E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursaniz, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya email adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja oldugu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamassanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

Arkadaşınıza Tavsiye Edin

Sizin Adınız

Arkadaşınızın e-mail adresi

Mesajınız

 

 

MEHMET DERİ

ARAŞTIRMA;

İslam Terminolojisinde  İhlâs Kavramı

 İhlâs “hulûs/halas” kökünden türemiş olup sözlükte arınmak, saf ve hâlis olmak, şaibeli olmamak, özünü almak, seçmek, temiz olmak, kurtulmak, katıksız olmak, karışık olmamak gibi anlamlara gelir.

İslam terminolojisinde ise ihlâs iman, ibadet, itaat, ahlak, amel, dua gibi her türlü dînî vecibe ve emirleri sırf Allah rızası için yapmak; şirk, nifak, riya gibi şaibelerden uzak durmak; söz, fiil ve davranışlarda samimi ve dosdoğru olmak anlamındadır. İhlâs sahibi kimseye “muhlis” denir. Ayrıca Kur’an-ı Kerim’in 112. suresinin adı da “İhlâs”tır.

İhlâs, Kur’an’da türevleriyle birlikte 30 ayette geçmektedir. İhlâs kavramı ayetlerde daha çok, yalnızca Allah’a yönelip O’na kulluk etme, Allah’tan dilekte bulunma, sadece Allah’ın dinini tanıyıp din konusunda kendini Allah’a adama, saf/halisane dindarlık, tevhid inancının saflığını batıl itikatlarla zedelemekten kaçınmak gibi anlamlarda kullanılmıştır(1). Yine Kur’an-ı Kerim’de imanda ihlâsın öneminden bahsedilmiştir(2). İhlâslı kimseler şeytanın zarar vermediği kimselerdir(3). İhlâs peygamberlerin ve salih insanların önde gelen vasıflarından biridir(4). Ahirette can yakıcı azaptan ihlâslı kimseler kurtulacaktır(5).

İhlâs kavramı hadislerde de, dînî ve ahlakî bir fazilet olarak geçmiş, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem mübarek sözlerinde genel olarak Allah Teâlâ rızası için ihlâslı/samimi olarak ibadet etmenin ve salih amel işlemenin önemine ve faziletine değinmiştir. Ayrıca Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ihlâslı bir kalple iman eden kimsenin kurtuluşa ereceğini belirtmiş, dualarımızda ihlâslı olmayı tavsiye etmiş ve kendisi de:

“Ya Rab! Beni, sana karşı ihlâslı bir kul yap” diye dua etmiştir. Yine bir hadiste:

“Ben, Cebrail’den ihlâsın ne olduğunu sordum. Cebrail dedi ki:

- İhlâs nedir? diye Allah’a sordum. Allah şöyle buyurdu:

- İhlâs benim sırrımdır. Onu kullarımdan sevdiğim kulların kalbine koyarım” buyurmuştur.

Bu bağlamda ihlâs, Allah ile kul arasında bir sırdır. Bu öyle bir sır ki, onu melek yazamaz, şeytan bilip ifsat edemez. Çünkü ihlâs, kalbe ait bir fazilettir. Bunu ancak kişinin kendisi ile Allah bilir.

Fıkıh kaynaklarında ibadetlerin zâhirî şartlarının yanı sıra (namazda kıyam, kıraat gibi) bir de bâtınî/görünmeyen şartının bulunduğu, bunun da ihlâs olduğu belirtilir. Buna göre abdestsiz namaz hiçbir şekilde  geçerli olmadığı gibi, ihlâssız yapılan ameller ve ibadetler de sevap nokta-i nazarından geçerli değildir. İhlâsı anlayabilmek için niyetin mahiyetini, niyet-ihlâs ilişkisini iyi kavramak gerekir. Yukarıda ifade edildiği gibi, ihlâssız yapılan amel ve ibadetler geçerli olmayacağı gibi niyetsiz amel de geçerli değildir. Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem:

“Ameller niyetlere göredir (niyete göre değerlendirilir). Herkese niyet ettiği vardır” buyurmuşlardır.

İhlâs, bir kalp hareketi ve ruhânî bir davranıştır. Kalp temizliğinin ve sağlamlığının bir delilidir. Yalnız Allah’ın rızasına yönelik bir niyettir. Kişi varlığı ve benliği ile Allah’a kulluk etmeli ve bu kulluğunda sırf O’nun rızasını aramalıdır. İhlâsta Allah’ın rızası talep edilir; riya, gösteriş, menfaat, şöhret vb. gayeler güdülmez. Allah’ın rızasının dışında bir amaçla yapılan amel ve ibadetlerin Allah katında hiçbir değeri yoktur. “Ameli ile dünyalık isteyene Allah istediğini verir, ancak o kimsenin ahirette nasibi yoktur. Ahireti isteyene de mükâfatını verir” (6).

İlgili bir hadiste de:

“Şüphesiz ki Cenab-ı Hak, sadece kendi rızası için olan ameli kabul eder” buyrulmuştur.

Sonuç olarak şunları söylemek gerekir ise; yapacağımız her işte ihlâslı olmalı, Allah’ın rızasını gözetmeliyiz. Aksi bir durum ise riyadır, yani gizli şirktir. Şirk ise Allah’ın bağışlamayacağı en büyük günahtır. Bu nedenle Allah rızası için yapılmayan amel ve davranışlar Allah katında geçersiz olduğu gibi, -Allah korusun- kişiyi şirk gibi korkunç bir duruma sürükleyerek dünyasının ve ahiretinin berbat olmasına sebep olur.

 

1- Bakara 2/139; Nisa 4/146; Araf 7/29; Yunus 10/22; Ankebut 29/65; Lokman 31/32; Zümer 39/2–3, 11, 14; Mü’min 40/14, 65; Beyyine 98/5

2- Âl-i İmran 3/16–17; Mü’minun 23/57–61; Ankebut 29/2–3; Fetih 48/29; Hadid 57/17

3- Hicr 15/40; Sad 38/83

4- Yusuf 12/24; Meryem 19/51; Sad 38/45–46, 83; Zümer 39-11

5- Saffat 37/38–40, 73–74

6- Hud 11/15–16; İsra 17/18–20

BİBLİYOGRAFYA

-Akay, Hasan (1995), İslamî Terimler Sözlüğü, İşaret Yay., İstanbul.

-Aköz, Hidayet (2000), Kur’an’da  Allah Kul ilişkisi, Seriyye Yay., İstanbul

-Ateş, Süleyman(2000), “İhlas”, D.İ.A., C:XXI, İstanbul.

-Edisyon (2001), “İhlas”, Şamil İ. A., bsk: Dergah Ofset, C:IV; İstanbul   

-Okumuş Ejder (2002), Gösterişçi Dindarlık, Pınar Yay., İstanbul.

-Pak, Zekeriyya (1999), Kur’an’da Kulluk, Kayıhan Yay., İstanbul.

-Ünal, Ali (1998), Kur’an’da Temel Kavramlar, Kırkambar Yay., İstanbul.

 


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.