E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursanız, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya e-mail adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja olduğu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamazsanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

 

 

ALİ AKPINAR

KAPAK;

HAKKIYLA CİHAD VE CİHADIN HAKKI

Bu yazımızda, günümüzde çok tartışılan, yanlış ve eksik anlaşılan, bazı çevrelerin de ürküp korktuğu bir Kur’ân kavramını soru cevap şeklinde okuyucularımızın dikkatine sunmak istiyoruz.

 Cihad nedir, ne değildir?

Cihad, Hak dine davettir.1  Cihad, tüm var gücüyle düşmana karşı koymaktır. Bu düşman, kişinin kendi nefsi olabilir, şeytan olabilir, zahirî düşmanlar olabilir.2  Allah ve hakikat düşmanlarına karşı, onları kazanmak için, onların şerlerini engellemek için, meşru çerçevede yapılabilen her şeyi yapmaktır. Cihad, bir insanlık kurtarma operasyonudur. Hakikatlerle insanlığı tanıştırma sevdasıdır. Kelimenin kökünde, cehd ve gayret göstermek vardır. Bu yüzden bir eylemin cihad olabilmesi için, yapılabileceklerin yapılması ve bu uğurda hiçbir fedakârlıktan kaçınılmaması gerekir.

Cihad, haksız ve gereksiz yere kan dökmek, işkence yapmak asla değildir. O, hiçbir şey yapmadan kuru kuruya edebiyat yapmak da değildir.

Amacı nedir, kim ve ne uğruna yapılır?

Yüce Allah adına, O’nun hoşnutluğunu kazanmak için, O’nun kullarını dünya ve ahiret mutluluğu ile tanıştırmak için yapılır. Bu yüzden Kur’ân’da ‘Fî sebilillah’ (Allah yolunda) ifadesiyle kayıt altına alınmıştır.

Allah yolunda olmayan, O’nun ölçüleri çiğnenerek yapılan eylemler bu kutsal kavramın içerisine girmez. Dünyalık elde etme, kahramanlık gösterme, ganimet sevdası, toprak kazanma arzusu, işgal ve sömürü gayesi gibi herhangi bir çıkar uğruna yapılan mücadeleler, kavgalar bu kavramın dışındadır.

Nasıl yapılır?

Kur’ân-ı Kerimde bu kavramdan bahseden onlarca ayet vardır. Bu ayetlerin bir kısmında hitap Peygamberimizedir:

“Ey Peygamber, kâfirlerle ve münafıklarla cihâd et, onlara sert davran; onların varacakları yer cehennemdir. Ne kötü bir gidiş yeridir o! (Tevbe 73)

“Kâfirlere boyun eğme ve bu Kur'ân ile onlara karşı büyük cihâd et.” (Furkan 52)

Ayetler Peygamberimize hitaben gelmiştir, ama emir O’nun şahsında tüm müminleredir. Ayetlerin ilki Medine’de, ikincisi Mekke’de inen surelerde yer almıştır. Bu da gösteriyor ki cihad, her iki dönemi de içerisine alır.

Ayetlerde mücadele edilecek iki grup insandan bahsedilmektedir. Öncelikle hakikati inkar eden kâfirler, ikinci olarak da müslüman görünüp müslümanların aleyhinde çalışan münafıklar. Onların hakikati anlamaları için, içerisinde bulundukları yanlış yoldan vazgeçmeleri için ve müslümanlar aleyhindeki faaliyetlerine son vermek için tavizsiz bir şekilde onlarla mücadele edilmelidir.

Yine Peygamberimize hitaben gelmiş ikinci ayette, bu mücadelenin öncelikli şekli açıklanmaktadır. Kur’ân ile cihad etmek. Yani Kur’ân gerçeklerini onlara ulaştırmak, onların kafalarını karıştıran sorulara Kur’ân’dan çözümler sunmak. İşte Kur’ân’ın en büyük cihadı budur.

Konu ili ilgili bir kısım ayetlerde ise hitap tüm müminleredir:

“Ey inananlar, rükû edin, secde edin, Rabbinize ibâdet edin, hayır işleyin ki umduğunuza eresiniz. Allah uğrunda, O'na yaraşır biçimde cihâd edin.” (Hac 77-78)

“Ey inananlar, Allah'tan korkun, O'na yaklaşmağa yol arayın ve O'nun yolunda cihâd edin ki, kurtuluşa eresiniz.” (Maide 35)

İnananlara seslenen ayetler, öncelikle onlardan imanlarının gereği salih ameller işlemesini istemektedir. Allah’tan sakınmak, O’nu tanıyıp O’na karşı sorumlulukları yerine getirmek, bu meyanda öncelikle namazı kılmak, hayırların adamı olmak, Allah’a yaklaşmaya yol aramak ve cihad etmek. Allah’a yaklaşmaya yol aramak, O’nun ölçüleri doğrultusunda salih ameller işlemektir. Cihad da bunlardan biridir.

