E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursanız, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya e-mail adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja olduğu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamazsanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

 

 

 İLHAN ÖZTÜRK

YORUM;

CUMHURBAŞKANI KİM OLACAK 

2007 yılı, yaklaşan iki seçimle Türkiye’nin geleceğinde önemli bir yıl olacak. Cumhurbaşkanı seçimi bazılarını gerdikçe geriyor, hatta genel seçimlerden daha fazla heyecan veriyor. CHP, cumhurbaşkanlığı seçimini, genel seçimlerden niçin bu kadar daha önemli sayıyor? Neden anayasaya göre sıradan bir seçim olmasına ve sonucu şimdiden belli olmasına rağmen, bu seçim CHP için bu kadar önemli oluyor? Niçin bugüne kadar tüm cumhurbaşkanlığı seçimleri sancılı olmuş, bazılarında demokrasiye müdahale edilmiş? Bu seçimlerde de böyle bir müdahale mi bekleniyor?  Yoksa cumhurbaşkanlığı halk terazisine çıkmadan iktidar olmanın bir aracı olarak mı düşünülüyor? Yoksa cumhurbaşkanlığı gizli bir koalisyonu mu ifade ediyor? Seçimi kaybedenlerle kazananların koalisyonunu. CHP elinde bulunan bir gücün gitmesinden mi korkuyor? Çankaya ile hükümet arasında uyum olursa istikrarı bozuyor diye mi düşünülüyor?

Soruları çoğaltmak mümkün. Ama asıl soruya AKP grubu cevap verecek? Yeterli çoğunlukları var, diledikleri kimseyi de seçebilirler. Seçim totosu oynamanın da bir anlamı yok. İkiden biri cumhurbaşkanı olacak. Yüzde 50’ye 50 şansı var. Bu yüzde 50’ye 50 hoş bir tahmin. Hangisi olsa da “bak biz demiştik” diyebilmemiz için. Hani yüzde 50 ihtilal olacak diyenler gibi. Olmazsa da “biz demiştik” deme imkânı var.

Çankaya’da başörtüsü takıntısına gelince, Sezer’den önce böyle bir takıntının olduğu dönem zaten var mı? Çankaya, her zaman halka açık olmuş; başörtülü veya başörtüsüz hanımlar diye ayrım yapıp köşkü halka kapatan olmamış. Ne halkın ne de siyasetin böyle bir takıntısı yoktu. Aksine CHP grubunda konuk olmuş başörtülü hanımlara zum yapan kameralar, siyasetin başörtülü figürlere de ihtiyacı olduğunu gösteriyor.

Bir de tarafsızlık konusu var. Anayasa böyle diyor. Yalnız, tarafsızlık göreceli bir ifade. Rahmetli Özal ve sayın Demirel partilerinden gelip cumhurbaşkanı oldular, Sezer ise dışarıdan seçildi. Görece, hangisi daha tarafsızdı? Cumhurbaşkanının görev ve yetkileri yasalarla çizilmiştir. O sınırlar içinde kalarak devletin organları arasındaki uyum ve koordinasyonu sağlayabilir.

Bazıları MHP ve CHP’nin AKP’yi tek başına iktidara taşımak için ortak politikalar ürettiklerini bile söyleyecek kadar komplocu düşünüyorlar. Cumhurbaşkanlığı konusunu da bunun içinde değerlendiriyorlar. Doğal bir süreci böylesine zorlamak da komplocu yorumculara fırsat veriyor.

 


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.