E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursanız, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya e-mail adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja olduğu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamazsanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

Arkadaşınıza Tavsiye Edin

Sizin Adınız

Arkadaşınızın e-mail adresi

Mesajınız

 

 

BANU ŞENYÜREK ÖZYÖN

KADIN AİLE;

EVLİLİKTE EŞLERİN İHTİYAÇLARI NELERDİR?

Evlilik, eşlerin karşılıklı fedakarlığı ve birbirlerinin ihtiyaçlarını gidermeleri temeli üzerinde kurulur. Bu yüzden her iki eşin de birbirlerinin ihtiyaçlarının farkında olması ve bu ihtiyaçların karşılandığı müşfik ve faal ortam oluşturmak için ellerinden geleni yapması büyük önem taşır.

1- Sevgi ve güven: Eşlerin birbirini şartsız bir şekilde kabul etmeleri ve sevmeleri gerekir. Elbette bu, uygunsuz davranışlarının hoşgörüyle karşılanacağı anlamına gelmez.

2- İlgi ve destek: Eşlerin birbirinin sıkıntılarıyla, başkalarıyla olan problemleriyle, yaptıkları iş ve faaliyetlerle ilgilenmeleri, zorluklarla başa çıkmayı kolaylaştıracaktır.

3- Anne baba olma: Yine evlilikte anne baba olmak büyük önem taşır. Anne babalık büyük sorumluluk olduğu kadar, tadılması şart olan bir zevktir.

4- Çocukları büyütme sorumluluğunu paylaşma: Eşler bu önemli sorumluluğu paylaşmalı ve ortak bir çalışma yürütmelidir. Anne, bu sorumluluğu tek başına üstlenmemelidir.

5- Direk ve açık iletişim: İletişim,  yani aile fertlerinin fikir ve duygu alışverişinde bulunmaları; birbirlerini anlamaları; problemlerini, üzüntü ve sevinçlerini birbirleriyle paylaşmaları büyük bir önem taşır.

6- Şahsi serbestlik hakkı: Evli olan kişiler, kendi kimliklerini unutmamalı, belli bir ölçüde bağımsız olmalıdırlar. Pek çok çiftin ilişkisi, masallarda olan, herşeyi birlikte yapmalıyız efsanesi yüzünden teklemeye başlayabilir. Eşlerin kendilerine göre faaliyetleri, zevkleri olmalıdır.

7- Düzen, uyum ve aile birliğinin devamı: Aile, kendisini hem dışarıdan, hem içeriden gelebilecek fiziki saldırılara karşı güvende hissetmeliyiz.

8- Ailenin biraraya gelmesi: Ailenin morali, aile fertleri arasındaki temasın miktarına çok fazla bağlıdır. Yemek ve sohbet saatleri ailenin biraraya gelmesi için ideal fırsatlardır.

9- Ev işlerinin sorumluluğunu paylaşma: Eve bakma, yalnızca anne babanın değil, herkesin sorumluluğundadır. Çocuklara evle ilgili sorumluluklar ne kadar erken verilirse, o kadar iyi olur.

10- Manevi değerlere sahip çıkma: Özgüvenin gelişmesi, ruhi gelişmenin temel niteliklerinden biridir. Bu yüzden birlikte yapılan ibadetler, dualar, bayram ve kandillerin kutlanması ihmal edilmemesi gereken fırsatlardır.

Evlilik hayatında mutlu olmanın anahtarı, sorumluluk duymaktır.

Eşinize ve çocuklarınıza karşı derin bir sorumluluk duyarsanız, o zaman onları mutlu etmek için çalışırsınız. Bu da sizin yaşama sevincinizi ve enerjinizi artırır.

 

ÖLÜMLÜ BİR VARLIK NASIL KİBİRLENİR?

Kibir, kendini diğer insanlardan daha üstün görme hissi ve bu üstünlüğü de herkese gösterme isteğidir. Oysa ki, kibir, azamet ve izzet ancak ve ancak âlemlerin rabbi olan Allah’a mahsustur ve O’na yakışır.

