E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursaniz, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya email adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja oldugu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamassanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

Arkadaşınıza Tavsiye Edin

Sizin Adınız

Arkadaşınızın e-mail adresi

Mesajınız

 

 

 

ADIM ÇOCUK ;


HER NİMET BİR BAŞKA GÜZEL

Sevgili Adım Çocuk dostları!

Allah’ın verdiği güzel nimetlere ne kadar teşekkür etsek azdır. Bu güzel nimetlerden birisi de mevsimlerdir. Her mevsim, bir başka güzelliği yansıtır. Mevsimler, yaratıcımız olan Rabbimizin şaheseridir. Kışın her ne kadar üşüsek de, istediğimiz zaman sokağa çıkıp oyunlar oynayamasak da, karla, kartopuyla, kardan adamla bir başka güzeldir.

Düşündünüz mü hiç, yeryüzüne ne kadar kar tanesi düşüyor? İşte bu kar tanelerinin hiç biri de şekil olarak birbirine benzemiyor.

Bu güzelliklerin, şaheserlerin yaratıcısı olan Rabbimiz, bize daha sayamayacağımız kadar güzellikler ve nice nimetler sunmuştur. Nimetlerin helal olanlarından yiyor, içiyor ve kullanıyoruz. Bu nimetler için yaratıcımıza sonsuz şükürler olsun diyor, sizlerden şiir, fıkra, bilmece ve yaptığınız resimleri sabırsızlıkla bekliyoruz. Bu ay bizlere konuk olan kardeşlere de teşekkürler.

Hoşçakalın.

 

HİKAYE / KUYRUK ACISI

Çok eskiden fakir bir adam varmış. O kadar fakirmiş ki köyün çobanı bile ondan zenginmiş. Adam bir gün, tarlasında çalışırken, sıcaktan bunalmış halde, bir yılan görmüş. Yılanı rahatlatır düşüncesiyle üzerine su dökmüş. Gerçekten, rahatlayan yılan oradan ayrılmış. Bir süre sonra da; ağzında bir altınla geri gelmiş. Altını adamın yanına bırakmış ve geri gitmiş. Yılandan memnun kalan adam, ertesi gün bir şişe süt alarak, yılanı gördüğü yere varmış. Yılan, ağzında altın olduğu halde adamı bekliyormuş.

Ertesi gün... Daha ertesi gün... Adamdan süt, yılandan altın... Ve aylarca devam etmiş, bu verip almalar. Derken adam zengin olup hacca gitmeye karar vermiş. Oğluna da meseleyi uzun uzun anlatarak; her gün bir şişe süt götürüp, yılandan altını almasını söylemiş.

Bu sefer çocuk başlamış. Bir gün... İki gün, derken sıkılmış. "Her gün süt getireceğime yılanı takip eder, altının yerini öğrenirim. Sonra da onu öldürür, altınların tamamını alırım. Yılana da süt getirmekten kurtulurum.” diye düşünmüş.

Ve bir gün yılanı takip etmiş. Sütünü içtikten sonra biraz ilerleyen yılan, deliğine başını henüz sokmuştu ki, çocuk elindeki baltayı hızla yılanın kuyruğuna indirmiş. Kuyruğu kopan yılan da, can havliyle dışarı çıkmış ve çocuğu ısırıp öldürmüş.

Adam, hacdan gelip durumu öğrenmiş. Yılana süt götürüp; "Kabahat bizim çocukta!" demiş. "Ben sana süt getirmeye devam edeyim, sen de bana altın getir. Böylece dostluğumuz sürsün."

Yılan "Bak arkadaş!" demiş. "Bu zamana kadar böyle devam ettik. Fakat bende bu kuyruk acısı, sende de evlat acısı oldukça, biz dost olamayız. En iyisi rızkımızı başka yerlerde arayalım."

Bu sözleri söyledikten sonra da çekip gitmiş.

 

SİZDEN GELENLER

 

FIKRA

Terbiye, Banane ve Sanane varmış. Terbiye hastalanmış, Banane ile Sanane eczaneye gitmiş.

Eczaneci sorar:

- İsminiz nedir?

- Banane..

