E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursanız, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya e-mail adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja olduğu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamazsanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

 

 

 FATİH YILMAZ 

DENEME;

İLİM 3 

İslâm, ilmin, âlimin ve ilim yolcusunun değerini yükseltmiştir. Kur’an-ı Kerim’de:

“Allah, içinizden iman edenlerle kendilerine ilim verilenlerin değerini yükseltir” (Mücadele 11) buyrulur.                                   

Çevremden gözlemlediğim, tanıdığım hiçbir ilim adamı, ilim erbabı başkalarına muhtaç değildir. Kaliteli ve seçkin ulema, ilimleri sayesinde Allah Teâlâ tarafından toplumda rızk endişesine kapılmadan hep hürmet görmüşlerdir. Bu, onların kanaatkâr ve ilim erbabı oluşlarındandır. Aynı durumu İslam’ı kendisine yaşanacak yol olarak seçen salih amel sahiplerinde de görürüz. Bu ufuk şahsiyetlerin maddî kaygıları olmadığı gibi,  batınları (iç dünyaları) ile de herkesin gönlüne girmeyi başarmışlardır. İslamî yaşantılarından asla taviz vermemişler ve gerektiğinde ipe boyunlarını uzatmasını bilmişlerdir. Bunun bariz örneklerinden biri Fi Zilal’il-Kur’an yazarı, büyük âlim Seyyid Kutup’tur. Kendisine, devrin başkanı Nasır’dan özür dilerse bağışlanacağını söylediklerinde:       

“Eğer bu idam kararı hak ise, ben bu hakka razı olurum. Yok, eğer batıl ise, ben batıldan özür dileyecek kadar alçalmadım” diye müthiş bir cevap verdiğini görüyoruz.

İşte dava adamına yakışan sözler. Batılın karşısında canı pahasına da olsa boyun eğmeme, zilletle (ezilmiş olarak) yaşamaktansa izzetle (şereflice ) ölümü tercih etme.

İnandığı dava uğruna her şeyini verebilme. Asrın büyük şahsiyetinin ifadesiyle: “Saçların adedince başım olsa davam uğruna vermeye hazırım” diyebilmek...

 Kutub eğer haksızlıklara yalvarsaydı, canını bir anlık kurtarsa da fani ömrü yine bitecekti. Haksızlık karşısında boyun eğmediği için gelecek nesiller tarafından takdirle anılacaktır. Merhum Mehmet Akif Ersoy boşuna dememiş:

“Adam aldırma, çek git, diyemem, aldırırım

Çiğnerim, çiğnerim, hakkı tutar kaldırırım”

Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuştur:

“İlim tahsil etmek maksadıyla bir yola giden kimseye Allah Teâlâ cennet yollarını açar. Melekler, ilim ve tahsil edene karşı memnuniyetleri ve tevâzûları sebebiyle kanatlarını yere sererler. Göklerde ve yerde olan her şey, hatta su içindeki balıklar, âlim için Allah’tan rahmet diler. Âlimin, bilmeden ibadet eden kimseye üstünlüğü, on dördündeki ayın, görünen diğer yıldızlara üstünlüğü gibidir. Âlimler peygamberlerin varisleridir. Peygamberler ne altın, ne de gümüş bırakmışlardır, onlar miras olarak sadece ilmi bırakmışlardır. Kim ilmi almışsa, büyük ve değerli bir şey almış demektir.” (Ebû Davud, İlm 1)

Hz. Ali, “ilim servetten üstündür. Çünkü serveti sen korursun, ilim ise seni korur.” buyururken, kendisine “İlmin Kapısı” denilmesinin sırrını daha iyi anlıyoruz. Bir başka hadis-i şerifte Rasûlü Ekrem Efendimiz şöyle buyuruyor:

“Kim ilim tahsil etmek için (evinden veya yurdundan) çıkarsa, geri dönünceye kadar Allah yolundadır.” (Tirmizî, İlm 2)

Özellikle ilmî çalışmalarda sabrın büyük önemi vardır. Çalışmalarımızda elbette bir kısım sıkıntı ve darlıklarla  karşılaşacağız. Bunların üstesinden ancak sabırla gelebiliriz.

Âlim, ilmiyle insanlığın emrine girip, ahlâk ve faziletiyle ilmini temsil ettiği ölçüde hafıza hamallığından kurtulur ve yüksek bir insan olma payesine ulaşır. Eğer böyle yapmazsa o alim değil, ömrünü heder etmiş bir zavallıdır.

“Âlimler yeryüzünün kandilleri, peygamberlerin halifeleridir. Onlar, benim ve diğer peygamberlerin vârisleridir.” (Keşfü’l Hafâ, H. No: 1751, İbni Adiy’den)

İslâm’da ilim, Allah’ın rızasını kazanmak ve amel etmek için öğrenilir. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, dualarında:

“Allah’ım, bana öğrettiklerinle beni faydalandır; bana fayda sağlayacak ilim öğret, ilmimi artır.” (Tirmizî, Daavât 128)

“Faydasız ilimden Allah’a sığınırım.” (Tirmizî, Daavât 68) buyururdu.

