E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursanız, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya e-mail adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja olduğu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamazsanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

Arkadaşınıza Tavsiye Edin

Sizin Adınız

Arkadaşınızın e-mail adresi

Mesajınız

 

 

ADEM ÇATAK        (ademcatak@hotmail.com)

MUHABBET TEFEKKÜRLERİ;

Bismillahirrahmanirrahim.

Rabbimize hamd olsun. En aciz, en azizi ne kadar övebilir ki? Hamd makamında sözümüz, Sen Sen gibisin. Seni olduğun gibi överim.

Rasulullah Efendimize salat olsun selam olsun. Selamların en güzelini, en içtenini bulsam da getirip ona sunsam.

Muhterem kardeşler,

Bütün çabamız Rabbimizi tanımak ve tanıtmaya çalışmaktır. Mahlukat tümüyle Rabbimizin yaratma (halk) sıfatının bir mahsulü olduğundan mahluk üzerindeki tefekkür aslında yaratıcı (Hâlık) üzerinde tefekkür demektir. Kuran bizi doğrudan Allah hakkında tefekküre çağırmaz. Hatta bu konuda idraklerin idrakten aciz kalacağını ifade eder. “Onu gözler idrâk etmez, gözleri o idrâk eder, O öyle latif ve öyle her şeyden haberdardır.”(1)  O halde Rabbimizi  tanımak için mahlukunun tanınması şarttır.

Mahlukat tamamıyla bir işaretler ve delaletler bütünüdür. Her mahluk kendi gücü nispetinde Rabbi tanıtır. Bu güç ise o mahluktaki yaratma (halk) sıfatının tecellisi miktarıncadır. Hangi mahlukta halk sıfatı daha fazla tecelli etmişse o mahluk Rabbini daha teferruatlı bir şekilde tanıtabilir. Cansız dediğimiz maddeden tutun da ahsen-i takvim (en güzel kıvam) olan insana kadar bütün mahlukatın yaratılma amaçlarından biri de bu tanıtım vazifesidir.

Sanatkarın elinden çıkan eserde sanatkârdan bir çok izlenimler görülür. Mesela bir resimde, ressamın ruh hali, resimdeki bilgisi, renk uyumu bilgisi, perspektif uygulama becerisi, yaratıcılık kabiliyeti, hayal gücü, dış dünyayı idrak gücü, sanatçılık ruhu, boyama tekniklerini kullanma yetisi gibi bir çok özellikler anlaşılabilir. Bu kabiliyet ve bilginin  o ressama ait birer özellik olduğu bilindiği halde bu özellikleri toplayıp bir araya getirince de o ressamın kendisini elde edemeyeceğimiz açıktır. Burada şunu ifade etmek isterim ki bizim Rabbimizi mahlukat penceresinden tanımaya ve tanıtmaya çalışmamızda bir panteistik (eşyanın Allah olduğu fikri) anlayışa yol bulunmasın. Eşyada Rabbimizin sıfatları tecelli eder çünkü yaratan O’dur. Ancak bu özelliklerin toplamı rabbimiz olmadığı gibi eşya da bizatihi Rabbimiz değildir. Konya yolunu gösteren işaret levhasının Konya şehri olmadığını söylemeye bilmem gerek var mı?

 

Gece

Bu yazımızda  Rabbimizin tecelligâhından biri olan gece hakkında tefekkür edeceğiz, inşallah.

 “Allah gece ile gündüzü art arda çeviriyor. Şüphe yok ki, bunlarda gözü olanlar için kesin bir ibret vardır.” (2)

Ey Rabbim, “geceye and olsun ki” fermanını hatırına fikrimize bereket, zikrimize nur ver.

Rabbimizin Settar ismi tecelli eder gecede. Örten demektir. Günahları örten, kötülükleri gizleyen demektir settar. Gece karanlığı ile bir çok günahları ve kötülükleri örter. Hırsızlık gibi kötülükler gecenin kara örtüsü altına gizlenirler.

Ey Rabbim, en kara gecenin en karanlık anında gecenin örtüsüne gizlenerek günahlara dalan kulların Senin önünde, açık bir sahrada gündüzün en aydınlık zamanında bulunan kimse ile birdir. “Alimul-gaybi veş-şehadeti” olan Sen’sin. Açığıda gizliyi de bilen Sen’sin. Sana gizli mi var Allahım, Sana gayb mı var? Bizim şehadetimiz de  gaybımız da şehadet Sana.

 “Sizin için geceyi örtü, uykuyu istirahat kılan, gündüzü yayılıp çalışma (zamanı) yapan O'dur.”(3)

Vücudunu elbiseyle kapatırsın. Ya elbiseden nasıl kapatacaksın? Herkesten gizlendik de Rabbim bir Senden gizlenmedik.

