E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursaniz, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya email adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja oldugu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamassanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

Arkadaşınıza Tavsiye Edin

Sizin Adınız

Arkadaşınızın e-mail adresi

Mesajınız

 

 

CEMİL USTA (cemilusta@ilkadimdergisi.com)

FIKIH;


 BEŞERİ SİSTEMLERİN AHİRETE İMANI YOKTUR 

SORU: İnsanımızın umumiyetle kaygısı ve hesapları dünyaya aittir. Halbuki bizim için hayat sadece dünya hayatı değil, bir de ahiret hayatı vardır. Beşeri sistemlerde ahiret için bir plan görmüyoruz. Cennet, cehennem, sırat, öldükten sonra dirilme gibi beşeri sistemin programında bunlar yok, neden? (Sedat Cantekin /Nevşehir)

 

Yeryüzünde iki türlü sistem vardır:

a- İlahi sistem.

b- Beşeri sistem.

İlahi sistemde hüküm, Allah’a aittir.  “Allah hakimlerin hakimi değil midir?” (Tin/8) “Hüküm ancak Allah’ındır.” (En’am/57) ayetleri, Allah’ın hüküm koymaya yetkili tek merci olduğunu ifade etmektedir. Bu esasa göre Allah’tan başka hüküm koyacak bir makam yoktur. Peygamberin bu husustaki vazifesi, Allah’ın hükümlerini tebliğ etmek, onları açıklamaktır. Müctehidlerin vazifeleri ise fıkıh usulü ilminin koyduğu kaide ve esaslar çerçevesinde bu hükümleri tanıyıp ortaya koymaktır.

Şer’i ilimlerin kaynağı dörttür:

1- Kitap,

2- Sünnet,

3- İcma,

4- Kıyası fukaha.

Beşeri sistemin dayanağı akıl, ilahi sistemin kaynağı ilahi vahiydir.

Beşeri sistemde, insanların akılları farklı olduğundan, birinin koyacağı hüküm ve kaideleri diğerleri uygun bulmayabilir. Bazı konularda birlik sağlansa da pek çok konuda birlik temin edilememesi tabiidir. Hatta bazen karar konularında insanların hislerinin öne çıktığını görürsünüz. Beşeri sistemle insanlar mutmain olamaz. Kalpler, ancak Allah’ın hükümleri ile tatmin olur. Beşeri sistemde cezalar ve yaptırımlar sadece maddidir. Bu da insanların ıslahı için yeterli değildir. Ama ilahi sistemde hem maddi ceza uygulanır, hem de manevi ceza hatırlatılır. Bilirler ki öldükten sonra hesap günü vardır. Herkes yaptığının karşılığını görecek, hiçbir şey zayi olmayacak. Zerre kadar hayır ve şer hesaba tabidir. Aksi halde Allah’ın azabı pek şiddetlidir. Allah, herkesin ne yaptığını iyi bilendir.

 

Cahiliye hükmü mü?

Beşeri sistemin bir diğer ciheti ise Allah’ın ahkamının gayrısı hükmün, hükmü cahiliye olduğunu beyan etmek üzere: “Habibim! Onlar senin hükmünden  iraz ederler de zamanı cahiliye hükmünü mü isterler? Allah’ın vahdaniyetini bilen kavmi için hüküm cihetinden Allah’tan daha güzel kim olabilir?” (Maide/50)

Allah’ın ahkamından gayri hükümler -ki kaynağı Kur’an ve sünnet değilse- cahili bir hükümdür. Dinen de bir değeri yoktur, mezmumdur. Mü’minler için de değer ölçüsü olmamalı, zira Allah’ın hükümlerinden gayri hükümlerle hükmetmek haramdır.

 

Beşeri sistemlerin ahirete imanı yoktur

İlahi sisteme göre; imanla yaşamak, imanla ölmek önemlidir. İmanda itibar sonucadır. İmansız ölen kişi için cehennemde ebedi kalmak var. İmanla ölen ise günahı nisbetinde cehennemde günahına göre yanar, sonunda cennete gider. Hatta hardal tanesi kadar imanla ölen sonunda cennete gidecek.

Kabir alemi, yine ilahi sistemin önemli geçitlerinden biridir. İnsan, ölümle yeni bir hayata başlar. Bu, kabir hayatıdır. İnsan, kabirde yeniden dirilişe kadar kalır. Bu aleme, “alem-i berzah” denir.

Bunlarla beraber mahşer, mizan, hesap, kitap, şefaat gibi nice alemler hepsi ilahi sisteme göredir. Beşeri sistemde bunların hiçbirisine yer verilmez. Kişiler vatandaştır. Mevcut kurallara uymaya zorlanırlar. Allah’a kulluk yerine kullara kulluk vardır. Aksi halde zulüm kaçınılmaz olur.

