|
Başyazı;
|
|
HUZUR
İÇİMİZDE
|
ZEKİ SOYAK
|
|
Pek
çoğumuz huzur ve mutluluğu çok uzaklarda ararız. Bilmediğimiz
iklimlerde, tanımadığımız toplumlarda, hayal âlemimizde
efsaneler oluşturur, seâdet sarayları bina ederiz.
Bildiğimiz,
tanıdığımız veya sahip olduğumuz nice güzelliklerin,
mutlulukların farkına bile varmadan bir hayat boyu bedbin yorgun
bir arayış içinde ömür tüketiriz.
Huzur ve
mutluluk çok uzaklarda değil. Bilakis çok yakınımızda, içimizdedir...
»»Devamı
için...
|
|

|
|
»»
ilkadım'dan |
|
Kapak Dosyası;
Hangisi?..
Manevi
Huzur
Maddi
mutluluk
|
|
KANAAT
VE ŞÜKÜR
|
ABDÜLHAMİD
AĞIR
|
|
Önce
bazı ayet meallerini okuyalım: “Allah’ın nimetini saymaya
kalksanız onu sayamazsınız.” (Nahl/18)
“Eğer
şükrederseniz elbette nimetimi artıracağım...” (İbrahim/7)
Allah
Teala’nın artıracağını buyurduğu nimetler elbette aklımızdan
bile geçmeyen, istemeyi bilemediğimiz, bizim için son derece lüzumlu
olan nimetlerdir ki, neye ihtiyacımız olduğunu en iyi Allah
(c.c.) bilir.
“...
Ey Davud ailesi şükredin, kullarımdan şükreden azdır.”
(Sebe/13)
...
»»Devamı
için...
|
|
|
EMANET
ATA BİNEN TEZ İNER
|
ABDULHAMİT
ÖZYAYLA |
|
Sözlükte
varlığı hissedilen/algılanan nesneye madde denir. İngilizce’de
matter kelimesi, madde, mesele, iş ve önemli olmak anlamındadır.
Bir dünya görüşü ve siyasi bir ideoloji olan materyalizm,
maddeye bağımlılığı ifade eder. Materyalizmde insanın değeri
maddi varlığı ve ekonomik gücü/parası ile doğru orantılıdır.
Yani materyalizmde bir insan ne kadar varlıklı ve zengin ise, o
kadar değerlidir, halk içinde de bir o kadar itibarlı ve saygın
bir kişiliğe sahiptir. Materyalist insan doyumsuzdur. Yalnız
manevî duygu ve değerlerden yoksun olduğu için manen açtır
ve çıplaktır. Maddeci insanın fizyolojik ihtiyaçlarını
tatmin ve şehevi isteklerini teskin konusunda yapamayacağı
yoktur...
»»Devamı
için...
|
|
|
NEFİS
VE NEFSİN TEZKİYESİ
|
ADEM
ÇATAK |
|
Arapça
bir kelime olan nefs, lügatte, ruh, bir şeyin kendisi, akıl,
insan bedeni, ceset, kan, azamet, arzu ve kötü istekler gibi
manalara gelmektedir.(1)i.Tasavvufî
olarak da, "kendisinde iradi hareket, his ve hayat kuvveti
bulunan latif buharlı bir cevherdir."(2) şeklinde tanımlanır. Kötülüğü emreden manasında
anlaşıldığı gibi, Allah tarafından insana üflenen ve
"ruh-ı Rahmani", "ilahi ben" manasına da
kullanılmıştır.(3)... »»Devamı
için...
|
|
|
YA
SABIR
|
M.
FATİH TURAN
|
|
"
Öyle zor bir zaman içinde
Bir
ağır kelime bende
Girmedi
mühürlü kalbe
Bana
Nuh’ un sabrı düştü
Anlatamadım
kimseye
Bugün
bana sabır düştü."
Genç
adamın radyosundan bu sözler dökülürken sigarasından derin
bir nefes çekti. Kalktı radyosunun sesini biraz daha açtı.
Sanki tüm apartmanın, sokağın, hatta şehrin bu sözleri
duymasını istiyordu...
»»Devamı
için....
|
|
|
KURAN’DA
AHİRET HAYATI
|
ÖMER
ÇAVUŞOĞLU
|
|
İslam
itikad nizamında temel iman esaslarından biri de “Ahiret Günü”ne
inanmaktır. İnançlarımız ve amellerimize göre, mutluluk
dolu, ya da belirli bir süresi veya bütünü azaplarla çevrili
ebedî bir hayat yaşamak için, ölümden sonra tekrar dirileceğimize
iman etmektir.
