E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursanız, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya e-mail adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja olduğu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamazsanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

Arkadaşınıza Tavsiye Edin

Sizin Adınız

Arkadaşınızın e-mail adresi

Mesajınız

 

 

AHMET AĞMANVERMEZ

AÇIK KAPI;

İLKADIMIN CAN DOSTLARI!

Allah’ın selamı, rahmet ve bereketi üzerinize olsun. Bu kapıyı sizlere açalı bir hayli zaman oldu. Şimdiye kadar kapımızı çalan, bize misafir olan dostlarımıza şükranlarımızı sunuyoruz. Hikaye, hatıra, şiir ve benzeri eserlerinizle açık kapımızda sizleri misafir etmek bizleri sonsuz derecede mutlu ediyor. Eserleri yayınlanmayan dostlarımız üzülmesinler. Okumaya yazmaya vb. göndermeye devam etsinler. Gelecekte hikaye, roman, şiir ve benzeri eserler veren bir yazar olarak karşılaşmak dileği ile. Bir sonraki İlkadım’da buluşmak üzere Allah’a emanet olun.

 

BERAT KANDİLİ

“Allahümme barik lenâ fî recebe ve şaban ve beliğnâ ramazan - Allah’ım! Recep ve şaban ayını bize mübarek eyle ve ramazana da bizi ulaştır.” duası ile başladığımız üç ayların bereketli iklimini, Berat Gecesi ile yarılamış oluyoruz. Üç aylar içerisindeki işaret levhaları olan Regaib ve Miraç Kandilleri ile ruhen ramazana hazırlanmaya çalıştık. Artık Berat Kandili ile gelmesi ile şerefleneceğimiz ramazana iki hafta gibi bir süre kalmış oluyor. Berat, bir diğer ismi ile Beraet ve rahmet gecesi şaban ayının 14’ünü 15’ine bağlayan gecedir.  Bereket, feyiz, af ve temizlenme günü olduğu için bu geceye Beraet ismi verilmiştir.

Bu gecede önemli işlerin seçimi ve ayrımı yapılır. İnsanların bir sene içerisindeki rızıkları ve ecelleri meleklere bildirilir.

Bu geceyi ibadetle geçirinlere yardımıcı olmak maksadı ile melekler gönderilir. Af, merhamet ve sevabın bol bol dağıtıldığı bir gecedir.

Bu gecede Hz. Peygamber efendimize şefaat yetkisinin tamamı verilmiştir.

Ancak anne-babasını üzenler, büyücüler, hasetçiler ve içkiye müptela olanlar bu işleri bırakıp tevbe etmedikçe bu gecenin faziletinden faydalanamazlar.

Hz. Peygamber (s.a.v.) bu gece ile ilgili şöyle buyurmuştur:

“Bu gece şabanın on beşinci gecesidir. Allah Teâlâ, bu gecede Benî Kelb kabilesinin koyunlarının tüyleri sayısınca insanı cehennemden kurtarır. Ancak kendisine şirk koşanların, müslümanlara karşı kin ve düşmanlık besleyenlerin, akrabaları ile münasebeti kesenlerin, gururlu ve kibirlilerin, ana babasınına asi olanların ve içki içmeye devam edenlerin yüzüne bakmaz. (Buharî)

Bu geceye mahsus bir ibadet olmamasına karşılık Allah dostları rızaya ulaşmak için çeşitli ibadetler yapmışlardır. Gerek evliyanın bu ibadet şekli ile, gerekse kaza namazı, nafile namaz, tesbihat, Kur’an tilaveti ve bol bol dua ve istiğfarla bu geceyi ihya edelim. Nitekim Hz. Peygamber Efendimiz, geceyi ibadetle geçirmiş ve şöyle dua etmiştir: “İlahî! Azabından affına, gadabından rızana sığınır, senden yine sana iltica ederim. Sana gereği gibi hamdetmekten acizim. Sen, seni sena ettiğin gibi yücesin.” (et-Tergib)

 

SON KOŞU

ALİ ÖZKANLI / KAYSERİ

 

Mü’minin vuslat için verdiği nefesidir.

Fani olan bedenin mezara girmesidir.

Hayat denen oyunun sonuncu perdesidir.

 

Ömrümüz dünyadaki engelli bir koşudur,

Dikenlerle döşeli zorlu hayat yoludur.

 

Hayatın sahnesinde bir filimin bitimi,

Kimine çok kimine bir sigara içimi,

Ömürden koparılan hayatın son dilimi.

 

Unutmayın her gece bir benzeri yaşanır,

Uyku deyip geçmeyin çok nefesler tıkanır.

 

Hayatı anlamayan sanıyor ölüm bitiş,

Mü’minin sevinerek yüce Rabbine gidiş,

Mezarın kapısından dönülmez yola giriş.

 

Âhiret hayatında huzura kavuşmaktır,

Ebedîlik yurdunda cananla buluşmaktır.

