E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursanız, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya e-mail adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja olduğu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamazsanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

 

 

İLKADIMDAN

AKİF DURSUN;

Bismillah,

Kıymetli okuyucu,

Amerika’nın 1950’den sonraki İslam dünyasını ekonomik ve kültürel işgali 1991 Körfez Savaşıyla fiili işgale doğru evrilmiş, 2003 yılı Irak ve Afganistan işgali ile de fiilen işgal net şekilde ortaya çıkmıştır. Amerika, ileri karakolu İsrail ve ceddi İngiltere ile kolkola, Avrupa ülkelerinin zımnî, başka ülkelerin gönüllü gönülsüz desteği ile İslam dünyasının neredeyse (işine yarar) tamamını işgal peşinde koşmakta, ha bire haritalar yayınlamaktadır.

Bir zamanlar göz boyamak için kullandığı insan hakları, demokrasi, kadın hakları gibi kavramları silah gibi kullanmakta; bunlar geçerli olmazsa terör, terörist ülke, terörist teşkilat gibi kavramlara başvurmakta; bu da olmazsa açıkça, ‘ben güçlüyüm, dediğim olur’ demektedir.

Parayla veya gönüllü olarak kiralanan kalemler ha bire Amerika’ya karşı konamayacağının, onun adeta Kadir-i Mutlak olduğunun propagandasını yapmakta ve kendi selametimiz açısından gönüllü köle olup kardeşlerimizi satmamızı, asla direniş göstermememizi yazmaktalar. Halkından kopuk despot rejimler pis iktidarlarını biraz daha devam ettirmek için pis anlaşmalar, çirkin işbirlikleri yapmaktalar. Bir de bunun âlimli kılıklı belamlar ayağı var ki o hepsinden acısı. “Aman Amerika’yı kızdırmayalım, Şiiler kardeşimiz değil v.b” herzeleri söyleyen ve bunu savunan ilim adamı kılıklılara diyecek bir söz bulamıyoruz.

Batı dünyası ile İslam dünyası arasında 1400 yılı bulan bir mücadele var. Bu mücadelenin çoğunda biz galip gelmişiz ama özellikle son iki yüz yıldır batının bir üstünlüğü var. Kimse 21. yüzyıla geldik diye bu mücadelenin bittiğini veya “tarihin sonunun geldiğini” zannetmesin. Batılılar ister Hıristiyanlık davası için misyonerlik yapsınlar, isterse kapital için sömürmeyi düşünsünler sonuç aynı yere çıkmaktadır: İşgal. Zaten misyonerlik ile işgal yan yana yürüyen iki hadise. Misyonerler gittikleri ülkelerin batılılar tarafından işgal edilmesi için ön faaliyet yapıyorlar ya da işgalcilerle beraber bir ülkeye giren ilk insanlar misyonerler oluyorlar. Misyonerler, işgalciler kendilerine uygun ortam sağladığı için; işgalciler de misyonerler milli direnişleri kırmada etkili oldukları için memnunlar. Alan da satan da razı.

Kıymetli okuyucu, Batı dünyası Türkler Anadolu’ya(İklim-i Rum’a) girdiğinden beri Türkleri bu topraklardan atmak için plan üstüne plan, savaş üstüne savaş, harita üstüne harita yapmışlardır. Bu süreç devam etmektedir. Yüzyıllar boyunca onların planlarını akamete uğrattığımız gibi çağdaş planları da akamete uğratacağız. Ancak bunun için çok çalışmak, gayret etmek ve benliğimizden uzaklaşmamız gerekir. Eğer biz Hak üzere sabit olursak Allah’ın yardımı gelecektir. Bir avuç direnişçi Irak’ta dünyanın tek süper gücüne kök söktürmekte, 5-6 bin kişilik Hizbullah savaşçıları yenilmez(!) sanılan İsrail ordusunu bozguna uğratmakta. Kadir-i Mutlak olan Allah’tır. Eğer O’na güvenir ve gerekeni yaparsak izzet ve zafer bizim olacaktır.

Herkes bir harita yapıyor da biz neden harita yapmıyoruz? Hem biz Selçuklu, Osmanlı ve Roma’nın varisi değil miyiz? Mirasımıza neden sahip çıkmıyoruz? Artık yenilgi psikolojisini üzerimizden atalım. Sıkıntıysa sıkıntı, ölümse ölüm. Dünyadan topladığımız yükleri artık bırakmanın vakti gelmedi mi?

Selam ve dua ile…


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.