E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursanız, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya e-mail adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja olduğu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamazsanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

Arkadaşınıza Tavsiye Edin

Sizin Adınız

Arkadaşınızın e-mail adresi

Mesajınız

 

 

İLKADIM’DAN ;


 

Bismillah

Kıymetli okuyucu,

Dünyada kendisine tasarruf hakkı ve imkanı verilen tek varlık insanoğludur. İnsanoğlu yeryüzünde çeşitli tasarruflarda bulunabilir ancak bu tasarrufların sonuçlarına da katlanmak zorundadır. Eğer insanlar yeryüzünü Allah’ın emirlerine, yeryüzüne konulan sisteme uygun bir şekilde imar ederlerse karşılığını bu dünyada rahat ve huzurlu yaşayarak, ahirette de cenneti kazanarak alırlar. Ama eğer imara değil de ifsada koşarlarsa o zaman hem bu dünyada bedel öderler hem de ahirette kaybedenlerden olurlar.

Allahu Teala, “İnsanların kendi elleriyle yaptıkları sonucunda karada ve denizlerde bozulma ve çürüme başladı. Bu şekilde (Allah) belki (doğru yola) dönerler diye yaptıklarının bazı (kötü) sonuçlarını kendilerine tattırıyor” (Rum 41) buyurmaktadır. Bu ayetin açıklamasında Muhammed Esed:

“Günümüzde korkunç bir şekilde -üstelik henüz kısmen- ortaya çıkan doğal çevremizdeki yoğun çürüme ve tahribat, burada “insanın kendi yapıp-ettiklerinin bir sonucu”, yani insanın, kendi kendini tahrip eden -çünkü katı materyalist bir temele dayanan- teknolojik gelişmelerin ve insanlığı daha önce hayal bile edemeyeceği ekolojik felaketlerle karşı karşıya getiren çılgınca faaliyetlerin bir sonucu olarak öngörülmüştür.

Toprağın, havanın ve suyun sanayi atıkları ve şehir çöpleri yüzünden dizginlenemeyen bir şekilde kirlenmesi; bitki örtüsü ve denizlerini artan bir şekilde zehirlenip yok olması; yaygın uyuşturucu ve görünürde “faydalı” ilaç kullanımı sebebiyle insanın bedeninde ortaya çıkan her türlü genetik bozukluklar ve insanlara yararlı bir çok hayvan türünün giderek yok olması. Bütün bunlara, insanın sosyal hayatındaki hızlı bozulmayı ve çürümeyi, cinsel sapıklıkları, suçları ve şiddeti ve son aşamada nükleer dehşeti ilave edebiliriz: Bunların tümü son tahlilde, insanın Allah’a ve mutlak manevî/ahlakî değerlere karşı umursamazlığının ve bunun yerine, “maddi ilerleme”yi tek önemli hedef sayan inançlara tutsaklığının bir sonucudur.”

Dünyada sayıları gittikçe artan ve adına “tabii felaket” dediğimiz felaketlere bir de bu gözle bakmalıyız. Tüm düşüncesi daha fazla üretim ve tüketim olan, maddî gelişmeyi tek ideal olarak gören batıl düşünce yeryüzünü gittikçe felakete sürüklemekte, gelen felaketler kötülüklere mani olmaya çalışmayanları veya gayreti yeterli olmayanları da içine almaktadır.

Biz bu sayımızda tabii felaketlerin ne kadar “tabii” olduğunu ve bu felaketlerin gelmemesi için neler, geldikten sonra neler yapılması gerektiğini incelemeye gayret ettik. Güneydoğu Asya’daki deprem ve tsunami felaketi hususunda geniş bir mülakat yaptık. Felaket bölgelerinin unutulmaması, oralara elimizden gelen yardımların yapılması gerekiyor.

Ayrıca dergimizde Sağlık-iş Sendikası Başkanı Mustafa Başoğlu ve Prof. Dr. Mahir Kaynak ile yapılmış iki mülakat daha bulacaksınız.

Yeni yılda vereceğimiz kitabımızın çalışmaları da sürmektedir. Önümüzdeki sayımızda gereken açıklamayı yapacağız.

Siz okuyucularımızdan daha fazla destek bekliyoruz.

Selam ve dua ile...

 


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.