E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursanız, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya e-mail adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja olduğu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamazsanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

Arkadaşınıza Tavsiye Edin

Sizin Adınız

Arkadaşınızın e-mail adresi

Mesajınız

 

 

AHMET AĞMANVERMEZ (agmanvermez@mynet.com)

KAPAK;

Kur’an nasıl yazıldı, nasıl toplandı,  günümüze nasıl geldi?

Sahâbe Hz. Peygamber’in zamanında Kur’an’ı tamamen ezberlemiş ve yazmıştı. 23 yıl boyunca Cenab-ı Hak’tan gelen vahiy önce Rasûlullah (SAV) tarafından ezberleniyor, vahiy kâtiplerine okuyarak yazdırıyordu. Bu arada okuma yazma bilen-bilmeyen diğer sahâbeler de Kur’ân’ı ezberliyorlardı. Allah Rasûlü Kur’ân’ın sadece ezberlenmesini yeterli görmüyordu.

Sayıları 40’ı bulan vahiy kâtipleri “kemik, tahta, papirüs, deri ve kiremit inceliğindeki pişirilmiş tuğlalardan” bulabildikleri malzemeler üzerine yazıyorlardı. Hz. Peygamber (SAV) zamânında vahiy devam ettiği için iki kapak arasına alınamamıştı. Hz. Ebû Bekir’in halifeliği zamanında meydana gelen Yemame savaşında 70 kadar hâfız sahâbenin şehit olması müslümanları  telaşlandırdı. Hz. Ömer’in teklifi ile, hâfız ve vahiy kâtiplerinin en meşhuru olan Zeyd bin Sâbit başkanlığında bir komisyon oluşturuldu. Komisyon, sahâbede bulunan Kur’an nüshalarını, Rasûlullah’ın huzurunda yazıldığına dair iki şahit şartı ile toplattı. Böylece yazılı bütün metinler toplanarak bir araya getirildi. Kur’ân’ın asıl nüshası yazılarak Halife Hz. Ebû Bekir’e teslim edildi. Bu nüshaya “İmam Nüsha” denildi.

Hz. Ömer’in halifeliğinde Kur’an öğrenimine ve hâfızlığa önem verilmiş, hâfız sahâbeler, yeni İslâm’a giren bölgelere gönderilerek eğitime devam edilmişti. Hz. Osman’ın zamanında Kur’an eğitiminde bütünlük sağlamak için “İmam Mushaf” esas alınarak 7 nüsha yazdırılarak çoğaltıldı. Bunlar, Medine, Mekke, Şam, Kûfe ve Basra’ya gönderildi. Bu yedi nüshadan birisi İstanbul’daki Topkapı Müzesinde, diğeri ise Taşkent Müzesinde bulunmaktadır. Şu anda dünyanın her yanında bulunan, okunan, ezberlenen Kur’an’la İstanbul ve Taşkent’teki Hz. Osman’ın yazdırdığı Kur’an arasında hiçbir farklılık söz konusu değildir.

 

Tevrat ve Zebur aslî halini koruyor mu?

Yahudilerin Mukaddes kitap külliyatı,”Tanah”(yazılı dini edebiyat); “Talmut” (sözlü dini edebiyat) olarak iki bölümde incelenir. Hıristiyanlar  Tanah’a “Eski Ahit” adını verirler. Tanah; Tora(Tevrat), Peygamberler ve Kitaplar olmak üzere üç bölümden oluşur. Arapçası Tevrat, İbrânicesi ise Tora’dır. Bazen kitabın tamamı için Tevrat kelimesi kullanılır.

Hz. Mûsâ (AS), milattan önce (MÖ) XIII. yy.da yaşadığı göz önüne alındığında, en eski Yahvist metinler M.Ö. 1000 yıllarında, Elohist Metinler ise M.Ö. 800 yılları civarında yazıldığı rivâyet edilmektedir. Hz.Musa (AS) ile yazılı metinler arasında (her ne kadar elimizde bulunmuyorsa da) 200 ilâ 400 yıllık bir süre geçtiği düşünülürse, mevcut Tevrat’taki çelişkilerin ve tutarsızlıkların sebebi anlaşılmış olur. Yazılı Tora’ya Hz. Mûsâ’dan sonra gelen Peygamber sözleri de eklenmiştir.

Eski Ahit (Tanah) denilen mukaddes kitap, tahminen milattan sonra 1. yüzyılda Jamnica’da toplanan bir meclis tarafından son şekle kavuşturulmuştur.

Hz. Mûsâ zamanında Tevrat tek nüsha idi. Ezberlenmemiş ve çoğaltılmamıştı. Hz .Mûsâ, 3 veya 7 yılda bir ahit sandığından çıkarılıp halka okunmasını vasiyet etmişti. Ancak İsrâil oğulları tarih boyunca 7 kere dinden dönmüşler, putlara tapmışlar ve Tevrat’ı unutmuşlardır. Kudüs’teki kutsal mabette bulunan Ahit sandığı korunamamış, Hz. Süleyman (AS) zamanında sadece 10 emir’in  yazılı olduğu iki levha kalmıştı.

Bu gün Yahudilerin elinde bulunan  en eski İbrânice el yazması nüshalar milattan sonra VII. ve X. yüzyıla âittir. MÖ. XII. yy.’da gelen Tevrat’ın MS. VII. yy.’a kadar yazısız korunabilmesi zaten imkansızdır.

Tevrat’ta bulunan dine, ilme ve akla aykırı bilgi ve yorumlar, peygamberlere yalancılık, ahlaksızlık isnat eden cümleler de Tevrat’a insan müdahalesi olduğunu açıkça göstermektedir.

