UZADIKÇA
KISALAN ŞEY NEDİR?
Bismillah.
Kıymetli okuyucu!
Bilmece
sütunlarında sıklıkla gördüğümüz bir bilmece vardır:
“Uzadıkça kısalan şey nedir?” Bu bilmecenin cevabı
bizleri fazla uğraştırmaz ve “ömür” yanıtını veririz.
Cevap
kolay, ama sorunun derinliklerine inildikçe içimizi bir ürperti
sarar. Ve can havliyle aklımıza gelen ölüm ve ötesi dünyayı
zihnimizden çıkarmaya kalkarız.
Dünyada
bulunduğumuz müddet içerisinde can da, mal da, mülk de, evlat
da, kısaca her şey bizlere Aziz Rabbimiz’in birer emanetidir.
Konumuz itibariyle zaman da biz ölümlü kullara emanettir. Aldığımız
her nefes, yaşadığımız her an, bizi yavaş yavaş kainatın
sahibine götürmektedir.
Müslümana
yakışan, zamanını ve vaktini en olumlu manada kullanmaktır.
Başkalarının boş vakitlerine yem olmamaktır. Disiplinli,
programlı gün ve zamana kendini alıştırmaktır.
Her
alanda olduğu gibi, özellikle yaz ayları gelince, sanki milli
seferberlik ilan edilmişçesine tatil beldelerine gidilmesi
hususu ha bire işlenir de işlenir medyamızın sayfalarında ve
ekranlarında. Toplumlar ve bireyler, bu hususta ballandırıla
ballandırıla bilgilendirilir, yollara düşmeleri hususunda
nerdeyse direktifler verilir.
Tabi
ki dinlenmek, insanlığın başta biyolojik hakkıdır. Bedenler,
günübirlik olduğu kadar, belli mevsimlerde de dinlenmek ister.
Ama bunu bir kuru özenti yerine, kendi ehemmiyetlerimize göre
yapmak daha uygun olmaz mı? Tatil, sadece denizden ibaret değil
ki. Özellikle ülkemizin her yanı seyrine doyum olmaz ihtişamlı
eserlerle, yapılarla doludur. Doğası, cenneti andırır.
İşte
böyle bir durumda, neden tatil özenti olsun. Biz bunu rahatlıkla
özümsemeye çevirebiliriz. Özellikle kültür turizmine yönelebiliriz.
Bunun için gerekli bütün alt yapıyı oluşturabilecek
organizasyonu devlet ve millet olarak gerçekleştirmeliyiz.
Buyrun
dergimizle ve yazılarla hemhal olmaya...
Yeni
İlkadım’larda buluşmak dileğiyle...