KURBAN
Kurban Allah Teâlâ’ya
yakınlık ve onun rahmetine kavuşmak için kesilir. Hicretin
ikinci yılında meşrû kılınmıştır. Kurban kesmenin fazileti
büyüktür. Bu hususta Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:
“İnsanlar arasında haccı
ilan et! Gerek yaya olarak, gerekse uzak yoldan gelen yorgun,
argın develer üzerinde kendilerine ait birtakım yararları
yakinen görmeleri, Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği
kurbanlık hayvanlar üzerine belli günlerde Allah’ın ismini
anmaları (kurban kesmeleri için) sana (Kâbe’ye) gelsinler. Artık
ondan hem kendiniz yiyin hem de fakire yedirin.”(Hac 28-29)
“Biz sana Kevser’i verdik.
Onun için Rabbine kulluk et ve kurban kes! Gerçekten ebter olan
şüphesiz seni kötüleyendir.” (Kevser suresi)
Rasulullah sallallahu aleyhi
ve sellem şöyle buyuruyor:
“Kimin imkânı olup da kurban
kesmezse yanımıza, namazgâhımıza asla yaklaşmasın.” (İbn-i Mace)
Muhtelif meseleler:
1- Bir kimse ölen bir yakını
için bayram günleri kurban kesebilir. Rivayete göre Hz. Ali
kerremallahu veche Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellemin
vefatından sonra her kurban bayramında iki koç alır, birini
Rasulullah aleyhi ve sellem için birini de kendisi için kurban
ederdi. Bu örnekten hareketle varlıklı müslümanlar da yakınları
için olduğu gibi Peygamberimiz için de kurban kesebilir. Zira
Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve selleme iki alaca koç
getirildi. Birisini keserken, “Bu Muhammed ve ehli beyt
namınadır” diğerini keserken “bu ümmetimden kurban
kesemeyenlerin namınadır” dedi. (Ahmed Cemül fevaid)
Hali vakti yerinde olanların
böyle bir kurban kesip kendi yakınlarına, yakın ve uzak
komşularına, yetim, kimsesiz, fakir kimselere vermeleri güzel
olur. Bilhassa fukara-i sabirini -ki edebinden kimseye bir
şeyler söylemiyor- bu güzel insanları bulmak gerekir. Allah
Teâlâ bunları Kuran-ı Kerim’de şöyle tavsiye ediyor:
“(Yapacağınız hayırlar)
kendilerini Allah yoluna adamış bu sebeple yeryüzünde kazanç
için dolaşamayan fakirler için olsun. Bilmeyen kimseler,
iffetlerinden dolayı onları zengin zannederler. Sen onları
simalarından tanırsın. Çünkü onlar yüzsüzlük ederek istemezler,
yaptığınız her hayrı muhakkak Allah bilir.” (Bakara 273)
İşte kurbanda, zekâtta,
sadaka ve benzeri yardımlarda, iffetli edepli garipleri bulmak,
hayırlarımızın kabulüne vesile olur. Zamanlı zamansız, ihtiyacı
olmadan isteyenler ise bunu meslek haline getirmişlerdir. Onları
da kırmadan, üzücü laf söylemeden cüz’i bir para vererek hoşnut
etmekte yarar vardır.
2- Bir veya birkaç kişi
kurban niyeti ile bir sığır veya deve satın alsalar, bu
kurbanlığı alırken yalnız kendileri için kesmek niyeti olmazsa o
kurbanlığa başkalarını da ortak edebilirler. Ancak kurbanlık
alırken yalnız kendileri için kesmeyi niyet etseler, sonradan
ortak yaptıkları kişi veya kişilerden aldıkları miktarı tasadduk
etmeleri gerekir. Bu hususta uygun olan, kurban alınmadan önce
ortaklar kesin olarak belirlenmeli ya beraberce ya da
aralarından birine vekâlet verilerek kurban alınmalıdır.
3- Bir kişi bir hayvanı
belirleyip şu hayvanı satın alacağım dese, sonra da hayvanın
sahibi ile hayvanı kesildikten sonra etini tartıp kaç kilo
gelirse, kilo başına anlaşacağımız fiyattan parasını vereceğim
diye pazarlık yaparsa ve bunun üzerine anlaşsalar böyle bir
kurban caiz olmaz. Her ne kadar kurbanlık hayvan belirlenmiş ise
de:
a- Fiyatı belli değil
b- Kurbanlık üzerinde
mülkiyet belirlenmemiştir
c- Sünnette yeri yoktur.
