E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursanız, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya e-mail adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja olduğu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamazsanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

 

 

AHMET BELADA

TARİHE YÖN VERENLER;

MEHMET VEHBİ EFENDİ

 1861 yılında Konya’nın Hadim ilçesinin Kungul köyünde doğan Mehmet Vehbi Efendi, meslek sahibi karakterli bir âlimdir. Babası ilmiye sınıfından Çelik Hüseyin Efendi’dir. Babasının lakabından dolayı Çelik soyadını almıştır. Kur’an (hıfz) ve tecvid derslerini köyünde bulunan Anbarlızade Mehmet Efendi’den aldıktan sonra Hadim Medresesine kaydoldu. Muhtelif hocalardan ikmal ettiği derslerin neticesinde icazet aldı.

1888 yılından itibaren de ders okutmaya ve icazet vermeye başladı. Bilahare Konya’daki Mahmudiye Medresesine Müderris olarak tayin edildi. Daha sonra Konya Hukuk Mahkemesine üye olan Vehbi Efendi, buradaki iki yıllık vazifesinin akabinde Konya’da yeni açılan Hukuk Mektebine, Vesaya muallimi olmuştur.

1908’de II. Meşrutiyetin ilanıyla Konya mebusu olarak Meclis-i Mebusan’a girdi. Meclisin kapatılmasından sonra tekrar Konya’ya dönerek tedris(eğitim) ve eser yazma faaliyetlerine devam etti. Bu arada baş gösteren I. Dünya Savaşı nedeniyle eğitim öğretime ara vererek bütün mesaisini tefsir yazmaya hasretti. “Hulasatül Beyan Fi Tefsiril Kur’an” adlı altında 15 ciltlik muazzam eserini 1915 yılında tamamlamadı. Ancak imkânsızlık sebebiyle eserini  o dönemde bastıramamıştır.

Tekrar toplanan son Osmanlı Meclis-i Mebusan’ına Konya mebusu olarak girdi. İstanbul’un İngilizler tarafından işgal edilmesi üzerine, Padişah’a (Vahdettin) düşmana direnmeyi ve Anadolu’daki harekete destek vermeyi önerirken, diğer taraftan da Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarıyla görüşmeyi gerçekleştirdi.

MÜCADELESİ

Mehmet Vehbi Efendi Kuvay-ı Milliye hareketi içinde aktif rol almıştır. Nefir’i aam (bütün herkesin gücüne ihtiyaç duyulduğu durum) halinde olan ülkemizin, müstevliler tarafından tarumar edilmemesi için herkesin elinden geleni yapmaya çalıştığı anda, sorumluluk gereği gecesini gündüzüne katarak, köy köy, kasaba kasaba, dolaşarak etkileyici ve teşvik edici konuşmalarıyla halkın uyanmasına ve bilinçlenmesine katkıda bulunmuştur.

Onun bu hummalı ve gayretli çalışması dönemin Konya Valisi Cemal Beyi korkutmuş. Bundan dolayı Vehbi Efendi’yi göz hapsine almış, fakat bu durum hocayı yıldırmak, durdurmak bir tarafa daha da gayretlendirmiştir. Hatta öyle ki Cemal Bey halkla ters düşerek görevinden ayrılmak zorunda kalmıştır. Cemal Bey’in ayrılması ile boş kalan valilik makamına, halkın isteği üzerine, Vehbi Efendi geçmiş ve Mevlana şehri Konya’mızın İtalyanlarca işgalini önlemiştir.   

Nitekim, İstanbul Hükümeti’nin Kuvay-ı Milliyecilerle anlaşması üzerine Valilik görevine atanan Suphi Bey’in şehre gelmesiyle Mehmet Vehbi Efendi görevi ona teslim etmiştir.

Bu dönemde tekrar Meclis-i Mebusan’a dâhil olan Vehbi Efendi, 1920 yılında Ankara’da açılan Büyük Millet Meclisine de Konya Mebusu olarak girdi. Bir müddet meclis reisliği de yapan Hocaefendi bilahare Evkaf Vekili olmuştur. 

