E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursanız, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya e-mail adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja olduğu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamazsanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

 

 

FIKIH

CEMİL USTA;

FİTNE

Soru:Zamanın fitneleri zuhur etmektedir. Bu fitneler nelerdir. Bizler mevcut fitnelerden nasıl korunmalıyız? Abdullah Eren / İstanbul

- Fitne öldürmekten çok daha şiddetli bir kötülüktür.

- Katil insanı yalnız dünyadan çıkarır. Fitne ise hem dinden hem dünyadan oldurur.

1- Küfür bir fitnedir. Zira küfür; yeryüzünde fesada ve zulme sebep olduğundan fitne olduğu gibi küfür de katilden daha kötü bir cinayettir. Çünkü sahibi ebediyen cehenneme müstahak olur.

2- Şirk, fitnedir. Ayet-i celilede Allah Teala şöyle buyuruyor:

“Fitne tamamen yok      edilinceye ve dinde yalnız Allah için oluncaya kadar onlarla savaşın.” (Bakara 193)

Burada fitneden murad şirktir. Allah Teâlâ, insanlığın dünya ve ahiret saadeti için fitnenin başı olan şirkin ortadan kalkmasını emretmektedir. Bunun için Aleyhissalatu vesselam efendimiz:

“Ben bu insanlarla lailahe illallah diyecekleri ana kadar savaşla emrolundum, onu dedikleri zaman benden canlarını kurtarırlar” buyurmuştur.

Müşrik ikiye ayrılır.

1- Zahirî müşrik: Açıktan açığa Allah’a şirk koşan, iki ilah kabul edenler.

2- Hakiki müşrik: Hakikaten tevhide ve din-i İslam’a kâfir olanlar, yani mümin olmayan gayri müslimlerdir. Bu manada ehli kitab olan yahudi ve hıristiyanlar dahi müşriktirler. Zira bunlar zahiren tevhid iddiasına rağmen hakikatte Allaha çocuk isnad ederler. Nasara teslise kaildirler ve Mesih Allah’ın oğlu derler. Yehud da Üzeyir Allah’ın oğlu demişlerdir. Böyle demekle beraber tevhid iddia ederler. Binaenaleyh her ikisi de zahirde müşrik    değilseler de hakikatte müşriktirler. (Elmalılı Tefsiri 2-770)

Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Yahudiler Üzeyir Allah’ın oğludur, dediler. Hıristiyanlar da Mesih (İsa) Allah’ın oğludur,    dediler. Bu onların ağızları ile geveledikleri sözlerdir. Sözlerini daha önce kâfir olmuş kimselerin   sözlerine benzetiyorlar. Allah onları kahretsin! Nasıl da (Haktan batıla) dönüyorlar.” (Tevbe 30)

Şirkle ilgili Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:

“O Allah kendisine (şirk) ortak koşulmasını asla bağışlamaz ondan başka günahları dilediği kimse için bağışlar. Kim Allah’a ortak koşarsa büsbütün sapıtmıştır.” (Nisa 116)

Allah inkârla muttasıf olanları tevbe ve iman etmezlerse bağışlamaz. Çünkü hikmet-i teşriiye inkâr kapısının kapanmasını gerektirir. İnkârın, iman etmeksizin bağışlanmasının caiz olması ise bu kapının açılmasına götürür. Çünkü inkâr ve masiyet karanlıklarını, ancak iman nuru aydınlatabilir. İmanı olmayanın ise ne inkârı ne de masiyetleri bağışlanır. Bundan başkasını, yani çirkinlikte Allah’a ortak koşmaktan daha aşağı olan, küçük olsun büyük olsun bütün günahları, tevbe etmeseler bile kendi katından bir fazl ve ihsan olarak bağışlar, fakat herkesi değil sadece şirkten başka günahı olanlardan dilediklerini bağışlar.

Peygamberimiz aleyhisselam fitnenin nasıl bir tehlike olduğuna şöyle işaret ediyor:

“Karanlık gecenin (zifiri) karanlıklarına benzeyen fitneler zuhur etmeden amellere şitab edin (zira o fitneler zuhur ettiği vakit) kişi mümin olarak sabahlayacak, kâfir olarak akşamlayacak yahut mümin olarak akşamlayacak kâfir olarak sabahlayacak dinini bir dünya metaı mukabilinde satacaktır.” (Müslim 1/446)

3- Allah Teala’nın haramı ve helallerini ihlal etmek de bir fitnedir. Müminlerin haram ve helaller konusunda Allah’ın emirlerine muhalif hareket etmemesi gerekir. Allah Teâlâ, bu hususta müslümanlara muhayyerlik hakkı vermemiştir. Bir müminin, zamanın şartları,       diyerek haramlara dalması fitnenin ilerisinde manevî bir ölümdür. Ayet-i celilede Allah Teâlâ kâfirlerin   konumuna şöyle işaret ediyor:

“Allah’ı ve peygamberlerini inkâr edenler ve (iman hususunda) Allah ile peygamberlerini birbirinden ayırmak isteyip, bir kısmına iman ederiz ama bir kısmına inanmayız, diyenler ve bunlar (iman ile küfür) arasında bir yol tutmak isteyenler yok mu; işte gerçekten kâfirler bunlardır.” (Nisa 150-151)

Müminler haram ve helaller konusunda net olmalılar. Zira müminlerin ahirete imanı vardır. Dünyadaki bu yanlışların mutlaka mahkeme-i kübrada hesabı sorulacaktır. Müslüman önce dînî vecibelerini   yerine getirmeli, diğer insanlara karşı iyiliği emretmeli, kötülüğü, haramları nehyetmelidir. Müminler iyilik ve takvada birbirine karşı yardımcı olmalı, günah ve düşmanlık hususunda ise        birbirlerine mani olmalıdırlar.

