E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursanız, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya e-mail adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja olduğu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamazsanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

Arkadaşınıza Tavsiye Edin

Sizin Adınız

Arkadaşınızın e-mail adresi

Mesajınız

 

 

CEMİL USTA (cemilusta@ilkadimdergisi.com)

FIKIH;

İSLAM HUKUKUNDA NİKAH

İslam’a göre nikahın önemi ve hikmeti nedir? Beşerî sistemdeki aile anlayışı nedir?

Adem Adıgüzel Konya

 

Allahu Teâlâ Kur’an’ı Kerim’de nikahları haram olan kadınları şöyle açıklamaktadır. Ey müminler! Şunların nikahı haram kılındı;

1- Analarınız; kendi anneleriniz, babanız ve ananızın anaları ve onların anaları.

2- Kızlarınız ki,  gerek bizzat kendi evladınız olan kızlar, gerek  oğullarınız veya kızlarınızın kızları olan torunlarınız, gerekse torunlarınızın torunları.

3- Kız kardeşiniz ki, gerek ana baba bir, gerek baba bir, gerek ana bir bütün hemşireleriniz.

4- Ammeleriniz yani babalarınızın, dedelerinizin hemşireleri olan alelumum halalarınız, bibileriniz.

5- Halalarınız, yani analarınızın ve ninelerinizin hemşireleri olan büyük küçük alelumum  teyzeleriniz.

6- Ve biraderlerinizin kızları, gerek evladı ve gerek  torunu yeğenleriniz.

7- Ve hemşirelerinizin kızları

8- Size süt emzirmiş olan analarınız (yani süt analarınızın, ve ninelerinizin kısaca emenin kendisini emenin soyuna, emzirenin kendisi ise emenin nefsine haramdır.)

9- Süt bacılarınız.

10- Eşlerinizin anaları, kaynanalarınız.

11- Kendileriyle birleştiğiniz eşlerinizden olup evleriniz de bulunan üvey  kızlarınız size haram kılındı! Eğer onlarla(nikahlanıp da) henüz birleşmemişseniz kızlarını almanızda bir sakınca yoktur.

12- Kendi sulbünüzden olan oğullarınızın eşleri olan gelinleriniz ki bütün torunların zevcelerini de şamil olmak üzere haramdır.

13- İki kız kardeşi birlikte almak haramdır. İkisini beraber nikahlayamazsınız, ancak biri ölür veya  ayrılırlarsa diğer kardeşi nikahlamakta bir beis yoktur. Yine  bir kızla halasının veya teyzesinin  cem’i de iki kız kardeş gibidir. (Nisa 23)

14- Babalarınızla evlenen kadınlarla evlenmeyin.(Nisa 22)

Bir kimse üvey anası ile veya kendi oğlunun veya torununun karısı ile, o kişilerin evlilikleri bitse bile, asla evlenemez. Şayet bir kimse oğlunun veya torununun veya babasının zevcesine gayri meşru ilişkide veya şehvetle temasta bulunursa bu kadın kocasına ebedî haram olur.

Nikahın haramlığı gayri meşru, nikahsız, zina yolu ile de meydana gelir. Şöyle ki bir kimse kendisine gayri meşru surette mukarenette, ilişkide bulunmuş veya uzvunu şehvetle tutmuş veya öpmüş veya cihazı tenasülüne şehvetle bakmış olduğu bir kadının neseb veya süt  itibariyle anasını, ninesini, kızını, torununu asla alamaz, bunlar ile  aralarında ebedî bir hürmet  bulunmuş olur. (Ö. N. Bilen İlmihali)

Erkeğe ne kadar aşağı inerse insin  kızları ve oğullarının kızları, kız kardeşlerine ne kadar aşağı inerse insin kız kardeşinin kızları, erkek kardeşlerinin kızları, halası, teyzesi, gerek cinsî yakınlıkta bulunsun gerek bulunmasın, karısının anası, kendisiyle cinsi yakınlıkta bulunduğu karısının kızı haramdır. Cinsi yakınlıkta bulunmadan kadını boşarsa yahut karısı ölürse kızını alması haram değildir. (Mevkufat, 1 / 468)

Fahreddini Râzî der ki validelerin nikahları  Hz. Âdem zamanından şimdiye kadar haram olup ilahî dinlerin hiçbirinde bunların helal olduğu sabit olmamıştır. Velhasıl gerek annelerin ve gerekse ayette geçen dereceleri gösterilen kişilerin nikahlanmaması  hikmete binaendir. Neslin bekası, ictimaî hayatın selameti, neslin muhafazası için gereklidir. Her şeyden evvel ilahi taksimat böyledir. Allah (cc) bizi ve kainatı yaratan her şeyi en iyi  bilendir ve gönderdiği deliller, ayette belirtildiği gibi huccetül baliğadır. (Enam 149) Yani kesin ve eksiksiz deliller, hükümler, Allah’ındır. Allah hakimlerin  hakimidir. Kuluna Allah kafi değil mi? Elbette Allah kullarına kâfidir. Her konuda Allah’a tevekkül etmek gerekir.

