Kıymetli okuyucu,
Hz.
Âdem’i halife olarak yaratıp yeryüzüne gönderen Halik-ı
zülcelal, insan neslinin yeryüzünde belli bir müddet yaşamasını
ve buradaki amellerine göre tekrar aslî vatanına dönmesini
takdir buyurmuş. Yarattığı insanın özelliklerini en iyi bilen
Rabbimiz, gazabını geçen ve âlemleri kuşatan rahmeti sebebiyle
insanın hem bu dünyada hem de ahirette cenneti kazanmasının
yollarını da göstermiştir. Daha ilk insanla peygamber
silsilesini başlatmış, sayıları yüzbini aşan nebi, rasul
gönderdiği gibi sayıları milyonu aşan “peygamber varisleri”ni
insanlığa lutfetmiştir.
Kamillerin şahsında kemali mücessemleştirmiş, insanların vahyi
hayata nasıl aksettireceğiz sorusunun cevabını göstererek
vermiştir. Ahir zaman ümmetine fazladan lütufta bulunmuş,
kemalin ve kamillerin zirvesini göndermiştir.
O’nun
vefatından sonra da O’nun izinden gidenleri her asırda ve
devirde yaratmış ve insanların arasında bulundurmuştur. Ama
maalesef insanlar çok kere, öncekilerin söylediğini söylemişler
veya düşünmüşler: “Onlar da bizim gibi insan. Yiyorlar,
içiyorlar. Sıkıntı çekiyorlar, hatta çok kere fakir oluyorlar.”
demişler, onlarda meknuz kıymeti; kubbeler altında saklı
olanları görememiş, tanıyamamışlar.
“Muhammed bir beşerdir değil her beşer gibi
Taşlar arasındaki yakut mücevher gibi”
sırrını kavrayan maalesef yine azınlıkta olmuş.
Bu da
örnek insanların örnek alınmamasına, evlatların onlar gibi
yetiştirilmemelerine yol açmış. Halbuki Allah Teâlâ’nın lütfu
olan bu zatlar sayesinde rahmet edilen toplumlarda, bunların
sayısı azaldıkça belalar çoğalacaktır.
Azap
isteyen Mekkelilere Allah Teâlâ, “Sen onların arasında iken
onlara azap indirecek değiliz” diye karşılık veriyordu.
Peygamber varisleri de bulundukları toplulukların sigortaları
mesabesindedirler.
Kıyameti geciktiren veresetül enbiya gittikçe azalmaktadır.
Müslümanlar bunu çok da dert edinmemektedirler. Evlatlarımızın
nasıl daha çok dünyalık elde edeceklerini hesap ediyoruz.
Ciğerparelerimizi teknolojiye kurban ediyoruz. Dünya için
çalışalım, dünyadan her hazzı tadalım, ahiret de promosyon
olarak verilsin istiyoruz. Halbuki ilahi buyruk: “İnsan için
ancak peşinde koştuğu şey vardır?” diyor.
Bu
sayımızda, model insanın özelliklerini ve son dönemde yaşamış üç
“Peygamber varisinin” kısaca hayatını ve mücadelerini kapak
konusu olarak sayfalarımıza taşıdık. Örnekleri son dönemden
seçmemizin sebebi, “bu dönemde insan-ı kamil, peygamber varisi
insanlar yetiştirilemez. İslam hakkıyla yaşanamaz” gibi
argümanların geçersizliğini göstermektir. İnşallah istifade
olunur.
Kıymetli okuyucular, önceki sayıda yaptığımız çağrıyı
yineliyoruz: Zeki Soyak Hocamızla alakalı elinde bilgi, resim,
döküman olan her okuyucumuzun bunları bize ulaştırmasını
istirham ediyoruz. Hazırlayacağımız özel sayıda ve kitapta
bunlardan istifade edilecektir.
Selam
ve dua ile..
Akif
Dursun