E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursanız, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya e-mail adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja olduğu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamazsanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

Arkadaşınıza Tavsiye Edin

Sizin Adınız

Arkadaşınızın e-mail adresi

Mesajınız

 

 

DÜCANE GÜZELCE

ADIM ÇOCUK;

YAZIŞMA ADRESİMİZ: İlkadım Dergisi, Adım Çocuk Sayfası, PK: 75 NEVŞEHİR

MERHAMET PINARI

Çocukları çok severdi. Onlarla şakalaşır, çocukların saçlarını mübarek elleriyle okşar, saçlarını düzeltirdi. Hele öksüz çocuklara çok acırdı. Onlara çok yardım ederdi. Öksüz çocuklara yardım edenleri çok severdi.

Bir bayram sabahı yoldan geçerken çocukların oynadığını, eğlendiklerini fakat bir tane çocuğun üzgün, elbiselerinin de eski ve yıpranmış olduğunu gören peygamberimiz Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz hemen o çocuğun yanına giderek niçin üzgün olduğunu arkadaşlarıyla oynamadığını sordu ve onunla hemen ilgilendi. Çocuk niçin üzgün olduğunu neden oyuna katılmadığını, şöyle açıkladı. Anne ve babasının olmadığını böyle güzel bir günde bütün arkadaşlarıyla anne ve babalarının ilgilendiğini kendisinin ise yapayalnız olduğunu peygamberimize anlattı. Peygamberimiz canımız cananımız da hemen o kardeşimize yeni elbiseler aldı. Tertemiz güzelce giyindirdi ve bundan sonra Babanın Haz. Muhammed (s.a.v.) annenin Hz. Aişe olmasını ister misin? Hemen kabul ederek Peygamberimize sarıldı ve sevinçle koşarak arkadaşlarıyla oynamaya gitti. Arkadaşlarına başından geçenleri anlattığında arkadaşları bu çocuğa imrendiler neredeyse biz de öyle olsak demeyi istediler.

İşte bizim Peygamlberimizin çocuk sevgisi ve merhameti böyleydi can dostlarım. Çünkü o merhamet pınarıydı. Merhametlilerin en merhametlisiydi. Peygamberimiz çocuklara sevgi ve şefkat göstermeyenlerden hoşlanmazdı.

Birbirimize kardeşlerimize özellikle de küçüklerimize merhamet edelim, sevgi ve şefkat gösterelim.

Peygamberimiz buyuruyor ki: “Merhamet etmeyen kimseye merhamet olunmaz.”

Adım çocuk için katılımlarınızı ve fotoğraflarınızı bekliyoruz. Sağlıcakla kalın.

Tekrar buluşmak üzere...

 

HİKAYE / TİLKİ İLE KEKLİK

Bir tilki, av için dolaşırken bir keklik görür ve karşısına geçip durur. Kekliği hayranlıkla seyre dalar. Tilkinin bu halini gören keklik:

 -Hey can dostu , ne gördün de böyle hayran bakarsın? Der. Tilki:

-Ey güzeller şahı, şu senin şehla gözlerine yandım ve yaman bakışlarına kandım. , Çok güzelsin. Allah güzelliğini bağışlasın. Acaba gözlerini yumunca da böyle açık olduğu gibi güzel ve tatlı mısın? Lutfedip bir defa da öyle görünerek bir an da öyle seyrettirseniz. Keklik:

-N’olacak! Deyip gafletle gözlerini yumar. Tilkinin, gözlerini seyredeceğini umar. Tilkinin maksadı onu avlamaktı, hemen şahin gibi sıçrayıp kekliği kavrar.

Keklik neye uğradığını anlar. Sabredip bir kurtuluş yolu düşünmeye başlar. Tilkiye:

 -Ey bilgili avcı ve sihirli oyuncu! Sana yüzlerce aferin ve binlerce övgü. Bravo! Haberin olsun ki, ben şahlar lokması ve padişahlar yemeğiyim. Fakat Hak Teala beni sana kısmet etti. Evvela bu nimete şükret. Sonra iştahla ve huzurla ye, der. Tilki:

-Evet, doğru olanı budur, deyip şükretmek için ağzını açar. Keklik hemen tilkinin ağzından kurtulup uçar. Tilkinin keyfi kaçıp:

-Yazıklar olsun , nimeti yemeden şükredene! der. Keklik de:

-Yazıklar olsun, uykusu gelmeden gözünü yumana! diye karşılık verir.

 

BİR KAÇ SORU

* SORU 1 *

Saatte 500 km hızla giden bir uçaktan 1500 m yüksekten adaın birini aşağıya atıyorlar. Adam aşağıya düşüyor. Fakat ölmüyor. Neden?

 

* SORU 2 *

Bir adam gökdelende 25. katta oturuyormuş. Bu adam her gün evine çıkarken önce 13. kata kadar asansörle, sonra da 25. kata kadar da yürüyerek çıkıyormuş. Neden?

 

* SORU 3 *

414.748 fil 9 kere zıpladığında ne olur?

 

* CEVAPLAR: 1- Çünkü adamın paraşütü varmış. 2- Çünkü boyu kısa olduğundan ancak 13. katın düğmesine basabiliyormuş. 3- Zelzele olur.

 

PARMAKLA 9’LU ÇARPMA

İki elinizi yan yana getirerek parmaklarınızı kişiye göre, şekildeki gibi numaralandırınız. Karşınızdaki kişi, 9’u kaç ile carpmanızı istiyorsa o parmağınızı kapatınız. Örneğin 4 ile çarpmış olamım. Gördüğünüz gibi kapattığınız parmağınızın solunda 3, sağında ise 6 parmağınız açık kaldı. Yani 9x4=36. Bunu diğer parmaklarınızla da deneyiniz. Sonuç hep doğru çıkacaktır.

 

FIKRALAR

ELLEME

Karadenizde iki işçi tarlada çalışırlarken üzerlerinden bir uçak geçiyor biri yukarıya bakarak: “Bak Temel, uçak geçiyor.” Öbürü hala işiyle meşgul:

- “Ula Dursun, elleme geçsin.”

DİLEK

Temel bir gün yolda giderken boş bir şişeye tekme atar, şişenin içinden cin çıkar ve Temel'e: “Dile benden ne dilersen" der. Temel de cine cevap verir:

- Özür dilerim.

 

SAAT  

Deli, saatini hastane bahçesindeki havuza atmıştı. Bunu gören arkadaşı: “Niye attın saati havuza?” dedi. “Nasıl yüzdüğünü görmek için.”Peki, kurdun mu?” “Hayır.”

- Enayi, kurmadan yüzer mi?


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.