E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursaniz, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya email adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja oldugu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamassanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

Arkadaşınıza Tavsiye Edin

Sizin Adınız

Arkadaşınızın e-mail adresi

Mesajınız

 

 

M. AKİF DENİZ

TEKNOBİLİM;


RAHMET-İ İLAHİYE’NİN LÜTFU: YAĞMUR

Yağmura atmosferdeki su buharının yoğunlaşması neden olur. Yeryüzündeki suyun büyük bölümü sürekli olarak yer ve hal değiştirir; kesintisiz olarak yinelenen bu değişim sistemine “çevrim” denir. Yağmur yağdıktan sonra suyun bir bölümü güneş ve rüzgarın etkisiyle buharlaşır, yani gaz haline dönüşür. Belirli şartlar oluştuğunda havadaki su buharı yoğunlaşarak bulut haline dönüşür ve sonra da yağmur olarak yağar; böylece çevrim yeniden başlar.

Güneş yaygın su örtülerini, ot üzerine düşmüş çiyi ve topraktaki nemi de aynı biçimde buharlaştırır. Buharlaşma sürecinin tersi yoğunlaşmadır. Yoğuşlaşmada su buharı su damlacıklarına dönüşür.

 

Yağmurun oluşması

Hava her zaman belirli bir miktar su buharı içerir ve eğer hava yeteri kadar soğuksa, su buharının bir bölümü yoğunlaşarak su damlacıkları haline dönüşür. Damlacıklar havadaki toz tanecikleri üzerinde oluşabilir.

Başlangıçta çok küçük olan damlacıklar, havanın soğuması sürerse giderek büyür ve düşmeye başlar. Çapları milimetrenin yaklaşık beşte biri kadar olan damlacıklar, saniyede yaklaşık 1 metrelik bir hızla düşebilirler.

Bir hava kütlesi üç biçimde soğuyup yoğunlaşabilir.

Birincisi, hava kütlesi kendisinden daha soğuk bir kara parçası üzerinden geçerken soğuyabilir. Bunun sonucunda oluşan yoğunlaşma çiy ya da kırağı biçiminde görünür.

İkincisi, hava daha düşük sıcaklıktaki başka bir hava kütlesi ile karşılaşabilir, sonuçta da sis ya da bulut oluşabilir.

Üçüncü olarak hava kütlesi yükselerek soğur ve yoğunlaşır; bulutların ve yağmurun temel nedeni budur. Yükseldikçe atmosfer basıncı azalan hava kütlesi giderek genleşir. Böylece hava daha az nem tutabilir bir hale gelir. Fazla nem buluta dönüşür ve sonuçta yağmur ya da kar olarak yere düşer.

Güneşin yeryüzünü ısıtması sonucunda hava kütlesi yükselmeye başlayabilir ve sonuçta boran ve muson yağmurları oluşur. Sıcak bir hava kütlesi soğuk bir hava kütlesinin üzerinde çıkmaya başladığında yoğunlaşma olur ve sonuçta siklon yağmurları oluşur. Hava, tepelerinin ya da sıradağların üzerine yükselmek zorunda kaldığı zamanda benzer bir durum doğar ve dağ yağmurları gelir. Çoğu yağmur bu üç nedene dayanır.

Yağış miktarı, plüviyometre ya da yağış ölçer denen aygıtla milimetre olarak ölçülür. Meteorologlar yağış ölçerde yağmurun yanı sıra dolu, kar, çiy ve kırağı gibi bütün yoğunlaşma ya da yağış biçimlerinin miktarını ölçebilirler.

Dünyanın en çok yağış alan yeri Hindistan’ın Assam eyaletindeki Çerrapunci, dünyanın en kurak yeri ise Şili’nin kuzeyinde Atacama çölüdür. Burada yüzyıllardır herhangi bir ölçülebilir yağış görülmemiştir.

Yağmur ve dolu taneciklerinin yeryüzüne inişleri sonsuz merhametin tecellisini işaret eder.

Yoğunlaşan nem, dolu taneciğine dönüştüğünde ağırlık kuvveti etkisiyle hızlanan bir hareket yapmaya başlar. Ancak bu arada taneciğin üzerine hareketine zıt yönde havanın direnç kuvveti (Fd); uygulanmaya başlar. Tanecik hızlanırken Fd de büyür. Dolu taneciğinin hızı belli bir değere (limit hız) ulaştığında direnç kuvveti de taneciğin ağırlığı kadar olur. Bu andan itibaren yağmur veya dolu taneciği yeryüzüne sabit bir hızla inmeye başlar. Ve yeryüzüne rahmet olur. Bütün canlıların canlılığının devamına sebep olur. Eğer tanecikler yeryüzüne sürekli hızlanan bir hareket yaparak inseydi çarptığı yerde felaket olur, çarptığı her şeyi deler veya yıkar yani yeryüzüne zulmet olurdu. Bu durumda yeryüzünde canlılar ve canlılık kalmazdı.