İnsan, bu
yüceler yücesi güne inanmadıkça, bu mukaddes günü yakınlardan
yakın bilmedikçe, bu günün korkusuyla ürpermedikçe, bu günün
saadetine arzu duymadıkça dünya hayatını mânâlandıramaz,
yaşama aşkı ve emelleriyle dolu canlı ve gayeli bir hayat süremez,
iradesi ve imkanlarını faziletlere yönelterek özlemi duyulan
bir “İslam insanı” olamaz...»»Devamı
için...
|
|
|
DÜŞÜNCE;
|
|
YAŞANMAYA
DEĞER
|
SÜMEYYE
ÇİFTÇİ |
|
Bu
insanlar hergün nereye gidiyor böyle? Çatmışlar kaşlarını,
asmışlar suratlarını; ihtiyar yüreklerini ve bezgin
bedenlerini nereye sürüklüyorlar? Ya o; ışıl ışıl gözlü,
aydınlık yüzlü insanlar. Nerede duruyorlar, ya da acaba var mı
öyle insanlar bu şehirde, dolaşmışlar mı sokaklarında bu şehrin?
Yoksa tebessüm ve muhabbet ile birlikte terk-i diyar mı
eylediler?
Nereye
böyle?
Hey!
... »»Devamı
için...
|
|
|
BEŞERİ
SORUMLULUK
|
VEYİS
ERSÖZ |
|
Dini, inancı,
dili, ırkı, yurdu ve cinsiyeti ile makam ve mevkii ne olursa
olsun, hangi coğrafi bölgede yaşarsa yaşasın her insanın
Yaratan’a bir takım yükümlü olduğu görevleri vardır. Yaşanan
ağır şartlara ve başa gelen türlü endişelere ve felaketlere
bakılmadan, bunlara aldırış edilmeden beşerî sorumluluklar
ve kişinin inancına taalluk eden vazifeler zamanında yerine
getirilmelidir... .»»Devamı
için...
|
|
|
KÜLTÜR; |
|
AKAİT
RİSALELERİ -2-
|
FİKRET
ŞANLI |
|
Asr-ı
Saadetten bu yana ehli sünnet yolundan ayrılmayan iki görüşün
varlığını, ki bunların da Maturidi ve Eşarie olduğunu,
bunlara alternatif çıkan Mutezile, Kaderiye, Hariciler,
Cebriye... gibi mezheplerin de hak çizgisinin dışında kaldığını
bir önceki yazımızda belirtmiştik.
Maturidi ve
Eşariler İslam’ı tarif ederken derler ki: İslam; dil ile
ikrar+kalb ile tasdik.
Mutezile
ise: İslam; dil ile ikrar, kalb ile tasdik+aza ile amel, der.»»Devamı
için...
|
|
|
İLİM;
|
|
CANLILARDAKİ
FEDAKARLIK
|
HARUN
YAHYA
|
|
Darwin'in
ortaya attığı evrim teorisi, 21. yüzyıla yaklaştığımız
şu günlerde bilim dünyasındaki itibarını büyük bir hızla
kaybetmiştir. 20. yüzyılın başlarında materyalist çevreler
tarafından desteklenen ve kitlelere bilimsel bir gerçekmiş gibi
telkin edilen bu teorinin geçersizliği artık kesin olarak anlaşıldı.
Bunda en büyük etken, yüzyılımızda evrim teorisini yakından
ilgilendiren mikrobiyoloji, biyokimya, paleontoloji gibi bilim
dallarında görülen gelişmeler oldu. Bu bilim dallarındaki
ilerlemeler sonucunda canlılığın, evrim teorisinin iddia ettiği
gibi tesadüflerle, birbirlerinden evrimleşerek meydana
gelmesinin imkansız olduğu ortaya çıktı... »»Devamı
için...
|
|
|
Ölçüler
ve Dengeler; |
|
İHTİLAFLAR;
TEFRİKA VE FİTNEYE DÖNÜŞTÜRÜLMEMELİ-4-
|
ZEKİ
SOYAK |
|
Bir
taraftan tarihte yaşanmış ve bir kısmı fitne ve tefrikaya dönüştürülmüş
ihtilaflar yeniden canlandırılmaya çalışılırken, bir
taraftan da yeni ihtilaflar, tefrikalar gündeme getirilerek müslümanlar
arasına düşmanlıklar sokulmak istenmektedir. İslam karşıtı
güçler istiyorlar ki müslümanların zaten zayıf olan birlik
ve beraberlikleri tamamen zayıflasın, kendileri de vurgun,
soygun ve zulümlerine devam etsinler. Çıkar ve menfaatleri
zarar görmesin.
