|
Dünya, insan gibi oluşmuş.
Hayatiyeti damarlarla devam ediyor. Atar damarlar, toplardamarlar,
kılcal damarlar. Akarsular, damar, damar. Karayolları, demiryolları
damar, damar. Madenler, hava akım alanları, göçmen kuşların göç
yolları hep damar, damar.
Ağaçlar, damarlarla hayat
buluyor; odun ve soymuk damarlarla. Her ağaç, eğer damarı bulunursa
rahat yarılıyor, kullanılır hale geliyor.
Odunu yararken eğer damarını
bulamazsan, yoruluyorsun, baltanın sapını kırıyorsun; odun
yarılmıyor. Zaman kaybı, güç kaybı ve beyin kaybı; sen kırılıyorsun.
Halbuki damarını bul; bir vuruş yeterli, odunu yarmak için.
Halil b. Ahmed; Basralı dilci,
edebiyatçı. Aynı zamanda, Kurân-ı Kerîm’i, ilk defa harekeleyip,
Araplar dışında da bütün toplumların rahatça okuyabilmelerine vesile
olmuş tarihî şahsiyet. Basra’da çamaşırcılar çarşısında gezerken,
çamaşır yıkayanların tokaç vuruşlarını dinleyerek, arûz kalıplarını
ortaya çıkarmış. Ritmik tokaç vuruşları ve insan karakterlerini
ortaya koyan arûz kalıpları... Rubâî vezinlerin tamamı yirmi dört
adet. On ikisine “Ahrem”, on ikisine de “Ahreb” adını vermiş. Yirmi
dört toplum damarı, yirmi dört karakter.
İnsan sesleri de yirmi dört
çeşitmiş, müzik bilimcilerin ifadelerine göre. Psikologlara sorulsa;
onlar da, psikolojik çözümlerde aynı rakam kadar yol olduğunu
söyleyeceklerdir. Hukûkî problemlerin çözümünde, davalarda çözüme
gitmede de aynı miktarda yol olduğunu belki fark edeceklerdir.
İnsanların meydana getirdiği
sosyal grupların, karakterlerin etkisinde olduğu, oluştuğu apaçık.
Etkileyen ve etkilenen, aynı zamanda; hem alıcı, hem de verici
konumundaki insanlar; Bu insanların, tüm hayat dizaynlarının
oluşmasında esas alınacak kuralları belirleyen vahiy ve bu vahyin
ulaştırılmasını sağlayacak: Verici(tebliğci) veri(mesaj) damar(oluk
kanal) alıcı(fert ve gruplar) vericiye yansıma zinciri.
Tebliğci, doktor gibidir. Tesbit,
teşhis aşamasından sonra, mânevî reçetesini, Kur’ân ve sahih sünnet
çerçevesinde belirler. Toplumun mânevî hastalıklarına şifâ amacıyla
tedâvi sürecini başlatır. İlacın verilmesinde damar seçimi çok
önemlidir. Yanlış seçim, şifâ yerine, ölüm getirebilir(Kur’ân-ı
Kerîm’de: îmân; hayat, küfür ise ölüm demektir). “Yarım doktor
candan, yarım hoca dinden eder” demiş atalarımız.
Vücuttaki damar sistemi gibi,
toplumun da damarları vardır. Toplumdaki verici konumdaki (damar
başı- kanaat önderi) olan insanları, öncelikle alıcı duruma getirip;
tebliği önce onlara ulaştırmak, tebliğ zaman ve maliyetini
azaltacak, sonuca ulaşmayı çabuklaştıracaktır. Toplumun, doğal
yapısına uygun davranış olacaktır. Zîrâ toplumun kılcal damarlarını
ve anlayış derecesini; toplumun her zaman yanıbaşında olan, danışman
konumundaki bu insanlar daha iyi bilmektedirler. Her sosyal gurubu
yönlendiren, kuruluş amacına uygun olarak sevk eden, lider ve kanaat
önderleri, tebliğde öncelikle ele alındığında;
Kanaat önderine ulaşan mesaj,
otomatik olarak, onun tarafından, o sosyal guruba iletilecek, daha
ince kılcallar vasıtasıyla son hücreye kadar iletilmiş olacaktır.
Her sosyal gurubun, gurup dili
vardır. Sembolleri, kavramları farklıdır. Mesaj, kanaat önderi veya
lider tarafından, gurubuna tercüme edildiğinde; algılanır, anlaşılır
hale gelecek; tebliğden elde edilecek yansıma daha verimli ve net
olacaktır. Bu şekilde, toplumun mânevî hastalıkları daha kısa
zamanda tedâvi edilebilecektir.
|