Basortum.Net'e gitmek için tıklayın. ----www.Basortum.Net----


Eylül  2001

 
E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursaniz, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya email adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja oldugu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamassanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

Arkadaşınıza Tavsiye Edin

Sizin Adınız

Arkadaşınızın e-mail adresi

Mesajınız

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Başyazı;

İçimizdeki yabancı

ZEKİ SOYAK

Hayvanlar koklaşarak, insanlar konuşarak tanışırlar, anlaşırlar. Kişiler önce sağlıklı bir şekilde düşünmeli, sonra da üslubuna uygun bir şekilde konuşmalı, yazmalı ve yapacaklarını ona göre yapmalıdır. Bu tarzda yapılan konuşmalar, münazaralar, hizmetler fayda sağlayabilir. Aksi takdirde bir çok fitnelere sebep olunabilir. Konuşmadan, yazmadan, bir işe başlamadan önce, neyi konuşmalı, neyi yazmalı, toplumun ihtiyacı olan şeyler nelerdir diye düşünmeliyiz. Yazacağımız, konuşacağımız, yapacağımız konuyu tesbit ettikten sonra da en doğruyu, en güzeli yazmak, konuşmak ve yapmak için önce kalbimize danışmalıyız... »»Devamı için...

»» ilkadım'dan

Kapak Dosyası;

BEŞERİ MÜNASEBETLER

Tavşana kaç.. Tazıya tut.. Bir Demokrasi oyunu

A. Hamid Özyayla

Bir hizmet akdine dayanarak, meşru bir işte, ücret karşılığı çalışan kimsere ecir/ücretli denir. Bu tarif hem memuru, hem de işçiyi içine almaktadır. İş anlamına gelen amel kelimesi Kur’an’da türevleriyle birlikte 360 ayette geçmektedir. Mesela: “İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır. (en-Necm 23/39) İnanıp iyi işler yapanlara, Allah, ücretlerini tam olarak verecektir. (Al-i İmran 3/57). Bir hukuk terimi olarak işçi; başkasına ait bir işi veya hizmeti bir ücret karşılığında yapmayı üstlenen kimsedir. Bu, işçinin emeğini kiralaması demektir. Bu akde dayalı olarak ücret karşılığında başkasını çalıştıran kişiye de işveren denir. İşveren gerçek kişi olabileceği gibi, devlet, vakıf, şirket gibi tüzel kişilerde olabilir...»»Devamı için...

Öğretmen ve öğrenci arasındaki bağ

Ayşe Solak

Okul, aileden sonra çocuğun eğitim ve öğretimi ile birinci derecede meşgul olan bir kurumdur. Hatta çocuğun eğitiminde aileden daha da etkili bir kurumdur. Bu itibarla öğretmenler, ailenin sorumlu şahıslarından eğitim ve öğretim görevini devralmış vekil insanlardır. Aynı zamanda öğretmenler peygamberî bir mesleğin yegane temsilcileridir. Onun içindir ki nasıl ebeveyn-evlat ilişkileri önemli ise, öğretmen-öğrenci ilişkileri de o derece önemli bir konudur...  »»Devamı için...

Dostuma

Fatih Turan

Gidiyoruz, gidiyoruz, gidiyoruz...Sonra dönüp arkamıza bakıyoruz ki bir çuvaldız yol gitmişiz. Bir masal dünyası içinde yaşıyoruz da onun için mi? Yoksa kaskatı gerçeklerle dolu bir dünyada, çirkinliklerin, güvensizliklerin olduğu bir dünyada yaşıyoruz onun için mi kendimizi hayal dünyasında teselli ediyoruz. Eski günleri yad ederek. Bizim aramızda doyulmaz, tadılmaz bir sevgi vardı. Gönül gönül dirilirdik, tamamlanırdık. Sevgiyle bilenir, saygıyla öperdik alınlarımızdan. O alınlar ki ay kadar güzel, kar kadar temizdi, severdik, sevilirdik... »»Devamı için...

İslami literatürde evlilik ve aile kavramları

Mehmet Deri

“Sizlere içinizden huzura kavuşacağınız eşler yaratıp aranızda muhabbet ve rahmet varetmesi O’nun varlığının işaret(belge)lerindendir. Bunda düşünen akıl sahipleri çin nice ibretli dersler vardır.” (Rum, 30/21). Sözlüklerde aile (Ar.), Ayle’den türemiş, temelini anne-babanın teşkil ettiği kan ve süt bağıyla birbirine bağlı fertlerden oluşan küçük topluluk; nesep ve evlilikle biraraya gelmiş bir çatı altında bulunan topluluk; en az evli ve iki yetişkin insandan ve çocuklardan meydana gelen kurumsallaşmış bir biyo-psiko-sosyal ve dini bir grup/topluluktur. Ayrıca nikahları birbirine ebediyyen haram olan fertler de aileden sayılır. Bu son tanımlama klasik tanımlamaların ötesindedir...»»Devamı için....