Kulun kibirlenmesi, Allah ile mücadeleye girmesi demektir. Yaratılan bir varlık için Yaratıcı’sıyla mücadeleye girmesinden daha büyük bir haddi aşma söz konusu olabilir mi?

Kibirli insanlar, kin ve haset gibi kalbî hastalıklardan kurtulamadıkları gibi, insanları çekiştirmekten de kendilerini alamazlar. Kibrin çok zararları olmakla birlikte, en büyük zararı ilim öğrenmeye mani, hakkı kabule engel olmasıdır. Çünkü kibirli insan, başka birinden hak ve hakikati duymak ve kabul etmek istemez.

Amel ve ibadet sahipleri de kendilerini beğenme ve kibir illetinden kurtaramazlar. Diğer insanları helakta görüp, yalnız kendilerinin kurtuluşta olduklarını görürler. Kendi amel ve ibadetlerini beğenip kusur ve eksikliklerini görmezler. Allah’ın yardımıyla ibadet ettiklerini unuturlar. Hatta yaptıkları ibadetlerden dolayı Allah’tan hak iddia etmeye kalkarlar. Allah, bizleri kibir ve ücubtan muhafaza buyursun. Amin.

 

NİŞASTA HELVASI

MALZEMELER: 250 gr. margarin, 1.5 su bardağı nişasta, 1 bardak şeker, 1.5 bardak su.

TARİFİ: Yağ kızdırılır, şeker ve nişasta su içerisinde eritilir. Bu malzemeler, kızgın yağa dökülür, tahta kaşıkla aralıksız karıştırılır. Bir kaç dakika sonra helva koyulaşmaya başlar. Nişastanın rengi şeffaf bir hal almaya başlar ve karıştırılmaya devam edilir. Piştikçe helva tane tane olmaya başlar. Taneler, leblebi büyüklüğüne geldiğinde helva pişmiş olur. Ateşten alınarak üzerine temiz bir bez örterek yarım saat dinlendirilir.

 

FIRINDA MAKARNA

MALZEMELER: Bir paket ince çubuk makarna, 3 yemek kaşığı yağ, 2 su bardağı süt, 4 yumurta, 1 bardak rendelenmiş peynir.

TARİFİ: Makarnalar haşlanır. Haşlanmış makarnalara peynir, tuz ve eritilmiş yağ dökülür. Güzelce karıştırılır. Bu malzemeler bir tepsiye yerleştirilir. Ayrı bir kapta dört yumurta ve iki bardak süt karıştırılır. Bu karışım, tepsideki makarnaların üzerine dökülerek fırında pişirilir.

 

AKLINIZDA BULUNSUN

Altın temizliği

Üzerinde değerli taşlar bulunmayan altın bilezik, yüzük ve diğer ziynetlerin yeni gibi olmasını istiyorsanız size bir yöntem: Bir litre suya on beş gram rendelenmiş beyaz sabun ve yüz gram amonyak atın. Altınlarınızı bu suya batırın. 1.5-2 saat kadar bırakın ve çıkardıktan sonra soğuk su ile çalkalayın. Yumuşak bir deri ile kurulayın. Parladığını göreceksiniz.

 

Pırıl pırıl buzlar

Suyu kaynatın, soğuyunca buz kalıplarına koyup dondurun. Buzlar daha canlı kristal gibi görünür. Kaynamış suda oksijen azalır. Bu da buzun mat görünmemesini sağlar.

 

ÖZLÜ SÖZLER

Allah, sevdiği kuluna, bir kadının çocuğuna şifa bulması için acı ilacı yudumlatması gibi, dünyanın acılığını tattırır. (El-Müzeni)

 

Allah, size bir yüz vermiş, bir tane de siz eklemeyin. (Shakespeare)

 

Hepiniz kendi ayıplarınızın hamalısınız, ey ham kişiler, başkalarının ayıplarını kınamayın. (Sadî)

 

Gözü tanede olan kuşun, ayağı tuzaktan kurtulmaz. (Türk atasözü)

 

Bilmiyorum demek, ilmin yarısıdır. (İmam Malik)


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.