E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursaniz, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya email adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja oldugu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamassanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

Arkadaşınıza Tavsiye Edin

Sizin Adınız

Arkadaşınızın e-mail adresi

Mesajınız

 

 

 

 

İLKADIM’DAN;


“CİNS CİNSİNE EBEDİYEN AŞIKTIR”

Bismillah. Kıymetli okuyucu!

“Cins, cinsine ebediyen aşıktır.” buyurur Hazreti Mevlana.

İnsan fıtratı, hemcinsleriyle birlikte hayat sürmeyi gerektirir. Sosyal bir kişi olmanın ihtiyaçları ve gerekliliği her an için kendini gösterir. Bireyin toplumsal alanda vazifesi ister istemez kendiliğinden oluşmaktadır. Böyle bir atmosferde kişi, kendini tanıtma ve kaynaştırma arzusunu ilk olarak ailesinden başlayarak yaygınlaştırır.

Yaygın bir tabir ile, aile; en az iki kişiden oluşan toplumun en küçük katmanıdır. Erkek ve kadın, bu oluşumun ve yeni neslinin idamesi için hak paylaşımına ve belli başlı fedakarlıklara girişirler. En başta birbirlerine saygılıdırlar. Bir yuvanın ilk harcı sevgidir. Dünyadaki zıtlıkların, olmazların ve birbirini tamamlayarak meydana getirdiği tablonun öncelikli özelliklerinden biri de uyuşma, anlaşma ve ahenktir. Bu uyuşma ve ahenk, aile içinde bozulmadıkça, içteki hiçbir küçük anlaşmazlık dış dünyaya yansımayacak, bununla beraber, toplumun da huzur adına kaybı olmayacaktır. Yine Hazreti Mevlana, “Düşüncen gül ise, sen de bir gül bahçesindensin.” buyurur. Öyleyse, eşler arası diyaloglarda enaniyet yerine diğergamlık ön planda tutulursa, gerçek huzur yakalanmış olur.

Öte yandan, ailedeki kadın hem de bir anadır. Yani çocuğunun annesidir. Şefkat ve merhamet hissi, en güzel haliyle anaların gönlünde yer bulur. İnsandaki analık duygusu, hiçbir mahlukatın analık duygusuyla mukayese edilemeyecek kadar üstündür. Kadınların saadet saltanatı, faziletli birer anne olmalarıyla başlamaktadır. Peygamber Efendimiz (sav), “Cennet, annelerin ayakları altındadır.” buyurarak, annelik vasfının ulviliğine dikkat çekmiştir. Anne, çocuğunu bir müddet cisminde, uzun bir zaman kucağında, ölünceye kadar da kalbinin şefkat köşesinde taşımıştır. Yememiş, yedirmiş.. Giymemiş, giydirmiş.. Uyumamış, uyutmuş.. Hayatın her türlü zorluklarına karşı çocuklarının mutluluğu için kendi hayatlarını ortaya atan anne ve babalardan daha kıymetli ne vardır? Onların haklarını ödeyebilmek mümkün müdür?

Yeni İlkadım’larda buluşmak dileğiyle...

 


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.