Aile ilişkilerinde biz ve çocuklarımız

Selim Armağan

Ümidimiz, çocuklarımız, yarınımız, geleceğimiz, ahirimiz, ahiretimiz her şeyimiz onlar, evet herşeyimiz cennetimiz, cehennemimiz, ailemiz. Çocuklarımıza öğrettiğimiz her kelime geleceğimizin binasına koyduğumuz bir tuğladır. Çocuklarımız Rabbimizin bize bir hediyesi göz aydınlığıdır. Onların eğitimlerini de yine ilk muallim allâmül guyûb olan ilim sıfatının gerçek sahibi, hakiki muallim Allah’tan (c.c.) öğrenmeli ve uygulamalıyız. “Allah (c.c.) Adem’e bütün isimleri öğretti...” (Bakara, 31)...»»Devamı için...

Akraba ve komşuluk münasebetleri

A. Yüksel Özden

İslami literatürde insan, Hz. Peygamberin (s.a.v.) hayatından da ilham alarak ifade edilmek istenirse kendini toplumdan izale etmiş, dünyaya ve hayata sırtını çevirmiş münzevi insan değil; bir toplum içinde yaşayan, dünya hayatının olumlu ve olumsuz şartlarıyla yeryüzüne gelen, hayat ve dünya ile hesaplaşan, hayatı dünyayı ve devleti Allah’ın iradesine ve insanlığın en yüksek mutluluğuna uygun kılma çabalarına katkıda bulunan, nihayet başkaları içinde yaşayabilen ve onlardan gelecek sıkıntılara katlanabilen insandır. Bu ifadeden de anlaşılacağı gibi İslam yalnız bireysel hayatla değil, toplum ve devlet düzeniyle ilgili olarak da önemli ilkeler koymuştur...»»Devamı için...

Şahsiyetin mihengi ticarî muamelelerimiz

Yunus Hüdayi

Adem (a.s.) atamız cennette iken Allahu Teala ağaca yaklaşmamasını uyarırken, “Seni cenetten (melun şeytan) çıkarmasın yoksa şeka’ya düşersin buyurdu.” (Taha Suresi). Yani rahat içerisindeyken, ömürboyu mücadeleyle sürecek ve çeşitli mihnet ve sıkıntılarla dolu bir hayata düçar olursun. Rızk peşinde koşmak da bu cümledendir. Ancak burada yolların ayrıldığı bir noktaya geliyoruz. Nasıl bir didinme, rızk, geçim derdine düşme olacak. İşte ilahi buyruklar bu noktada haram ve helal hududlarını çiziyor. Hudud tanımayanlar ise, heva ve heveslerinin güzergahında aynı şekaya, mihnete katlanmak durumunda... »»Devamı için...

KÜLTÜR;

Akaid risaleleri-3

Fikret Şanlı

Allah celle Peygamberler vasıtasıyla insanlara bir kitap göndermişse bunun sebebi cemiyetin yaşam tarzını en insancıl  bir eksene sokabilmek içindir. Zira işlediğimiz günahların veya kazandığımız sevapların Allah’a bir zararı olmadığı gibi bir faydası da yoktur. “Ey insanlar! Allah’a muhtaç olan sizsiniz. Hiçbirşeye ihtiyacı olmayan ve öğülmeye layık olan ancak O’dur.” (Fatır/15). İnsanoğlu fıtratı itibariyle hırsa, tamaha ve şehvete meyyaldir. Kendi haline bırakılsa duyguları onu taşkınlığa sevkeder. İnsanlar taşkınlık yapmasın diye Cenab-ı Allah onlara resuller göndermiştir. Kur’an’da yirmibeş tanesinin ismi mevcuttur...»»Devamı için...

DÜŞÜNCE;

Yaradana dilekçe

Burak Serdengeçti

Allah’ım, insanlara hâlimizi anlatamadığımız için; ülkemizin vaziyetini, nazımızı ve hüznümüzü kısaca özetleyip; Zatı Âlinize sunma cesaretinde bulunduğumdan dolayı affına sığınıyorum. İçimiz-dışımız savaş halinde. Alınterimizle biriktirdiklerimizi, “Bu devlet, yerinde bakî kalsın,” diye verdiğimiz vergiler; adı-sanı malûm zevatlar tarafından hortumlandı. Yetimin-öksüzün hakları çuvallarla götürüldü. Bu hakları koruyamadık, hâlimiz sana malûm ola Allah’ım... »»Devamı için...

