E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursanız, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya e-mail adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja olduğu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamazsanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

 

 

İLKADIMDAN

AKİF DURSUN;

Bismillah,

Kıymetli okuyucu,

Araplar altını saf hale getirmek, onu karışık bulunduğu diğer madenlerden ayırmak için kullandıkları potaya “fitne” derler. Altın, fitne sayesinde saflığını elde eder, altın olduğu açığa çıkar. Yoksa diğer madenlerle ve cu-rufla karışık halde kalır ve altın olduğu çok kere anlaşılmaz.

Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem bir hadis-i şeriflerinde, “İnsanlar madenler gibidir” buyurur. İnsanların hangi madenden olduğunun, hangisinin altın hangisinin gümüş hangisinin de işe yaramaz maden olduğunun açığa çıkması fitne sayesindedir.

Kur’an-ı Kerim fitne kavramını çeşitli şekillerde kullanır. Yeryüzünü fesada vermek, şirk, küfür ve batıl inançları yaymaya çalışmak, insanların can güvenliğini haksız yere tehdit etmek, imtihan gibi anlamları Kur’an’da bulmak mümkündür. Allah Teala’nın “katillikten şiddetli” olarak tavsif ettiği ve “yeryüzünde kalmayıncaya kadar” cihad edilmesini istediği fitne, şirk ve küfür ile bunlara dayanan nizamları herkese dayatmak isteyenlerin faaliyetleridir. İslam ile insanlar arasına konan her türlü engel de fitne kavramının şümulüne girer.

Allah Teala müslümanlardan, hem ferdî fitneleri olan mal, makam, mevki, nefis, evlat ile hem de genel fitneler olan şirk, küfür, zulüm, ırkçılık, İslam’ın anlatılmasına mani engeller, sömürü, işkence gibi hususlarla cihad etmelerini istemiştir. Müslümanların yeryüzünde herkesi müslüman yapmak gibi bir vazifeleri yoktur ama yeryüzünde fitne bırakmamak gibi bir vazifeleri vardır. Yeryüzünde sömürü, haksızlık, zulüm bırakmamak, bunun için her çeşidiyle cihad etmek müslümanların en önemli vazifelerindendir. Bu cihad sırasında şehit olan müslümanlar en büyük mükâfatı alırlar.

Müslümanların, cihadı hakkıyla anladıklarında, yeryüzünde kurulan sömürü çarkına sokacakları çomak hâkim güçler tarafından çok iyi anlaşıldığı için “cihad” kavramını değiştirmek için ellerinden geleni yapmaktadırlar. Bunun için de hoca kılıklı fitnebazlar kullanılmaktadır. Cihadı sadece savunma pozisyonuna, kalemle yapılan mücadeleye ve nefislerle olan mücahedeye indirgemek sömürücü güçlerin ekmeğine yağ sürmektir. Kalemle, nefisle yapılan mücadele ve mücahedeler de çok önemli olmakla birlikte “yeryüzünde fitne kalmaması” sadece bunlarla temin edilemez. Bizzat fiili savaş cihadın içinde vardır ve en fazla övülen, en fazla mükâfat vaat edilen cihad da budur. Ayrıca müslümanlar sadece kendilerine saldırıldığında değil yeryüzünde fitne olduğu müddetçe savaşmakla yükümlüdürler.

Müslümanlar, aralarına sokulmak istenen “asabiyet” yani ırkını, mezhebini, topluluğunu, meşrebini putlaştırma fitnesine karşı da çok dikkatli olmak zorundadırlar. İnsanların zayıf noktası olan “asabiyet”, sömürülerini devam ettirmek isteyen küresel sömürücülerin en çok kullandığı fitne çeşididir.

Hepimiz fitnenin her türlüsüne, özellikle de İslam’ı yok etme, engelleme fitnesine karşı her çeşit gayreti göstermeliyiz. Yoksa şu ayet-i kerimenin anlattığı duruma düşeriz:

“Ve öyle bir fitneden sakının ki, içinizden yalnızca zulüm yapanlara dokunmakla kalmaz. Ve bilin ki, Allah'ın cezası şiddetlidir.” (Enfal 25)

Selam ve dua ile…

 

 


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.