Kur’an’da “Biz Dâvûd’a Zebur’u verdik” (Nisâ-163 ) denilmektedir. Ancak Zebur’dan günümüze kadar hiçbir şey intikal etmemiştir Ancak Ahdi Atik içinde Zebur “Mezmurlar” adı ile temsil edilmekte, mabetlerde özel makamda okunmaktadır.

 

Hangi İncil Hz. İsa’ya gönderilmişti?

İslâm’a göre İncil, Allah (cc) tarafından Hz İsâ (AS) a gönderilen, Tevrat’ın aslını doğrulayan, Kur’an’ı ve Hz Peygamber (SAV)’i müjdeleyen bir kitaptır. Bugünkü İnciller tarihen sabittir ki Hz İsa (AS)’a gönderilen İnciller değildir. Geçmiş Peygamberlerde olduğu gibi Hz İsa (AS)’ın sağlığında İncil yazılı kitap haline getirilmemişti. Çünkü İsa (AS)’ın  Peygamberlik süresinin kısa olması ve yaşadığı devrin şartları buna elvermiyordu.

En erken yazılan İncil Hz. İsa (AS)’dan 30 yıl sonra kaleme alınmıştır. Dolayısıyla Hz. İsa’nın tebliğ ettiği hakikatler anında kaydedilememiş, sonradan yazılan İncillere insan sözü karışmış ve böylece kitabın aslı tahrife uğramıştır. Bugün muteber olarak görülen dört İncil MS.325’te İznik’te kabul edilen ve onlarca İncil içerisinden seçilen kitaplardır. Bu dört İncil Matta, Markos, Luka ve Yuhanna’dır. Görüldüğü gibi İnciller yazarlarıyla anılmaktadır.

Matta, bir gümrük memurudur. Hz. İsâ’nın havarilerinden olmuştur. 28 bâptan oluşan İncilinde Hz İsâ’nın Mesihliği üzerinde durmuştur. M. 70’te Habeşistan’da ölmüştür.

Markos ise havari Petrus’un  talebesidir. İncilinde Hz. İsa(AS)’ın hayatından bahseder. Kitap, kutsal kitap değil, adeta siyer(tarih)dir. İncil’i 16 baptan oluşur. M.62’de Mısır’da ölmüştür.

Luka ise Pavlos’un talebesidir. Doktor veya ressam olduğu söylenir. İncili M. 60 yılında yazmıştır. 24 baptan oluşan İncili’nde  Hz. İsa’nın hayatı ve tebliğ ettiği şeylerden bahseder.

Yuhanna İncil’ini ise Yuhanna’nın bir talebesi yazmıştır. 24 baptan oluşan İncil de Hz İsa (AS)’ın Allah’ın oğlu olduğu tezi üzerinde ısrarla durulur. M. 100 yılında yazıldığı bilinmektedir.

Bu dört incilin dışında, meşhur 23 İncil daha bilinmektedir. Oysa Allah (cc) Hz İsâ (AS)‘a 27 değil, sadece bir İncil göndermiştir. Bütün bu İncillerde farklı olaylar, farklı yorumlar yer almaktadır. Aslında İncil yazarlarının çoğu, bir kutsal kitap yazmak gibi bir düşünceleri olmaksızın, iyi niyetle, Hz. İsâ’nın sözlerini, iş ve nasihatlerini insanlara aktarmak, O’nun talimatlarını unutturmamak fikrinde idiler. Zamanlarındaki sözlü bilgileri yazıya dökerek gelecek nesillere ulaştırmak istediler. Günümüzde ise bu niyet unutularak, eldeki mevcut kitaplar kutsallaştırılmış oldu.

 

Sonuç

Görüldüğü gibi Kur’an, Rasulullah’a indiği gibi, ezberlenmiş, yazılmış, toplanarak yazdırılmış, bir harf bile değiştirilmeden çoğaltılarak bizlere ulaştırılmıştır. Bu konuda müslümanlar, elinden gelen gayreti sarf etmişlerdir.Yazılı Kur’an’ın ve ezberleyen hâfızların olmadığı hiçbir zaman da olmamıştır. Yüce Rabbımız da Kur’an’da: “O (Kur’an) ı biz indirdik ve onu koruyacak olan da Biziz” buyurmaktadır.

Tevrat, Zebur ve İncil ise indirildikleri çağda tam ezberlenerek ve yazıya geçirilerek korunamamıştır. Aradan geçen onlarca, yüzlerce ve binlerce yıl içerisinde Tevrat, Zebur ve İncil aslî hallerini koruyamamışlar, insanların müdahalelerine maruz kalarak değiştirilmiş ve bozulmuşlardır. Yüce Rabbimiz  bize olan rahmeti gereği bizleri kitapsız bırakmamış, değişen kitabın hükmünü kaldırarak, son kitap Kur’an’ı bize göndermiştir.

 

Kaynaklar

1- Tevrat, İncil ve Kur’an, Jacques Jomier, Hareket Yayınları, Terc: Sakıp Yıldız Şamil

2- İslam Ansiklopedisi, c. 4, c. 5, c.8

3- Dinler Tarihi, Prof. Dr. Mehmet Aydın, Prof. Dr. Osman Cilacı, Arı Basımevi, Konya

4- Müsbet İlim Yönünden Tevrat, İnciller ve Kur’an, Maurice Bucaille, Terc: Prof. Dr. Mehmet Ali Sönmez, D.İ.B. Yayınları, 1984

5- Kur’an-ı Kerim’in Faziletleri ve Okuma Kaideleri, İsmail Karaçam, Şamil Yayınları

6- İslam’a Giriş, Muhammed Hamidullah

7- İslam Peygamberi, Muhammed Hamidullah, Terc: Salih Tuğ.


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.