E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursanız, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya e-mail adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja olduğu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamazsanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

Arkadaşınıza Tavsiye Edin

Sizin Adınız

Arkadaşınızın e-mail adresi

Mesajınız

 

 

M. AKİF DENİZ

TEKNO BİLİM;

İLETİM HATTI- FUNDA ELDEMİR (Eln-Elk. Mühendisi)

İlim ve teknolojinin ilerlediği günümüz dünyasında elde edilen maddi imkanlar insanı mutlu etmemektedir. Ruhi bunalım ve stres günümüzün en canlı vakıası olmaktadır. İnsanoğlunun bunalım ve problemlerini çözmeye dünyevi imkanlar kafi gelmemektedir. Sınırlı imkanlarla sınırsız arzuları tatmin etmek mümkün değildir. İnsan kendisini, kendi omuzlarında taşıyamamaktadır.

Bu sınırlılığı ve güçsüzlüğü karşısında ilahi güç insanın yardımına koşacaktır. Dua, bu yardımın şifresidir. Stresli bir hayatta huzura ulaşmanın en önemli vasıtasıdır. İnsanın varlığındaki ilahi gücün ortaya çıkarılmasıdır. Bu yüzdendir ki, insan tam bir konsantrasyon ile dua edebildiği anda pek çok imkansızmış gibi görünen şeyin gerçekleştiğini fark edecektir. Zira Allahu Teala; “Kullarım sana Ben’den sordukları zaman (Bilsinler ki) şüphesiz Ben onlara yakınım. Ben’den isteyenin, dua ettiğinde duasını kabul ederim. Artık onlar da davetime icabet etsinler.” (Bakara, 186) buyurmaktadır.

Dua, kul ile Allah arasındaki hattın açılmasıdır. İstek ve arzuların beynin yönlendirilmiş dalgalarıyla yoğunlaştırılmasıdır. Biz şah damarımızdan daha yakın olan yaratıcıyı algılama ve O’nunla iletişime geçme ancak güçlü bir yoğunlaşma ile olacaktır. Dua, kişinin yönlendirilmiş kuvvetli enerjisi ile gerçekleşir. Bu sebeple konsantrasyon ne kadar güçlü ise Dua’ya icabet de o derece süratli olur. Bunun için denmiştir ki “mazlumun duası yerde kalmaz.”

 Allah ile kul arasındaki bu iletişim teknolojinin ilerlemesiyle daha anlaşılır hale gelmiştir. Günümüz insanının elinden düşürmediği cep telefonları elektromanyetik dalgalar yoluyla iletişim sağlar. Bu elektromanyetik enerji telefon çalmadan hemen önce telefonun yakınında yoğun olarak hissedilir. Çünkü baz istasyonuyla bilgi alış-verişi en yoğun bu anda gerçekleşir. Bu elektromanyetik dalgaların yoğunluğu nasıl bilgi-alışverişi sağlıyorsa, kulun duasının yoğunluğu da Allah’la iletişime vesiledir. Bunun içindir ki insanın değeri Allah’a duası, O’na yönelişi nispetindedir. Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: “Duanız olmasa Rabbim size ne diye değer versin.” (25/77) Başka bir ayet-i kerime’de ise. “Bana dua edin size icabet edeyim.” buyrulur. Gerçek dindarlık hayatı baştan sona dua haline getirmektir.

Duanın tesirini kesen en önemli güç ise kişinin kendisinde bulunan vehim, vesvese kuvvesidir. Hadis-i şerifte şöyle buyurulur. “Dua ettiğiniz zaman kabul olunacağına inanarak Allah’a dua edin. Bilmiş olunuz ki gafletle yapılan duaları Allah kabul etmez.” (Tirmizi)

Yani her türlü vesvese ve vehim bu hattı kısa devre etmektedir. Burada vesvese yoğunlaşması enerjiyi dağıtır. Tıpkı cep telefonundan yayılan elektromanyetik dalgaların TV’deki manyetik alanı etkileyip görüntünün kaymasını ve atlamasını sağlaması gibi.

Dua en önemli enerji kullanma biçimidir. Kişinin enerji kullanımı öylesine önemli bir fonksiyondur ki şayet yerinde ve zamanında kullanılmazsa bize verilen tesirler boşa harcanmış, tekamül yolu o denli zorlanmış olur. Buradaki enerjiyi somut manada anlayabilmek için Rusya Bilimler Akademisi üyelerinden Prf. Dr. Nail Kaznatcheev’in görüşleri faydalı olacaktır. Kaznatcheev görüşlerini şöyle açıklıyor: “Eğer çalıştığınız bilgisayar aniden arızalanırsa suçu, üretici firmada aramayın, sizin stres içinde olmanız ya da çalışırken biraz da olsa sinirlenmeniz aletin teknik donanımı etkileyebilir. Çünkü sıradan bir insan beyni en üstün bilgisayardan daha güçlüdür ve insan bazen farkında olmadan doğanın kendine verdiği güçleri kullanabilir.” Bu sözlerden sonra hakkıyla yöneltilmiş duanın tesirini varın siz hesap edin!

