E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursanız, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya e-mail adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja olduğu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamazsanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

Arkadaşınıza Tavsiye Edin

Sizin Adınız

Arkadaşınızın e-mail adresi

Mesajınız

 

 

CEMİL USTA (cemilusta@ilkadimdergisi.com)

FIKIH;

ŞAHİTLİK

İslam’a göre şahitlik nedir?

Şehadetle ilgili bilgi verirseniz seviniriz.

İSMAİL AYDIN

“Ey iman edenler! Adaleti titizlikle ayakta tutun. Kendiniz, ana- babanız ve akrabanız aleyhinde de olsa Allah için şahitlik eden kimselerden olun. (Haklarında şahitlik ettikleriniz) zengin olsunlar, fakir olsunlar. Allah onlara (sizden) daha yakındır. Hislerinize uyup adaletten sapmayın. (Şahitliği) eğip-büker (doğru şahitlik etmez) yahut şahitlik etmekten kaçınırsanız (biliniz ki) Allah yaptıklarınızdan haberdardır.” (Nisa 135)

Ayette insanları adaletten ayıran iktisadî, sosyal, psikolojik sebeplerin hepsi sayılarak insanlar uyarılmış olup hükmeden veya şahitlik eden kimsenin yalnızca Allah korkusunun tesiri altında hareket etmesi telkin edilmiştir.

Şehadet, bir kimsenin bir şahısta olan hakkını ispat için şehadet lafzıyla hâkimin huzurunda ve davalının karşısında doğru olarak verilen haberdir.

Şehadetin sahih olmasının şartı, şahitlik yapacak kimsenin şehadet edeceği şeyi gözüyle görmesidir. Zan ve tahmin yoluyla şahitlik yapılmaz. Zira hadis-i şerifte,

“Bir hadiseyi güneş gibi gördüğün zaman şahitlik yap. Aksi halde şahitlik yapma.” diye vârid olmuştur.

Bir hadise hakkında şahitlik yapan kimse “zannettiğime yahut kanaatime yahut bildiğime yahut tahminime göre şöyledir” dese bu surette yapılacak haberler şehadet sayılmaz.

Bir kimse, bir hadiseyi görüp ondan başka gören yoksa onun şehadeti yüklenmesi belirlenmiş olduğu takdirde, o hadisenin şahitliğini yüklenmesi mutlaka lazımdır. Böyle bir şehadeti yüklendikten sonra şahitlik yapması için çağrıldığı zaman şahitlik yapması farz olur. Çünkü Allah(c.c)

“Şahitler, şahitlik yapmak için çağrıldıkları zaman bundan kaçınmasınlar.” (Bakara 282)

“Ve şahit olduğunuz şeyi gizlemeyin; zira onu gizleyen kalben vebal altındadır ve Allah yaptığınız her şeyin tüm bilgisine sahiptir” (Bakara 283) buyurmuştur.

ŞEHADETİ KABUL EDİLMEYENLER

Fürunun usule, usulün fürua yani kişinin ne kadar yukarı çıkarsa çıksın babaları, dedeleri, anaları, nineleri lehine, bunların da ne kadar aşağı inerse insin çocukları ve torunları lehine şahitlikleri kabul edilmez. Kadın ile kocanın her biri nin diğeri lehine şahitlikleri kabul edilmez. Çünkü Peygamberimiz(s.a.v) şöyle buyuruyor:

- Çocuğun babası lehine, babanın çocuğu lehine, kadının kocası lehine, kocanın karısı lehine, ücretlinin ücretle çalıştıranın lehine şahitlikleri kabul edilmez.

Zira bunlar arasında olan menfaatler ortaktır. Bundan dolayı yukarıda ismi geçenlerin birbirlerine zekât vermeleri de caiz değildir.

Dünyalık yüzünden birbirlerine düşman olan iki kimseden birinin, diğerinin aleyhine şahitliği kabul edilmez. İçilmesi haram olan şeyleri içenlerin şehadetliği kabul edilmez. Zira bunlar dinde haram olan şeyleri işlemişlerdir. Halkı başına toplayıp onları eğlendirmek için şarkı söyleyenlerin, meşrû olmayan nice oyunlarla müslümanları dinden uzaklaştıranların, haramı teşvik eden, ömür israfına sebep olan oyun ve eğlencelerin hatta o basit oyunlar sebebiyle namazını bırakanların şahitlikleri kabul edilmez.

Riba(faiz) yiyen kimsenin de şahitliği kabul edilmez. Faiz büyük günahlardandır.

Yollarda halkın gözleri önünde idrar yapmak, yiyip içmek gibi halk arasında kendisini küçük düşürecek şeyleri yapanların şahitlikleri kabul edilmez.

