E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursanız, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya e-mail adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja olduğu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamazsanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

Arkadaşınıza Tavsiye Edin

Sizin Adınız

Arkadaşınızın e-mail adresi

Mesajınız

 

 

HAMİT HAKSEVER

ZAMANA YOLCULUK;

Nusret ile gelen zafer

Düşman donanmalarının boğazı geçmek için ciddi bir taarruza hazırlandığı haberi alınmıştı. Daha önceden denize döşenen mayınların yerleri, gözetleme uçuşuna çıkan uçaklar tarafından tespit edilmiş ve bu mayınlar imha edilmişti. Miralay Cevat Bey mahzun ve düşünceli bir halde iken aşırı yorgunluğun da tesiriyle uykuya dalmıştı. Rüyasında hatiften bir ses işitti:

“- Ey Cevat! Sizler Allah Teâlâ’nın yüce kelamına hürmet edersiniz. Bunun için Cenab-ı Hakk’ın yardımını sizinledir. Şu denizin üzerine bir bakıver!”

Cevat Bey, denize bakınca nurlar arasında “kef” ve “vav” harflerini gördü. Ardından da uyandı. Ertesi gün bir mezarın başında fatiha okurken rüyasındaki sesi bir kez daha işitti:

“- Ey Cevat! Depolardaki 26 mayını denize döşe!”

Heyecana kapıldı. Manevi bir muamma ile karşı karşıya idi. Biraz sonra nur yüzlü bir zât ile karşılaştı. Bir sıkıntısının olup olmadığını soran bu zâta başından geçenleri anlattı. O gönül ehli zât ise bu olayları şöyle açıkladı:

“ - Evladım! Denizin üzerinde gördüğün nur zaferimizin alametidir. “kef” ve “vav” harfleri ebced hesabına göre “26” eder. O halde deponuzdaki 26 mayını denize döşemeniz zaferin en büyük hamlelerinden biri olacaktır.”

17 Mart akşamı Cevat Bey, Binbaşı Nazmi Bey’i çağırmıştı. Ona çok tehlikeli bir vazife tevdi etti. Bu vazife sonunda ölme ihtimali, sağ kalma ihtimalinden fazla idi. Depodaki 26 mayın, Nusret mayın gemisi ile boğaza dizilecekti. Binbaşı Nazmi Bey, vatan için seve seve ölüme gitmeye hazır olduğunu Cavat Paşa’ya söyledi. Nazmi Bey, Cevat Paşa’yı selamlayarak yanından çıktı. Hemen hazırlıklara başladı. Gece yarısı Nusret mayın gemisi ile boğaza açıldı. Geminin kaptanı Tophaneli Yüzbaşı Hakkı Bey idi. Yüzbaşı Hakkı Bey, iki gün önce kalp krizi geçirmişti. Fakat bu zor vazifeyi bir başkasına emanet etmek istemediği için hasta haliyle de olsa geminin başına geçmişti.

Büyük bir itina ile mayınlar denize döküldü. Nusret, sessizce gerisin geriye dönecekti. Tam yol ileri emri verilmişti. Bu esnada hiç ummadıkları bir şeyle karşılaştılar; yüz metre önlerine düşen düşman projektörü yavaş yavaş Nusret’e doğru geliyordu. Geceyi gündüze çeviren bu ışığın altına birazdan girecekler ve üzerlerine yağan mermi yağmurları ile delik deşik olacaklardı. Son anlarını yaşadıklarını düşündükleri anda ilahi nusret (yardım), Nusret’e yetişti. Mehmetcik’in siperlerinden çıkan başka bir projektör düşmanınki ile karıştı, kapıştı. Düşman, Mehmetcik’in projektöründen kurtulduğu anda ise Nusret çoktan düşmanın görüş açısından ayrılmıştı. Az sonra Binbaşı Nazmi Bey, Yüzbaşı Hakkı Bey’e geçmiş olsun demek için geldiğinde irkildi. Zira Hakkı Bey’in tekleyen kalbi bu heyecana dayanamamış ve Hakkı Bey şehit olmuştu. 

