E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursanız, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya e-mail adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja olduğu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamazsanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

Arkadaşınıza Tavsiye Edin

Sizin Adınız

Arkadaşınızın e-mail adresi

Mesajınız

 

 

CEMİL USTA (cemilusta@ilkadimdergisi.com)

FIKIH;

ÜZERİMİZE FARZ OLAN İLİMLER

SORU: İnsanlığın muhtaç olduğu ilimler ve üzerimize farz olan ilimler nelerdir?  (Osman Bağcı/Konya)

 

Fıkhın istimdadı yani kaynağı kitab sünnet, icma-i ümmet ve kıyastır. Gayesi iki cihanda saadete ermektir.

Allah Teala fıkha hayır adını vererek methetmiştir “Her kime hikmet verildi ise pek çok hayır verilmiş demektir.” (Bakara, 269)

Hz. Ali (r.a.), fazilet ancak ehl-i ilme mahsustur, buyuruyor.

Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem “Allahu Teala kime iyilik dilerse, onu din alimi yapar. Allah Telalaya yapılan ibadetlerin en üstünü dinde (fıkıh) alim olmaktır. Hatta bir din alimi (fakih) şeytan nazarında, bin abidden fenadır. Her şeyin bir direği olduğu gibi İslam Dininin direği de ilimdir. İbadetlerin en hayırlısı din alimi olmaktır.” buyurmaktadır.

 

Farz-ayn ve farz-ı kifaye ilimler

Farz-ı ayın: Bir kimsenin dini için muhtaç olduğu miktar ilimdir.

Farz-ı kifaye: Başkalarına fayda vermek için halen muhtaç olduğu miktardan fazlasını öğrenmektir.

İlimden murat: Ahirete ulaştıran ilimdir.

Her mümin için itikat, ibadet, muamelat, haram, helal ve dini vecibeleri, öğrenmek farzdır.

 

Alışveriş ve helal kazanç

“Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda haksızlıkla yemeyin. Ancak kendi rızanızla yaptığınız ticaretle yemeniz helaldir.” (Nisa, 29)

“Allah alış-verişi helal faizi haram kılmıştır.” (Bakara, 275)

İslam’da kazanma, mal mülk edinme tıpkı ilim gibi farz telakki edilmiş. Kişinin kimseye muhtaç olmadan hayatını sürdürebilmesi. Çoluk çocuğunun nafakasını temin etmesi maksadıyla meşru yoldan çalışıp kazanması ibadet ve cihad üçlüsünde kutsal ve değerli bir davranış olarak nitelenmiştir.

İslam dini gayr-i meşru kazançları hırsızlık, gasp, faiz, zina, kumar, rüşvet gibi kazanç yollarını dinî, ahlakî ve hukukî planda yasaklamış bu yollarla elde edilen kazanca ve mala da hiçbir değer atfetmemiştir.

Günlük hayatında fertleri ilgilendiren alış verişler meslek sahiplerinin ahvali hatta kimin mesleği ne ise hepsini Kur’an ve sünnet ölçüleri dahilinde öğrenmesi elzemdir.

Helal kazanç yollarını elde edebilmek haramdan uzak durmak her müslümana farzdır.

Hz. Ömer halifeliği sırasında yayınladığı bir genelgeyle tüm tüccar ve esnafa şöyle seslenmiştir “Yaptığı ticaretin İslamî hükümlerini bilmeyen kimse bizim çarşı ve pazarımızda alış veriş yapmasın.”

 

Nikah ve talak

“Medenî bir sözleşme olan nikah bir yönü ile de ibadet sayılır. Çünkü aileyi kuran bağ nikahtır. Neslin korunması ve aile hayatının devam ve mutluluğu için nikah önemlidir, hem de zina gibi fert ve toplumu felakete götüren çeşitli kötülükleri önleyen bir kurumdur. Peygamberimiz (as) hadis-i şeriflerinde şöyle buyuruyor: “Nikah benim sünnetimdir. Benim sünnetimi uygulamayan benden değildir.”

