E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursanız, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya e-mail adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja olduğu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamazsanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

Arkadaşınıza Tavsiye Edin

Sizin Adınız

Arkadaşınızın e-mail adresi

Mesajınız

 

 

EMİN ALPER / SÜLEYMAN KONAK

HABER YORUM; (haberyorum@ilkadimdergisi.com)

Geçmiş zaman odur ki...

1571 yılında Lala Mustafa Paşa tarafından Türk topraklarına katılan Kıbrıs’ın kaderinin belirlenmeye çalışıldığı şu günlerde siyasiler bir zamanlar ne demişti?..

 

MacMillan: (İngiltere Mısır’ı terketmek zorunda kaldığında zamanın Başbakanı)

 “Biz Mısırdan çekildik ama Kıbrıs bizim için alternatif bir üs oluşturdu. Ada; deniz, özellikle de hava kuvvetleri açısından büyük önem taşıyor. Az kişi Kıbrıs’ın gerek bizim gerekse Türkiye için taşıdığı önemin farkında. Gerçek şudur ki, Kıbrıs adasını kim elinde bulundurursa, İskenderun Limanı’nı ve Türkiye’nin arka kapısını kontrol altına alır.”

           ....

Abdullah Gül: (24.04.1994 tarihli basın toplantısında zamanın Başbakanı Tansu Çiller’e yönelik eleştirilerinden)

 “Kıbrıs üzerinde oynanan büyük bir ihanet derecesindeki skandalla karşı karşıyayız.

Yıllarca Türkiye’nin telefonlarla yönetildiğini ve şahsiyetsiz, Türk devletinin onurunu kıran dış politikalar izlendiğini söylemekte ne kadar haklı olduğumuz maalesef bir kere daha ortaya çıkmıştır.

Başbakan, devlet geleneklerine aykırı olarak yaptığı gizli görüşmelerin, pazarlıkların  ve milletin hilafına verdiği tavizlerin bedelini şimdi ödemek zorundadır.Kıbrıs’ta kazanılmış hakların, pazarlıklarla ve Denktaş’a baskı yaparak verilebileceğini düşünüyorsa büyük yanılgı içerisindedir.

TBMM’nin ve Türk Milletinin iradesi dışında Amerika’dan veya Avrupa’dan alınacak desteklerle kimse Kıbrıs konusunda ve ülkeyi ilgilendiren diğer milli meselelerde kendi başına taviz veremez, karar alamaz. Kıbrıs’la ilgili gelişmeleri büyük bir dikkatle izliyoruz.Şayet bu hükümet şehit kanları ile alınan toprakları masa başında Clinton’ın veya başkalarının hatırı için geri vermeye kalkışırsa bunun maliyetini ödemek zorunda kalacağını unutmamalıdır.”

            .....

Necmettin Erbakan: (1994 TBMM’de Kıbrıs görüşmeleri, Meclis tutanaklarından)

 “Kıbrıs’ın bizim ekonomimizde büyük bir yük olduğu –şu söze bakın- ve Kıbrıs’ın bizim için bir handikap olduğu şeklinde sözler söylemişlerdir. Bu sözler nasıl söylenir?.. Kıbrıs bizim için büyük bir şereftir.(RP sıralarından alkışlar) Orada bir kardeş ülkemiz var.“Efendim, yılda 200 milyon dolara mal oluyor.” deniyor. 2 milyar dolara mal olsa ne olur?.. Kıbrıs bize 1570 yılında 40 bin şehide mal olmuştur, 40 bin şehid!.. (RP sıralarından alkışlar) Unutmayalım ki, o milyarlara, ancak o şehitlerin yüzü suyu hürmetine sahip olabiliyoruz.”

