Nisan 2001

 
E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursaniz, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya email adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja oldugu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamassanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

Arkadaşınıza Tavsiye Edin

Sizin Adınız

Arkadaşınızın e-mail adresi

Mesajınız

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Başyazı;

MÜLK ALLAH’INDIR  

    ZEKİ SOYAK

Yeryüzünde huzurun bozulması, anarşi, terör ve zulmün yaygınlaşması haddini bilmemekten, haddi aşmaktan kaynaklanmaktadır. Nerede bir zulüm, nerede bir terör ve anarşi varsa, orada haddini bilmeyen, haddi aşan bir düzen, bir yönetim ve bir toplum var demektir.İctimaî, siyasî, iktisadî vb. sıkıntıların temelindeki bu gerçeği görmeden mevcut sıkıntılara çare aramak beyhûde bir çabadır. Doğru tesbit, teşhiş yapılmadan, doğru tedavi uygulanmadan, doğru bir neticeye ulaşmak mümkün değildir. »»Devamı için...

»» ilkadım'dan

Kapak Dosyası;

TÜRK EKONOMİSİ=KRİZ

PARA

AHMET BELADA

Para, devletçe bastırılan, üzerinde itibari değeri yazılı kağıt ya da metal ödeme aracıdır. Para bir değişim aracıdır: Para trampayı kaldırarak değişimleri kolaylaştırır. Para taşıyıcısına, mal ve hizmetler edinmek ya da bir borcu ödemek olanağı sağlayan bir ödeme aracı ve taşıyıcısının toplumdan belli bir miktar alacağı olduğunu gösteren ve bu alacağı maddeleştiren hukuksal bir servettir. »»Devamı için...

İDARECİLER HALKIN KAMBURUDUR  

ABDULHAMİT ÖZYALA

İktisat/ekonomi, bütün varlık alemini ilgilendiren ve hayatı dengede tutan bir hesap ilmidir. Hesap ilmi/muhasebe, kâr ve zararı konu edinen bir mizan/terazi ve cetveldir. Muhasebenin T cetvelini, mizan veya kantarın topunu elinde tutan güç; Cenab-ı Hakk’ın kudret elidir. Nedret/yokluk kanunu veya kesret/çokluk kuramı; modern iktisat ilmindeki piyasaya müdahale eden görünmeyen elin yani yüce kudretin takdirindedir. İnsanların maişetleri/geçimleri ecel gibi önceden takdir ve taksim olunmuştur. Yani rızık da ecel gibidir, değişmez. »»Devamı için...

İLKADIM’IN İLK ADIMLARI

AHMET KILIÇ

İlk Adım, 15 Nisan 1992 tarihinde basın dünyasına onbeş günde bir yayınlanan gazete kimliği ile "merhaba" demişti. Yayına başlamasına karar verilmesi uzun istişarelerden sonra olmuştu. Fakat bu yönde gerekli hazırlıkların yapılması süreci bir gazete için oldukça kısa sayılabilecek bir zaman aralığında gerçekleştirilmişti. Üstelik İlk Adım’ı çıkartan ekipte yer alan zevat bu işte tamamiyle amatördü. Yazı işleri müdürlüğü görevini üstlenen bendeniz de dahil, tüm çalışma grubumuzun basın dünyası ile ilişkisi belki vasatın üstünde bir "okur" olmanın ötesinde değildi.. »»Devamı için...

SERMAYENİN ADI VAR MI?

FEHMİ REYHAN

İnsanın “ekonomik” sıfatıyla anılmasının yaklaştığı bir zamanın insanları olarak artık ekonomiyle çok içli dışlı bir hale geldik. Gerek dünyanın şartları, gerekse o şartların içerisindeki medyanın zorlaması sebebiyle ekonomi-insan ilişkisi ileri boyutlara ulaşmıştır. Her türlü kuyrukta, berber dükkanında, öğretmenler odasında, lokallerde, hatta evlerdeki misafirliklerde ekonomi (borsa, döviz, enflasyon v.s.) konuşuluyor. Kadınlar günlerini dövizle yapıyorlar. Çocuklar küçücük tasarruflarını döviz yaptırıyorlar. Herkes gibi onlar da parasının ne kadar değer kazandığını kaybettiğini düşünüyor. »»Devamı için...

BEYAZI SEVEN BİR PEYGABERDİ

FİKRET ŞANLI

Bazen bir müslümanın modern hayattaki konumu ne olmalıdır diye düşünürüm. Hatta bazen de Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem dünyevî hayatını idame ettirseydi nasıl giyinirdi diye aklıma gelir. Ne dersiniz, hayatta olsaydı modayı takip eder miydi? Bizler onun takipçileri olaraktan onun bıraktığı ilkeler çerçevesinde hayattaki konumumuzu çok iyi tespit etmemiz gerekir kanısındayım. »»Devamı için....

ULUSAL PROGRAMA DAİR

MUSTAFA ERDOĞAN

Türkiye Avrupa Birliği'ne tam üyelik yolunda Katılma Ortaklığı Belgesi'nin gereklerini ne şekilde ve hangi süreler içinde yerine getireceğini gösteren "Ulusal Program"ını nihayet resmen açıkladı. Bu programın asıl üzerinde tartışma yapılması gereken "Giriş ve Siyasi Kriterler" başlıklı bölümlerini okudum. Dikkatimi çeken bazı noktaları kamunun bilgisine sunmak istiyorum.   »»Devamı için...

