HELALLER HARAMLAR KIYAMETE
KADAR
Haram ve helallerle ilgili
uyarılarınız ve tavsiyeleriniz ne olur?
Ali
ÖZER / ANKARA
Allah Tealâ’nın yarattığı
her şeyde aslolan helal ve mubah olmaktır. Haram olduğu
bildirilenlerden başka hiçbir şey haram değildir.
Allah Tealâ iyi, temiz ve
insan sağlığına yararlı olan şeyleri helal; kötü, pis ve zararlı
olan şeyleri de haram kılmıştır. Kur’an-ı Kerim’de şöyle
buyrulmuştur:
“Kendileri için nelerin
helal kılındığını sana soruyorlar. De ki bütün iyi ve temiz
şeyler size helal kılınmıştır.”(Maide 4)
Allah’ın haram kıldıklarını
haram, helal kıldığı şeyleri helal kabul etmek gerekir.
Allah’ın helal kıldığını
haram, haram kıldığını helal kabul etmek büyük günahtır. Bile
bile inkar ise kişiyi imandan mahrum eder. Sonunda tevbe ederse
tecdid-i iman ve tecdid-i nikah gerekir. Kur’an-ı Kerim’de Allah
Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Ey müminler! Allah’ın size
helal kıldığı iyi ve temiz şeyleri haram kılmayın, Aşırı
gitmeyin Allah haddi aşanları sevmez.” (Maide 87)
Bir şeyi helal yapan da
haram kılan da Allah’tır. O hiç kimseye haram kılma yetkisi
vermemiştir. En yüksek makam ve mevkilerdeki insanların bile
buna yetkisi yoktur. Dünyadaki yetkiler vazife taksimidir. Bu
yetkiyi kullanan insan asla haram ve helal ihlaline vesile
olmamalıdır. Kul, Yaratanının bütün emir ve nehiylerine uyan,
helal ve haramlara riayet eden, hayatını Kur’an ve Sünnet
ölçüleri içerisinde sürdüren kişidir. Peygamberimiz sallallahu
aleyhi ve sellem bir hadis-i şerifinde şöyle buyuruyor:
“Ey insanlar! Muhakkak ki
Allah, Peygamberinin lisanı üzere kitabını indirmiş, helalini
helal, haramını haram kılmıştır. Peygamberinin beyanı üzere
kitapta helal kıldığı şey kıyamet gününe kadar helal olduğu
gibi, haram kıldığı şey de kıyamet gününe kadar haramdır.”
Bu sarahatler karşısında
helal ve haram hususunda müteâla beyan etmeye yeltenmek Allah
kitabına ve peygamber tebliğatına düpedüz muhalefette
bulunmaktır ki bu davranış iman dışıdır, küfürdür. Mümin,
Allah’ın emrinde bir kuldur. O’nun azabından korkar, itaatini
bozmaz. Bir diğer hadis-i şerifte Peygamberimiz:
“İnsanlara öyle bir zaman
gelecek ki kişi, malı ne surette kazandığına aldırış etmez,
helalinden mi, haramından mı diye düşünmez.” buyurmuştur. (Taç
Hadisleri)
Lakin bu hesapsızlığın kötü
akıbeti bir gün elbette görülecektir. Onlar, ilâhi tecellinin
adâlet terazisinde hesaba çekilecek, toprak üstündeki
sorumsuzluğun ahvâli -korkarım- toprak altında ateşle
ödenecektir.
Müminler için haramlara
düşmek bir eksikliktir. Bu şenî fiile “zamanın bir gereğidir”,
“arzu da etmezdim mecbur kaldım” gibi basit mazeretler bulmaya
çalışmak ahmaklıktır. Müslümanlar olarak haram şüphesi olan her
şeyden uzaklaşalım. Bu konu ile ilgili Peygamberimiz sallallahu
aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor:
"Helal belli haram bellidir.
Fakat aralarında bir takım şüpheli şeyler vardır ki, bunlar
helal mıdır, haram mıdır, çok kimseler bilmezler. Şüpheli
şeylerden sakınan kimse dinini de ırzını da kurtarmış olur. Her
kim bu şüpheli şeylere düşerse harama düşer. Yasak bir yerin
etrafında davarlarını otlatan bir çoban gibi çok sürmez
hayvanları içeriye dalabilir. Dikkat!.. Her padişahın kendine
mahsus bir korusu vardır. Gözünüzü açın!.. Allah'ın yeryüzündeki
korusu da haram kıldığı şeylerdir. Biliniz ki bedende bir et
parçası vardır. O, yarayışlı olursa bütün beden yarayışlı olur,
bozuk olursa bütün vücut bozulur. İşte o et parçası
kalptir."(Buhârî, İmân, 39)
Kalpler Allah’ın emrine
itaat ederse vücudumuz hayır kaynağı olacaktır. Şüphelilerden
sakınmaz hatta haram şeylerden bile çekinmez kalplerin vücutları
baştan aşağı bir kötülük yuvası haline gelir.