 

İbret ayetleri

Araf 57: “Rüzgarlar yağmur yüklü bulutları taşıdığında onu ölü bir memlekete gönderir, su indirir ve onunla her türlü ürünü yetiştirirsiniz.”

Nahl 10: “Yukarıdan size su indiren O’dur. Ondan içerseniz hayvanlarınız da, hayvanlarınızı otlattığınız otlar da onunla biter.”

Casiye 5: “Gece ile gündüzün birbiri ardından gelmesinde, gökten Allah’ın rızık vermek için yağmur indirip yeri onunla ölümünden sonra diriltmesinde, rüzgarları yönetmesinde akleden kimseler için dersler vardır.”

 

Yapay yağmur yağdırma

Yağmur olmadan pek az bitki ya da hayvan canlı kalabilir. Yağmursuz geçen uzun bir kuraklık dönemi ürünlere ve çiftlik hayvanlarına çok büyük zarar verir. Yağmurun yalnızca belirli mevsimlerde yağdığı yerlerde bunun gerçekleşmemesi bir çok insan için açlık hatta ölüm demektir.

Bu yağmur yağdırmanın bir yolu, uçak ya da küçük roketlerden yararlanarak bulutların katı karbondioksit (kuru buz) kristalleriyle “tohumlanması”dır. Kristaller bulutlardaki doğal buz parçaları gibi çekirdek işlevi görür ve çok küçük su damlacıkları bunların çevresinde toplanarak yağmur damlaları olabilecek büyüklüğe erişerek yeryüzüne düşebilir. Yerden gökyüzüne gümüş iyodür bulutu püskürterek de tohumlama yapılabilir. Bütün bu yöntemlerle bulutlardan yağmur yağdırılabilir, ama henüz büyük ölçekli uygulamalar yapılamamıştır.

Ancak; hangi yöntem uygulanırsa uygulansın, önce gökyüzünde uygun bulutların olması gerekir. Bulutsuz bir gökyüzünden yağmur yağdırılamaz. Çünkü her şey yüce yaratıcının sonsuz güç, kudret, takdir ve kaderi ile olmaktadır.

 

İLERİ TEKNOLOJİ

Şarj aleti tarihe mi karışıyor?

Avuç içi cihazlar, dizüstü bilgisayarlar ve cep telefonları gibi iletişim cihazlarına hiçbir kablo bağlamadan şarj etme imkanı sunan bu ürün, kablosuz cihazlara gerçek bir özgürlük sunmayı vaat ediyor. Mobilwise tarafından gerçekleştirilen ve henüz prototip aşamasındaki bu yeni teknoloji, uyumlu cihazlara ihtiyaç duydukları kadar enerji sağlamakla görevli. Sağlanacak akım ve voltaj miktarı ise cihazların içine yerleştirilen özel mikroçipte saklı.

Özellikle cep telefonu üreticileri bu teknolojiyi lisanslamak için sıraya girmiş durumdalar. Üzerine sığabildiği kadar cihazı yerleştirip hepsini aynı anda şarj edebilecek kapasitede olan bu ürünün ne zaman satışa sunulacağı ise şimdilik belli değil.

 

Teknoloji “in”, Mektup “aut”

Teknolojik gelişmelerin hayatımıza kattığı cep telefonu ve yaygın internet kullanımı; eski alışkanlık olan mektuplaşmayı yarı yarıya azalttı. PTT Genel Müdürlüğü yetkililerinin verdiği bilgiye göre ülkemizde 1 yılda gönderilen mektup sayısı 1998 yılında 1 milyar 31 milyon 205 bin ve 1999 yılında da 1 milyar 45 milyon 234 bin olarak gerçekleşti. Ancak internetin yaygın olarak kullanılmaya başlanılmasına, cep telefonlarımızın SMS özelliğinin kullanımı da eklenince bu rakamlarda yarı yarıya düşüşler oldu. Zira 2000 yılında 1 milyar 24 milyon 963 olan mektup gönderimi sayısı, geçtiğimiz yıl ciddi bir düşüş göstererek, 858 milyon 190 bine geriledi. Bu düşüşte geçen sene yaşadığımız ekonomik krizin de payı olduğu bir gerçek, ancak bu yılının ilk 9 aylık bilançosunun sadece 540 milyon 980 bin adet mektubu göstermesi, işin içinde sadece ekonomik krizin değil, alternatif haberleşme teknolojilerinin de bulunduğunu ortaya koyuyor.

 

Notlarınız kaybolmayacak

Logitech,  kişisel dijital kalemi “io”yu Amerika’da satışa sundu. Ürünle birlikte gelen özel kağıdına yazılan her şeyin görüntüsünü optik alıcısıyla yakalayan kalemi daha sonra bilgisayara USB veri yoluyla bağlı bulunan özel şarj ve veri aktarım istasyonuna takarak bu görüntüleri dijital ortama aktarabilirsiniz. 40 sayfalık hafıza kapasitesi olan kalem bir sonraki transfere kadar yazdıklarınızı unutmuyor. Ürünün Amerika için satış fiyatı 200 dolar olarak belirlenmiş.


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.