibretli dersler vardır.” (Rum, 30/21). Sözlüklerde aile (Ar.), Ayle’den türemiş,
temelini anne-babanın teşkil ettiği kan ve süt bağıyla
birbirine bağlı fertlerden oluşan küçük topluluk; nesep ve
evlilikle biraraya gelmiş bir çatı altında bulunan topluluk;
en az evli ve iki yetişkin insandan ve çocuklardan meydana gelen
kurumsallaşmış bir biyo-psiko-sosyal ve dini bir
grup/topluluktur. Ayrıca nikahları birbirine ebediyyen haram
olan fertler de aileden sayılır. Bu son tanımlama klasik tanımlamaların
ötesindedir...»»Devamı
için....
|
|
|
Aile ilişkilerinde
biz ve çocuklarımız
|
Selim
Armağan
|
|
Ümidimiz, çocuklarımız, yarınımız, geleceğimiz,
ahirimiz, ahiretimiz her şeyimiz onlar, evet herşeyimiz
cennetimiz, cehennemimiz, ailemiz. Çocuklarımıza öğrettiğimiz her kelime geleceğimizin
binasına koyduğumuz bir tuğladır. Çocuklarımız Rabbimizin
bize bir hediyesi göz aydınlığıdır. Onların eğitimlerini
de yine ilk muallim allâmül guyûb olan ilim sıfatının gerçek
sahibi, hakiki muallim Allah’tan (c.c.) öğrenmeli ve uygulamalıyız.
“Allah (c.c.) Adem’e bütün isimleri öğretti...”
(Bakara, 31)...»»Devamı
için...
|
|
|
Akraba ve komşuluk
münasebetleri
|
A. Yüksel Özden
|
| İslami
literatürde insan, Hz. Peygamberin (s.a.v.) hayatından da ilham
alarak ifade edilmek istenirse kendini toplumdan izale etmiş, dünyaya
ve hayata sırtını çevirmiş münzevi insan değil; bir toplum
içinde yaşayan, dünya hayatının olumlu ve olumsuz şartlarıyla
yeryüzüne gelen, hayat ve dünya ile hesaplaşan, hayatı dünyayı
ve devleti Allah’ın iradesine ve insanlığın en yüksek
mutluluğuna uygun kılma çabalarına katkıda bulunan, nihayet
başkaları içinde yaşayabilen ve onlardan gelecek sıkıntılara
katlanabilen insandır. Bu ifadeden de anlaşılacağı gibi İslam
yalnız bireysel hayatla değil, toplum ve devlet düzeniyle
ilgili olarak da önemli ilkeler koymuştur...»»Devamı
için... |
|
|
Şahsiyetin mihengi ticarî
muamelelerimiz
|
Yunus
Hüdayi
|
|
Adem
(a.s.) atamız cennette iken Allahu Teala ağaca yaklaşmamasını
uyarırken, “Seni cenetten (melun şeytan) çıkarmasın yoksa
şeka’ya düşersin buyurdu.” (Taha Suresi). Yani
rahat içerisindeyken, ömürboyu mücadeleyle sürecek ve çeşitli
mihnet ve sıkıntılarla dolu bir hayata düçar olursun. Rızk
peşinde koşmak da bu cümledendir. Ancak burada yolların ayrıldığı
bir noktaya geliyoruz. Nasıl bir didinme, rızk, geçim derdine düşme
olacak. İşte ilahi buyruklar bu noktada haram ve helal hududlarını
çiziyor. Hudud tanımayanlar ise, heva ve heveslerinin güzergahında
aynı şekaya, mihnete katlanmak durumunda... »»Devamı
için...
|
|
|
KÜLTÜR;
|
|
Akaid
risaleleri-3
|
Fikret
Şanlı
|
|
Allah
celle Peygamberler vasıtasıyla insanlara bir kitap göndermişse
bunun sebebi cemiyetin yaşam tarzını en insancıl bir eksene sokabilmek içindir. Zira işlediğimiz günahların
veya kazandığımız sevapların Allah’a bir zararı olmadığı
gibi bir faydası da yoktur.
“Ey
insanlar! Allah’a muhtaç olan sizsiniz. Hiçbirşeye ihtiyacı
olmayan ve öğülmeye layık olan ancak O’dur.” (Fatır/15).
İnsanoğlu
fıtratı itibariyle hırsa, tamaha ve şehvete meyyaldir. Kendi
haline bırakılsa duyguları onu taşkınlığa sevkeder. İnsanlar
taşkınlık yapmasın diye Cenab-ı Allah onlara resuller göndermiştir.
Kur’an’da yirmibeş tanesinin ismi mevcuttur...»»Devamı
için...
|
|
|
DÜŞÜNCE;
|
|
Yaradana dilekçe
|
Burak
Serdengeçti
|
|
Allah’ım, insanlara hâlimizi anlatamadığımız için; ülkemizin
vaziyetini, nazımızı ve hüznümüzü kısaca özetleyip; Zatı
Âlinize sunma cesaretinde bulunduğumdan dolayı affına sığınıyorum.