Beşeri sistemde insanın ölümü bir yok oluştur, sondur. İnsan et ve kemikten ibarettir. Çürür, kaybolur gider. Ruhun varlığını bile idrakten acizdir. Halbuki Allah (c.c.) Adem’i yaratınca şöyle buyuruyor:

“Ona ben ruhumdan üfledim.” (Sad/72) Beşeri sistemde ruh kavramı da yoktur.

Beşeri sistem ruhsuzdur. İşte bu anlatılanlardan anlaşılıyor ki beşeri sistemin ahirete imanı yoktur. Amentüye imanı var mı, üzerinde iyice düşünülmeli. İman ve amel konusu fertlere aittir. Fertlerden inananlar mü’mindir, müslümandır.

İlahi sisteme göre dünya ahiretin ekin tarlasıdır. Buradaki yapılan güzel amellerin mü’min için hem dünyaya, hem de ahirete faydası vardır. Hatta mü’mini kamil ahireti dünyaya tercih eder. Zira ahiret aleminde kişi ebedi kalacak, oranın luzumiyeti dünyaya nisbetle daha önemlidir. Yaşanılacak gerçek hayat, ahiret hayatıdır. Dünya fanidir, geçicidir.

Kur’an’ı Kerim’de buyurulur:

“Bu dünya hayatı sadece bir eğlenceden, bir oyundan ibarettir. Ahiret yurduna gelince, işte asıl yaşama odur. Keşke bilmiş olsalardı!” (Ankebut/64)

 

Beşeri sistemde helal haram mefhumu yoktur

Haram-helal kavramı sadece Allah’ın tasarrufundadır. İnsanlar haram-helal vazedemezler. Allah bu yetkiyi kimseye vermemiştir. Hatta Kur’an-ı Kerim’de de haram helal tayini yapanları levmetmiş ve şöyle buyurmuştur: “Diliniz yalana alışmış olduğu için her şeye şu haramdır, şu helaldir, demeyin. Zira Allah’a karşı yalan uydurmuş olursunuz.” (Nahl/116)

Peygamberimiz (s.a.v.) ise:

“Helal apaçık belli. Haram da apaçık bellidir. Bunların arasında halktan bir çoğunun helal mi, haram mı olduğunu bilmediği şüpheli şeyler vardır.” buyuruyor.

Mü’minlerin haramlardan azami uzaklaşmaları gerekir. Hatta şüpheli olanlardan dahi. Çünkü haramlar ve helaller kıyamet sabahına kadar geçerlidir. Aksini düşünen ve uygulayanlar dünyada ve ahirette hüsrana uğrarlar.

Haramı haram olarak işleyenler günahkar olurlar, ama harama helaldir diyenler, böyle itikat edenler imandan uzaklaşırlar. İman ve nikahlarını tazelemeleri gerekir. Haramlarda ve günahlarda ısrar edenlerin sonları tehlikelidir. Günahların devamlılığı imansız ölümü getirirse işte o zaman müslüman ebedi cehennemi hak eder ki, -Allah korusun- bu mü’min için telafisi mümkün olmayan bir hüsrandır. İşte insanlık için yakıtı ateş olan cehennemin tehlikesini bertaraf edecek hiçbir tedbir, beşeri sistemde mevcut değildir. Çünkü beşeri sistemin cehenneme imanı yoktur. Vay insanlık vay!..

Buradan şunu anlıyoruz: Beşeri sistemler insana değer vermiyor. Bir eşya gibi kullanıp eskiyince veya çürüyünce atılıp giden ya bir bez parçası veya bir insan, harammış, helalmiş fark etmez. Helal, insana huzur getirir; haram, insanların dünya ve ahiretini karartır, bu, beşeri sisteme göre önemli mi?

Keşke insanlık bunu fark etse idi. Kainatı ve insanlığı yaratan Rabbini ve ilahi nizamı tanısa idi insanlık bu günkü zulme duçar olmazdı. Beşeri sistemlerin ahirete ve amentüye imanı yoktur. Ama insanların pek çoğunun beşeri sistemlere hem imanı, hem de itimadı vardır.

Dikkat edin, öldükten sonra her insan anlayacak, ama nafile! Bunların hepsini mahkemeyi kübra temyiz edecek.

İnsanlık her şeyi anlayacak. Şunu bilelim ki, dünyaya dönüş yok. Ey insanlık alemi, ölmeden önce keşke düşünebilsek!

Allah’ım! Ümmeti Muhammedi Kur’an’a mahkum et. Amin.

 


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.