E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursanız, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya e-mail adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja olduğu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamazsanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

Arkadaşınıza Tavsiye Edin

Sizin Adınız

Arkadaşınızın e-mail adresi

Mesajınız

 

 

EMİN ALPER / SÜLEYMAN KONAK

HABER YORUM; (haberyorum@ilkadimdergisi.com)

 ŞEHADETE ERMEK

 “Allah’ım! Ümmetin suskunluğunu sana şikayet ediyorum.!

Ben ki kocamış bir yaşlıyım. Kurumuş iki elim, ne kalem tutuyor ne silah!

Sesimle yeri inletecek güçte bir hatip de değilim!

Ben ki saçları ağarmış, ömrünün son demlerinde, türlü hastalıkların yıktığı ve üzerinde zamanın belalarının estiği biriyim!

Siz ey Müslümanlar! Suskun ve aciz, helak olmuş ölüler!

Hala kalpleriniz sızlamıyor mu, başımıza gelen bu acı felaketler karşısında?

Bu ümmetin kurumları, sivil güçleri, partileri, teşkilatları ve bariz şahsiyetleri, Allah için kızmaz mı? Tümü birden sokaklara dökülüp, bizim için dua edemez mi?

Buna da mı gücünüz yetmiyor!?

Yakında bizim büyük ölümlerimizi duyacaksınız. O zaman alınlarımızda şu yazılacak:

 “Bizler direndik! İleri atıldık ve kaçmadık!”

Ve bizimle birlikte çocuklarımız, kadınlarımız ve gençlerimiz ölecek!

Onları bu suspus ve bön ümmete yakıt yapacağız!

Bizden teslim olmamızı ve beyaz bayrak dikmemizi beklemeyin!

Çünkü bunu yapsak ta öleceğimizi biliyoruz. Bırakın savaşçı onuru ile ölelim!

Dilerseniz bizimle olun, elinizden geldiğince, öcümüzü sizden her biri boynuna taksın!

Dilerseniz bize acıyarak ölümümüzü izleyin!

Temennimiz, Allah’ın emaneti savsaklayan herkesten kısas almasıdır!

Umarız bizim aleyhimizde olmazsınız! Allah aşkına bari aleyhimizde olmayın ey ümmetin liderleri, ey ümmetin halkları!

Allah’ım sana şikayette bulunuyorum... Sana şikayette bulunuyorum...”

Şeyh Ahmet Yasin ümmete bu şekilde serzenişinin üzerinden bir yıl bile geçmeden bir sabah namazı esnasında şehit edildi. Biz de onun söylediği gibi “acıyarak ölümünü izledik”.

Bizi daha çok üzen ise bizi temsil eden yetkililerimizin, olayı bizatihi kınamak yerine “terör böyle önlenemez.” gibi mağdurların ve şehitlerin adını terörle eşdeğer tutan ifadeler kullanmaları oldu. Bari aleyhlerinde olmasaydık.

 

Abdullah Gürbüz Hocaefendi Hakk’a yürüdü

Rufai  şeyhlerinden Abdullah Gürbüz Efendi Nevşehir’de vefat etti. Tekbirler arasında sevenlerinin omuzunda Kurşunlu Camii’ne getirilen Abdullah Efendi burada kılınan cenaze namazının ardından omuzlarda taşınarak Kaldırım Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Cenaze namazına yurt içi ve yurt dışından olmak binlerce seveni katılan Abdullah Efendi yaklaşık 2 aydır rahatsızlığı nedeniyle tedavi görmekteydi. Vefatından on beş gün önce dostlarıyla vedalaştığı ve Huzuru Rahman’a kavuşmayı beklediği, ölüme gülerek gittiği belirtilen Abdullah Efendi’ye Rabbimizden rahmet, sevenlerine başsağlığı diliyoruz.

 

BOP YA DA BİP

ABD yönetiminin dünya görüşünün temelini, ‘Evangelist Hıristiyanlık’ + ’Muhafazakar Musevilik’ yani bağnaz Hıristiyanlık anlayışı ile İsrail’in menfaatlerini öncelikli olarak gözetmek oluşturmaktadır.

Fransa’nın ciddi dergilerinden La Nouvel Observateur “Dünyayı fethetmek isteyen tarikat” başlığı ile Evangelistlerin artan güçlerini inanç ve ihtiraslarını kapak yaparak şu inanca sahip olduklarını belirtti : “Mesih’in dönüşünün temel şartı Yahudilerin kutsal topraklara dönüşüdür. Bu yüzden bu dönüşün simgesi olan İsrail’e sahip çıkılmalı ve Büyük İsrail projesi (BİP) savunulmalıdır. Kötülerle (müslümanlar kastedilmekte) yapılacak nihai büyük savaşa da hazırlık yapılmalıdır.”

Dergi, ABD Başkanı Bush’un, dünya üzerindeki 500 milyon Evangelistin en önemli dini liderlerinden biri olduğunu yazmış. Bush’un dünyayı şekillendirme programının da Evangelist bir proje olduğunu yazan dergide, özellikle 11 Eylülden sonra güçlenen hareketin, Bush liderliğinde kendini Armegeddon’a hazırladığı,  ayrıca Bush’un, 11 Eylül ve Irak savaşı için özel olarak kendisini Tanrı’nın görevlendirdiğine inandığı da belirtiliyor

İsrail devleti  1948 yılında, ABD tarafından Filistin toprağı üzerinde haksız, yasadışı ve kanlı bir şekilde kurulmuştur. Dünyanın dört bir yanından getirilen Yahudiler bu topraklara taşınırken 3 milyon Filistinli de göçe zorlanmıştır. O günden beri bölgede kan ve gözyaşı eksik olmamıştır.

