E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursanız, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya e-mail adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja olduğu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamazsanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

Arkadaşınıza Tavsiye Edin

Sizin Adınız

Arkadaşınızın e-mail adresi

Mesajınız

 

 

Doç.Dr. Mehmet SOYSALDI*

DÜŞÜNCE;

İYİLİĞİ EMRETMEK, KÖTÜLÜKTEN SAKINDIRMAK

İyiliği emretmek, kötülükten sakındırmak bir toplumun başarısı, selâmeti ve salâhı için her müslümanın yapması gereken en önemli İslâmî görevlerden birisidir. İyiliği emretmek ve kötülükten sakındırmak toplumu sâhil-i selâmete ulaştıran bir kurtuluş gemisidir. İyiliği emretmek ve kötülükten sakındırmanın çok önemli olmasından dolayı Yüce Allah, Kur’ân-ı Kerim'de birçok ayette bu konu üzerinde durmuştur. Nitekim Cenab-ı Hakk, bu ümmetin en hayırlı ümmet olmasının sebeplerinden birinin de, iyiliği emretmeleri ve kötülükten sakındırmaları olduğunu şu ayet-i kerimede açıklamıştır:

“Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmet oldunuz. İyiliği emreder, kötülükten sakındırırsınız ve Allah'a inanırsınız...”(1)

Yüce Allah, bu ayet-i kerimede, iyiliği emretmek ve kötülükten sakındırmayı imândan önce zikretmiştir. Halbuki imân olmadan ibâdetler kabul edilmez. Yani ibâdetler kabul edilmesi için imân şarttır. İşte bu ayet-i kerimede Yüce Allah, iyiliği emretmek ve kötülükten sakındırmayı öneminden dolayı imândan önce zikretmiştir. Çünkü toplumun salâhı ve düzeni buna bağlıdır.

Yüce Allah, Tevbe suresinde mü'minlerin sıfatlarını sayarken şöyle buyurmaktadır: “İnanan erkek ve kadınlar, birbirlerinin velisidirler. İyiliği emrederler, kötülükten sakındırırlar, namazı kılarlar, zekatı verirler, Allah'a ve Rasûlüne itaat ederler. İşte onlara Allah rahmet edecektir. Allah dâima üstündür, hikmet sahibidir.”(2)

Dikkat edilirse yine Yüce Allah, bu ayet-i kerimede de, iyiliği emretmek ve kötülükten sakındırmayı namazdan ve zekattan önce zikretmiştir. Halbûki namaz ve zekat İslâm’ın temel hükümlerindendir. İşte bu, mü'minlerin iyiliği emretme ve kötülükten sakındırmaya çok fazla önem vermeleri gerektiğini göstermektedir. Ayrıca, iyiliği emretmek kötülükten sakındırmak, mutlaka mü'minlerde bulunması gereken sıfatlardandır. Biraz önce söylediğim gibi bu hususta bir çok ayet vârid olmuştur. İyiliği emretmeyip, kötülükten sakındırmayanlar bu vasıflarını kaybederler. Nitekim Yüce Allah, İsrâil oğullarını bu görevi terkettikleri için yermekte ve onları lânetleyerek şöyle buyurmaktadır:

“İsrâiloğullarından kâfir olanlar, Dâvûd ve Meryem oğlu İsâ diliyle lânetlenmişlerdir. Bunun sebebi söz dinlememeleri ve sınırı aşmalarıdır. Onlar işledikleri kötülükten, birbirini vazgeçirmeye çalışmazlardı. Andolsun yaptıkları ne kötüdür.”(3)

Görüldüğü gibi, Yüce Allah, bu ayet-i kerimede İsrâiloğulları kâfirlerinin lânetlenme sebeplerini bizlere açıklamaktadır. Nitekim onlar, Allah Teâlâ'ya isyan etmişler, haddi aşmışlar ve yaptıkları kötülüklerden birbirlerini vazgeçirmeye çalışmamışlardır. Bu ayet-i kerime ayrıca onların bu kötü durumlarına düşmekten bizleri sakındırmaktadır. Bizler ne zaman İsrâiloğullarının yaptıkları gibi yaparsak o zaman, onların hakettikleri lânet ve cezayı bizlerde hak ederiz.

