E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursanız, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya e-mail adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja olduğu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamazsanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

 

 

AKİF DURSUN

İLKADIM’DAN;

 

Bismillah,

Kıymetli okuyucular, kadın erkek ilişkileri, kadının konumu, kadının evi dışında çalışması gibi konular yüz yılı geçkin bir zamandan beri İslam dünyasının gündemindedir. Batı bu meseleleri kendince kapitalizm lehine halletti. Bize de yüz yıldan fazla bir zamandır kendi çözümlerini dayatıyorlar.

Batı, dünya üzerinde tahakkümünü kurduktan sonra pek çok kavramı kendine göre tanımladı. Kendine göre pek çok parametre ortaya koydu ve bunların nihai doğrular olduğunu söyledi, kabul ettirdi. Bu bağlamda kadını, kadının toplumdaki konumunu ve kadın erkek ilişkilerini de yeniden tanımladılar. Bu tanımları yaparken, her ne kadar zihni kodlarında Hıristiyanlığın etkisi olsa da, Hıristiyanlığın kavram çerçevesine de dikkat etmediler. Kavramların içini yeniden doldurduktan ve yeni parametreler ortaya koyduktan sonra iyi ve kötüyü bunlara göre yeniden tanımladılar.

Buna göre kadının evde kalması kötü, dışarı çıkması iyi; ev hanımı olması kötü, iş kadını olması iyi; görücü usûlü kötü, flört iyi; geniş aile kötü, çekirdek aile iyi; örtü kötü, açıklık iyi… Batı toplumları bu yeni parametrelere göre şekillendi ve kadın iş hayatına girdi, toplumda erkekler gibi hareket etmeye başladı. Tabii bu müthiş bir ahlak erozyonuna yol açtı. Bu sefer batı ahlakı da yeniden tanımladı. Zinanın, fuhşun tanımını değiştirdi. Cinsel ilişki hariç her tür ilişkiyi zina kapsamından çıkardığı gibi, zinayı sadece evlilerin gayri meşru ilişkisine hapsetti. Hatta kadın erkek ilişkilerinin serbest olması için elinden gerekeni yaptı ve bunu teşvik etti.

Bize de kendi doğru(!)larını ve hayat tarzlarını dayatıyorlar. Onları çok ilgilendirirmiş gibi ikide bir İslam dünyasında kadının ezildiğini, ikinci sınıf vatandaş olduğunu vb söylüyorlar. Yerli batı taşeronları da bu teraneleri tekrar ediyorlar. Kendi iddialarına haklılık kazandırmak için de İslam’dan kaynaklanmayan, örf adetten veya bazı insanların cehaletinden kaynaklanan uygulamaları delil gösteriyorlar.

Allah Teala, insana yeryüzü hilafetini verirken kadın ve erkeğe ayrı ayrı vazifeler vermiş ve fıtratlarını buna göre tanzim etmiştir. Kadının erkekliğe, erkeğin kadınlığa özenmesi hem içtimaî nizamı bozar hem de kadın ve erkek huzuru bulamayan insanların çoğalmasına neden olur. Fertlerin ve toplumların huzur bulması her yaratılanın fıtratına göre amel etmesindedir.

Biz bu sayımızda kadın erkek ilişkilerine yeniden dergi sayfalarımıza taşıdık. İslam’ın bu husustaki ölçüsünü yeniden hatırlatalım istedik. Modern hayatın dayatmaları karşısında müslümanlar olarak geri geri çekilmek yerine kendi doğrularımızı ortaya koymak zorundayız. İslam’ın ve hükümlerinin geçersiz olduğu bir zaman dilimi yoktur, olmayacaktır da… Her dönemde müslümanlar İslam’ın emirlerine uymak zorundadır. Eğer zamana göre değişen bir hüküm varsa onu da âlimlerimiz bize ifade edecektir.

Selam ve dua ile…

 


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.