Beşeriyet âleminin bir ahenk ve intizam dairesinde devamı nikaha bağlıdır. Nikahsız birleşmeler vaki olursa gayr-i meşru bir çocuk meydana gelir ki o da babanın himayesinden, terbiyesinden mahrum olur. Kadınlar ise aile saadetinden mahrum bir meta gibi değer biçilen, manevî hiç değeri olmayan, ahirette ise elim bir azabı hak eden bir kişidir Allah korusun bu hal hem kadınlar hem de bu hale tevessül eden erkekler için büyük felakettir.

Eşref-i mahluk olan insanı diğer mahlukattan ayıran nedenlerden biri de nikahtır. İnsan, değerini ve neslini koruyabilmesi için Kur’an ve sünnetin ölçüleri dahilinde hayatını devam ettirmelidir. Evlenmeden önce kişilerin evlilikle ilgili İslamî ilimleri öğrenmeleri farzdır.

Nikahı düşüren sözleri de erkek kadın bilmelidirler. Aksi halde erkek veya kadın elfaz-ı küfrü gerektiren bir söz söyleseler önce imanlarını sonra da nikahlarını tazelemelidirler. İhtiyaten müminlerin zaman zaman nikahlarını tazelemeleri ailenin huzur ve muhabbeti için güzel olur.

Talak (boşanma) ile ilgili konular son zamanda insanlarımızın sık karşılaştıkları acı gerçeklerdir. Boşanmaların sayısı gün geçtikçe sayısı artmaktadır. Nedeni ise İslam’dan uzaklaşmamızdandır. Eşler birbirlerinin kusurlarına sabretmeli basit meseleleri büyüterek rahatsızlığa yol açmamalıdırlar. Zira boşanma meşru olmakla birlikte Cenab-ı Hakk’ın sevmediği bir helaldir. Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Allah katında helal olan şeylerin en sevimsizi eşini boşamaktır” “Meşru mazeret olmaksızın kocasından kendisini boşamasını isteyen kadına cennet kokusu haramdır.”

Erkek veya kadın kim bi-gayri hakkın boşanmaya vesile olursa, bunun vebali büyüktür. Boşanmalara veya huzursuzluklara vesile olan en önemli unsur televizyon, okullarda beraber eğitim, toplum içindeki gayr-i islamî beraberlikler ve benzerleridir. Kur’anî ve Muhammedi bir hayat tarzını yaşamadığımız müddetçe dünyadaki sıkıntılar artacaktır.

 

Haramları öğrenmek

Bir şeyi helal yapan da haram kılan da Allah’tır. O hiç kimseye haram kılma yetkisi vermemiştir.

Leş(kendiliğinden ölmüş hayvan), boğulmuş, taş sopa ve benzeri şeyle vurularak öldürülmüş, yukarıdan yuvarlanarak düşmüş ölmüş hayvanlar hatta bir araba ile çarpma neticesinde ölmüş hayvanlar yenmez ancak bunlar ölmeden önce kesilecek olursa yenir.

 

İçeceklerde haram

İçildiği zaman azı veya çoğu sarhoşluk veren her türlü içki haramdır. Peygamberimiz (sav) “Sarhoşluk veren her şey şaraptır ve her şarap haramdır.” buyuruyor.

İçki Allah’ın insanlara vermiş olduğu o kıymetli aklı ifsat eder akıl emniyetini ortadan kaldırır kişiler sıhhatli düşünmezler. İçki, insanlar arasına düşmanlık ve kin sokar. Kur’an’ı Kerim’de içki ile kumarın zararlarından söz edilirken, “Şeytan içkide ve kumarda ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister.” (Maide, 91) buyurulur.

İçki, aile hayatını da felce uğratır. Kişinin aile ve çocuklarını ihmal etmesine ve bu yüzden boşanmalara kadar varan aile huzursuzluklarına sebep olur. Bunun içindir ki Peygamberimiz (as) “İçkiden sakının, çünkü o bütün pisliklerin anasıdır.” buyurmuştur.