 

Bu da kadeh krizi

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Güney Kore gezisi sırasında ev sahibi ülke cumhurbaşkanının verdiği yemekte kadeh kaldırma töreninin yapılmaması krize neden olmuş. Resepsiyon öncesinde Güney Koreliler tarafından “Türkiye’nin dini ve geleneksel adetlerinden dolayı kadeh kaldırma töreni yapılmayacak” şeklinde anons yapılmış. Bunun üzerine Başbakanın sayın danışmanları Ömer Çelik ve Şaban Dişli “bu bizim talebimiz değil, bu durum işgüzarlıktır. Böyle bir şey olamaz.” diyerek tepkilerini ortaya koymuşlar.

 

Utanç duvarına “İlkeli tutum!”

İsrail’in inşasına devam ettiği, Filistinlileri tecrit edecek utanç duvarı hakkında Uluslararası Adalet Divanı’na 25 Şubat günü Filistin lehine görüş belirtmek için daha önce kayıt yaptıran Türk hükümeti 20 Şubatta tekrar müracaat ederek bu kaydı sildirdi.

Daha önce Filistin hükümetine güvence veren hükümetin bu ani karar değişikliğinin İsrail’in tepkisi üzerine olduğu iddialarına Dışişleri Bakanı sayın Gül “Hukuki sürece müdahalede bulunulmasına bu aşamada gerek ve yarar olmadığı” düşüncesi ile hareket ettiklerini ve ilkeli tutumlarından kaynaklandığını söyleyerek cevap verdi.

UAD’ da Güney Afrika, Cezayir, Suudi Arabistan, Bangladeş, Belize, Küba, Endonezya, Ürdün,Madagaskar, Malezya,Senegal, Sudan, Arap Ligi ve İKÖ Filistin’e destek veriyor.

 Cem Karaca Vefat etti

Sanatçı Cem Karaca, anne babası, sanatçı kişiliği, aykırı dünya görüşleri ile tüm hayatı boyunca gündemde kaldığı ve tartışıldığı gibi ölümü ve vasiyeti ile de gündemden inmedi. Son dönemlerinde, değişen dünya görüşleri dolayısıyla bir çok kesim tarafından dışlanan ve yalnızlaştırılan sanatçı, “beni alkışlarla değil, tekbirlerle gömün” şeklindeki vasiyeti ile de aynı çevrelerden tepki topladı.

Hüseyin Üzmez, bir televizyonda birlikte katıldıkları canlı yayın programının devre arasında Cem Karaca’nın, yanındakileri “bizi biraz yalnız bırakır mısınız?” diye uzaklaştırdıktan sonra kendisine: “Hamdolsun Allah bana iman nasip etti. Fakat ne yazık ki gereklerini yerine getiremiyorum. Mesela 5 vakit namazı kılamıyorum. Bunun için de çok üzülüyorum.” Diye gözleri yaşararak dert yandığını naklediyor.

Televolelerle, boyalı magazin basını ile topluma izletilen bir dünyadan kopup gelen farklı bir kişilik olarak aramızdan ayrıldı. Allah taksiratını affetsin.

 

Dervişanız hak dost deriz

Dervişanız dervişan

Allah yar yar...

 

Bu can emanet bu bedene

Sonunda sararlar kefene

Allah yar yar...

 

"Bush ailesi yasta"

“Önemli ve üzücü haber” şu: “Başkan Bush’un köpeği ölmüş ve Bush ailesi derin yasa boğulmuş.”

Bu haber, bu son derece elim (!) olayın hemen ertesi günü büyük çoğunluğu birinci sayfadan olmak üzere hemen hemen bütün ulusal gazetelerimizde hak ettiği yeri aldı. Hatta ”İslamcı” olarak bilinen bir gazetemiz bile birinci sayfadan “Bush ailesi yasta” başlığıyla verdiği fotoğraflı haberle yetinmeyip devam sayfasında da hatırı sayılır yer ayırdı.

Dünyanın birçok yerinde, her gün bir ya da birkaç Müslüman, Amerika ve işbirlikçileri tarafından şehit ediliyor. Şehit edilen bu insanların ailelerinin, çocuklarının, ana babalarının ruh hallerinin, acılarının, öfkelerinin de en azından bu “önemli” haber kadar ilgi çekmesini temenni ediyoruz.


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.