- Sanane..

Bunları duyan eczaneci kızarak sorar:

- Sizin hiç terbiyeniz yok mu?

- Var! Terbiye evde hasta yatıyor.

(Muhammet Karmaz / Nevşehir)

 

 

AĞLAMA FİLİSTİNLİ

Ağlama, Filistinli ağlama,

Elbet bitecek bu zulüm.

Caniler ölecek bir gün,

Ağlama, Filistinli ağlama.

 

Ağlama, Filistinli ağlama,

Sil gözyaşlarını.

Ağabeyin, baban ölse de ağlama,

Ağlama, bir gün intikamını alacaksın.

 

(Furkan Ataman / Nevşehir)

 

ISPANAK VE DİŞLER

Önündeki ıspanağı yemek isteyen çocuğa annesi:

-Bak yavrum! demiş. Ispanak dişleri kuvvetlendirir, hemen tabağını bitir.

Çocuk cevabı yapıştırmış:

-Öyleyse dedeme niçin yedirmiyorsun?

 

FIKRA

Bir gün Temel ile Dursun mezarlıktan geçerlerken bir adamın elinde çivi ve çekiçle mezar taşını oyduğunu görmüşler. Temel, adama;

-  Kardeş, sen işini sabah yapmazsın da akşam mı yaparsın, demiş.

Mezar taşını oyan adam ise;

-         Hayır, ben işçi değilim. İsmimi yanlış yazmışlar da onu düzeltiyorum, demiş.

(Selman Karmaz / Nevşehir)

 

DÜNYADA İLKLER

Uçağı ilk bulan kimdir?

Uçak, Wright Kardeşler tarafından 1903 yılında bulunmuştur. Orville ve Wilbur Wright kardeşler kumaş, tahta parçaları ve içten yanmalı bir motor kullanarak yaptıkları ilk uçakla 284 metre yükselmeyi başarmışlardır. Wilbur Wright 1867 yılında doğmuş, 1912 yılında ölmüştür. Kardeşi Orville ise 1871 yılında doğmuş, 1948 yılında ölmüştür.

 

Uçmayı deneyen ilk insan kimdir?

Uçmayı deneyen ilk insan, Müslüman bilgin Abbas bin Fernas'tır. Bin Fernas Endülüslü bir mucittir. Vücuduna kuşlar gibi tüy ve telekler yapıştırmış ve iki kanat kullanmıştır. Ancak kuyruk kullanmadığı için bu girişimi başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Bin Fernas aynı zamanda şair, filozof ve uzay bilimcisidir. Endülüs'te cam sanatını ilk başlatan da odur. 887 yılında Kurtuba kentinde ölmüştür.

 

BİLMECELER

Kibar 10'a ne denir? (Pardon)

Tekerlekli 10'a ne denir? (Kamyon)

Şişman 10'a ne denir?(Tonton)

Şişen 10'a ne denir?(Balon)

 

BİLGİ DAMLALARI

* Kaktüsler, yılda sadece bir litre su harcar. Bu suyu da havadaki nemden alırlar.

* Ağaçkakan ağaçları oyarken, gagasının hızı saatte 1.300 km'dir.

* Su altında doğan su aygırı, daha doğar doğmaz yüzmeye başlar.

* Denizdeki mavilik, aslında suyun kendi rengi olmayıp, gökyüzündeki mavinin yansımasıdır. Denizin mavisini oluşturan sebep sadece bu değildir, ışığın yansıması ve değişik biçimlerde saçılması da bir başka sebeptir.

 

DENEY YAPALIM

BİR BULUT OLUŞTURUP YAĞMUR YAĞDIRABİLİRSİNİZ

1-Bir çaydanlığa az bir miktar su koyup kaynatalım. Çaydanlığın buhar çıkan emziğinin önüne ise yanan bir mum koyalım. Mum alevinin olduğu bölgede buhar kaybolurken, biraz ileride küçük bir bulut oluşur.

2-Kaynayan çaydanlığın emziğinden çıkan buharın önüne mum yerine bir bardak tutarsak, buharın su damlacıkları şeklinde yoğunlaşıp yere düştüğünü görürüz.


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.