E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursanız, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya e-mail adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja olduğu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamazsanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

Arkadaşınıza Tavsiye Edin

Sizin Adınız

Arkadaşınızın e-mail adresi

Mesajınız

 

 

DÜCANE GÜZELCE

ADIM ÇOCUK;


YAZIŞMA ADRESİMİZ: İlkadım Dergisi, Adım Çocuk Sayfası, PK: 75 NEVŞEHİR

YENİ UFUKLARA YELKEN AÇALIM

Merhaba sevgili can dostlarım

Bugüne kadar ilgiyle takip ettiğiniz şiir, fıkra, bilmece, tekerleme ve fotoğraflarınızla renk kattığınız Adım Çocuk sayfalarında yine birlikteyiz.

Umarım hepinizde tatilinizi istediğiniz gibi iyi değerlendiriyorsunuzdur. Bugünlerde bol bol hikaye, öykü, roman okuyalım. Kitap seçiminde anne ve babalarımızdan bize yardımcı olmalarını isteyebiliriz. Okumak, yeni dünyalarla tanışmak, yeni ufuklara yelken açmak, bilmediklerimize açılan bir kapıdır. Haydi hep birlikte bu kapıyı açalım ve yeni bilgilerle tanışalım.

 

Tatilde kitap okuyalım

Yaz tatilinde en az ayda bir kitap okumaya ne dersiniz? “Ben de varım!” diyorsanız haydi bakalım bu tatilde en çok kitabı kim okuyacak. Görelim bakalım, yeni ufuklara en hızlı yelkeni kim açacak?

 

Mektubunuzu bekliyorum

Dergimizin Adım Çocuk sayfalarında yaz tatili dolayısıyla sizlerin göndereceği resim, şiir, fıkra, karikatür, anı, öykü, fotoğraf ve tüm çalışmalarınıza daha çok yer vermek istiyoruz. Bizlere her türlü önerilerinizi ve isteklerinizi de yazabilirsiniz.

Umarız, bu sayfalar, Adım Çocuk üyelerinin yeni eserleriyle güzellik kazanacaktır.

Yeni sayımızda buluşuncaya kadar hoşçakalın. Mutlu kalın.

 

HİKAYE / FAYDASIZ MI?

Bir zamanlar Hindistan’da bir sucu yaşarmış. Kentin hemen yakınındaki kaynaktan, zengin evlerine su taşırmış durmadan. Bir sopanın iki ucuna taktığı kovalarını suyla doldurur, sonra da omuzladığı gibi kentin yolunu tutarmış. Sucunun kovalarından biri çatlakmış. Kente gelinceye kadar yarısına inermiş kova. Yani anlayacağınız, her seferinde sucu iki kova değil de, bir buçuk kova su getirirmiş kente. Sucunun bir şikayeti yokmuş ama, kovalar hiç memnun değilmiş bu durumdan. Su sızdırmayan kova durmadan gururlanırmış, “Ben olmazsam efendimiz ne yapar?” dermiş. “Şu çatlak kovanın umuduna kalsa, herhalde aç kalır.”

Çatlak kova ise kendisini suçlarmış. Nihayet bir gün sahibine; “Efendim!” demiş. “İşinize yaramadığım halde neden beni çöpe atmıyorsunuz?”

Sucunun dudaklarında hafif bir tebessüm belirmiş. Çatlak kovaya bakıp; “İşe yaramadığını mı düşünüyorsun?” demiş. “Su taşıdığımız yola hiç dikkat etmemişsin. Seni hep, yolun kenarına gelecek şekilde takardım sopama, hatırladın mı? Döktüğün sular, yeni bir hayatın doğmasına sebep oldu her zaman. Rengarenk çiçekler ve yeşillikler fışkırdı yolun kenarından. Her gün, demet demet toplayıp sevdiklerime götürdüm. Güzel kokularıyla hem ben, hem de o yoldan geçenler mest oldular. Biliyor musun senin çatlak olman, diğer kovanın sağlam olmasından daha çok yarıyor işime.”

 

SORU: PARALAR NASIL BÖLÜŞÜLECEK?

Bir zamanlar, zengin bir adamın iki oğlu varmış. Her fani gibi zengin adam da sonunda ölmüş. Geride ise yüz milyar liralık bir servet bırakmış. Vasiyetini açıp okuyunca, herkes şaşırıp kalmış. Çünkü vasiyette şunlar yızılıymış: “Büyük oğlum ne kadarını istiyorsa, o kadarını küçük oğluma versin.”

Büyük oğlan yüz milyar liralık servetin doksan milyarını kendisine ayırıp, on milyarını da kardeşine vermiş. Küçük kardeş itiraz edecek olmuş ama o; “Bunları verdiğime bile şükret.” demiş. “İsteseydim sana hiçbir şey vermezdim.”

Küçük kardeş, ağabeyinin bu adaletsiz tavrına çok üzülüp, doğruca mahkemeye gitmiş. Hakim vasiyetnameyi okuyup, iki kardeşi de dinleyince; “Durum çok açık.” demiş. “Doksan milyar lirayı küçük kardeş, on milyar lirayı da büyük kardeş alacak.”

Hakim neye göre hükmetmiş de böyle bir karar almış?

 

FIKRALAR

ÇİVİ

Adamın biri ötekine anlatır:

- Dün gece rüyamda yürürken ayağıma çivi battı.

- Niçin çıplak ayakla yatıyorsun, pabuçla yatsana!

 

AFACAN

Afacan küçük, mutfakta çalışan annesine seslendi:

- Anneciğim, bana bin lira verebilir misin? Çok yaşlı bir amcaya vereceğim.

- Aferin sana oğlum. Nerede o amca?

- Şu köşe başında anne. Dondurma satıyor.

 

TORUNA HESAP

Lokantanın camında bir kağıt asılıydı:

“Ne yerseniz, torununuz ödeyecek!”

Adamın biri içeri girmiş, iyice karnını doyurmuş, bir de bakmış ki, garson hesabı getirmiş.

Adam sormuş:

- Hani hesabı torunum ödeyecekti?

- Doğru, ama bu dedenizin hesabı.

 


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.