Görülüyor ki, dünya ve ahiret saadetinin anahtarı ilimdir. İlim, amellerin en faziletlisidir. Yukarıdaki emir ve sözlerin ışığında İslâmiyet’le ilim birbirinden ayrılmaz iki şeydir, demek mümkündür. İlim öğrendikten sonra onu yaşamak da lazımdır. Fiiliyata geçirilmeyen ilmin hiç kimseye faydası yoktur. Dünya, ahiretin tarlası ve Allah’a giden yolun başlangıcıdır. Dünya düzenini ayakta tutmak için bildirilen birtakım desturlar vardır. İşte bu dünyada insanların ekonomik, sosyal, dinî ve dünyevî bütün durumlarını düzenleyici ve insanları birleştirici kuvvet, sadece ilim yoluyla kazanılır.

İlim, nefisleri helâk edici ahlaksızlıklardan temizler; insanları aydınlatarak güzel ahlâka kavuşturur ve ahiret yolunun aydınlanmasını öğretir. İlim, Allah Teâlâ’nın kemâl sıfatıdır. Peygamberlerin ve meleklerin şerefi, ilimden gelmektedir. Allah’ın huzuruna ilimle gidilir. İlim tek başına faziletin de kendisidir.

Âlim ise, bilmeyen kalabalığa gerçek ve doğru yolu gösterici olması bakımından “Rabbinden sana indirilen gerçekleri insanlara bildir.” (Maide 5/67) İlâhî emrine muhatap olan peygamberin izindedir.

İlmi Gizlemek: Âlimler sahip oldukları ilimleri başkalarına aktarmak zorunda mıdırlar? Başka bir deyimle, ilmi gizlemek, kınanan ve suç sayılan bir iş midir?

Bu konuda yahudi ve hıristiyanlarla ilgili olmak ve hükmü müslümanları da kapsamak üzere bazı ayetler nazil olmuştur. İmam Suyûtî “ed-Dürrü’l-Mensûr” isimli eserinde, İbn Abbas’tan rivayet ettiğine göre, Muâz b. Cebel ve bazı sahabiler, yahudi bilginlerinden bir gruba Tevrat’taki bazı hükümleri sordular. Yahudiler bu bilgileri gizlediler ve haber vermekten kaçındılar. Bunun üzerine şu ayet nazil oldu:

“İndirdiğimiz açık delilleri ve hidayeti biz kitapta insanlara açıkça belirttikten sonra gizleyenler var ya; işte onlara hem Allah lânet eder, hem de bütün lânet edebilenler lânet eder. Ancak tövbe edip, durumlarını düzeltenler ve gerçeği açıklayanlar başkadır. Onları bağışlarım; çünkü ben tövbeyi çok kabul edenim, çok esirgeyenim.” (Bakara 159-160)

Yahudilerin gizlediği bilgiler arasında recm cezası bulunduğu gibi, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin geleceğini bildiren haberler de bulunmaktadır. Nitekim bir ayette şöyle buyrulur:

 “Onlar, yanlarındaki Tevrat ve İncil’de (vasıflarını) yazılı buldukları o elçiye, o ümmi Peygambere uyarlar.” (A’râf 157)

Ancak İslâmî hükümleri gizlemekten vazgeçip de tevbe eden, Hz. Peygamber’e iman ederek gidişatını düzelten ve Allah’ın peygamberlerine vahyettiği şeyleri insanlara açıklayanlar müstesnadır. Bunlar İslâmî hükümleri gizlemekten vazgeçtikleri takdirde Allah onların tövbesini kabul eder. Onları rahmet ve mağfiretine kavuşturur.

Ayet-i kerimenin hükmü yalnız ehl-i kitaba değil; Allah’ın ayetlerini gizleyen ve şer’î hükümleri açıklamayan herkese şâmildir.

Ebu Hayyân şöyle demiştir:

 “Açıkça anlaşılıyor ki, özel nüzul sebebi olsa bile ayetin umum manası, ehl-i kitap olsun, başkaları olsun ilmi gizleyen herkes hakkındadır. Ayet, Allah’ın dininden olup da yayılmasına ve duyurulmasına ihtiyaç duyulan herhangi bir ilmi gizleyen herkesi içine alır.” Aşağıdaki hadis bu ayeti tefsir eder. Hadis-i şerifte şöyle buyrulur:

“Kendisine bir ilim sorulup da bunu gizleyen kimseye kıyamet gününde ateşten bir gem vurulacaktır.” (İbn Mâce, Hâkim)

Sahabiler de bu ayeti aynı şekilde anlamıştır. Ebu Hureyre’nin, şöyle dediği rivayet edilmiştir: “Eğer Allah’ın kitabındaki bir ayet olmasaydı, size hiçbir hadis rivayet etmezdim.” Ebu Hureyre bundan ilmi gizleyenlerle ilgili olan ayeti okumuştur.

Erdemli insan, çok okumalı, okuduğunu hayatına yansıtmalı ve çevresine ışık huzmeleri olmalıdır. Nur saçan bir kandil gibi etrafını aydınlatmalıdır. Onun içindir ki, ilim kâmil müminin vazgeçilmez prensiplerinin başında gelir.

 


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.