E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursanız, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya e-mail adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja olduğu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamazsanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

 

 

 ZEKİ SOYAK

CUMA SOHBETİ;


HAYATTA ÖLÜM DE BİR İMTİHANDIR 2

Değerli Müminler! Hz Ömer radıyallahu anh: “On şey vardır ki diğer on şey onunla salâh bulur.”  Yani,  on şey var ki onun karşısında on şey olmazsa, o on şey salâh bulmaz ve o kimse hayat bulmaz. Nedir onlar? Hz. Ömer radıyallahu anh, bu on şeyi şöyle sıralıyor.

1-Haram şeylerden sakınmadıkça akıl, aklıselim olmaz.

Demek ki aklın selamette olması, salâh olması haramlardan sakınmakla mümkündür. Efendim, falan insan çok akıllı, kısa zamanda zengin oldu, filan insan ne kadar akıllı, kısa zamanda nice makamları, mevkileri geçti, en yüksek mevkilere geldi. Eğer o parasını, Allah’ın emrettiği yerlerden helal olarak kazanmışsa ne güzel, cidden akıllılık yapmış. Eğer bir mevkiye, makama hak ederek gelmişse, o makamını İslam’a, millete hizmette kullanıyorsa çok güzel, cidden akıllı. Ancak malı mülkü, haram olarak kazanmışsak, Allah’ın men ettiği ticaretler yaparak kazanmışsak veya bir makama mevkiye Allah’ın nice emirlerini, İslam’ın nice hükümlerini hayatımızdan silerek, taviz vererek gelmişsek bu insanın oraya gelmesi, o makama gelmesi veya o malı kazanması akıllılığının işareti değildir. Bilakis aklının zayıflığına, zihninin, düşüncesinin zayıflığına işarettir. Demek ki aklımızı, aklıselim yapmanın yolu haramlardan sakınmaktır. Haram işleyen adama, akıllı adam diyemezsiniz. Hele hele Allah’ı inkâr eden, İslam’ı inkâr eden, Kur’an’ı inkâr eden, İslam’ın ebedî gerçeklerine çağdışı diyen insanlarda, akıldan hiçbir şey yoktur. Onlar aklını ziyan etmiş zavallı insanlardır.

2-İlimsiz fazilet olmaz.

Demek ki fazilet ancak ilimle; birincisi marifetullah, yani Allah’ı tanıma ilmi, ikincisi Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellemi tanıma, üçüncüsü İslam’ın ahkâmını tanımakla olur. Yani ilimlerin aslı ve özü budur. Bu hususta ilmi olmayan bir insan teknolojide, matematikte, fizikte vs. en ileri noktalara varsa, hatta icat edecek noktaya gelse bile, o insan cahildir. Çünkü en cahil insan Rabbini tanımayan insandır. Öyleyse faziletli insan demek, marifetullaha eren insan demektir. Yani Allah’ı tanıyan, Rasulullahı tanıyan, İslam’ı tanıyan insan demektir. Bu ilmin olmadığı yerde fazilet aramak, yok olanı aramak demektir.

Nitekim Şeyh Sadi Şirazi diyor ki: “Cahil davula benzer, sesi pek gür çıkar, ama içi boştur.” Evet, nice cahiller meydanları doldurur, binlerce, on binlerce kimse onları dinler, niceleri televizyon ekranlarında ahkâm keser, kendilerini on binlerce kimse dinler, seyreder. Eğer o kimse, bu manada bir ilme sahip değilse, Hakk’ı ve hakikati söylemiyorsa, o insan cahildir ve sadece davul gibi, sesi çok çıkanlardandır.

3- Allah korkusu olmadıkça zafer ve kurtuluş olmaz.

Allah korkusu olursa, insan hem kendi nefsine, şeytana, dünyaya, insanlara karşı zafer kazanır. Hem de savaş meydanlarında zafer kazanır. Ve cidden muzaffer olur. Allah korkusu olmayan, şeytana karşı nasıl zafer kazasın? Nefsine karşı nasıl zafer kazansın? Haramları işlememek hususunda nasıl zafer kazansın? Hak üzere sabit olmakta nasıl muzaffer olabilsin, bu mümkün mü? Ama bir insan düşünün, Allah’tan korkuyor. Konuşması, yemesi, içmesi, hizmetinde velhasıl her şeyinde Allah’ı görür gibi hareket ediyor. Böyle bir insan, nefsine karşı zafer kazanmaz mı? Elbette kazanır. Öyleyse Allah’tan korkmayan bir insanın bu sayılan şeylere karşı zafer kazanması mümkün değildir.

4- Adaletsiz hükümdar payidar olamaz.