 

Şirk de Nikaha  Mânidir

Ehl-i kitaptan sayılmayan, hiçbir hak dini kabul etmeyen gayri müslimlerle  bir mümin erkek ve kadının nikahı caiz değildir. Mecûsîler, güneşe, yıldızlara, puta tapanlar ve benzeri inanç sahipleri ile nikah olmaz.

-Mürtet olup dinden çıkan kadınların nikahı da hiçbir kimse ile caiz değildir.

-Müslüman erkeklerin kitabiye birisi ile nikahları caizdir, ama müslüman bir kadının nikahı kitabî ile caiz değildir. Ehl-i kitaptan kasıt bir  semavî dine  Tevrat, Zebur, İncil gibi bir dine itikat eden kişidir. (Hukuk-u İslamiyye    Ö. N. Bilmen  2 / 103)

Dînî ayrılık nikaha manidir. Müslüman kadın veya erkek, müşriklerle  evlenemez, müşrik kapsamına  Allah’tan başka şeylere yani aya, güneşe, tabiat güçlerine tapanlar girdiği gibi ateistler, Bahaîler ve Kadıyanîler de girer. Allah’ın şeriatından başka sistemlere inanıp  İslam’ı bir devlet ve toplum düzeni  kabul etmeyenler de  aynı hükme bağlıdır. (Aile  ilmihali Prof. Dr. Hamdi  Döndüren)

 

Beşerî Sistemlerde Nikah Anlayışı

Beşerî sistemlerin Kur’an’a, sünnete  ve ahirete imanı yoktur, bu nedenle  İslam hukukunun beşerî sistemlerde geçerliliği yoktur. Bunları birbirlerine katmamak  ayrı ayrı değerlendirmek gerekir. Beşerî sistemde bir kişi resmî nikah kıydırırken, nikah memurları bağlı bulundukları kanun ve kuralların kendilerine verdiği yetkiyi kullanırlar. Resmi nikahta nikah memurunun karşısına, hıristiyan veya yahudi erkeği ya da bir ateist  evlenmek için gelse bunu geri çevirme imkanı yoktur. Halbuki İslam hukukunda böyle nikah caiz değildir. İki süt kardeşin, bir kişinin halası, teyzesi, analığı, anası ölmüş veya boşanmış ise üvey kızı ile resmi nikahı memur kıyar. Ancak bu nikahların hiçbiri dinen asla caiz değildir.

Bu farklarına rağmen şu da bir gerçek ki, resmî nikah kıyılmadığı zaman nikahın gerektirdiği bazı haklar korunamamaktadır. Bu sebeple tavsiyemiz önce resmî nikahın, sonra da dînî nikahın kıydırılmasıdır.

 

- Başka bir ülkeye işçi olarak gidebilmek için  resmen boşanan tekrar dinen birleşebilir mi?

Fıkıh kitaplarında mahkemenin boşaması ile üç talaktan biri düşer ikisi kalır der, ancak  günümüz şartlarında hakimin boşaması ile kalmayıp “boşandın mı?” gibi  ifadelerle bazı evrakların imzalandığı söz konusudur. Böyle  üç  kere boşadın mı? diye  söz vaki olursa o zaman üç talakla  boşanmış olacağından  dinen birleşemezler. Ta ki o kadın başka bir erkekle evlenir veya  kocası ölürse üç talak kendilerine  avdet  eder. Sonra da tekrar nikah kıyabilirler. Beşerî sistemde ise yüz kere boşa yüz bir kere al. Hatta zina suç  olmaktan çıktı, nikaha da gerek yok.

Şunu bilelim ki Allah her şeyden haberdardır dönüşünüz O’nadır. Allah  her yaptıklarınızı hesaba çekecek. Cehennem azabı şiddetlidir.

Tavsiyemiz odur ki, yurt dışına gidebilmek için  veya babasının maaşını almak  gibi aldatmaca ve basit şeylere nikahı alet etmeyin.   Hanım kardeşlerimiz de böyle bir şeye müsade etmesin. Rızkı veren Allah’tır. Allah’a tevekkül edin, fakir kalın, ama iffet ve şerefinizi Kur’an ve sünnet ölçülerine uygun halde koruyun.

En iyi akıbet muttakilerin olacaktır. Allah muttaki ve ihsan sahibi kişileri sever.

Allah’ım ümmet-i Muhammed’i ve insanlığı  Kur’an’a  mahkum et  AMİN

 


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.