E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursanız, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya e-mail adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja olduğu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamazsanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

Arkadaşınıza Tavsiye Edin

Sizin Adınız

Arkadaşınızın e-mail adresi

Mesajınız

 

 

CEMİL USTA (cemilusta@ilkadimdergisi.com)

FIKIH;

Helal Kazanç

 -Helal ve temiz  nafaka yeyin ve sâlih ameller işleyin. (Mü’minun 51)

Allahu Teala ayet-i celilede salih amelden evvel helal nafaka yemeyi emretmiştir.

-Ey iman edenler! Size verdiğimiz rızıkların temiz olanlarından yeyiniz. Eğer siz yalnız Allah’a kulluk ediyorsanız ona şükredin. (Bakara 172)

-Ey insanlar, bütün arzdaki nimetlerimden helal hoş tertemiz olarak yeyin. Yediğiniz şeyler pis, mülevves, şunun bunun hakkı geçmiş, tab’an ve şer’an memnu veya şüpheli şeyler olmasın! Helalinden kazanın! Haram, pis, şüpheli şeylerden sakınınız, onlara tenezzül etmeyiniz! (Bakara 168, Elmalılı Tefsiri)

Peygamberimiz bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurur.

-Helal nafaka aramak her müslümana farzdır.

-İlim talep etmek her müslümana farzdır. (İbni Mâce)

Âlimlerden bazıları bu ilimden murad, helal ve haram ilmidir diyerek her iki hadisin aynı mânâda olduğunu öne sürmüşlerdir.

-Çoluk çocuğunun geçimini helalinden temine çalışan Allah yolunda mücadele eden gibidir. Namusu dairesinde helalinden dünyalık peşinde olan şehitler derecesindedir. (Taberani)

-Kırk gün helal yiyenin kalbini Allah nurlandırır ve hikmet gözelerini kalbinden lisanına akıtır. (Ebu Naim, Hilye’de)

Diğer bir rivayette, dünyaya olan meylini Allah keser buyurulmuştur. Rivayete göre Sa’d r.a. Rasul-ü Ekrem (s.a.v.)’e :

-Ya Rasulallah, Allah’a yalvar da duası kabul olanlardan olayım, dedi. Rasulü Ekrem :

-Helal yemek ye duan kabul olsun, buyurdu. (Taberani)

 

-Helal kazanç uğrunda yorgun olarak akşamlayan kimse günahları bağışlanmış olduğu halde yatar. Allah kendisinden razı olduğu halde sabahlar. (Taberani)

-Allah indinde bir dirhem riba (faiz) otuz zinadan daha şiddetlidir. (Ahmet bin Hanbel) 

Hz. Ebu Bekir (r.a.) kölesinin getirdiği bir sütten içti ve hemen kölesine dönerek, “Bunu nereden aldın?” diye sordu. Köle: “Kehanette bulundum yani gaybdan bazı haberler verdim de ücret olarak bu sütü aldım.” dedi. Bunun üzerine Ebu Bekir (r.a.) içtiği sütü midesinden çıkarmak için boğazına parmak saldı. Ve boğulacak şekilde istifra ederek  çıkarmağa çalıştı. Sonra da, “Allah’ım, midemde kalıp damarlarıma karışan kısmından sana sığınırım.” dedi.

-Abdullah bin Ömer (r.a.): Namaz kılmaktan yay gibi, oruç tutmaktan çivi gibi olsanız da haram ve şüpheli şeylerden kaçınmazsanız, Allah o ibadetleri kabul etmez” demiştir.

-Sehl: “Haram lokma yiyenin azaları bilsin bilmesin istesin istemesin isyan eder. Yediği helal olan kimsenin de azaları kendisine itaat eder ve hayırlı işler yapmağa muvaffak olur.” demiştir.

-Hz. Ali (r.a.) ve diğerlerinden gelen meşhur rivayette, “helal olan malın hesabı, haram olanın ise azabı vardır.” denilmiştir. (İhya-u Ulumiddin 2/237-240)

HARAM KALBİ ÖLDÜRÜR

Abdulkadir Geylani: “Haram yemek kalbi öldürür. Helal yemek ise onu ihya eder. Lokma vardır nurlandırır, lokma vardır onu karartır. Lokma vardır seni dünya ile meşgul olur hale getirir, lokma vardır ahiretle meşgul eder. Lokma vardır sana dünyayı da ahireti de terk ettirir, seni dünya ile ahiretin yaratanına rağbet ettirir.