İçimiz-dışımız savaş halinde. Alınterimizle
biriktirdiklerimizi, “Bu devlet, yerinde bakî kalsın,” diye
verdiğimiz vergiler; adı-sanı malûm zevatlar tarafından
hortumlandı. Yetimin-öksüzün hakları çuvallarla götürüldü.
Bu hakları koruyamadık, hâlimiz sana malûm ola Allah’ım...
»»Devamı
için...
|
|
|
KISSALAR;
|
|
Her
Firavun’un bir Musa’sı vardır
|
Akif Dursun
|
|
Taha
Suresi Hz. Musa aleyhisselam kıssasının en uzun anlatıldığı
surelerden birisidir. Bu surenin 9. ayetinden 98. ayetin sonuna
kadar Hz. Musa ve Beni İsrail kıssası anlatılmıştır. Hz.
Musa’ya peygamberlik verilmesi, Hz. Musa’nın firavuna tebliğ
için gönderilmesi ve Hz. Musa’nın bir yardımcı istemesi,
bunun üzerine Hz. Harun’un hem bir nebi hem de Hz. Musa’ya
bir yardımcı olarak verilmesi; Hz. Musa’nın firavunla olan
tartışmaları, sihirbazlarla karşılaşması ve sihirbazların
iman etmesi, Beni İsrail’in Mısır’dan Hz. Musa önderliğinde
çıkması, Kızıldeniz’in yarılması, firavun ve ordusunun Kızıldeniz’de
boğuluşu, Beni İsrail’in çölde geçimini sağlayacak menn
ve selva’nın indirilişi, Beni İsrail’in bunca nimetten
sonra Samiri’nin yaptığı buzağı heykeline tapması, Hz.
Musa’nın yeniden Samiri ve ona bağlananlarla mücadelesi bu
surede anlatılır...»»Devamı
için...
|
|
|
Ölçüler
ve Dengeler; |
|
İmanın halâvetini
tadmak
|
Zeki
Soyak |
|
Allah
Teala insanı yarattı. Bir çok güzelliklerle donattı. Yeryüzünde
halife yaptı. Kalb, akıl, göz, kulak, dil, el, ayak verdi. Bütün
mahlükat içinde mükerrem kıldı. İçimizden seçtiği
peygamberler vasıtasıyla kendini tanıttı, yaratılış
gayemize uygun, insanca bir hayat yaşayalım diye nizam gönderdi.
Allah
Teala şöyle buyurmaktadır:
“Dini
doğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin diye din olarak
Nuh’a tavsiye ettiğini sana vahyettiğimizi, İbrahim’e,
Musa’ya ve İsa’ya tavsiye ettiğimizi sizin için hukuk düzeni
yaptı. Fakat kendilerine çağırdığın bu nizam, Allah’a
ortak koşanlara ağır geldi. Allah dilediğini kendine seçer ve
kendisine yöneleneni de doğru yola iletir.” (Şûra/13)...»»Devamı
için...
|
|
| İLİM; |
|
Her olayda hayır görmek
|
Harun
Yahya
|
|
Müminler her olayı en ince detayına kadar Allah’ın yarattığını
ve hepsinin kaderde önceden takdir edilmiş olaylar olduğunu
bilerek, büyük bir teslimiyet içerisinde yaşarlar. Elbette
inananlar da yaşamları boyunca pek çok ve çeşitli
imtihanlarla karşılaşırlar. Ama asla "keşke şöyle olsaydı", "böyle yapsaydım
daha hayırlı olurdu" gibi sözler söylemez ve böyle
kuruntulara kapılmazlar...»»Devamı
için...
|
|
|
Haber
Yorum;
|
|
Haber Yorum
|
Ahmet
Taha
|
|
»»Garih’in garip ölümü
»»Bayındırlık vurgun yedi
»»Erdoğan AK’landı
»»Mayınlar
Döşeniyor
»»Demirel Faktörü Veya Gökçek,
Tantan, İlhan
Kesici, Mehmet Ağar, Akşener’in Rolleri
»»Vergi
numarasız olmaz vatandaş!
»»Ayrıntılar
için...
|
|
|
DENEME; |
|
Yeraltı şehirlerini
ziyaret
|
Veyis
Ersöz |
|
Yeraltı şehirleri ile maksadın ne olduğu ilk bakışta anlaşılmıştır
herhalde. Her çeşit esnafın, sanatkârın, işçi ve ustanın,
çalışanın ve çalıştıranın her meslekten amir ve memurun,
her rütbeden subay ve erin, çok sayıda hacının ve hocanın,
alimlerin ve zalimlerin, mutilerin ve asilerin, zenginlerin ve
fakirlerin, gençlerin ve yaşlıların, kadınların ve
erkeklerin, kısaca her yaşta ve her meslekten insanların
bulunduğu, metfun olduğu, kimilerinin safa, kimilerinin cefa çektiği
milyarlarca kişinin iskan ettiği yeraltı şehirlerini bilmeyen
yoktur, oralara uğramayan veya yolu düşmeyen yoktur herhalde...
»»Devamı
için...
|
|
|
|
|
|
|