»»Devamı
için...
|
|
| Araştırma; |
|
BİR
ALLAH DOSTUNUN SÖZLERİNDEN (HACI MUSA TOPBAŞ EFENDİ)
|
|
|
17
Temmuz 1999 mürşid-i mükemmil Hacı Musa Topbaş kaddesullahu sırruhul
azizi kaybettiğimiz tarih.
1917’de
başlayan ve dolu dolu geçen 82 yıl. Pek çok hayır müessesesi,
talebe ve hizmet bırakmış bu mübarek zatı anlatmaya bizim gücümüz
yetmez.
Bu
sebeple bereket olması ümidiyle kendi sözlerinden* bir kısmını
sizlere aktaralım istedik. Bu satırları yazanın ve okuyanların
gereğince istifade etmesi dileğiyle bu sözleri sizlere aktarıyor
ve Muhterem Üstadımızı bir daha hasretle anıyoruz
»»Devamı
için...
|
|
|
BÜYÜK
ŞAHSİYETLERİN ÖLÜM ANI-2
|
YUNUS
HÜDAYİ |
|
Ebu Haşim b. Utbe’nin ölüm
vasiyeti
Semura
b. Sehm anlatır: Ebu Haşim taun hastalığına yakalandığında
yanına uğramıştım. Ağlamaya başladı. Dediler ki niye ağlarsın?
Eziyet veren bir ağrın mı var? Yoksa safveti zail olmuş dünyaya
olan hırsından mı? Hayır hiçbiri için değil. Rasulullah
benden bir ahit almıştı. Bu ahdimi yerine getirmeyi çok arzu
ettim. Rasulullah bana dedi ki:”Umulur ki sen kavmler arasında
malların paylaşıldığı bir güne erişirsin. Bu durumda sana
tüm mallar arasında Allah yolunda yardımcı olacak bir hizmetçi
yeter.” İşte ben de bunu gerçekleştirmeyi arzu ettim, dedi.
(İ. Ahmed,Tirmizi-zühd, İbn-i Mace-zühd, İbn-i Hıbban-sahihinde)
»»Devamı
için...
|
|
|
Haber
Yorum;
|
|
Haber Yorum
|
AHMET
TAHA
|
|
»»Fazilet,
artık yok
»»Odaktan
mı, Dudaktan mı?
»»RP-FP
karşılaştırması
»»Erbakan
mı, Tayyip mi, yoksa Kasım’a kadar Recai abi mi?
»»DYP
de çekildi
»»Zamlar,
gelirleri yuttu
»»Miloseviç’i
Batı desteklemiş!
»»Ayrıntılar
için...
|
|
|
YAYIN
EKSENİ;
|
|
Celal
hoca kuşağı - Mustafa Özdamar
|
AHMET
HUNLUOĞLU |
|
Marifet Yayınları, 272
Sayfa, 1993;
Belgeseller; görsel olsun,
matbuat olsun tarihî vesika olması açısından oldukça önemlidir.
Çünkü aynı zamanda insan ufkunu genişleten, tefekkürü artıran
vazgeçilmez kaynaktır. Tıpkı belgesel gibi biyografilerde
insanlığa ışık tutan serlevha konumundadır...»»Devamı
için...
|
|
|
Fıkıh; |
|
ALLAH
VE RASULÜ İLE SAVAŞANLARIN SONU HÜSRANDIR
|
ABDULLAH
GÜZEL |
|
“Ey
iman edenler! Allah’tan korkun. Eğer gerçekten inanıyorsanız
faiz olarak artan miktarı almayın. Şayet (faiz hakkında söylenenleri)
yapmazsanız Allah ve Rasulü tarafından ilan edilmiş bir harp
ile karşı karşıya olduğunuzu iyi bilin.” (Bakara/278-279).
Allah
Teala, iyi ve temiz ve insan sağlığına yararlı olan şeyleri
helal, kötü, pis ve zararlı olan şeyleri de haram kılmıştır.
Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulmuştur:
»»Devamı
için...
|
|
|
|
|
|
|