Kim tek Allah'a ibâdet eder, Yüce Allah'ın emrettiklerini yapar, yasaklarından kaçınırsa, büyük sevabı hakeder ve Allah tarafından övülen güzel sona erişir. Kim de doğru yoldan saparsa, büyük azabı ve lâneti hakeder, dünya ve âhirette hüsrâna uğrar.

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v), bir hadis-i şeriflerinde ümmetini bu görevi yerine getirmeye teşvik ederek şöyle buyurmaktadır:

“Sizden bir kimse, bir kötülük görürse onu eliyle değiştirsin; eğer buna gücü yetmezse diliyle değiştirsin; buna da gücü yetmezse kalbi ile buğzetsin. Bu ise imânın en zayıf derecesidir.”(4) Yine bu hususta İbn-i Mes'ûd'dan rivayet edilen bir hadîs-i şerifte, Hz.Peygamber (s.a.v): “Allah tarafından benden önce gönderilen her peygamberin kendisine sâdık ashâbı ve havârîlerî vardı. Bunlar onun sünnetine yapışırlar, emirlerine uyarlardı. Sonra bunların yerlerine öyleleri geldi ki, yapmadıkları işlerle öğünürler, emredilmedikleri işleri yaparlardı. Bir kimse, bunların zikredilen işleri yapmasına eliyle mücadele ederse, o kimse mü'mindir; bir kimse diliyle bunlara karşı koyarsa, o da mü'mindir; bir kimse, bunlara karşı kalbiyle mücâdele ederse, o da mü'mindir; bu kadarı yapmayanda artık hardal tanesi kadar bile imân yoktur”(5) buyurmuştur.

İşte bütün bu deliller ışığında, eğer ailemizin, toplumumuzun ve milletimizin içinde bulundukları bu kötü durumdan kurtulmalarını istiyorsak, nerede ve ne makamda olursak olalım gücümüzün yettiği nisbette iyiliği emredip, kötülükten sakındırmaya çalışmamız gereklidir. Ailemiz ve bütün mü'minlerle birlikte dünya ve ahirette saadete erebilmemiz için, bu hususta olanca gayretimizi sarfetmemiz gerekmektedir. Nitekim Yüce Allah:

“Ey inananlar, kendinizi ve ailenizi bir ateşten koruyun ki, onun yakıtı insanlar ve taşlardır. Onun başında gayet katı, şiddetli, Allah'ın kendilerine buyurduğuna karşı gelmeyen ve emredildikleri şeyi yapan melekler vardır”(6) buyurmaktadır.

Peygamber Efendimiz (s.a.v)'de bir hadis-i şeriflerinde: “Ya iyiliği emreder ve kötülükten sakındırırsınız yahut Allah sizin kötülerinizi sizin başınıza musallat eder. Sonra iyileriniz duâ etmeye kalkışır fakat duâları kabûl olmaz”(7) buyurmaktadır.

İşte bu duruma düşmeden önce her mü'min gücü nisbetinde iyiliği emretmeli ve kötülükten sakındırmalıdır.

(*) Fırat Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tefsir Anabilim Dalı Öğretim Üyesi.  msoysaldi@hotmail.com

(1) Al-i İmrân, 3/110.

(2) Tevbe, 9/71.

(3) Mâide, 5/78,79.

(4) Müslim, İman: 78 (49); Tirmîzî, Fiten: 11 (2173); Ebû Dâvûd, Salâtü'l-Iydeyn: 248(1140).

(5) Müslim, İmân: 80 (50).

(6) Tahrim 66/6

(7) et-Taberânî, el-Evsât'ta.


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.