E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursanız, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya e-mail adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja olduğu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamazsanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

Arkadaşınıza Tavsiye Edin

Sizin Adınız

Arkadaşınızın e-mail adresi

Mesajınız

 

 

ZEKİ SOYAK (zekisoyak@ilkadimdergisi.com)

BAŞYAZI;

Yeni Haçlı Seferleri

Âdem aleyhisselamın yaratılışı ve şeytan-ı lainin başkaldırıp isyan etmesiyle başlayan Hak-batıl mücadelesi bütün devirlerde bazen şiddetlenip, bazen yavaşlayarak zamanımıza kadar devam edip gelmiştir. Halen de devam etmekte olan bu mücadele, kıyamet sabahına kadar da sürüp gidecektir.

Bu mücadelede inananlar inançlarının gereği olarak:

Karşı cephede olanlara asla zulüm yapmamış,

Dinlerine, dinî vazifelerini yerine getirmelerine müdahele etmemiş,

Canları, malları, namusları, koruma altına alınmış,

Kadınlara, çocuklara, yaşlılara din hizmetlilerine asla ilişilmemiş,

Esirlere insanca muamele edilmiş, bütün ihtiyaçları giderilmiş, hasta ve yaralı olanlar tedavi edilmiştir.

Karşı tarafın ekili dikili arazisi, ev ve barkı asla tahrip edilmemiş, onlar, inananların idaresinde, kendi dindaş ve ırkdaşlarının idaresinden çok daha müreffeh ve insanca bir hayat yaşamışlardır.

Batıl cephesi ise inananlara karşı çok zalimce, çok barbarca davranmış,

Kadın, çocuk, yaşlı, hasta demeden katliam yapmış,

Girdikleri şehirleri, kasabaları yakıp yıkmış,

Ekili, dikili arazileri tahrip etmiş,

Namuslara tecavüz etmiş,

Zaman zaman soykırımlar yapmış,

Esirlere, işgal ettikleri ülke insanlarına tiksindirici vahşice işkenceler uygulamış,

Yerüstü, yeraltı kaynaklarını talan etmiş,

Tarihî eserleri, tarihî vesikaları çalıp ülkelerine taşımıştır.

Tarih, bu ehl-i batılın, bu şirk ve küfür cephesinin yaptığı yüz kızartıcı, utanç verici, iğrenç olaylarla dolup taşmaktadır.

Yirminci asrın son yılları ile yirmibirinci asrın ilk senelerinde:

Yahudilerin Filistin’de,

Amerika’nın Irak’ta,

Ruslar’ın Çeçenistan’da,

Sırp ve Hırvatlar’ın Bosna-Hersek ve Kosova’da,

Çin’in Doğu Türkistan’da,

Gerek içteki gerek dıştaki şer güçlerinin, batıl cephesinin, aşağı yukarı bütün İslam ülkelerinde, işledikleri cinayetler, yaptıkları vahşice katliamlar, namuslara tecavüzler, talanlar, soykırımlar onların yüzlerine taktıkları çağdaşlık, medenîlik, özgürlük maskesini düşürmüş, o çirkin suratlarını ortaya çıkarmış; bu vahşileri, bu insan suretindeki sırtlanları, bu şeytandan daha şeytan barbarları bu vesilelerle bir daha yeniden ve yakından tanıma fırsatı vermiştir.

Maalesef bütün bu olanlara rağmen hâlâ gaflet ve ihanet içinde olanlar, hâlâ onların gerçek yüzlerini görmemezlikten gelen ve hala onları dost ittihaz edenler, onlardan medet umanlar mevcuttur.

Aziz kardeşim!

O bakımdan inananlar, bu zalim, bu vahşi, bu barbar grubun gerçek yüzlerini çok iyi tanımalı, onların taktıkları çeşit çeşit maskelere aldanmamalı, tarih boyunca yaptıkları ve halen yapmakta olduklarını asla unutmamalıdır.

Bütün bir dünyanın gözü önünde işlenen bu cinayetlere seyirci kalamayız. Buna ne imanımız, ne din kardeşlik hukukumuz ve ne de insan oluşumuz müsaade eder.

Artık bütün müslümanlar dünyanın neresinde bulunurlarsa bulunsunlar, aralarındaki küçük büyük bütün meseleleri unutup, fert, cemaat ve devlet bazında barışmalı, birlik ve beraberlik içinde hareket etmeli, bütün imkanlarını birleştirerek etkin bir güç haline gelmelidirler.

