Hepsinden
Bir İzdüşümü Bulunsun Üzerimizde
Âlemlerin Rabbi, Halikı,
merhametlilerin en merhametlisi, Celal ve İkram sahibi Rabbime
hamdeder, şükrederim.
Ahir zaman nebisi,
Peygamberimiz, Efendimiz Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve
sellemle, onun âline, ashabına salât ve selam ederim.
Mademki Sevgili
Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem: “Ashabım yıldızlar
gibidir hangisine tabi olursanız hidayete erersiniz.”
buyurmaktadır. O halde, neden o yıldızların hepsinden üzerimizde
bir izdüşümün bulunmasını istemeyelim. İsteriz elbet Rabbimizin
lütfuyla ve keremiyle.
Hz. Ebu Bekir Sıddık
radıyallahu anh gibi olmayı isterim. “Allah’ın ateşten azat
ettiği kimsesin” müjdesine nail olabilmek için. Akılların
durduğu bir noktada bile “eğer o söylüyorsa doğrudur” diyerek
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellemi tasdik eden, O’na karşı
teslimiyetini ve sadakatini gösteren bir dost olabilmek için.
Sadakate ve teslimiyete pek çok ihtiyaç olan günümüzde yaşamak
isterim bu vasıfları Ebu Bekir Sıddık radıyallahu anh gibi.
Gerektiğinde malla cihadı da yapabilmeyi isterim, sadece
Mevla’yı isterim, marifetullahı dünya taamına tercih etmek
isterim, dünya içeceklerinin yerine muhabbetullah isterim, her
zaman ahiret amellerini dünya ameline tercih etmek isterim ve
Rasûlullah’ın izini onun gibi hiç kaçırmamak isterim.
Hz. Ömeru’l Faruk
radıyallahu anh gibi olmayı isterim. “Güneş, Ömer’den daha
hayırlı bir kimse üzerine doğup batmadı.” hadisi şerifine nail
olabilmek için. “Fırat kenarında bir koyun kaybolsa adl-i ilahi
Ömer’den sorar” diye devamlı sorumluluğunu düşünerek yaşamayı
isterim onun gibi. Kurtla kuzuyu bile barıştırabilecek bir
adaleti yaşayabilmeyi kim istemez. Gönüllerin İslam’a muhtaç
olduğu zamanımızda böylesine bir adaletle fethedebilmek
gönülleri, beldeleri.
Hz. Osman Zinnureyn
radıyallahu anh gibi olmayı isterim. “Kendisinden meleklerin
hayâ duydukları bir kimsedir.” hadis-i şerifindeki hayâ’ya ve
edebe erebilmek için. Kıtlık zamanlarında bile bir kervan
yükünün hepsini ahirette verilecek olan mükâfatı düşünerek infak
edebilmeyi isterim onun gibi.
Hz. Aliyyü’l Murteza
radıyallahu anh gibi olmayı isterim. “Sen dünyada da ahirette de
kardeşimsin!” hadis-i şerifindeki kardeşliğe erebilmek için.
İlâhî takdire tam teslimiyetinden dolayı ona söylenen murteza
isminden hisse alabilmek için. Ölüm tehlikesi karşısında bile
teslimiyetini göstererek Nebi’nin yatağına uzanışı gibi korkusuz
olmayı isterim. Kötülüklere sürekli olarak iyilikle mukabele
ederek Rasûlullah’ın sevgisine nail olabilmeyi isterim.
Talha bin Ubeydullah
radıyallahu anh gibi olmayı isterim. “Yeryüzünde (iki ayak
üzerinde) yürüyen bir şehit görmek isteyen Talha bin
Ubeydullah’a baksın.” hadis-i şerifine mazhar olacak bir kıvama
erebilmek için. Gelebilecek bütün tehlikelere karşı elini,
kolunu ve bütün vücudunu siper ederek, cennette Rasûlullah’a
komşu olmayı isterim. Tehlikelerin savaş okları gibi her
taraftan yağdığı zamanımızda gelecek zararlardan koruyabilmek
için ümmeti, onun gibi olmayı isterim.
Zübeyr ibnu’l Avvam
radıyallahu anh gibi olmayı isterim. “Her peygamberin bir
havarisi vardır. Benim havarim ise Zübeyr ibnu’l Avvam’dır.”
hadis-i şerifindeki yardımcılığa, samimi dostluğa, erebilmek
için. Cayır cayır yanacağı zaman bile imanından taviz
vermeyeceğini söyleyen o iman eri gibi olmayı isterim. Kılıcını
Allah yolunda ilk önce sallamak, hayırlı işlerde öncülük yapmak,
İslamî güzellikleri yaşamada örnek olmak, kapanmayan bir sevap
kapısını elde etmek isterdim.
Sa’d ibnu Ebi Vakkas
radıyallahu anh gibi olmayı isterim. Rasûlullah’ın, “Ey Sa’d
(okunu) at! Annem ve babam sana feda olsun!” dediğini duyabilmek
için. Sevgililer arasında tercih yapmak zorunda kaldığımızda,
“Allah’ı ve Rasûlullah’ı sizden daha çok seviyorum. Vallahi
sizin bin canınız olsa ve bunları birer birer İslamiyeti
bırakmam için verseniz, ben yine dinimden vazgeçmem” diyebilmek
isterim onun gibi.