İnsanı ruhen ve bedenen çöküntüye ve korkunç bir ölüme götüren uyuşturucu tehlikesi karşısında son derece dikkatli olmak durumundayız. Esrar, eroin, kokain ve morfin gibi maddelerde sarhoş etme ve uyuşturmak illeti bulunduğu için bunlar da haramdır.

 

Sigara

Sigara içmenin fıkhî hükmü başta zarar, israf ve nafaka yükümlülüğü olmak üzere çeşitli açılardan ele alınabilir. Böyle olunca sigara içmenin hükmü hakkında kesin ve genel bir hüküm vererek haram demek yerinde olur. Bedene verdiği zarar ilmen ve tıbben açıklık ve kesinlik kazanmışsa o takdirde sigara içmenin dinen de haram olduğu söylenebilir. (İlmihal, İslam ve toplum H. Karaman 2/68, 69)

Sigara içmek tahrimen mekruhtur. Bazı hallerde haramdır.

A- Sıhhatine zarar verdiği kesinleşirse.

B- Sigaraya verdiği para ailesinin nafakasına zarar veriyorsa. İslam’da malı israf etmek, heder etmek haramdır. Sigara sadece içene değil, içtiği ortamda bulunan diğer insanlara daha çok zarar vermektedir. Kesin olarak sıhhate zarar verdiği sabittir. Dolayısıyla sigara içmek haramdır. Bir çok ulema bu görüştedir. (İslam Ahkamı, Zeki Soyak, 449)

Önceki ulema mekruhtur derken bir ot olarak değerlendirerek eşyada aslolan ibahadır kaidesince değerlendirilmiştir. Ancak zamanımızda nice hastalıklara hatta ölümlere vesile olduğu herkes tarafından bilinmektedir. İslam dini insan ve sıhhatine değer verir her türlü tehlike ve zararlardan korur. Bu sebeple insan vücudunu tahrip ederek onu maddî ve manevî çöküntüye sürükleyen ve insanlık için ciddi bir tehlike olan uyuşturucu sigara gibi zararlı maddelerden, insanımız, hasseten gençliğimiz uzak tutulmalıdır.

 

Değerlendirme

Zamanımız insanlarının tahsil seviyeleri yükselmekle beraber Yunus Emre, Mevlana, Hacı Bektaşi Veli, Ahmet Yesevî gibi gönül sultanları, ehl-i hal insanlar yetişmemektedir.

Bunu ciddi bir halde düşünmeliyiz, bu güzel insanlar ne imam hatip, ne ilahiyat, ne de herhangi bir fakülte okumuş.. Bu Allah dostları marifetullah, muhabbetullah okulunu okumuş, ihsan şahadeti alarak mezun olmuşlar zira onlar besmelesiz kitabı ne okumuşlar ne de yazmışlar. Beş vakit namazla beraber nafile namazlarını usulüne uygun kılmışlar. Allah’a teslimiyetleri, ihlasları onları güzel kul derecesine ulaştırmıştır.

Gençler, Peygamberimiz, sahabeyi kiram ve yukarda adı geçen Allah dostlarını örnek almaz ise geleceğimiz perişan olur.

Gençlerimiz misyoner teşkilatının gayretli çalışmaları neticesinde yüce İslam dinine hristiyanlığı tercih ediyor. Biz çocuklarımıza Kur’an’ı okutmadık, onlar İncil veriyor ve İncil’i sevdiriyor.

İşte bunlar da üzerimize farz olan ilmihal bilgileridir. İlmihalimizi öğrenelim, öğretelim.

Muhammedî meşreb örnek bir nesil yetiştirelim, biz de gençlerimize güzel örnek olalım.

Allah’ım! Ümmet-i Muhammed’i Kur’an’a mahkum et. Amin.


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.