 Sultan Vahdettin’in İngilizler nezaretinde İstanbul’dan ayrılması üzerine, onu padişahlıktan ve halifelikten azleden fetvayı Mehmet Vehbi Efendi kaleme almış, aynı fetva ile Hilafet makamına Abdülmecit Efendi getirilmiştir.

Konumu ve inancı nedeniyle zaman zaman baskıya maruz kalan Hocaefendi, İzmir suikastı bahane edilerek, suikastla ilişkisi var iddiasıyla, Konya ve Ankara’da bir müddet gözetim altında tutuldu. Suçsuzluğu tespit edilince İstiklal Mahkemesinde yargılanmaktan kurtuldu.

ŞAHSİYETİ

Mahir İz Bey onunla ilgili tespitinde şunları zikreder: 

“Vehbi Efendi meslek sahibi, karakterli bir âlimdi... Âlimler arasında umûr-i hariciyesi de olan zatlardandı. Yani yalnız din işlerini değil, dünya işlerini de yakinen takip ederdi... Bir ara, mecliste görüşülmekte olan bir kanunun yeterliliği hakkında teklifte bulunulur. Ama Vehbi Efendi kanunu yeterli bulmamaktadır ve bu mevzuda söz alarak konuşmak ister. Mustafa Kemal konuşmamasını istemesine rağmen çıkıp konuşmasını yapmıştır... İnancı ve kanaati hiçbir yerde sarsılmayan Hocaefendi eski medrese ulemasının o devirde canlı bir timsali idi.

Vehbi Efendi, kelimenin bütün manasıyla milletin vekili idi. Hürriyet-i fikriyye ve kanaat-i vicdaniyesini hiçbir menfaat karşısında feda etmeyecek derecede karakter sahibiydi. Hiç kimsenin tesiri altında kalmaz, hiçbir bloğa katılmazdı.”

Osmanlı Meclis-i Mebusanı’nda ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde hiçbir gruba mensup olmayan, yanlış gördüğü uygulamalar karşısında sessiz durmayan, baskılara boyun eğmeyen kişiliği ile dikkat çekmiştir. Bir Anadolu insanı olarak yaşamaya devam etmiş, vekilliği esnasında dahi kılık kıyafetinde bir değişiklik yapmamıştır. Onun hoşsohbet ve nüktedan bir kişiliğe sahip olduğu bilinmektedir.

O da her fani gibi 27 Kasım 1949 yılında Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur. Kabri Konya’da Ankara yolu üzerinde musalla kabristanındadır. Mezar taşında şu cümleler yazılıdır: 

“El-Mağfur bütün mevcudiyeti ile İslamlığa ve bütün varlığı ile vatanına hizmet eden Tefsir-i Kur’an sahibi Şer’iye vekili Konya’nın öz evladı Hadimli Hoca Mehmet Vehbi Çelik ruhuna Fatiha.”  

ESERLERİ

1. Hulasatü’l Beyan Fi Tefsiri’l Kur’an.

1911-1915 yılları arasında yazılan ve 15 cilt olarak iki ayrı zamanda basılan tefsir halk nezdinde ciddi bir itibar görmüştür. Latin harfleriyle ilk baskısı 1966-1969 yıllarında gerçekleşmiştir.

2. Akaid-i Hayriye  (Arapça ve Türkçe)

3. Ahkam-ı Kur’aniye

4. Sahih-i Buhari- Tecrid-i Sarih

5. Siyasî Hatıraları  (basılmamış)

KAYNAKLAR 

1. Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, c. 28

2. Büyük Kur’an Tefsiri (Hulasatü’l Beyan), Üçdal Neşriyat 1966 İst. c. 1, s. 11-15

3. Yılların İzi, Mahir İz,  İrfan Yayınları, İst. 1975, s. 77-78

 


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.