E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursanız, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya e-mail adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja olduğu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamazsanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

 

 

KİTAP TANITIM

MEHMET DERİ;

Çokanlamlılık Sorunu

İlâhi vahyin son halkasını oluşturan Kur’an, nâzil olduğu dönemin ilk muhataplarının dilini bir vasıta olarak kullanmıştır. Diğer dillerde olduğu gibi Arap dilinde de çokanlamlı kelimeler bulunmaktadır. Zira bir kelimenin birden fazla anlama delâlet etmesi hususu, bütün tarihi boyunca insanoğlunun kullanmış olduğu bir iletişim ve anlaşma aracı olan dil olgusunun temel özelliklerinden birisidir.

Çokanlamlı kelimelerin anlamlarını tayin aşamasında genel olarak üç türlü problemle karşılaşılmaktadır. Bunlar; ya kelimenin her geçtiği yerde -diğer anlamlarını görmezden gelerek- ona kelimenin tek bir anlamını yüklemek veya kelimenin tek bir kullanımında tekil olarak içerdiği anlamların tümüne delâlet ettiğini söylemek, ya da kelimenin içinde kullanıldığı ortam ve bağlamı göz ardı ederek, delâlet ettiği anlamlardan kişinin istediği herhangi bir anlamı ona yüklemektir. Şahin Güven, “Kur’an’ın Anlaşılması ve Yorumlanmasında Çokanlamlılık Sorunu” adlı kitabında bu problemleri dile getirmiş, çözümler önermiş. Yazar, eserin yazılma gerekçesini şu şekilde açıklamaktadır:

“Arap dilindeki çokanlamlılık olgusunun tespiti ile Kur’ân’ın anlaşılması ve yorumlanması aşamasında bu kelimelerin anlamlarının tayini hususunda karşılaşılan sorunların tartışılarak belirli tercihlerde bulunmak.”

Bir doktora tezi olan eserin danışmanlığını Prof. Dr. M. Zeki DUMAN Bey yapmış ve çalışmaya bir de Takdim yazısı yazmıştır.

Eser iki ana bölümden oluşmaktadır. Müellif birinci bölümde, dilin tanımı, dillerin doğuşu ve Kur’ân dilinin özelliklerine dair bilgiler vermekte, devamında da anlam, anlama, tefsir, te’vîl ve anlam çeşitleri olan temel ve yan anlam konuları hakkında detaylı bilgiler sunmaktadır. Çalışmanın bu aşamasında çokanlamlılık konusu, öncelikle modern dilbilim ve anlambilim bağlamında ele alınmakta, ardından da çokanlamlılık kavramının anlam alanını tespit etme aşamasında, Arap dili ve özellikle de usulcülerin ıstılahındaki karşılığı olan   “lafz-ı müşterek” ve müfessirlerin ıstılahındaki “vucûh ve nezâir” kavramları incelenerek çokanlamlılığı oluşturan unsurlar tespit edilmeye çalışılmaktadır.

İkinci bölümün hemen girişinde Kur’an’daki çokanlamlı kelimelerin tespiti ile ilgili olarak vucûh ve nezâir alanında yazılmış olan şu eserler incelenmiştir:

1. Mukâtil b. Süleymân(ö. 150/767)’ın “el-Vucûh ve’n-Nezâir” isimli eseri,

2. Yahyâ b. Sellâm(ö. 200/815)’ın “Kitâbu’t-Tesârîf” isimli eseri,

3. Hakîm et-Tirmîzî(ö.285/898)’nin “Tahsîlü Nezâiri’l-Kur’ân” isimli eseri,

4. Ebû Abdullah ed-Dâmiğânî(ö. 478/1085)’nin “el-Vucûh ve’n-Nezâir fi’l-Kur’âni’l-Kerîm” isimli eseri,

5. İbnü’l-Cevzî(ö. 597/1201)’nin “Nüzhetü’l-Â’yuni’n-Nevâzir fî İlmi’l-Vucûh ve’n-Nezâir” isimli eseri.

Adı geçen bu eserlerin incelenmesi sonucunda müellif bu tür eserleri, kavram çalışması yapan ve Kur’an’ın içerdiği konulara dair fihristler hazırlayan kimselerin istifade edebilecekleri en önemli kaynaklar arasında saymaktadır.  

Daha sonra çokanlamlı kelimelerin anlamlarına delâletinin kapsamlılığı açısından, umum mu yoksa husus mu ifade ettiklerine dair tartışmaları ele alan müellif, özellikle usulcülerin arasında cereyan eden bu tartışmalara ayrıntılı olarak yer vermiş, ama bununla birlikte genel olarak müfessirlerin bu tartışmalar karşısında nasıl bir tavır aldıklarını tespit etmeye çalışmıştır. Çokanlamlı bir kelimenin kullanım ortamında, bütün anlamlarına mı yoksa bunlardan sadece bir tanesine mi delâlet ettiği ile ilgili birbirine zıt iki görüş serdeden her iki yaklaşım sahiplerinin de delillerini değerlendiren müellif, konuyu Kur’an’daki  “kur’ ve nikâh” kelimelerinin anlamlarına delâleti hususundaki tartışmalar örneği çerçevesinde işlemiştir.

Yine müellif, çokanlamlı olsun veya olmasın, herhangi bir şekilde birden fazla anlama delâlet eden kelimelerin, kullanım ortamlarında sadece tek bir maksada yönelik olarak kullanıldıklarını ve bu sebeple de, bu türden kelimelerin cümle içerisindeki kullanım anlamlarının tespit ve tayininin, ancak ve ancak metnin bağlamı dâhilinde gerçekleşebileceğini iddia etmektedir. Çünkü ona göre “hiçbir anlamlı ifade, bir bağlama sahip olmaksızın varolmamaktadır. Zira belirli bir kullanım alanına dâhil edilmeden önce kelimenin, farklı zamanlarda ve çeşitli vesilelerle kazandığı birden fazla anlama delâlet etmesi pekâla mümkündür ve bu anlamda kelime âdeta özgürdür. Ancak kullanım alanına girdikten sonra, o cümleyi kuran kimse tarafından çokanlamlı kelimenin anlamı da belirlenmiş olur. Dolayısıyla anlam, sadece dilin temel birimleri olan kelimelerde değil, aynı zamanda söylemin temel birimi olan cümle ve ifade düzeyinde de ele alınmak zorundadır.”

“Kur’ân Kavramları ve Terimleri Sözlüğü”, “Kur’ân Fihristi” gibi çalışma yapan araştırmacılar için önemli bir metodolojik kaynak olan bu eser, 348 sayfadan ibarettir ve Denge yayınları arasından çıkmıştır. (Denge Yayınları, 1. Baskı, Ekim-2005,  Tlf: 0 212 524 75 24)

 


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.