KIBRIS
SATILDI MI?
AB ilişkilerinin en önemli
konu başlığı hâlâ Kıbrıs. Dışarıda Kıbrıs konusunun böyle önemli
hale gelip iç politikanın da bir parçası olması, kaçınılmaz
olarak gerilim politikaları oluşturuyor. İhanet, Kıbrıs’ın
satılması gibi çok ağır ithamlar ve iddialar konuyu daha fazla
gündemde tutuyor.
Kıbrıs’ın iç politika
aktörleri de bu oyunun bir parçası olmaktan geri durmuyorlar.
Referandum öncesi Kıbrıs’ın elden gitmesi, satılması üzerine
kurulu propaganda Kıbrıs Türklerince kabul görmeyince, bu
propagandanın aktörleri konuyu meclise taşıdılar. Otuz yılı
aşkın süredir ellerinde bulunan iktidar gücünü de kaybettikleri
için hırçın bir saldırganlık sergilediler, sergilemeye de devam
ediyorlar.
Sayın Denktaş’ın kendisi ve
ailesi için bir krallıktan farklı olmayan, hiçbir risk taşımayan
ve taşıma suyla gücünü döndüren ve çözümsüzlük üzerine kurulu
diktatör yönetimi sonsuza kadar gidemezdi. Nitekim gitmedi de.
Türkiye kendi geleceği önüne kişisel kaprislerle dikilen
engelleri daha fazla taşıyamazdı. Nitekim taşımadı da. Ne Kıbrıs
halkı ne de Türkiye Cumhuriyeti Devleti sayın Denktaş’tan daha
az vatansever değillerdir. Türkiye’nin ve Kıbrıs Türklerinin
çıkarları konusunda yan çizecek bir Türkiye düşünülemez.
İktidar mensupları sayın
Denktaş’ın tarihî kişiliğine saygı üslubu içinde söylemekten
çekindikleri konuları, söylemeye zorlanırsa Denktaş ve Kıbrıs
üzerinden iç politika üretmeye çalışanlar zarar göreceklerdir.
Buradan hatırlatalım ki, sayın Denktaş özelikle MHP için yeni
bir Nuh Mete Yüksel vakası olabilir. Bu olayın MHP’ye nelere mal
olduğunu kendileri daha iyi bilir. Türkiye’de milliyetçi
söylemlerle iç politikaya dâhil olan bu çizginin Kıbrıs’ta, otuz
yılda millet bilincini nasıl yok ettiğini, üç günlüğüne Kıbrıs’a
gitseler gözleriyle görürler.
Dış politikada devletin
politikası diye belirlenmiş, kırmızı çizgiler ve söylemler,
çözüm üretmedikleri gibi Türkiye’nin elini kolunu bağlayan
dogmalara dönüşsün isteyenler olabilir. Ama görülmüştür ki, bu
politikaların başına çuval geçirilmiştir. Artık anlaşılmalıdır
ki, Türkiye’nin politikaları belirli bir kurumca oluşturulan
çizgilerle ifade edilemeyecek kadar etkili, hareketli ve çok
yönlü olmalıdır.
Kıbrıs satıldı mı? Kıbrıs’ın
satıldığını somut olarak ortaya koyacak bir siyaset, bugünkü
iktidarı alaşağı etmeyi düşünenler için kolayca başarılabilecek
bir şeydir. Olan sadece bazılarının anlamadığı etkili, hareketli
ve çok yönlü politik manevralardır. Sonuçlarını hep birlikte
göreceğiz.