ABD’nin sadece Filistin’deki bu projesinin bölgeye ne getirdiği ve ne götürdüğü ortada iken şimdi 22 Arap ülkesi ile birlikte Türkiye, İran, Pakistan ve Afganistan’ı da içine alan Büyük Ortadoğu projesinin bölgeye hatta dünyaya ne getirebileceği kıyas yolu ile anlaşılabilir kanaatindeyiz. (Bu arada Türkiye’nin Avrupa’nın değil Ortadoğu’nun bir parçası olduğunun düşünüldüğü de anlaşılıyor.) Bu proje ile bu bölgede insan hakları, demokrasi, basın özgürlüğü ve yeni bir siyasal, sosyal ve ekonomik düzen oluşturulacakmış.

Daha ilk adımda Afganistan’da Kabil’in dışına çıkamayan bir yönetim ve genel bir kaos ortamı, Irak’ta ise birbiriyle her an çatışabilecek etnik, dinî ve bölgesel üç düşman  bölge ortaya çıkaran bu hamleler daha ileri adımlarda nelere yol açacak hep birlikte göreceğiz.

Geçen bir iki ay içinde Venezüella’da  seçimle işbaşına gelen Chavez’i devirmeye çalışan ve  Haiti’de yine seçilmiş Devlet Başkanını devirip sürgüne gönderen ABD’nin Ortadoğu’da hangi demokrasiyi ve neden getireceği de ayrıca merak konusu.

Bu proje çerçevesinde tamamen ABD yörüngesine girecek olan Türkiye açısından da durum hiç içaçıcı görünmüyor. Yeni işgaller söz konusu olduğunda doğrudan taraf durumuna düşme riski ülkemizi cephe ülke konumuna taşıyabilecektir.

 

IRAK’TA “İNSAN SEVGİSİ”

MİSYONERLİK

40 yaşında alkol tedavisi görüp Evangelist olan Amerika Başkanı Bush’un mezhebini Irak’ta nasıl yaydığını Los Angeles Times gazetesi şu ifadelerle anlatıyor :

 “Evangelistlik Bağdat’ta süratle yayılıyor. 400 Iraklı din değiştirdi. Bu mezhebe bağlı 9 kilise açıldı. Ülkede 900 bin İncil dağıtılıyor. 10’uncu kiliseyi inşaya başlayan misyonerlere Amerika’daki evangelistlerden kilise başına 100’er bin dolar gönderiliyormuş.

Iraklı halka Arapça İncil, gıda ve ilaç dağıtarak gönüllerini kazanmaya çalışan misyonerlerden Tom Craig “Tanrı ve Başkan bize İsa’yı Ortadoğu’ya getirme şansı doğurdu. Bu bana verilen bir emir.” derken bir diğeri “Irak İsa’yı İran ve Libya’dan Ortadoğu’ya yaymak için bir merkez olacak.” diyor.”

Bu arada Saddam Hüseyin’in işgalden önce Irak’ta 300 bin hıristiyanın ibadetine izin verdiğini, sadece Evangelistliği yasakladığını da hatırlatalım.

 

TÜRKİYE’DE “İBADET ÖZGÜRLÜĞÜ”MİSYONERLİK

Misyonerlik faaliyetlerinin ülkemizde her geçen gün yoğunlaştığını endişe ile izliyoruz. Artık 5 bin dolar karşılığında bile din değiştirildiğini gazetelerde okuyoruz. Yetkililerimizin bu duruma kayıtsız kalamayacaklarını düşünüyor ve ne gibi adımlar atacaklarını merakla bekliyorduk. Fazla beklememize gerek kalmadı. İçişleri Bakanlığı’mızın bütün valilik ve kaymakamlıklara gönderdiği bir genelgeyi okuyunca merakımız giderilmiş oldu.

Genelge şu ön bilgiyle başlıyor :

 “Bilindiği üzere, Avrupa Birliği Müktesebatına uyum çerçevesinde çıkarılan 4928 sayılı ‘Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’la, 3194 Sayılı İmar Kanunu’nun Ek-2. maddesinde yer alan ‘cami’ ibaresi ‘ibadet yeri’ şeklinde değiştirilerek farklı dinlere ait ibadet yerlerinin açılmasına olanak sağlanmıştır.”

Genelgede daha sonra, yapılan bu yasal değişiklik doğrultusunda kilise ve havra gibi ibadet yerlerinin açılması için yapılan başvuruların kolaylık sağlanarak değerlendirilmesi isteniyor. Belediyelerden bu doğrultuda imar planı değişiklikleri yapılması talep ediliyor. Ve bütün bunların gerekçesi şöyle izah ediliyor :

 “Söz konusu gruplarca yurt içinde ve özellikle yurt dışında temsilciliklerimiz nezdinde ülkemizde ibadet yerlerinin açılmasına izin verilmediği, açık olanların da kapatıldığı gibi genel bir izlenim oluşturulmaya ve konunun ülkemizin Avrupa Birliği’ne giriş sürecinde halen çözümlenmemiş bir sorun gibi gösterilmeye çalışıldığı gözlenmektedir.”

Anlaşılan yetkililerimiz misyonerlik faaliyetleri yürüten kişilerin işlerini kolaylaştırmak için genelgeler bile yayınlıyor. Aynı duyarlılığı bu ülkede çoğunluğu oluşturanların dinlerini çocuklarına öğretirken karşılaştıkları zorluklar ve 15 dakikadan az sürede yürünerek ulaşılabilecek mesafelerde cami inşa edilmesi önlenmelidir diyen ilgililere karşı da bekliyoruz.


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.