FAİZ
Haram kazançlardan birisi de
faizdir. Faiz, aynı cinsten olan iki malın birbiriyle
değiştirilmesindeki sözleşmede bir taraf için kabul edilen,
karşılığı olmayan bir fazlalıktır. Faiz haramdır. Haramlığı
kitab, sünnet ve icma ile sabittir. Allah Teâlâ Kur’an-ı
Kerim’de faizle ilgili,
“Faiz yiyen kimseler
(kabirlerinden) tıpkı şeytan çarpmış kimseler gibi çarpılmış
olarak kalkacaklardır. Onların bu hali alışveriş de faiz gibidir
demelerindendir. Oysaki Allah alışverişi helal faizi haram
kılmıştır.” (Bakara 275)
“Ey iman edenler Allah’tan
korkun! Eğer gerçekten inanıyorsanız faiz olarak artan miktarı
almayın. Şayet (faiz hakkında söylenenleri) yapmazsanız, Allah
ve Rasulü tarafından ilân edilmiş bir harp ile karşı karşıya
olduğunuzu iyi bilin. Eğer tevbe edip faizcilikten vazgeçerseniz
sermayeniz sizindir. Böylece haksızlık etmezsiniz ve haksızlığa
da uğramış olmazsınız.” (Bakara 278, 279) buyurmaktadır.
Peygamberimiz sallallahu
aleyhi ve sellem söyle buyuruyor:
“Helak edici yedi şeyden
sakının! Allah’a ortak koşmak, efsun yapmak, (Allah’ın haram
kıldığı kimseyi) haksız yere öldürmek, yetim malı yemek, faiz
yemek, düşmana hücum anında savaştan kaçmak, iffetli, kendi
halinde mümin kadınlara zina iftirası atmaktır.” (Buhari)
Faiz karşılığı olmayan bir
kazançtır. Faiz fiyatları artırır, üretimin bereketini kaldırır;
sadaka ve zekat fakir ve zengin arasındaki muhabbet ve güveni
artırır. Faiz fakiri daha fakirleştirirken düşmanlık ve kini
artırır. Zengin ve fakir arasındaki uçurum büyüyerek devam eder.
O l m a s ı G e r e k e n
Eğer düşünebilirsek ayet-i
celilede her şey açık ve nettir. Allah Teâlâ, “alışverişi helal,
faizi haram kıldık” buyuruyor. O zaman her şeyi alışveriş
şartlarına göre ayarlamamamız gerekir. Örneğin: Bankalar araba
kredisi, ev kredisi verirken önce evi ve arabayı kendisi alsa
sonra da usulüne uygun satış yapsa, aydan aya şu kadar
ödeyeceksin dese bu bir alışveriş olur. Para verip para alarak
bu işi yaparsanız, bu doğrudan faiz oluyor. Tabii bazı fetva
verenler, banka ve benzeri iş yapanlar, ‘bu alışveriş gibidir’
diyorlar. Zaten Allahu Teâlâ da ayet-i celilede “onların bu hali
alışveriş de faiz gibidir demelerindendir.” buyuruyor.
İnsanlarımız hep fetva
arıyorlar. Hâlbuki bataklığı kurutmak daha makbuldür. Teker
teker sineği öldürmemize gerek yok, faize giden harama giden
yolları kapatmak en uygunudur.
Bir meselede dokuz kişi faiz
değildir dese, üç kişi de faizdir dese üç kişiye de dikkat edin.
Hani yukarıda Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellemden
rivayeten “helal belli haram bellidir, bir de şüpheli olanlar
vardır” diye geçmişti. Şüpheli olanlardan sakınalım. Haramlar
neticede kabrimizi cehennem çukuru haline getirirse o zaman
halimiz ne olacak? Defterimiz sol elimizden veya arkamızdan
verilirse, hesapta zorlanırsak, sıratı geçemez cehenneme
düşersek elimizden kim tutacak? Dahası her haram kişiyi
cennetten uzaklaştırır, cehenneme yaklaştırır.
Faizle elde ettiğimiz
herhangi bir mal veya eşya, bizim Allah ve Rasulüne kavuşmamıza
mani olacaksa ne değer ifade eder? Haramlar müminin hiçbir zaman
malı olmamalı.
Faiz, zina, kumar, içki,
dedikodu adı ne olursa olsun her türlü haramdan uzaklaşalım.
Allah’a kul olduğumuzu unutmayalım, kulluğa devam edelim. Öyle
kulluk ki Allah’ın razı olduğu kulluk.
Allah’ın azabı şiddetlidir.
Neticede dönüşümüz
Allah’adır.
Allah’ım Ümmet-i Muhammedi
Kur’an’a mahkum et.
Amin…