MÜSLÜMAN VE EKONOMİ

ÖMER ÇAVUŞOĞLU

İslam, kendi insanının mal-mülkle ilgili yaklaşımını denetim  altında bulunduran bir dindir. İslam’ın hayatın tüm alanlarına getirdiği ölçü duyarlılığı, mal-mülk (ekonomi-kazanç-infak) ilişkisinde de sözkonusudur. İslam, öncelikle insana, sahip olduğu mülkün, paranın gerçek maliki olmadığını hatırlatıyor. “Malikü’l Mülk-mülkün gerçek sahibi”nin Allah olduğu, müslümanın en temel bilgisi arasına giriyor.»»Devamı için...

BİR KRİZİN HİKAYESİ

SADIK EMİN

21 Şubat günü Türkiye için global olmaya giden yolda önemli bir dönüm noktasıydı. Bugüne kadar Türkiye hep dış âlemden etkilenmişti. Rusya sallanmış, fatura bize çıkmıştı. Brezilya göçmüş, biz krizlere girmiştik. Asya çalkalanmış, olan yine bize olmuştu. Ama sonunda BBC ve CNN’in uluslararası yayınlarında birinci haber olarak Türkiye ve en son finansal krizi vardı. Türkiye’deki en son finansal kriz Avrupa para birimi Euro’nun ve Brezilya para birimi Real’in değer kaybetmesine yol açmıştı, pek çok gelişen ülke borsası da Türkiye’nin çalkantısından etkilenmişti. Nihayet biz de globaldik…  »»Devamı için...

İSLAM EKONOMİSİNİN İNŞASINA DOĞRU

YUNUS HÜDAYİ

Müslümanlar Mekke döneminde kendilerine ait bir iktisat siyaseti uygulama gücüne sahip değildiler. Bu imkânı Hicret'ten sonra Medine'de elde ettiler. Hz. Peygamber, Medine'de bir yandan Müslümanların siyasi hukukunu belirlemeye yönelik adımlar atarken, bir yandan da Medine Pazarı'nın temelini atıyordu. Ayrı bir Pazar kurulmasının başlıca iki amacı vardı: ... »»Devamı için...

Ölçüler ve Dengeler;

İHTİLAFLAR, FİTNE VE TEFRİKAYA DÖNÜŞTÜRÜLMEMELİ

 ZEKİ SOYAK

İnsan fıtratında müsbet ve menfi bir çok özellikler vardır. Bu özellikler, milletler, kabileler ve fertler bakımından çeşitlilik arzetmektedir. Hatta aynı ana ve babadan doğan öz kardeşler arasında bile zıt özellikler görülmektedir. Dış görünüşü ile farklı farklı olan insan, ruhî yapısı itibariyle de bir çok farklılıklara sahiptir. Aile, okul, ve çevresinin etkileri de dikkate alındığı zaman, farklılıklar kaçınılmaz bir boyut kazanmaktadır. »»Devamı için...

Haber Yorum; 

DERVİŞ KANUNLARI

 AHMET TAHA

15 günde 15 kanun çıkmasını isteyen Devlet Bakanı Kemal Derviş, hazırlanan istikrar programının başarısını da bu kanunlara bağladı. Önceleri haziran sonuna kadar çıkarılması istenen 15 Kanun, ABD, IMF ve Dünya Bankası yetkililerinin talebi ile Nisan ayı ortasına kadar çıkarılması gerekiyor. Aksi takdirde adı ulusal olan programa dış destek gelmeyecek. Böylece hiper enflasyonla ekonomi dibe vuracak. Derviş’in 15 günde 15 kanun talebine Ecevit ve Bahçeli’den olumsuz cevap gelmesi üzerine borsa dibe vurdu. Dolar 1.200.000 mark ise 500.000 sınırına dayandı. Her sözü bir ayrı kriz olan Ecevit % 40’lık develüasyona bir %10 ilave daha yaptırdı. FP yetkilileri çıkması istenen kanunlara ülke menfaati için, ülkenin bir ara rejim yaşamaması, halkın bir an önce krizden kurtulması için destek vereceğini açıkladı. Kurt bulanık havayı sever misali krizden medet umanların heveslerini kursağında bırakacak bu açıklama halkı da piyasayı da rahatlattı. DSP’li Rıdvan Budat ve ANAP’lı Lütfullah Kayalar’ı da aynı yönde beyanat vererek hükümeti başarısızlıkla suçladılar.  »»Devamı için...

Fıkıh;

ŞİRK

ABDULLAH GÜZEL

Müşrik kafir midir? Aralarındaki fark nedir? Şirk ve küfür birbirine yakın iki kavramdır. Aralarındaki fark, küfrün daha genel, şirkin ise daha özel olmasıdır. Bu anlamda her şirk küfürdür, fakat her küfür şirk değildir. Her müşrik kafirdir. Fakat her kafir müşrik değildir. Çünkü şirk sadece Allah’a zat, isim ve sıfatlarına ortak tanıma sonucu meydana gelir. Küfür ise, küfür olduğu bilinen, bir takım inançların kabulü ile gerçekleşir. Küfür olan inançlardan biri de Allah’a ortak tanımasıdır. »»Devamı için...

Sağlık;

OTİZM

AYŞE ERMAN BÜĞELEK

İman başta geliyor. Ağacın kökleri, binanın temelleri neyse dindeki iman esasları da odur. Ağacın canlı, binanın sağlam olması köklere ve temellere bağlı olduğu gibi, ibadet ve ahlaktaki olgunlukta iman kuvvetine bağlıdır.   »»Devamı için...

Mixer;

MİZAH KÖŞESİ

Tuncay Baran

 

Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.