Ancak kurbanlık canlı olarak
tartılıp kilo üzerinde pazarlık yapılarak satın alınabilir. Bu
caizdir.(İslam Ahkâmı-Zeki Soyak)
4- Kurbanlık niyetiyle
alınan hayvan kesilmeden önce ölürse zengin kimsenin tekrar
kurban alması gerekir. Fakir için gerekmez. Kesimden önce
kurbanlık kaybolur, sahibi ikinci defa kurbanlık alır da sonra
birinci hayvan bulunursa, zengin de fakir de sadece bunlardan
birini, tercihen daha iyi olanı keser. Fakirin ikisini de
keseceği görüşü fetvada tercih edilmeyen zayıf bir görüş olup
fakirin kesmesinin adak hükmünü alacağı noktasından hareketle
söylenmiştir. (İlmihal-İslam ve Toplum).
5- Kurbanın ibadet niyetiyle
kesilmesi şarttır. Kurbanda kesilen kurbanlık hayvanların et ve
kemikleri ile beraber kesen kişinin takvası önemlidir. Allah
Teâlâ:
“Onların ne etleri ne de
kanları Allah’a ulaşır. Fakat O’na sadece sizin takvanız
ulaşır.” (Hac 37) buyurmaktadır.
Bu ayet genel olarak bütün
ibadetlerde iyi niyet ve ihlâsın gerekliliğini ortaya
koymaktadır. Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem bir
hadis-i şeriflerinde amellerin kıymetlerinin niyetlere göre
olduğunu, herkesin eline geçecek olanın niyetine göre olacağını
ifade buyurmaktadır.
6- Kurbanlık hayvanın kesim
öncesinde sütünden ve yününden yararlanmak da tasvip
edilmemektedir. Şayet yararlanılmışsa bedeli sadaka olarak
verilmelidir. Kurbanlık koyun ve keçinin yünü, kesimden sonra
kırkılıp evde ihtiyaç için kullanılabilir. Fakat satılıp paraya
çevrilemez. Aksi halde tasadduk edilmelidir.
7- Kurban kesecek kişiler
ibadet niyeti ile ortak olmaları şarttır. Etlik niyeti olursa
diğer ortaklarına mani olurlar. Mesela ortaklardan biri vacip
olan kurbana, diğeri adak kurbanına, bir diğeri nafile kurbanına
niyet etmiş olsalar, caizdir. Fakat ortaklardan biri herhangi
bir ibadet niyetiyle değil de et almak maksadıyla katılmış olsa
bu sahih olmaz ve diğerleri de niyet etmiş oldukları kurbanı
kesmiş sayılmazlar.
8- Üzerine kurban vacip
olmayan kişiler alacağı kurbanı alırken şunlara dikkat etmesi
gerekir:
Kendisi için bir adak
kurbanı olmamalı, adak olursa vacip olur ve onun etinden
kendisi(usûl ve furû) annesi, babası, çocukları yiyemez. Fakir
bir kişi kurban etmek niyeti ile bir koyun satın alacak olursa
bu koyunu kurban olarak kesmesi onun için vacip olur. Çünkü
üzerinde kurban kesmek vacip olmayan bir kimsenin kurban kesmek
maksadıyla satın alması kendisine bu işi vacip kılma
hükmündedir. Bu da örfen kurban kesmeyi adamaktır.
Nafile kurban ise yolcunun,
kurban kesme adağında bulunmayanın ve kurban etmek maksadıyla da
satın almayan fakirin kestiği kurbandır. Çünkü bu kişiler
hakkında kurban kesmenin vacip olmasının sebep ve şartları
gerçekleşmemiştir. (İslam Fıkhı Ansiklopedisi Vehbi Zuhayli,
4/396)
Üzerine kurban vacip olmayan
kişilerin aldığı kurbanın yaşı ve kusurları(varsa şayet) nafile
kurbana zarar vermez. Onlar için nafiledir, etliktir. Çoluk
çocuk mahrum olmaması onlar için önemlidir. Ancak bir sığırda
ortaklarsa ibadet niyeti ile nafileye niyet ederler. Etlik
edemezler aksi halde öbür ortakların kurbanına mani olurlar.
9- Kurban bayramında
kesilmek üzere satın alınmış olan kurban hayvanı kesilmeyip de
bayram geçmiş bulunsa o hayvanın mevcut ise aynını, kaybolmuş
veya zayi olmuş ise kıymetini fakirlere tasadduk etmek icab
eder, ertesi seneye bırakılmaz.
10- Kurbanlık hayvanın misli
olan parayı fakirlere vermek kurban yerine geçmez. Kurbanda
aslolan kurbanlık hayvanı boğazlayıp kanını akıtmaktır. Bu
olmadıkça kurban vecibesi yerine gelmiş olmaz. Adak kurbanları
da aynıdır. Onun yerine para vermekle kurban yerine gelmez. Onun
da kanının akıtılması lazımdır.
Allah’ım İbrahim ve İsmail
aleyhimesselam nasıl teslimiyet göstermiş ise bize de o güzel
hali tattır. Allah’ım ümmeti Muhammedi Kur’an’a mahkûm et. Âmin.