Allah’a yaraşır biçimde hakkıyla cihad etmek: Allah’a itaat namına yapılan her şey bunun içerisine girer. İnkârcılarla yapılan soğuk ve sıcak her türlü mücadele de bunun içindedir. İnsanın kendi nefis ve şeytanları ile yaptığı mücadeleler de buna dâhildir. Görüldüğü üzere bu kavram, son derece geniş bir kavramdır. Cihadın hakkı ise, hiçbir fedakârlıktan kaçmadan bu uğurda yapılabilecek her şeyi yapmaktır.

“Gerek hafif, gerek ağır olarak savaşa çıkın, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihâd edin. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır.” (Tevbe 41)

“Yoksa siz, Allah, içinizden cihâd edenleri sınayıp bilmeden, sabredenleri sınayıp ortaya çıkarmadan cennete gireceğinizi mi sandınız?” (Âl-i İmran 142)

“And olsun ki, biz sizi deneyeceğiz ki içinizden cihâd edenleri, güçlüklere sabredenleri bilelim ve söylediğiniz sözlerin doğru olup olmadığını sınayalım.” (Muhammed 31)

Bu ayetler de cihadın son aşaması olan sıcak savaşa işaret etmektedir. Kur’ân’ın pek çok ayetinde ‘kıtâl’ olarak adlandırdığı bu savaş, gerçek anlamda iman etmek, Kur’ân’la tanışıp onunla dolmak, onun gereğini yerine getirmek, sonra başkalarına dini anlatmak, Kur’ân mesajını onlara ulaştırmak, onları uyarmak. İşte bu aşamalardan sonra, nihayet onlar müslümanlar aleyhine faaliyetlerine devam ediyorlarsa, onları bundan men etmek için seferber olmaktır.

İslam âlimleri, İslam’daki sıcak savaşın (kıtâl) genellikle savunma amaçlı olduğunu belirtirler. Peygamberimizin bizzat başında bulunduğu gazve ve başında bulunmadığı, sahabeden birisini atadığı seriyyelerini inceleyen ilim adamlarımız, bunların ya doğrudan müslümanlar üzerine gelmekte olan bir saldırıya karşı koyma yahut dolaylı olarak muhtemel bir saldırı hazırlığını bertaraf etme amacına yönelik olarak düzenlendiğini söylemişlerdir

Ayetlerden anlaşılacağı üzere mücadele mal ve canla olacaktır. Önce malî fedakârlıklar yapılacak, ardından gerekiyorsa canlar ortaya konacaktır. Allah yolunda sıkıntılara katlanılacak, çileler çekilecek ve O’nun yolunda olunduğu gösterilecektir. Bu anlamda cihad, bir imtihandır. İyilerle kötülerin, samimilerle riyakârların, doğrularla yalancıların, fedakârlarla cimrilerin ayrıştığı zorlu bir imtihandır.

 

Büyük ve küçük cihad nedir?

Meşhur bir rivayete göre bir savaştan dönen Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:  “Biz küçük cihaddan büyük cihada dönüyoruz. Büyük cihad, kişinin kendi nefsiyle savaşıdır.” 3 Yukarda geçen Furkan suresi ayetinden anlaşılacağı üzere Büyük Cihad, Kur’ân ile yapılan mücadelenin adıdır. Bu ise, Kur’ân ayetleriyle kişinin dolması ve donanması, ardından ilahî mesajın insanlığa ulaştırılmasıdır. Nitekim sıcak savaşa izin verilmeyen on üç yıllık Mekke döneminde hep bu Kur’ân ayetleri ile cihad yapılmıştır. Gönüller ve beyinler Kur’ân ile inşa ve ihya edilmeye çalışılmıştır. Medine döneminde de bu kesintisiz devam etmiştir. Bu nedenle, nefislerin eğitilip ıslahı son derece önemlidir. Nitekim Peygamberimiz: “Dış düşmanlarınızla savaştığınız gibi kendi hevalarınızla savaşın… İnkârcılarla elleriniz ve dillerinizle savaşın.” 4

Şu ayetler de müminlerin temel özeliklerinden birinin mücahade olduğunu belirtir, ardından bu eylemin içerisinde olanların dosdoğru yola ve cennete gideceklerini haber vermektedir:

“Müminler onlardır ki Allah'a ve Elçisine inandılar, sonra şüphe etmediler; Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihâd ettiler. İşte doğru olanlar onlardır.” (Enfal 72)

“Ama bizim uğrumuzda cihâd edenleri biz, elbette yollarımıza iletiriz. Muhakkak ki Allah, iyilik edenlerle beraberdir.” (Ankebut 69)

“İnanan, hicret eden ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla savaşanların, Allah katında dereceleri daha büyüktür. İşte kurtuluşa erenler onlardır.” ( Tevbe 20)

Yüce Allah, yolunda olanları yardımsız bırakmayacaktır. Allah her zaman kendisi ile beraber olanlarla beraberdir. Yeter ki O’nunla olunabilsin, O’nun yoluna baş konulabilsin.

*Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fak. Öğretim Üyesi

 Dipnotlar:

1- Cürcânî, Kitabü’t-Ta’rifât, s, 80.

2- İsfehânî, el-Müfredât, s, 142.

3- Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ,  I, 511.

4- İsfehânî, el-Müfredât, s, 142.

 

 


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.