E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursanız, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya e-mail adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja olduğu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamazsanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

Arkadaşınıza Tavsiye Edin

Sizin Adınız

Arkadaşınızın e-mail adresi

Mesajınız

 

 

BAKİ KARAKOÇ

KAPAK;

 İSLÂM VE TERÖR

“Kim bir nefsi, bir başka nefse ya da yeryüzündeki bir fesada karşılık olmaksızın öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de onu (öldürülmesine engel olarak) diriltirse, bütün insanları diriltmiş gibi olur.” (Maide Suresi, 32)

İslâm, bir sevgi ve hoşgörü dini, müslüman da her türlü terör hadisesinden uzak, kin ve nefretin her çeşidini sinesinden çıkarıp atmış bir sevgi ve muhabbet fedaisidir.

Kur’an, Allah(c.c.)'ın insanlara yol gösterici olarak indirdiği bir kitaptır ve insanlara güzel ahlakı emretmektedir. Bu ahlakın temelinde ise sevgi, şefkat, hoşgörü, adalet ve merhamet gibi kavramlar yer alır.

İslâm kelimesi, Arapça'da “barış” kelimesiyle aynı anlama gelir. İslâm, Allah’ın (c.c.) sonsuz merhamet ve şefkatinin yeryüzünde tecelli ettiği huzur ve barış dolu bir hayatı insanlara sunmak için indirilmiş bir dindir.

Ne acıdır ki, temelde bu anlayış ve espriye dayanan İslâm, bir kısım çevreler tarafından terörizmle aynı şey gibi gösterilmektedir. Özellikle 11 Eylül saldırılarından sonra çok kullanılan bir tabir var: “İslâmi terör!” Bu çok büyük tarihi bir hatadır ve hakarettir; zira, temeli itibariyle emniyet ve güvene dayanan bir sistemin terörle örtüştürülmesi, her şeyden önce İslâm'ın ruhunu bilmemenin ve onu kendi ruhuyla kavrayamamanın ifadesidir. Müslümanlığı, onu yanlış temsil eden azın azı bir kısım zavallıların tavır ve davranışlarında değil, kendi kaynaklarında, tarihinde ve hakiki temsilcilerinde aramak gerekir.

Terör gibi bir vahşeti, hiçbir insan tasvip edemez. Hele bu menfur ve tüyler ürpertici vahşetleri gerçekleştirenler müslüman olamaz! Çünkü, müslüman, Allah’a (c.c.) teslim olmuş, onun emir ve buyruklarına boyun eğen, salim ve emin bir yola girerek selamete yürüyen, herkese ve her şeye emniyet ve güven vaat eden, elinden ve dilinden insanların rahatsızlık duymadığı kimse demektir.

Müslümanın hayatı selamet ve güven üzerine örgülenmiştir. Müslüman, selamı yaygınlaştırmakla emrolunmuştur. O, tanıdığına, tanımadığına selam verir. Namazını bitirirken, selamla bitirir. Selam; selamet, esenlik, barış demektir. O, Allah’ın selamının insanları kuşatmasını, insanların selamet ve emniyet içinde yaşamalarını istemekte ve herkese “benden size zarar gelmez, ben barış ve güven insanıyım” demektedir. Müslüman, sadece insanlara değil, bütün varlığa selamet, emniyet ve güven vaat eden insan demektir. İslâm, bırakın insanları katletmeyi, onlara eza ve cefa edilmesini yasaklamış hatta hayvanlara bile şefkatle, merhametle muamele edilmesini emretmiştir.

Bu hususla ilgili bir örnek nakletmek gerekirse: Allah Resûlü, yanında birkaç sahabeyle bir bahçeye girmişti. Bahçenin köşesinde zayıf mı zayıf bir deve vardı. Deve, Allah Resûlü’nü görünce sicim gibi gözyaşı dökmeye başladı. İki Cihanın Efendisi hemen devenin yanına gitti. Bir müddet o devenin yanında kaldı, sonra devenin sahibini çağırtarak, deveye iyi bakması hususunda onu gayet sert ikaz etti. (Heysemi, Mecmaü’z–’Zevaid, 9/9)

İnsanlara, hatta bütün varlığa şefkatle, merhametle muamele edilmesini emreden İslâm’ın, masum insanların öldürülmesine bakış açısına gelince... Kur’an-ı Kerim, “haksız yere bir insanı öldürmeyi, bütün insanlara karşı cinayet işleme” şeklinde değerlendirmiştir. (Mâide, 5/32) Bu değerlendirme, hiçbir din ve modern sistemde olmadığı gibi, insan haklarıyla alakalı hiçbir komisyon ve kuruluşta da insana bu seviyede değer verilmemiştir. Evet İslâm nazarında bir insanın öldürülmesi, bütün insanların öldürülmesi gibi büyük bir cinayettir. Zira bir insanın öldürülmesi, herhangi bir insanın öldürülebileceği fikrini vermektedir. Haksız yere bir insanı öldüren, topyekün insanlığın hayat hakkını hiçe saymıştır. Allah(c.c.) nezdinde çok büyük değeri olan bir insanı, tüyler ürperten menfur bir cinayetle katletmekle çok kötü bir çığır açmıştır.

Kur’an-ı Kerim, bir insanı kasten öldürene başka hiçbir suçta ifade edilmeyen çok şiddetli, insanı ürperten bir tehditte bulunmuştur:

“Kim, bir mü’mini kasten öldürürse onun cezası, içinde ebedi kalmak üzere gireceği cehennemdir. Allah, ona gazap etmiş, onu lanetlemiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.” (Nisa Sûresi, 4/93)

İslâm, değil barış halinde insanlar normal hayatlarını yaşarken öldürülmelerini, savaş durumunda iken bile kadının, çocuğun, yaşlının, manastırda, kilisede, havrada ibadet eden insanların öldürülmesini yasaklamıştır. Bu konuda birçok hadis vardır.

Gazvelerden birinde öldürülmüş bir kadın bulunmuştu. Allah Resûlü böyle bir davranışı ayıplayarak savaş halinde iken kadınların ve çocukların öldürülmesini yasaklamıştır. (Buhari, Cihad, 147; Müslim, Cihad, 25)

Peygamber Efendimiz, askerlerini savaşa gönderirken haddi aşmamalarını; çocukları, kadınları, yaşlıları ve ibadethanelerdeki insanları öldürmemelerini tembih ediyordu. (Ahmed b. Hanbel, Müsned 1/300; Beyhaki, Sünen–i Kübra, 9/90)

Bu itibarla İslâm hukuku alimleri, kadınların, çocukların, yaşlı pir–i faninin, rahiplerin, kilisede ibadet eden insanların, âmânın, kötürüm insanların savaşta öldürülmelerinin haram olduğunda ittifak etmişlerdir.

Savaş halinde bile masum insanların öldürülmesini yasaklayan bir dinin, barış ortamında insanların günlük işlerini yaparken vahşice katledilmesine vize vermesi düşünülebilir mi? Hasılı, hunharca insanları katleden, insanlığın huzurunu bozan, selametini dinamitleyen terörist, müslüman olamaz.

İslâm’ı iyi anlayamamış bazı müslüman kişi veya kuruluşların, dünyanın değişik yerlerinde cereyan eden terör hadiselerine karışmalarının altındaki sebepleri İslâm’da değil, onların kendilerinde, onların yanlış yorumlarında ve daha başka faktörlerde, başka niyetlerde araması gerekir. Zira İslâm, terör yanlısı bir din olmadığı gibi, İslâm’ı iyi anlamış bir müslümanın da terörist olması düşünülemez.

 


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.