Onun hükümdarlığı geçicidir. Belirli bir zaman içindir, sonu da perişanlıktır. Firavunu düşününüz, ona Allah diye tapıyorlardı, ama o zalimdi. Neticesi malum. Nemrut hükümdardı. Hatta tarih kitaplarına baktığımızda Nemrut, bilinen hükümdarlar içinde en zirvede olanlardan biriydi. Zamanında, dünyanın büyük bir kısmına hükümran oldu. Netice, bir sivrisinek burnundan girdi, beynine ulaştı, beynini kıtır kıtır yiyerek onu helak etti. Zalimin sonu budur. Ebu Cehil alay ettiği, çoban dediği, sende mi adamsın diye insan yerine koymadığı, sürekli hakaret ettiği bir insan tarafından Bedir zaferinde öldürüldü, helak oldu. Bu konuda, misaller o kadar bol ki. Zalimin akıbeti, öbür âlemdeki sonu ise dünya ile kıyas edilmeyecek şekilde daha müthiş olacak. Nedir o? Cehennem ateşi. Onun için idarecilere karşı, halkın müteyakkız olması lazım, idarecileri uyarması lazım. İdareciler, o makamlarını, mevkilerini nefisleri için veya orada daha fazla kalmak için kullanıyorlarsa, her gün kendilerine ateşten bir yer genişletiyor demektir. Peygamberimiz Efendimiz, canımız sallallahu aleyhi vesselem:

“Cihadın en üstünü, zalim bir hükümdara karşı hakkı söylemektir” buyurarak hem yöneticiler hem de yönetilenler bakımından çok güzel bir mesaj sunuyor.

5- Edep olmadan, nesep hiçbir değer taşımaz.

Babanız anneniz bakımından, ecdadınız bakımından en soylu bir aileden gelseniz bile, şayet edep ve ahlaktan nasibiniz yoksa siz hiçbir şekilde kıymet ve değer taşımıyorsunuz demektir. Demek ki insanlara fazilet veren, insanlara değer veren edeptir.

6- Güven ve itimat olmadan sürur ve huzur olmaz.

Her insan, birbirine itimat edecek ki sürur olsun, huzur olsun. Ailede, aile fertleri birbirine itimat etmiyor güvenmiyorsa, toplumda insanlar bir birine güvenmiyorsa, yönetenler yönetilenler birbirine güvenmiyorsa, öyle bir toplumda huzur aramak, yok olanı aramaktır. Bugün maalesef yöneticiler, büyük bir hata ve büyük bir kusur işliyorlar. Milleti potansiyel suçlu kabul ediyorlar, milletin inancıyla, değerleriyle alay ediyorlar, milletin inanç ve değerlerine saldırıyorlar.

7-Cömertlik olmadan zenginlik bir işe yaramaz.

İnsanların istifadesine sunulmayan zenginlik muteber sayılmaz. Sen milyarları yığ, Karunlar gibi mal mülk, hazineler yığ, fakat cimriysen, o malından insanları, milleti, halkı faydalandırmıyorsan o zenginliğe itibar edilmez.

8- Kanaatkâr olmadan zenginlik olmaz.

Zahirde malı çok ve de zengin olan öyle kimseler vardır ki gerçekte fakirdirler. Çünkü onlar ellerindekiyle asla kanaat etmezler. Hep malca kendinden yukarıdakilere bakarlar, onlara baktıkça dünyaya ve mala karşı hırsları artar, cimrilik yaparlar, mallarının azalacağı zannı ile fakir kalırlar. Böylece ahiret amelleri yönünden fakir kalırlar. Bazı kimseler de vardır ki malları azdır, belki de geçim sıkıntısı içindedirler, fakirdirler. Fakat ellerindekiyle kanaat ederler, gönüllerinde dünyaya karşı bir hırs yoktur. Gönülleri zengindir, gönülleri Rableri ile hoştur, O’ndan razıdırlar. İşte bu gönül zenginliğidir. Allah Teâlâ bir kudsi hadiste:

“Ben zenginliği kanaatte yarattım. İnsanlar ise zenginliği mal çokluğunda arıyorlar. Onu nasıl bulabilirler?”  buyurmaktadır.

9-Tevazu olmadan yükselmek değersizdir.

İsterseniz idari yönden, yöneticilik yönünden, zirvede olunuz. Ama kibirliyseniz, kendinizi beğeniyorsanız, milletinize karşı mütevazı değilseniz siz bir hiçsiniz. Farsça bir beyitte:

“Tevazu eyle, çünkü akıllı insanlar tevazu ederler. Bakmaz mısın? Yeryüzünde meyve veren ağaların, bütün dal ve budakları yere doğru eğilmiştir, ama odunluk, kerestelik ağaçlar göğe doğru ser vermişlerdir.” der.

10- Cihad, muvaffakiyetlerle salâh bulur.

Nefsinize karşı cihad da, muvaffak olacaksınız, ancak o zaman sizin cihadınız bir mana ifade eder. Bu her türlü cihad için böyle olmalıdır.

Değerli Müminler! Demek ki, hayat ve ölüm bir imtihandır. Hayat imtihanını kazanırsak, ölümümüz güzel olur. Ölümümüz güzel olursa, ahiretimiz güzel olur. Ebedî bir saadet, ebedî bir huzur ve sürur içerisinde yaşarız. Öyleyse geliniz tefekkür edelim. Geliniz, kendimizi baştan sona bir sorgulayalım. Ve bundan sonraki hayatımız İslama uygun yaşamak, o son imtihanları kazanmak için gayret edelim ve bunun için de Rabbimize dua edelim. Çünkü O’nun yardımı olmadan, O’nun izni olmadan muvaffak olmak mümkün değildir. Rabbimiz, bizleri müslüman olarak yaşatsın, müslüman olarak öldürsün, müslüman olarak haşretsin ve cennetinde bizi peygamberler meclisinde, hem meclis eylesin. Cennetinde Cemalullah’ı seyretmeyi nasip eylesin. (Amin)

 

 


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.