İLKADIM
GECELERİ
İlkadım
Dergisi, 12. yılı kutlamaları çerçevesinde bir dizi
programlarla okuyucularıyla buluştu. Ramazan’da İlkadım
Geceleri adı verilen program, muhteşem kutlamalarla İlkadım
Dergisi okurlarının coşkusuna şahit oluyor; okuyucularına
duygulu anlar yaşatıyor.
Nevşehir’de
1 Kasım 2003 cumartesi akşamı Nevşehir Damat İbrahimpaşa
Kapalı Spor Salonu, bu coşkulu kalabalığın toplanma yeri
olurken, Konya’da ise İlkadım, yine aynı coşkuyla ramazan çadırında
kendini gösterdi.
İlkadım
gecelerinde insanlar gönül gönüle, omuz omuza idi. 12 yıllık
bir yürüyüşün nereden nereye geldiğini görmek mutluluğunu
beraber tatmak için toplanmış bir topluluktu adeta. Bu
birliktelik ve beraberliğin dünyada olduğu gibi, cennette de
devam etmesi duaları dillerden düşmüyordu.
İlkadım
Dergisi, tespit edilmiş bir çizgiyi büyük bir kararlılıkla,
asla ve asla taviz vermeden devam ettirmek azim ve kararlılığıyla
bu günlere ulaşmıştı.
Önceki
nesiller gibi mal ve canlarını ortaya koyarak yüce yaratanın
ismi yücelsin diye... Tevhid ağaçlarından aşk, muhabbet
meyveleri derlensin diye okunan, okutulan bir dergi olduğunu yine
gösterdi İlkadım.
Başyazarımız
muhterem İlahiyatçı Eğitimci Yazar Zeki Soyak hocaefendinin de
konuşmasında belirttiği gibi, zamanımızda çizgisinden
sapmayan, kararlılıkla sağlam bir duruş gösteren çalışmalara
her zamankinden çok daha fazla ihtiyacın olduğunu bir kez daha
gösterdi İlkadım ve okurları, gönüldaşları...
Herşeyin baştan
kara olduğu, küfrün, şirkin ve her türlü ahlaksızlığın
çağdaşlık kabul edildiği zamanımızda adam olmanın ancak
imanla mümkün olduğunu, medeniyetin ancak vahiyle ve vahye tabi
olmakla mümkün olduğunu anlatacak ve yaşayacak insanlara ve
toplumlara ihtiyaç vardır. Bütün kısıtlı imkanlara rağmen,
böyle bir vazifeyi zayıf omuzlarında taşımaya azmetmiş bir görüntüsü
vardı İlkadım’ın ramazan gecelerinde...
Her zaman, her
yerde, çekinmeden ve Hak ve hakikatı Kur’an’ın değişmez
ve değiştirilemez esaslarını, nebevi hareketin ve sünneti değiştirilemez
esaslarını anlatmaya çalışan İlkadım bunları ne kadar başarmıştır..
bunun takdirini coşkulu kalabalıktan anlamak mümkündü...
Oysa, bir işi
başarmak veya başaramamak İlkadım’ın sorunu olmamalı. İlkadım’ın
sorunu; yılmadan, usanmadan, her zaman ve her yerde, herşeye rağmen
dile getirip insanlara ulaştarmaya çalışmaktı. Bunu da yaptı
İlkadım. Ama, bunu en güzel biz yaparız iddiasında bulunmadı.
Önce
Yaratan’a saygılı olunmalı.
Kim olursa
olsun muhataba saygılı olunmalı.
Bunu
uygulayan, kendisine saygılı oluyor demektir.
İlkadım’ın
çizgisi saygı üzerinedir.
Saygıyı gösterirken
hakikatleri örtmek, gerçeklerinden taviz vermek anlaşılmasın
diyordu konuşmasında muhterem insan Zeki Soyak hocaefendi.
Her zeminde ve zamanda müslümanlığımızı ön plana çıkarmak,
dile getirmek mecburiyetindeyiz. Müslümanlık, utanılacak bir
şey değildir. Müslüman en aydın, en medeni insandır. Müslüman,
adam gibi adamdır. Bizler, bu kimliğimizi kaybetmişsek; bizler
bu güzelliklerimizi ve özelliklerimizi kaybetmişsek, suç
bizdedir. Onun için en cahil insan, dinini bilmeyen insandır; en
kötü insan, başkasının dünyası için ahiretini satan insandır.