Haram yemek seni sırf dünya ile iştigale sürükler ve sana günahları hoş gösterir. Mübah yiyecekler seni ahiret ile meşguliyete sevk eder ve sana taatları sevdirir. Helal yiyecekler ise senin kalbini Allah’a yaklaştırır.” demektedir. (Altınoluk Sohbetleri, Sâdık Dânâ 4/III)

 

HARAMIN HÜKMÜ

İslam hukukçularına göre kati delil ile sabit olan bir fiilin haramlığına kesin olarak inanılması gerekir. Böyle bir hükmü mesela faiz veya zinanın haram oluşunu inkar eden kişi Ehl-i Sünnete göre küfre girmiş olur. Böylesi bir hataya maruz kalan kişi bu halinden pişman olursa, haramı haram, helali helal kabul eder sonra da imanını, evli ise nikahını tazeler. Aksi halde bütün ailevî ilişkileri gayr-i meşru olur.

İnsanımızın bir kısmı gafletle, bir kısmı da zamanımızın icabı, beşerî sistemin şartları, yönetmeliği, isteği gibi basit sebeplerle, hata işleye işleye İslamî duyarlılığını kaybetmektedir. Bu kaybediş bir süre sonra normalmiş gibi gelmektedir. Bilelim ki, haramlar ve helaller kıyamet sabahına kadar geçerlidir. Mahşerde de hesap bu haram ve helallerden olacaktır. Haramlara dikkat etmeyenlerin bu dikkatsizliği kendilerini cehenneme götürecektir.

Bilelim ki Allah’ın azabı pek şiddetlidir.

 

HER HALİMİZİ ALLAH GÖRÜYOR

Ömer bin Abdülaziz’in müstesna şahsiyetini meydana getiren amillerin başında hakka ve helal rızka itina eden bir aileye mensubiyeti vardır. Hz. Ömer’in oğluna gelin olarak aldığı, gönlü Allah korkusu ile diri olan kız ile anasının süte su katma hikayesi ibretâmizdir.

“Anacığım! Halife görmüyor diyelim. Allah da mı görmüyor? Bu hileyi insanlardan gizlemek kolay ama her şeyi görüp bilen Allah’tan gizlemek mümkün mü?”

Günümüzde böyle düşünen bir gençliğe ihtiyacımız var. Dünyanın bugünkü geldiği noktada Ömer bin Abdülazizlere şiddetle ihtiyacı vardır.

Garib bir giysi ile dolaşan günümüz anne namzetleri! Gelin peygamberimizin biricik kızı Fatıma annemizi taklit edelim. Allah’ın her an bizi gördüğünü, yaptıklarımızdan haberdâr olduğunu bilelim. Bu isyanımıza rağmen bize rızık veren Allah’tan hakkıyla ittika edip takva elbisesini giyelim. Aksi halde cehennemin azabı şiddetlidir.

Ey akıl sahibleri!

Kainatı yoktan var eden Rabbimiz insanlığın zararına olan her şeyi haram, insanlığın menfaatine olan güzel şeyleri de helal kılmıştır. Bizi bizden iyi bilen Rabbimizin helal ve haram sınırlarını asla aşmayalım.

Her akıl sahibi kişi bilmelidir ki, beşerî sistemlerin Allah’a ve ahiret gününe imanları yoktur. Cennet, cehennem, mahşer, hesap, öldükten sonra dirilme gibi kavramları ne kanunlarda ne yönetmeliklerde bulamazsınız. Hatta beşerî sistemlerharamları teşvik eder. Himayesi altında muhafaza eder, dini emirleri de yasaklar. İçki, kumar, faiz, zina ve benzeri haller çok kere beşerî kanunların koruması altındadır. Keşke mü’minlerin tamamı bunu fark etseydi. Maalesef rızık endişesi ile sarhoş olan müslümanların haram- helal hassasiyetlerinin çok zayıfladığını müşahede ediyoruz. Bu hal İslam ümmeti için büyük bir tehlikedir.

Şunu hiç unutmayalım: Azığın hayırlısı takva azığıdır. Cennetteki rızkımıza mani olan haram ve benzeri yasaklardan uzak kalalım.

Bizi Allah’ın rızasına kavuşturacak güzel ameller işleyelim.

Allah’ım Ümmet-i Muhammed’i Kur’an’a mahkum et. Amin


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.