İşte bu güzel haller müminlerin şiarıdır. Aksi halde bir ayet-i          kerimede Allah Teâlâ şöyle         buyuruyor:

“Münafıkların erkekleri de kadınları da birbirlerine benzerler. Kötülüğü emreder, iyilikten sakındırırlar ve Allah yolunda harcamaktan ellerini sıkı tutarlar. Allah'ı unuttular da, Allah da onları unuttu. Gerçekten de münafıklar hep fâsık kimselerdir. Allah, erkek kadın bütün münafıklara ve bütün kâfirlere cehennem ateşini ebedî olarak vaat buyurdu. O ateş onlara yeter. Allah onlara lânet etmiştir. Onlara bitmez tükenmez bir azap vardır.”  (Tevbe 67-68)

4- Asayiş-i umumiyyeyi ihlal, din can, mal, ırz ve akıl emniyetinin kalmaması da bir fitnedir. Zina suç olmaktan çıkmış, başörtüsü yasaklanıyor, kınanıyor, başörtülülere başörtüsünden dolayı bazı haklar   verilmiyor ise bu azim bir fitnedir. Allah’ın emirlerini ve helalleri ihlal edip haramları teşvik eden, helalleri yasaklayanlar Allah ve Rasulüne karşı savaş açmış demektir. Asayiş-i umumiyyenin salahı için bazı maslahatlar var ki bunlar bulunmazsa, hayat düzeni kökünden sarsılır. İnsanlar arasında huzursuzluk, kargaşalık baş gösterir. İnsanların işlerinde düzensizlik, dengesizlik hâkim olur. Bu sebeple bu maslahatlar Allah katında aslî maslahatlardır. Cemiyetin düzen ve intizamını sağlayan bu maslahatlara gereği gibi riayet edilmesi zaruridir.

Zaruri maslahatlar:

a- Dinin korunması: Dinde esas olan iman ve salih ameldir. Toplumun dünya ve ahiret saadeti için dînî vecibeler usulü dairesinde yerine getirilmeli

b- Neslin korunması: Nikâh gölgesinde, aile teşkilatı en güzel halde muhafaza edilmelidir. Bundan dolayı Kur’an, zinayı haram kılmıştır.

c- Nefsin korunması: Yemek, içmek, giyinmek ve benzeri ihtiyaçları helalinden ve meşru zeminler içerisinde temin edilmelidir.

ç- Aklın korunması: Allah, insana vermiş olduğu akıl sebebiyle onu kendine muhatap kabul etmiştir. Aklın korunması için içki haram kılınmıştır.

d- Malın korunması: Dinimizde fertlerin helalinden mal mülk sahibi olmaları kabul edilmiş ancak gayri meşru kazanç haram kılınmıştır. Faiz, kumar gibi.

5- Bazı giysiler de fitneye vesiledir. Her müslüman için avret mahallerini örtecek elbise giymek farzdır. Ayet-i celilede şöyle  buyruluyor:

“Ey âdemoğulları! Size ayıp yerlerinizi örtecek giysi, süslenecek elbise yarattık. Takva elbisesi, işte o daha hayırlıdır.” (Araf 26)

Öyle elbiseler var ki kişiyi cennetten uzaklaştırır, cehenneme yaklaştırır. Böylesi hallerden sakınmak lazım aksi halde cehennemin azabı elimdir.

Netice olarak fitneden korunmak ancak Kur’an ve sünnet çerçevesinde mümkündür. Zaten bu fitnelerin zuhuru İslam’dan uzaklaşmamızın neticesindendir. Mecelle kaidesi:

“Def-i mefsedet celb-i menfaatten evladır.”

Sivrisinekleri öldürmekle bitmez bataklığı kurutmak en kısa yoldur. Yeryüzündeki mevcut fitneleri kaldırmamızı Allah Teâlâ emrediyor. Yeryüzünde fitne kalmayıncaya, din tamamen Allah’ın oluncaya kadar bizden mücadele isteniyor. (Enfal 39)

Yeryüzündeki fitneler bütün şiddetiyle devam ediyor ve hepsi de küfürden, zulümden kaynaklanıyor. İşte Irak, işte Filistin, işte Çeçenistan, Afganistan ve diğerleri…

Neredeyse dünyanın her bölgesinde zulüm, işkence, gözyaşı var. Ne zamanki insanlık Muhammedî ahlaka sahip olursa, Kur’an’ın metotlarını ve nizamını hayatına uygularsa işte o zaman dünya yaşanır hâle gelir.

Allah’ım Firdevs cennetinde bizleri ümmet-i Muhammed’le buluştur. Dünyanın fitnesinden ümmeti muhafaza eyle.

Allah’ım ümmet-i Muhammedi Kur’an’a mahkum et. Âmin.

 


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.