18 Mart sabahı müttefik devletlerin donanmaları bütün gücü ile taarruza geçtiler. İngilizler zaferden o kadar emindiler ki Churcill, taarruz başlar başlamaz İngiltere Başbakanı’na zafer müjdesini veriyordu. Fakat hiç de planda olmayan şeyler yaşanmaya başladı. Düşmanın devasa zırhlılarının bir kısmı mayınlara çarparak, bir kısmı da Mehmetcik’in külüstür denebilecek toplarının ateşi sonucu isabet alarak ya batıyor, ya da arızalı bir şekilde kaçıyordu. Halbuki taarruzdan önce deniz, gözetleme uçakları ile taranmış ve temiz olduğu rapor edilmişti. Bu uçaklardan denizin 5.5 metre altındaki mayınlar bile kolayca görülebiliyordu.

O günün akşamında başta İngilizler olmak üzere bütün müttefik kuvvetler şok olmuşlardı. Gözetleme uçağında bulunan ve denizin temiz olduğunu rapor eden binbaşıyı kurşuna dizmişlerdi. Çünkü onlar mayınların esrarlı hikayesini bilememişler, faturayı binbaşıya çıkarmışlardı. Bu esrar, Nusret mayın gemisinin “ilahî nusret” (yardım) ile teyit edilmesiydi... 

Bu zaferin ardından Miralay (Albay) Cevat Bey’e üstün başarısından dolayı “Paşa” unvanı verilmiştir. Cevat Paşa İstiklâl harbi yıllarında da üzerine düşen görevi hakkıyla ifa etmesine rağmen maalesef sonraki yıllarda ismi unutturulmaya çalışılmıştır. Bizler, vefalı olmalı ve yakın tarihimizin gerçek kahramanlarını iyi tanımalıyız.

 

ÖNEMLİ GÜN VE OLAYLAR

 

1 Mart

Bosna Hersek Cumhuriyeti’nin bağımsızlığı. (1992)

Aşure günü.

 

3 Mart

Halifeliğin kaldırılması.

Osmanlı hanedanının sınır dışı edilmesi. (1924)

 

4 Mart

İstiklâl Mahkemelerinin kuruluşu. (1925)

Esad Erbilî Efendi’nin vefatı. (1931)

Selahaddin Eyyubi’nin vefatı (1193)

 

6 Mart

İmam hatip liselerinin açılışı. (1951)

 

10 Mart

İmam Cafer Hazretlerinin vefâtı. (765)

 

12 Mart

İstiklal Marşı’nın kubulü. (1921)

 

13 Mart

Kerbela Vak’ası. Hz. Hüeyin’in şehadeti. (680)

Çanakkale Savaşı komutanı Miralay Cevat Paşa’nın vefâtı. (1938)

 

14 Mart

R. Tayyip Erdoğan’ın Başbakan olması. (2003)

 

15 Mart

Dünya tüketiciler günü.

 

16 Mart

İstanbul’un işgali. (1920)

 

18 Mart

Yaşlılara saygı haftası.

Çanakkale zaferi (1915) ve şehitlerini anma günü.

 

20 Mart

ABD’nin II. Irak harekâtı (2003)

 

21 Mart

Gece ile gündüzün eşit olması.

Saddam Hüseyin’in Halepçe katliamı. (1988)

Dünya şiir günü.

Orman haftası.

Irk ayrımı ile mücadele haftası.

 

22 Mart

Dünya su günü.

 

23 Mart

Bediüzzaman Said Nursihazretlerinin vefatı. (1960)

 

27 Mart

Uhud Gazası. (625)

 

29 Mart

Kütüphane haftası.

Huneyn Savaşı. (630)

 

31 Mart

Uzayda ilk yürüyüş gerçekleşti. (1961)


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.