En kötü toplum kendisini ihya edip yücelten değerleri terkedip
aşağılık değerlere talip olan toplumlardır. İşte İlkadım
olarak bu değerleri savunmak ve insanlarımıza ulaştırmaya, bu
değerler çerçevesinde bir hayat yaşamaya talibiz, diyen Zeki
Soyak hocaefendinin veciz konuşmasından sonra üstad Necip Fazıl
Kısakürek’in Sakarya Türküsü’nü okuyan Merve Öncel ile
Ömer Karaoğlu’nun konseri takip ediyordu. Sanatını en güzel
bir şekilde yapmaya çalışan, gönüllere taht kuran ve sanata
ilk başladığı günden bugüne İslamî duruşundan taviz
vermeyen sanatçımız ve ekibi uzun aradan sonra İlkadım
okurlarıyla muhabbet tazeliyip, yürekten yüreğe çok güzel
iletişim sağladılar. “Adı için yaşamak” sanki İlkadım
okurlarıyla sanatçımızın yeniden tazeledikleri bir anlaşmaya
atılan imza gibiydi.
Ramazanda İlkadım
Geceleri gösterdi ki, İlkadım Dergisi okurları bu tür
etkinliklerin olmasını hasretle bekliyor.
Gecede yapılan
etkinlik ve gösteriler dolu dolu idi. Sinevizyon gösterisinde 12
yıl geriden günümüze geldik ki, hep kan ağlamışız.
Bosna’mızda, Azerbaycan’ımızda, Filistin’imiz’de, Çeçenistan’ımızda,
Doğu’muz ve Ortadoğu’muzda kan ağlamışız. Sosyal yapımız
değişmiş, öksüz kalmışız, kanatlarımız kırılmış,
ezilmişiz...
Çırpınmış
İlkadım bizlere, bunları anlatabilmek ve kimliğimizi hatırlatabilmek
için.
Nevşehir’de
yapılan İlkadım geceleri programı semazen ekibinin sema gösterisiyle
son buldu.
Konya’da Büyükşehir,
Karatay ve Meram Belediyeleri’nin hazırladığı iftar çadırı
programında 3 Kasım 2003 Pazartesi günü İlkadım Dergisi ve
Enderun Eğitim Vakfı’na hasredilmiş bir gece yapıldı. Konya
Büyükşehir Belediyesi Türk Tasavvuf Musikisi korosunun gönülleri
coşturan konserinden sonra Konya Büyükşehir Belediye Başkanı
Mustafa Özkafa, Karatay Belediye Başkanı Mehmet Şen, Meram
Belediye Başkanı Mustafa Özkan’ın da bulunduğu gecede bir
konuşma yaptı. Konya’da çalışma yapan vakıf ve sivil
kuruluşların da katkılarıyla yapılan iftar çadır programlarının
feyz ve bereketle devam ettiğini anlatan konuşmasına, Enderun Eğitim
Vakfı ve İlkadım Dergisi’nin değerli yöneticilerine,
hassaten Eğitimci Yazar Zeki Soyak hocaefendinin şahsında
Enderun Eğitim Vakfı camiasına ve İlkadım Dergisi okur ve
yazarlarına saygı ve teşekkürlerini ifade etti.
Hizmet eden
vakıflardan biri de derinliği ifade eden bir isim olan Enderun
üzerinde bilgiler verdikten sonra, konferansını takdim etmek üzere
şehrimize teşrif eden Zeki Soyak hocaefendi, halkımız ve gençlerimiz
için son derece hayırlı ve güzel faaliyetler yapmaktalar.
Kendilerine şükranlarımızı sunuyoruz, dedikten sonra İlkadım
dergisinin slayt gösterisi seyirciye sunuldu. Eğitimci-Yazar
Zeki Soyak hocaefendinin veciz konuşması çoğunluğu genç olan
dinleyiciler tarafından büyük bir dikkatle takip edildi.
İslam’la şereflenen
bizlerin, ümmet-i Muhammed’den olma şerefine nail olan
bizlerin şükrünü ifade için şereflendiğimiz İslam’a
hizmetin gerekliliğinden bahseden hocaefendi, “Gençliği
olmayan hiçbir hareket ve hizmetin geleceğinden emin olunmaz.
Peygamberin tevhid mücadelesinde gençlere yönelik çalışma,
çaba ve gayretlerini görmekteyiz...” diyerek gençliğe
büyük bir önem verilmesinin gerekliliği üzerinde konuşmasını
sürdürdü. Gençliğe, dinini en doğru bir şekilde anlatılmasının
önemine değinirken, yanlış bilgilerle doğru yaşanamayacağını
açıklayan hocaefendi, örnek ve önder olarak Rasulullah’ı
iyi anlama, gençlere doğruyu bulmada yardımcı olacağını
ifade etti.
Hocaefendinin
konuşmasından sonra gençlerin isteği üzerine İlkadım
dergisinin 2003 yılı çalışmaları sonucu okuyucularına sunduğu
“Kur’an ve Hadiste Kıssalar Hisseler” kitabı ile “İslam
Ahkamı” kitabının imzalamasıyla program sona erdi.