Söz buraya gelmişken şu ayet-i kerimeleri hatırlamak, üzerinde derin derin tefekkürlere dalmamak mümkün mü?

“Hep birlikte Allah’ın ipine (İslam’a, Kur’an’a) sımsıkı yapışın, parçalanmayın, Allah’ın size olan nimetlerini hatırlayın: Hani siz birbirinize düşman kişiler idiniz de O, gönüllerinizi birleştirmiş ve O’nun nimeti sayesinde kardeş kimseler olmuştunuz. Yine siz ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi O kurtarmıştı. İşte Allah ayetlerini size böyle açıklar ki doğru yolu bulasınız.” (Âl-i İmran-103)

“Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte bunlar için pek büyük bir azap vardır.” (Âl-i İmran-105)

Evet. İslam’a, Kur’an’a sımsıkı sarılacağız, İslam, Kur’an şemsiyesi altında toplanacak, bu hususta ayrılık çıkaranlara asla fırsat vermeyeceğiz.

Bizi bir ve bütün yapan bu değerlere karşı çıkan ve hatta ellerine geçirdikleri çeşitli imkanlarla, bizleri tehdit eden bir avuç şer odaklarına asla taviz vermeyecek, bugüne kadar yaptıkları melanetleri devam ettirmelerine artık müsaade etmeyeceğiz. İnanan ve inancını hayatına yansıtmak isteyen toplumun her kesimindeki, her kademesindeki insanlar bu konuda ne yapması gerekiyorsa, onu yapacaklardır. Bu, her müslüman için bir vecibedir. Bunu böyle bilmeli ve böyle hareket etmeliyiz.

Aziz kardeşim!

Bir papazın, bir kardinalin eşeğine binerek şehir, şehir, kasaba kasaba dolaşarak, hiristiyanların müslümanlara karşı kin ve düşmanlığını bileyerek, hıristiyan Avrupa devletlerini müslümanların aleyhine kışkırtıp ilk haçlı seferini başlattığı bin yıldan beridir, zannetme ki tarih kitaplarında okuduğumuz o haçlı seferleri artık bitti ve geçmişte kaldı. Hayır! Hayır! Sakın böyle bir düşünceye kapılma! Haçlı seferleri hiçbir zaman bitmedi, bundan sonra da bitmeyecek. Hatırlasana, Irak’ı işgale hazırlandığı günlerde Amerika’nın yahudi güdümlü başkanı Bush ne demişti? Yeni bir haçlı seferinden bahsetmemiş miydi.

Hafızamızdaki bilgileri şöyle bir hatırlamaya çalışalım: Vahşi batının bir vampir gibi kanını emdiği, yer üstü yer altı kaynaklarını sömürdüğü, istila edip katliamlar, soykırımlar yaptığı, cinayetler işlediği ülkeler hangi ülkelerdir? Bu ülkeler İslam ülkeleri değil mi?

Sonra binlerce misyoneri, çantalarını dolarla, yuro ile doldurarak İslam ülkelerine gönderen, müslüman gençleri para, iş, okul vaadiyle kandırarak sahte ve hileli yollarla hiristiyanlaştırmaya çalışanlar, tahrif olmuş, aslını kaybetmiş dinleriyle yapamadıklarını, para ile yapmaya çalışanlar bu çok yüzlü barbarlar değil midir? Bu misyoner faaliyetleri de yeni haçlı seferleridir. Bunu böyle bilelim ve çocuklarımıza mukayyet olalım.

Aziz kardeşim.

Artık kıyas et. Biz müslümanların insanca muamelelerini, hoşgörüsünü, karşı tarafın insanlık dışı, vahşice, barbarca yaptıklarını.

Bu arada ta 1969 yılında bir hıristiyanlık faaliyeti olarak papalık tarafından planlanan, gayesi öncelikle müslümanları hıristiyanlığa karşı yumuşatmak sonra da hıristiyan yapmak olan dinler arası diyalogu benimseyen, savunan, hıristiyanların da cennete gireceği iddiasında bulunanları; Mardin’deki dinlerarası diyalog toplantısında temsili bir sırat köprüsü yaptırarak, müslüman, hıristiyan, yahudi din adamlarının elele tutuşup köprüden geçip cennete girişlerini, bütün bunları bir düşünelim. Bunların hepsi birer haçlı seferidir. Bunlara yeşil ışık yakan, hıristiyanların cennete gireceğini iddia ederek gençlerimizi hıristiyanlığa özendiren sözüm ona müslüman ilahiyatçılar da, hıristiyan misyonerlere yardımcı yerli misyonerlerdir.


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.