 “Siz kulaklarınızın, gözlerinizin ve derilerinizin aleyhinizde şahitlik edeceğinden korkarak kötülükten sakınmıyordunuz (gizlenmiyordunuz).  Fakat yaptıklarınızdan birçoğunu Allah'ın bilmeyeceğini zannediyordunuz.”(4)

Gecede Rabbimizin mun’imliği, nimet vericiliği var.

“Tan attırıp sabahı çıkaran O'dur. Geceyi dinlenme zamanı, güneş ile ayı da vakit ölçüsü yapmıştır. İşte bu, o güçlü ve her şeyi bilenin takdiridir.”(5)

Geceye bürünüp uyuruz. Dinleniriz. Uyku ne büyük nimet, gece ne büyük nimet! Gündüz uykusu gece uykusunu tutar mı hiç? Gündüz uyanıklığı gece uyanıklığı tutar mı hiç?

Rahmeti görülür gecede Rabbimin.

“Rahmetinden geceyi ve gündüzü sizin için yaptı ki, hem içinde dinlenesiniz hem de çalışıp lütfundan isteyesiniz de şükredesiniz.”(6)

Rahmandır Rabbim. Gece kafire de sükunettir, mümine de. Kafir de uykusunu gece uyur, mümin de.

Rahimdir Rabbim. Gecenin Rahmeti sadece mümine yağar, onu ıslatır. Nasipsizlerin yağmurdan payları yoktur.

Hz. Musa İsrailoğullarını Mısır’dan gece çıkardı. Lut (as) inananları gece çıkardı, o kötü beldeden. Hz. İbrahim gece tefekkürü ile Rabbini tanıdı. Biset Hira da gece vakti gerçekleşti. Mirac gece meydana geldi, hicret gece başladı. Kuran gece indirildi. Kadri kıymeti bilinsin diye Kadir gecesi denildi o gecenin adına. Gece indirildi, geceye indirildi. Ve geceleri aydınlattı Kur’an.

 “Allah, iman edenlerin velisidir, onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnanmayanların dostları ise tağut'tur, onları aydınlıktan karanlıklara çıkarır. İşte onlar cehennemliklerdir, hep orada kalacaklardır.”(7)

Gece okunması emredildi, Kur’an’ın.

“Gecenin bir kısmında O'na secde et ve uzun bir gece O'nu tesbih et!”(8)

“Çünkü gece neşesi, hem daha dokunaklı hem de deyişçe daha sağlamdır.”(9)

Kur’an’sız geçen gecenin sabahından hayır bekleme.

Cebbarlığı tecelli eder gecede Rabbimin. İsteyeni de istemeyeni de gece kaplar ve bürür. Herkes mecburen uyar bu kadere. Rabbim isteseydi her şeyi zorla yapardı. Ama zorlamadı, bu bir imtihandı. Herkes gönlüyle yapacaktı yapacağını.

Muhitliği yansır gecede. Kuşatan demektir. Herşeyi ve herkesi. Her anı ve her hali. Ey muhit olan Rabbim, bizleri hayırla ihata et, rahmetinle kuşat. Bizi yad ellere muhtaç eyleme.

Mudill ve Muhyiliği yansır. Kimi isterse karanlıklarda bırakır, sapıklıkları içinde bocalatır. Kimi isterse aydınlık sabahlardan daha aydın gecenin nurlarıyla parlatır.

Nafiliği tecelli eder Rabbimin. Fayda veren demektir. Kullarının faydasına olanı en iyi bilen demektir.

 “De ki: Söyleyin bakayım, eğer Allah, geceyi üzerinizde kıyamet gününe kadar sürekli kılarsa, size bir ışık sağlayacak Allah'tan başka tanrı kim? Hala dinlemeyecek misiniz?”(10)

Muhyiliği ve Mumitliği gözükür gece de Rabbimin. Öldüren ve dirilten demektir. Geceleri öldürür, sabahları diriltir. Gece ölümü sabah hayatı anlatır.

Bir de  geceleri dirilenler, her gece bin kere yeni doğumla doğanlar vardır. Onlardır, gündüzlerin parlaklığının kaynağı. Onlar, hayatın canını beslerler.

“Onlar geceleyin pek az uyurlardı.”(11)

Düşünene selam olsun. Rabbim bizleri muhafaza buyursun. Bir ayetle bitirelim.

 “Yine O, düşünmek veya şükretmek isteyenler için gece ile gündüzü birbiri ardınca getirdi.”(12)

1- En’âm/103

  2- Nur/44

  3- Furkân/47

  4- Fussilet/22

  5- En’âm/96

  6- Neml/73

  7- Bakara/257

  8- İnsan/26

  9- Müzzemmil/6

 10- Kasas/71

  11- Zâriyât/17

  12- Furkân/62


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.