E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursanız, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya e-mail adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja olduğu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamazsanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

 

 

AKİF DURSUN

İLKADIMDAN;

İLKADIMDAN

Kıymetli okuyucu,

Allah Teâlâ insanı yeryüzüne halife olarak göndermiştir. İnsanoğlu yeryüzünde Allah adına faaliyette bulunacak, yeryüzünü imar edecektir. Ayet-i kerimede ifade olunan “halife” tüm insanlar mıdır yoksa belli özellikleri taşıyan insanlar mıdır? sorusuna ulemamız, belli vasıfları taşıyan insanlar, olarak cevap vermişlerdir. Buna göre yeryüzünde hilafeti taşımaya lâyık olanlar müslümanlardır.

Halife sıfatı ile müslümanlar yeryüzünü imar edecekler, ekini ve nesli ıslah edecekler; ekinin ve neslin bozulmasının önüne geçecekler, dünyanın ekolojik dengesini koruyacaklar, yeryüzünde fitne, fesat ve zulmü engelleyeceklerdir. Bütün bunların yapılabilmesi için Allah’ın hükümlerinin yeryüzüne hâkim olması gerekmektedir. Allah’ın kelimesinin her yere ulaşması ve insanların o kelimeye tâbi olmaları sayesinde hem yeryüzünün hem de insanlığın dengesi kurulabilir.

İşte İslam düşüncesinde cihadın temelini bu mefkûre oluşturur. İnsanlar Allah Teâlâ’nın kuludur. İnsanoğlu çok kere kulluğunu unutur ve ilahlık taslamaya kalkar. Cihad insanlara kulluğunu hatırlatma için de gereklidir.

Cihadın pek çok boyutu vardır ve cihad en faziletli ibadetlerdendir. Cihadın dille, hatta kalple yapılanından silahla yapılanına kadar çok çeşidi olmasına ve silahla yapılan cihadın(kıtalin) İslam’da önemli bir yer tutmasına rağmen, nedense bu boyut gözlerden saklanmaya çalışılmaktadır. “İslam barış dinidir” hak sözü batıl bir düşünceye alet edilmektedir. Güya İslam kesinlikle müdafaadan başka bir şeyi öngörmez, müslümanların üzerine bir saldırı olmadığı müddetçe müslümanlar kimseye savaş açamaz. Bir de son yıllarda batının yoğunluğu giderek artan İslam’ı terörizm ile eşit gösterme propagandası –maalesef- içlerinde aydınların, önderlerin, âlimlerin bulunduğu pek çok müslümanı savunma psikolojisine itti. Herkes İslam’ın nasıl barışçı bir din olduğunu küffara ispat peşinde.

Tamam, İslam bir barış dinidir, ama kendi tanımladığı bir barış. Batılıların veya başka ideolojilerin tanımladığı barışın İslam’ın barışına ne kadar uyduğu çok su götürür bir meseledir. Allah Teâlâ, İslam’ın her insana ulaştırılması yeryüzü hükümranlığını, yeryüzünde Hakkı hâkim kılma, zulmü engelleme, ekin ve neslin bozulmasına mani olma vazifelerini müslümanlara vermiştir. Eğer gayri müslimler bizim bu vazifelerimizi engellemezlerse, yani İslam’ı insanlara tebliğ etmemizin önüne geçmezler, zulümden, sömürüden, yeryüzünün her tür dengesini bozmaktan vazgeçerlerse, o zaman onlarla kıtal yapmamıza gerek kalmaz.

Tabii bunların olmayacağı açıktır. Dünyanın şu andaki durumuna bakmak bunu net olarak gösterir. Başta Amerika olmak üzere tüm batı dünyasının, İsrail’in hatta Rusya, Çin, Hindistan gibi ülkelerin, İslam’ın tanımladığı manada bir zulümden vazgeçeceği düşünülebilir mi? Acaba zengin ülkeler, yeryüzünde adaleti tesis etmek için mi uğraşıyorlar yoksa kendi hegemonyalarını, zulüm düzenlerini tesis etmek için mi uğraşıyorlar?

İslam’da kıtal/savaş vardır, emredilmiştir ve sadece müdafaa harbini içermez. “Fitne kalmayıp, din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla çarpışın. Vazgeçerlerse, düşmanlık ancak zalimlere karşıdır.” (Bakara 193) kavl-i kerimi bu durumu net olarak ortaya koymaz mı?

İslam sadece müdafaa harbine izin verir diyenler, Rasulullah’ın Mekke fethinden sonra başlattığı Arap yarımadasını tamamını fetih faaliyetine, Hz. Ömer döneminde İran’ın, Mısır’ın fethedilmesine, Hz. Osman döneminde ta Endülüs’e, Azerbaycan’a, Hindistan’a gidilmesi ne diyecekler?

Rabbim hepimizi İslam’ı sahih olarak anlayanlardan eylesin.

Selam ve dua ile…

 

 


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.