Tesirli ve etkili duanın yararlı olmasına özellikle dikkat edilmelidir. Zira yanlış bir istekle kendi kendimizi yaralamış olabiliriz. Tıpkı elektriğin doğru kullanıldığında yararlı, haricinde ise öldürücü tehlikesi olması gibi.

Her ibadette olduğu gibi duada süreklilik asıldır. Makinelerin çalışma prensipleri sürekliliği anlamada faydalı olur. Makinelerin çalışmasını elektrik akımı sağlamaktadır. Elektrik akımı ise, elektron adı verilen çok küçük parçacıkların tel boyunca akışıdır. Nasıl akımın (I) gerçekleşmesi için elektron akışının sürekliliği esas ise ibadetlerin, bunlardan biri olan duanın da varlık bulması için sürekliliği esastır.

Sözlerimizi Hz. Mevlana ile bitirmek manidar olacaktır.

İsteyerek Allah’a yönel.

İsteyerek her işe, iki elinle sarıl.

Zira hayırlı işlerde istek sana rehberdir.

İster topalla, ister uyuşuk ol, ister edepsiz.

Yine de O’na yönel, O’nu dinle.

O’na gel.

 

İLERİ TEKNOLOJİ

 

Kendi kendine park eden otomobil

Almanya’da kendi kendine park eden otomobil geliştirildi. BMW şirketinin X5 marka bir arazi aracına deneme amacıyla taktığı yeni sistem sayesinde gelecekte otomobillerin kendiliğinden geri geri park etmeleri sağlanacak.

 BMW sözcüsü Jochen Müller, gelecekte araçlara takılması öngörülen sistemin yol kenarındaki park yerlerinin büyüklüğünü tespit ettiğini ve uygun büyüklükte bir park yeri bulduğu zaman kontrol panelinde yeşil bir ışığın yandığını açıkladı. Müller, “Park etmek istediğiniz zaman duracaksınız. Bir düğmeye basacaksınız, geri vitese takacaksınız ve gaz verip elinizi direksiyondan çekeceksiniz” dedi.

Aracın optik okuyucular sayesinde park yerine kendi kendine girebildiğini belirten Müller, “Ancak şoförün aracın içinde oturması, aracın arkasına aniden bir çocuğun gelmesi durumunda fren yapabilmek için gerekli.” diye konuştu.

Bu sistemin araştırma bölümünden çıktığını ve yakın zamanda mühendisler tarafından otomobillere takılacağını kaydeden Müller, BMW 7’ler serisi otomobillerin yenileneceği 2005 yılından itibaren bu sistemlerin de otomobiller içinde yer alabileceğini söyledi.

Yeni geliştirilen sistemi deneyen özel bir televizyonun bayan sunucusu, buluştan çok etkilendiğini belirterek, “Park ederken ellerimi direksiyondan çekmeye önce alışmam gerekiyordu. Ancak bu gerçekten de harika bir düşünce.” dedi.

 

Bilgisayarlar Türkçe konuşacak

Koç Bilgi Grubu şirketlerinden GVZ, yazı dosyalarını MP3 formatına çeviren ilk yerli MP3 dönüştürücü yazılımını üretti.

GVZ’den yapılan açıklamaya göre, MP3 dönüştürücü yazılım, Türkçe yazılmış metinleri isteğe bağlı olarak erkek ya da kadın sesi kullanılarak MP3 formatında ses dosyasına dönüştürüyor.

Metinler, bilgisayara word formatında kopyalandıktan sonra MP3’e dönüştürülebilecek ve MP3 çalardan dinlenebilecek.

      

METİNLERİ ‘DİNLEMEK’ GERÇEK OLDU

Koç Bilgi Grubu’nun e-ticaret platformlarından Kangurum alışveriş sitesi www.kangurum.com.tr adresi üzerinden satın alınabilen ‘GVZ NetOKUR’ programının satış fiyatı 257 milyon lira olarak belirlendi. GVZ, yazılı metinlerin sesli olarak dinlemesini sağlayan NetOKUR programını satın alanlara MP3 dönüştürücü programını ücretsiz olarak hediye edecek.

Arayüz GVZ, MP3 dönüştürücüsü ile elektronik ortamda yazılmış bir sayfalık metni yaklaşık bir dakikalık sürede MP3 dosyasına dönüştürülebiliyor. Programın kurulu olduğu bilgisayarda yüklü olan, Microsoft, L & H gibi firmaların geliştirdiği “SAPI 5” standardına uygun konuşma sentezleyicilerin kullanılması sonucu seçilen metinler İngilizce, Fransızca, Almanca gibi dillerde de dinlenebilecek.


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.