 

SORUN: ZİHNİYET MESELESİ

SİNAN ŞAHİN / NEVŞEHİR

 

İslam dünyası olarak zor bir dönemden geçiyoruz. Dünyanın jandarmalığına soyunan Amerika, önce Afganistan, sonra Irak derken şimdi de başka hesaplar peşinde. Bu ülkelere seveş nedenleri de ilkine 11 Eylül olaylarının müsebbibi olan şahsın bu ülkede olduğu düşünülmesi, ikincisine de buradaki bazı silahların varlığı ve Irak halkını özgürleştirme düşüncesi.

Bunlar bana göre buz dağının görünen yüzü. Ya da yutturulmaya çalışılan nedenler. Asıl neden ise zihniyet meselesi. Amerikalar’ın atalarından miras kalan zihniyetleri.

Bir zamanlar “üzerinde güneş batmayan imparatorluk” olan İngiltere de aynı misyonu yürütüyordu. Bu güneş batmayan imparatorluk tabi ki sadece İngiliz adasından ibaret değildi. Dünyanın çeşitli bölgelerinin istilası sonucu meydana gelmişti bu devlet. Bu istilaların amacı belliydi: Sömürmek. Yoksa İngiltere Hindistan’a, oradaki insanları baskıdan kurtarmak için yerleşmemişti. Oradaki devletimizi ortadan kaldırırken buradaki silahların varlığını ve dünya barışını öne sürmüyordu herhalde. Çünkü Batı’nın açlıktan kurtulmak için buralara yerleştiği dönemde İslam dünyası zirvedeydi ve bu bölgede de hakimdi. İslam’ın insana verdiği değeri burada anlatmaya gerek yok.

Aynı dönemlerde Çin ile yapılan savaşlar, Çin halkına demokrasi götürmek amacıyla yapılmamıştı. Çin dünya barışını da tehdit etmiyordu. Uzakdoğu’da İngiliz-Fransız çatışmaları hizmet yarışından çıkmamıştı tabi ki. Çıkarlar çatışınca devletler de çatışıyordu. Şimdilerde görüldüğü gibi. Tarih, tekerrürden ibaret.

Afrika’da yapılanlar da diğer bölgelerden farksızdı. Sömürgeci güçler ve ezilen halklar. Farklı olan bir şey vardı ki Afrikalı, ülkesi istila edildikten sonra, kendisi de başka kıtalarda köle olarak kullanıldı. Hem de insan hakları havariliği yapan Amerika’da.

Amerika kıtasında ezilenler sadece Afrikalılar değildi. Amerika’nın yerli halkı da bu zihniyetin zalimliğinden nasibini almıştı. Amerika’nın keşfedildiğinde bölgede varolan medeniyetlerin ortadan kaybolması olayın boyutlarını gözler önüne sermekte. Bütün bunlar bu zalim devletin nasıl ve hangi sağlam(!) temeller üzerine kurulduğunu gösteriyor. Bu temellerin neler olduğunu merak ediyorsanız söyleyeyim: Kan ve gözyaşı. İşin ilginç, bir o kadar da düşündürücü tarafı tüm bu tarihi geçmişine rağmen bu devletin, yayınlanan insan hakları beyannamesiyle kurulması. Tüm bu tezatlarla beraber bugün karşımızda kurulduğu günden beri zalimlik istikrarını  başarıyla(!) koruyan bir devlet var.

Önce Hindistan, Çin, daha sonra Afrika ve Amerika derken bugün Ortadoğu ve Irak. Aynı zihniyetin eseri olan operasyonlar devam ediyor. Ufak bir farkla ki, önceleri sırf zenginlik kaynağı olarak görülen topraklara yapılan operasyonlar bugün jeopolitik önemi haiz toprakları kapsıyor. Bunun üzerine bir de yer altı zenginlikleri eklenince daha bir iştah kabartıcı hal alıyor olaylar.

Amerikalı’nın ya da İngiliz’in Ortadoğu politikası ve buraya yerleşmesi yeni bir olay değil aslında Geçtiğimiz yüzyılın başında İngiliz’in diğer sömürgelerin güvenliği için yerleştiği bölge şimdi de Amerika’nın sömürgesi olma durumunda. İsrail politikaları da işin cabası. Yüzyıldır İngiliz’in parmağı Ortadoğu’yu sürekli karıştırıyor. Böyle olmasa zaten tek bir Arap milletinde bir çok devlet kurulabilir miydi?

Bu küçük devletlerden biri şimdi daha küçük parçalara ayrılmak isteniyor. Arkasında yine İngiliz zihniyeti. Bu zihniyet, siyonizmle de birleşince durum daha vahim bir hal arz ediyor. Irak savaşının nedeni, herkesin zihninde petrol için yapılacak şeklinde canlansa da bu ilk neden değil. Sovyetlerin dağılmasından sonra kendine düşman olarak İslam dünyasını gören ABD, Ortadoğu’ya yerleşerek hem birlik kurulmasını önlemenin, hem de İsrail’in hareket alanını genişletmenin hesaplarını yapıyor.

Daha başka ne hesapları var bilinmez ama, insan hakları çığlıkları atanların hâlâ insan hayatını hiçe sayarak Irak halkını mazlum duruma düşünmesi dikkate şayan bir olay.

Sonuç olarak, bir çok şey değişti. Sömürülen ve zulmedilen halklar. Tek bir şey değişmedi, zihniyet. Ve bir de tarih tekerrürden ibarettir ilkesi.


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.