Said ibnu Zeyd radıyallahu
anh gibi olmayı isterim. Rasûlullah’ın, “Zeyd, kıyamet günü
başlı başına bir ümmet olarak dirilecektir.” müjdesine erebilmek
için. Hata yaparım korkusuyla Rasûlullah’tan hadis rivayet
etmedeki hassasiyetinden ben de hisse almak isterim.
Abdurrahman bin Avf
radıyallahu anh gibi olmayı isterim. Rasulullah’ın “Sen
göktekiler ve yerdekiler kadar eminsin.” dediğini duyabilmek
için. Kazandığı malların hesabından korkup devamlı bir infak
seferberliği içinde olabilmeyi isterim onun gibi.
Ebu Ubeyde ibnu’l Cerrah
radıyallahu anh gibi olmayı isterim. Rasulullah’ın, “Her ümmetin
bir emini vardır. Bizim eminimiz, ey ümmet, Ebu Ubeyde ibnu’l
Cerrah’tır.” buyruğuna erebilmek için. Yetişmiş insana çok ama
çok ihtiyaç olduğu zamanımızda onun gibi emin insanlar
yetiştirebilmek için.
Abbas ibnu Abdulmuttalib
radıyallahu anh gibi olmayı isterim. Rasulullah’ın, “Allah’ım!
Abbas’ı ve oğlunu mağfiretine erdir, öyle bir mağfiret et ki
zahirî batinî bütün günahlarına ulaşıp temizlesin, hiçbir günah
hariç kalmasın. Allah’ım ona çocuğu sebebiyle ikram et.”
dualarını duyabilmek için. Gür sesimle insanları Allah’ın ve
Rasûlü’nün çevresinde toplayabilmek için.
Cafer ibnu Ebi Talib
radıyallahu anh gibi olmayı isterdim. Rasulullah’ın, “Cafer’i
gördüm, cennette meleklerle birlikte uçuyordu.” hadis-i
şerifindeki müjdeye erebilmek için. Rasulullah’a hem huy, hem de
yaradılışça benzemek isterim. Fukaraların manevî bir babaya
muhtaç olduğu zamanımızda, onun gibi merhametli, şefkatli,
yedirip-içiren olmayı isterim.
Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin
radıyallahu anhüma gibi olmayı isterim. Rasulullah’ın Hz. Hasan
radıyallahu anh için, “Allah’ım, ben bunu seviyorum, onu Sen de
sev.” dediğini duyabilmek için. Hz. Hüseyin radıyallahu anh
için, “Hüseyin bendendir, ben de Hüseyin’denim. Allah Hüseyin’i
sever. Hüseyin ebsat’tan biridir.” müjdelerine nail olabilmek
için.
Ammar ibnu Yasir radıyallahu
anh gibi olmayı isterim. Rasulullah’ın, “Ammar hangi meselede
muhayyer bırakılmışsa mutlaka en doğrusunu seçmiştir.”
hitabındaki ferasete erebilmek için. Günümüzde nelerin doğru
nelerin yanlış olduğunu dosdoğru anlayıp-anlatabilmek, doğruluk
konusunda iyi bir İslamî karakter sergileyebilmek için, onun
gibi olmayı isterdim.
Ebu Zerr el-Gıfari
radıyallahu anh gibi olmayı isterim. Rasulullah’ın, “Onun gibi
doğru sözlü birisini ne yer taşıdı ne de gök gölgeledi.”
buyruğuna erebilmek için. Kalabalıkların dünya ve lezzetlerini
istediği günümüzde, tenhaları ve Rabbimin rızasını isterim. Tabi
ki iyilikleri emretmeyi ve kötülüklerden sakındırmayı ihmal
etmeden. Gönlümüzde hep onun gibi iyilik ve doğruluk bulunmasını
isteriz.
Evet, elbette ki bütün
yıldızların isimlerini ve onlardaki zirveleşen güzellikleri
burada saymamız imkânsız. Bizim bu zor zamanlarda
yapabileceğimiz onların hayatlarındaki güzellikleri, örnek
davranışlarını hayatımıza gücümüz yettiğince aktarabilmek
olmalıdır. Çünkü onlar Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemi
sevdiler ve O’nun gibi olmaya çalıştılar. Rasulullah’ı hiç
yalnız bırakmadılar. Bizi de Rasulullah’ın hadis-i şerifleri
beklemektedir. Eğer biz sahabe’nin davranışlarından üzerimize
bir izdüşümü düşürebilirsek, Peygamberimizin sözlerini hak
edebiliriz. Rasulullah’ın hadisleriyle beraber olabilirsek, işte
o zaman onların ruhundan etkilenebiliriz. Tabi ki bu arada
Kur’an-ı Kerim’in bahçelerinden hiç ayrılmamamız gerekir.
Hayatımızda karşılaştığımız zorluklar karşısında itaate sabırla
devam etmeye, günahlardan sabırla kaçmaya çalışmalıyız. Tıpkı
sahabe efendilerimiz gibi.
Cenab-ı Hak bizleri de o
sevdiği kullarının zümresine dâhil eylesin. Lütfuyla, keremiyle…
Âmin.