KISSALAR;

Her Firavun’un bir Musa’sı vardır

Akif Dursun

Taha Suresi Hz. Musa aleyhisselam kıssasının en uzun anlatıldığı surelerden birisidir. Bu surenin 9. ayetinden 98. ayetin sonuna kadar Hz. Musa ve Beni İsrail kıssası anlatılmıştır. Hz. Musa’ya peygamberlik verilmesi, Hz. Musa’nın firavuna tebliğ için gönderilmesi ve Hz. Musa’nın bir yardımcı istemesi, bunun üzerine Hz. Harun’un hem bir nebi hem de Hz. Musa’ya bir yardımcı olarak verilmesi; Hz. Musa’nın firavunla olan tartışmaları, sihirbazlarla karşılaşması ve sihirbazların iman etmesi, Beni İsrail’in Mısır’dan Hz. Musa önderliğinde çıkması, Kızıldeniz’in yarılması, firavun ve ordusunun Kızıldeniz’de boğuluşu, Beni İsrail’in çölde geçimini sağlayacak menn ve selva’nın indirilişi, Beni İsrail’in bunca nimetten sonra Samiri’nin yaptığı buzağı heykeline tapması, Hz. Musa’nın yeniden Samiri ve ona bağlananlarla mücadelesi bu surede anlatılır...»»Devamı için...

Ölçüler ve Dengeler;

İmanın halâvetini tadmak

Zeki Soyak

Allah Teala insanı yarattı. Bir çok güzelliklerle donattı. Yeryüzünde halife yaptı. Kalb, akıl, göz, kulak, dil, el, ayak verdi. Bütün mahlükat içinde mükerrem kıldı. İçimizden seçtiği peygamberler vasıtasıyla kendini tanıttı, yaratılış gayemize uygun, insanca bir hayat yaşayalım diye nizam gönderdi. Allah Teala şöyle buyurmaktadır: “Dini doğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin diye din olarak Nuh’a tavsiye ettiğini sana vahyettiğimizi, İbrahim’e, Musa’ya ve İsa’ya tavsiye ettiğimizi sizin için hukuk düzeni yaptı. Fakat kendilerine çağırdığın bu nizam, Allah’a ortak koşanlara ağır geldi. Allah dilediğini kendine seçer ve kendisine yöneleneni de doğru yola iletir.” (Şûra/13)...»»Devamı için...

İLİM;

Her olayda hayır görmek

Harun Yahya

Müminler her olayı en ince detayına kadar Allah’ın yarattığını ve hepsinin kaderde önceden takdir edilmiş olaylar olduğunu bilerek, büyük bir teslimiyet içerisinde yaşarlar. Elbette inananlar da yaşamları boyunca pek çok ve çeşitli imtihanlarla karşılaşırlar. Ama asla "keşke şöyle olsaydı", "böyle yapsaydım daha hayırlı olurdu" gibi sözler söylemez ve böyle kuruntulara kapılmazlar...»»Devamı için...

Haber Yorum; 

Haber Yorum

 Ahmet Taha

»»Garih’in garip ölümü

»»Bayındırlık vurgun yedi

»»Erdoğan AK’landı

»»Mayınlar Döşeniyor

»»Demirel Faktörü Veya Gökçek, Tantan,  İlhan Kesici, Mehmet Ağar, Akşener’in Rolleri

»»Vergi numarasız olmaz vatandaş!

»»Ayrıntılar için...

DENEME;

Yeraltı şehirlerini ziyaret

Veyis Ersöz

Yeraltı şehirleri ile maksadın ne olduğu ilk bakışta anlaşılmıştır herhalde. Her çeşit esnafın, sanatkârın, işçi ve ustanın, çalışanın ve çalıştıranın her meslekten amir ve memurun, her rütbeden subay ve erin, çok sayıda hacının ve hocanın, alimlerin ve zalimlerin, mutilerin ve asilerin, zenginlerin ve fakirlerin, gençlerin ve yaşlıların, kadınların ve erkeklerin, kısaca her yaşta ve her meslekten insanların bulunduğu, metfun olduğu, kimilerinin safa, kimilerinin cefa çektiği milyarlarca kişinin iskan ettiği yeraltı şehirlerini bilmeyen yoktur, oralara uğramayan veya yolu düşmeyen yoktur herhalde... »»Devamı için...

MİXER;

FIKRALAR

Tuncay Baran

Okuyucu Görüşleri

 

Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.