Selef-i salihîne, yani ashab-ı güzine, tabiînin büyüklerine, müçtehitlere ve âlimlere açıktan sövenlerin şahitlikleri kabul edilmez. (Mülteka Tercümesi, Ahmet Davudoğlu)

Netice, insan eşref-i mahlûkattır. İnsanın hakları kutsaldır. Korunması gerekir. İnsanın canı, malı, aklı, namusu korunmalıdır. Ancak bunlar Kur’an ve sünnet ölçüleri dâhilinde olmalıdır. Yaratan, yarattığı her şeyi en güzel şekilde bilendir. Yaratan, yaratılmışların terbiye metodunu en iyi bilendir. Yaratan bilmez mi? Elbette bilir. Ama bugün dünyadaki beşerî sistemlerin bundan uzak olduğunu, hatta Allah’a ve ahirete imanının olmadığını da biliyoruz. İnsanlık, Kur’an ve O’nun değerlerinden uzaklaşınca layık olduğu derecesi düştü. Allah’a kulluğunda zaafa düşünce, haramları hayatının bir parçası haline gelmesine razı olunca dünya gayr-i müslimlerden fazla müslümanları sıkmaya başladı. Bu İslam’dan uzaklaşmanın dünyadaki cezasıdır. O zaman;

a- Günlük hayatımızdaki yaşantımızı Allah’ın razı olduğu amellerle tezyin edelim.

b- İlahî nizamı önce gönül ve bedenimize hâkim kılalım.

c- Hayatımızı ve hayalimizi İslamlaştıralım.

d- Her türlü haramı terk edelim. Zira haramlar imanımızı zayıflatır, amellerimizi boşa çıkarır ve kişiyi cehenneme yaklaştırır.

e- Aile hayatımızı Kur’anî kurallara ve Peygamberimiz(s.a.v)’in hayatı çerçevesinde muhafaza edelim.

f- Gençlerimize Kuran’ı okutalım. Allah kelamı olduğunu öğretelim. Çünkü Kur’an hepimiz için, insanlık için hayatbahş ölçüler içeren ilahi bir kitaptır.

İşte yukarıda şahitliği işlemeye çalıştık. İslam’da her şey önemlidir, her şeyin ölçüsü vardır. Adalet bu ölçülerle belirlenir. Adalet, hakkaniyet ölçülerine, Kur’an ve sünnete uygunsa adalettir. Beşerî sistemlerdeki adalet anlayışını mahşer terazisi tartınca herkes öğrenecek. Neticede dönüş Allah’adır. Herkes yaptıklarının hesabını verecek.

 

—Cünüp olan kimsenin tıraş olması veya tırnak kesmesi caiz midir?

Beden ve azalarımızla ilgili Allah(c.c) ayet-i kerimede şöyle buyuruyor:

“Allah’ın düşmanları ateşe atıldıkları zaman kulakları, gözleri ve derileri işledikleri şeye karşı onların aleyhine şahitlik edecek.” (Fussilet 19-20)

“Kıyamet günü ki insan kendisinin kemiklerini toplayamayacağımızı mı sanır? Evet, bizim onun parmak uçlarını bile aynen eski haline getirmeye gücümüz yeter.” (Kıyamet 4-5)

Haşir her şeyden evvel ömrün evvelinden sonuna kadar cesetlerin bütün cüzleri ile olur. Hatta öyle ki iade manasını gerçekleştirmek için Cenab-ı Allah sünnet yerinden kesilen et parçası ile tırnaklardan, saçlardan kesilenler, dişlerden çıkarılanlar ve benzeri vücudun ilk yaratılışında var olan bütün cüzleri var edecektir. Elbette Allah her şeye kadirdir. Diğer bir ayet-i celilede:

“Sonra sizler, şüphesiz kıyamet gününde diriltileceksiniz.” (Mü’minun 16)

Bu izahlardan da anlaşılacağı gibi cünüp olan kimsenin yıkanmadan tıraş olması ve tırnak kesmesi haram olmasa da iyi değildir. O takdirde cünüp olan kimsenin tırnak kesmesi, tıraş olması, etek ve koltuk altını temizlemesi, kan aldırması veya vücuttan herhangi bir parça kopartması uygun değildir. Zira ahirette bütün vücut geri döneceğinden yıkanmadan kesilen veya tıraş olunan şey cünüp olarak dönecektir.

 

—Tırnakları, dudakları oje ve benzeri şeylerle boyamak abdeste ve gusle mani midir?

Bir müslüman için namaz kılmak, tilavet secdesi yapmak veya Kur’an-ı Kerim’i eli ile tutması farzdır. Eline veya vücudunun üzerine veya altına suyun geçmesine mani bir şeyi mazeretsiz olarak kullanmış ise bu abdeste manidir. Bu nedenle abdest almak, cünüp veya hayızdan yıkanmak isteyen ojeli kadın ojesini kazımak zorundadır. Aksi takdirde abdesti veya guslü sahih olmadığından namazı batıldır.

İnsanlara ne oluyor ki Allah(c.c) insanı eşref-i mahlûk olarak yaratmış, insana en güzel suret ve biçim vermiş olduğu halde, ilahî taksimata ve ilahî boyaya itiraz edercesine çeşitli boyalara başvuruyorlar. Bilhassa “mümine hanımlara” bu hâl yakışmamaktadır. Allah(c.c) her şeyi usulüne uygun bir biçimde yaratandır.

Buna razı olalım. O’na tevekkül edelim. Aksi halde Allah’ın azabı pek şiddetlidir.

Allah’ım Ümmet-i Muhammed’i Kuran’a mahkûm et. Âmin!                                    

 


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.