E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursanız, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya e-mail adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja olduğu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamazsanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

 

 

İDRİS ARPAT

GÖNLÜMÜZDEN GÖNLÜNÜZE;

  Gönüllerin Güzel Kokulu Çiçekleri

 (M. Özdamar’ın ‘Şah-ı Nakşı Bend’ isimli eserinden… İst. 1997)

- İnsanlığın her zaman, her devirde muhtaç olduğu adalet ve ihsanın teminatı Allah’ın dinidir.

Din zulmü önlemek içindir. (s. 89)

Hâce Abdullah Gücdüvâni:

Din caddesinde emirlere ve yasaklara dikkat et. Kolaya kaçma! Sünnetlere uy ve ilaveden kaçın. (s. 30)

Şah-ı Nakşıbend:

Bize ibadet ve muamelatına mağrur kalın adamlar değil, kusur ve kusurlarında boynu bükülmüş ince insanlar lazım. (s. 157)

“Masivaya taalluktan arınmak” Allah’ın gayrına ilgi duymamak anlamına geliyor. (s. 159)

Yaratıkları, yaratandan ötürü hoş görerek boş görmemek (gerekir)

Emir Gülal’ın çömlekhânesinde en çok dikkat edilen şey temiz nefes ve helal lokmadır.

Dergâhta isteksizliğe yer olmadığı gibi, tembel tenekeliğe, miskinliğe, ekmek elden su göldenciliğe de yer yoktur. Herkesin alınteri ve emeğinin karşılığıyla mesûd bir şekilde geçinmesi gerekiyor. (s. 42, 43)

Mehmed Bahâeddin, yakınları da dâhil, başkalarına yük olmamaya özel bir özen gösterirdi. (s. 95)

“Sultan sofralarına karşı perhizliyim” der, devlet erkânının yemeğini asla yemezdi. (s. 98)

“Yaratana bakmak gerekir, yaratılana değil” ilkesi çerçevesinde kâinatın künhüne yol bulma gayretine murakabe denir. Bu anlamdaki murakabenin hakkını vermek nadir kişilere nasip olur. (s. 166)

Tarikat-ı Nakşibendi de derviş, bir anlamda gönüllü, bir anlamda gönülsüz gerektir. Gönüllüğü yaptığı işi severek, benimseyerek, isteyerek, aşkla şevkle yapması (demektir). Gönülsüzlüğü ise hiç kimseye, hiçbir konuda gönül koymamasıyla ilgilidir.

Her hal-ü karda, her şeye rağmen, halkın içinde Hakk’la olabilmek (bir ilke olarak) benimsenecektir. (s. 148)

Mehmed Bahâeddin Şah-ı Nakşibend buyurdular ki;

“Bizim yolumuz sohbet yoludur. Ancak sohbetin bir şartı vardır, sohbet edenlerin birbirlerine karşı varlık gösterişine girmemeleri ve birbirlerinde yok olmaları gerekir.” (s. 163)

“Derviş odur ki, taşrası bî renk ola, derunu bî renk ola.” (Yani durum ne olursa olsun sükûnetini muhafaza ede, kimseye kin, haset ve düşmanlık beslemeye. Aksine, cümleye merhamet ve muhabbet üzere ola.) (s. 90)

“Bu hırka içinde bulundukça ben,

Çekinirim incitip incinmekten.” (s. 168)

Keramet göstermesini isteyen birine Şah-ı Nakşibend şöyle buyurur:

“Bunca kusur ve küsûrumuza rağmen, yerin dibine batmıyor da, yeryüzünde hâlâ önsüz sonsuz lütuflara mazhar oluyoruz. Bundan büyük keramet mi olur?” s. 135

Hâce Abdullah Gücdüvânî ilkelerinden üçü:

A- Sefer der vatan:

İnsanın kendi iç ve dış ilişkiler ortamında hamlıktan olgunluğa sürekli sefer etmesi. Kendinden geçip göçerek Allah’a yolculuk etmesi. (s. 147)

B- Huş der dem:

Geçmiş ve gelecek endişelerinden arınarak ânı yaşamak, sevgiyle, aşkla şâd olmak. (s. 147)

C- Nazar ber kadem:

Ayakucuna bakmak. Gözün peşi sıra akıp gitme eğilimine sahip gönlü dağınıklıktan korumak.

Şah-ı Nakşıbend şöyle buyurdular:

Hadis-i Kudsî’de ifade edildiğine göre, Cenab-ı Hakk Dâvud aleyhisselama,”Beni ve dostlarımı dost edin ve Beni kullarıma sevdir” buyurur. Dâvud aleyhisselam “Ya Rabbi, Seni ve dostlarını dost edinmeye gücüm yeter, ama Seni kullarına nasıl sevdiririm?” der. Cenab-ı Hakk: “Kudret, azamet ve nimetimi iyi anlatarak” buyurur. (s. 163)  

 

 


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.